Ameller, Allah'ın belirlediği hazinelerdedir. Amellerde­ ki niyetler, istekler ve kastedilenler Allah'ın takdirindedir. Herkesin niyet ve isteğinin Allah indinde kabul görmesi kalbinin samimiyeti ölçüsündedir.
Amellerini sırf rızâyı ilâhî için yapan Hak dostları, onları, âdeta ifşâsı haram bir sır gibi, halktan gizlemeye çalışırlar. Zira Hakk'a âit olduğu hâlde halka da arz edilen amellerde Allâh'a götürecek bir kıymet ve fazîlet kalmaz. Çünkü onları (gurur, kibir ve ucub başta olmak üzere) binbir türlü nefsâniyet kaplar. Bu itibarla ârif zâtlar, sâlih amellerinin halk tarafından değil, yalnız Hak tarafından bilinmesini arzu etmişlerdir. Böylece amellerinin ecrini zâyî olmaktan korumaya çalışmışlardır. Nitekim Hz. Ali (ra) şöyle buyurmuştur: Yaptığınız sâlih amellere gösterdiğiniz ehemmiyetten daha fazlasını, onların kabûlüne ve korunmasına gösteriniz.
152. ve 153. Hadis [AMELLERDE DEVAMLILIK]
Ömer b. Hattâb’dan (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle demiştir: “Bir kimse, geceleyin Kur’an’dan okumayı âdet edindiği bölümü okumadan yahut tamamlamadan uyuyakalır, sonra sabah namazı ile öğle namazı arasında onu okursa (veya tamamlarsa) o kimse için gece okumuş gibi sevap yazılır.” (M1745 Müslim, Müsâfirîn, 142) Abdullah b. Amr b. Âs’tan (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Resûlullah (sav) bana: “Ey Abdullah! Geceleri ibadet etmeyi alışkanlık hâline getirip de sonradan terk eden falan kimse gibi olma”, buyurdu. (B1152 Buhârî, Teheccüd, 19; M2733 Müslim, Sıyâm, 185)
Din
15. Bâb AMELLERDE DEVAMLILIK
‮﴿‬‮اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْ‬‮﴾‬ İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar... (Hadîd, 57/16) ‮﴿‬‮وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَٓاتَيْنَاهُ الْإِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَاْفَةً وَرَحْمَةً وَرَهْبَانِيَّةً ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ إِلَّا ابْتِغَاءَ رِضْوَانِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَا‬‮﴾‬ ...Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik, ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar... (Hadîd, 57/27) ‮﴿‬‮وَلَا تَكُونُوا كَالَّت۪ي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ اَنْكَاثاً‬‮﴾‬ İpliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın... (Nahl, 16/92) ‮﴿‬‮وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ‬‮﴾‬ Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et. (Hicr, 15/99)
Alıntı
Nebevi mesaj kişinin kendisini olgunlaştırmasını hedefler Resulüllah (s.a.s.), "İman altmış küsur şubedir ve hayâ da imandan bir şubedir." beyanıyla Müslüman bireyin, öncelikle kendisini ahlaken dönüştürmesinin gerekli olduğuna işaret etmekte; "Müslüman elinden ve dilinden insanların emin olduğu kişidir.” ifadesiyle de kişinin toplum nezdindeki sorumlulukları bağlamında kendisini olgunlaştırmasını sağlamayı hedeflemektedir. Çünkü kendi nefsini olgunlaştıramamış bir kimsenin içinde bulunduğu toplum için söyleyebileceği herhangi bir şeyi olamayacaktır. Nitekim "Şüpheli şeylerden uzak durarak dinini koruyan kimse diğerlerinden üstündür."¹³ hadisi de kişinin iç dünyasını olgunlaştırmasının ehemmiyetine işaret ederken, kişinin ruhen olgunlaşması kadar aklen ve ilmen kemale ulaşmayı arzu etmesinin de esas olduğunu göstermektedir. Bu noktada Hz. Peygamber'in, namaz kılmasıyla methedilen bir kadın sebebiyle söylediği "Allah'a en sevimli gelen ibadet, üzerinde sahibinin devamlı olduğu ibadettir." ifadesi maddi ve manevi olgunlaşmada istikrar ve devamlılığın en temel prensip olduğuna dikkat çekmektedir. Bu olgunlaşmada insanoğlunun farkında olması gereken bir diğer husus daha vardır ki o da acziyetidir. Bu bağlamda "De ki duanız olmasa Rabb'im size ne diye değer versin?”15 ayeti kişinin madden ve manen olgunlaşmasının acziyetinin farkında olarak Allah'a sığınmak ve hayırlı amellerde devamlılık ile mümkün olabileceğine işaret etmektedir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
İmam Mevlüd, bu başlıkta ikinci olarak gece (teheccüd) namazlarını zikretmektedir. Kalbini canlandırmak isteyen kimse, ona Rabbiyle sessiz karanlıkta vakit geçirme imkanı vermelidir, iki rekat dahi olsa. İmam Malik, teheccüd namazının, asla terk edilmemesi gerektiğini söylemiştir. Gece namazında (ve bütün salih amellerde) devamlılık çok önemlidir. Bir gece dört saat boyunca ibadet edip ertesi gece uyumaktansa her gece on dakikalığına kalkmak daha efdaldir.
Sayfa 200·Kitabı okudu