• Cemile, masum mu yoksa değil mi karar veremediğim, aşkına sonsuz inancımın olduğu hoş bir kitaptı. Doğallığı, masumluğu, samimiyeti verirken yanında ihaneti de mi işaret ediyor acaba diye düşündürmedi değil hani. Çok sade, içten içe insanı yakan bir aşk hikayesi anlatılmış. Ancak ya diğeri? Gözden uzakta olan eş, gönülden de uzağa mı atılıyor? Evet ansızın gelen ve girerek çoğalan bir aşk mevzusu hakim fakat geride kalana yazık değil mi. Kurgusu, yaşamı aktarımı güzel, dili ve yerelliği hoş bir kitap. Kısacık vaktinizi alır, tavsiye ederim. İyi okumalar.
  • Hormon kabarmasıyla
    aşk sandıkların varsa
    fantezilerine, haram zevklerine
    kendine göre verdiğin fetvalarla
    ket vurmaya çalışıyorsan
    kalbin delidoluysa
    gözün detaylarda fazla kalıyorsa
    kendini bazen
    varlıkla yokluk arasında bir yerde
    haddin olmadan dövüşerek
    yumruk sallarken buluyorsan
    bilinçaltında bir yerde
    inancını ve hayal gücünü sömüren
    sömürerek büyüyen
    sana zarar verecek güllerin yetiştiği
    bir flora olduğunu düşünüyorsan
    aşkı değil ama sevmeyi(belki)
    şöyle ucundan tadar gibi olduysan
    aklında canlandırmak istemediğin
    olayla ve görüntüler varsa
    secdeden semaya arz ettiğin
    kimi zaman hırıltılı ve titreyen "Estağfurullaaaah"lar varsa
    insan içinde bir o kadar onlarla
    bir o kadar kendinde ve yalnız olmak istiyorsan
    hele de biraz tasavvuf sayfası çevirdiysen hayatında, belki biraz da peygamberler tarihi
    doğru kitabı elinde tutuyorsun
    doğru kapağa bakıyorsun
    doğru kitabı alıp almamakta kararsızsın.
  • Değişir rüzgarın yönü
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    İçinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artık
    Seni bildiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksen de sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşayamaz sevdasını,
    Severken hiçbir böcek
    Hiç bir kuş yalnız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.
  • Aşık olan artık canını düşünmez. Canını terk ettiği zaman aşıksın demektir. Bu durumda ister zahit ol ister fasık gönlün canının düşmanıdır canını feda et , at yola o zaman yol biter maksada erersin can yol bağıdır canı ver. Sonra da bak sevgilinin yüzünü gör sana imani terk et denilirse ve candan vazgec hitabı gelirse sen bunu da ver onu da.imani terk et candan da vazgeç. İnkarci bu olmayacak şey der sen de aşk küfürden de imandan da üstündür de. Aşkın küfürle ve imanla işi ne? Aşıkların bir an için bile olsa canla ne işi var? Aşık olan bütün harmani ateşe verir. Testereyi başına koyarlar da sükut eder sabır gösterir. Aşka dert ve gönül kanı gerekir. Müşkil bir kıssa gerektir aşka ey sâki ciğer kanını kadehe dök eğer derdin yoksa bizden ödünç al. Aşka perdeleri yakan bir dert gerek bazen canı rüsva edecek bazen de sırları gizleyecek aşkın bir zerresi bütün alemden yeğdir derdin bir zerresi de bütün aşıklardan üstündür aşk kainatin özüdür ancak aşk dertsiz eksik kalır meleklerde aşk vardir dert yok dert sadece insanlarda vardir aşk yolunda ayağını sağlam basan küfürden de gecer imandan da aşk sana fakrin kapisini açar fakr da sana küfrün yolunu gösterir swn de bu küfür iman kalmayınca şu tenin kaybolur canin da kalmaz bundan sonra bu işin eri olursun bu çeşit sırlara vakıf olmak için er olmak gerektir erler gibi bu yola ayağını bas korkma küfürden de imandan da geç korkma daha ne zamana dek korkacaksin? Çocukluğu bırak ercesineyola gir işe koyul karşına ansızın yüzlerce engel çıksada korkma çünkü bu yolda böyle şeyler hep baş gösterir mantikut tayr
  • https://www.youtube.com/watch?v=Xo9BMb0wQFc

    Dilek Tuttum Okunsun, Âhım Arşa Dokunsun!..

    Biz iki ırmağız, akarız Rabbim,
    Ayrılığın yorgun topraklarından!
    Aşk oturur gönlümüzün yurdunda,
    Aramızda bir sahrâ ki, sapsarı...
    Ölüm mü var tepelerin ardında
    Yutuyor yolları ve kervanları?..
    Bizi, bizden iyi Bilirsin Rabbim.
    Bir ırmağı, bir ırmağın kalbinden
    Yalnız Sen Geçirebilirsin, Rabbim!

    Bir masalın, iki kahramanıyız!
    Binbir gece, peşimizde uğrular...
    Kâh ölümü alırız koynumuza,
    Kâh dönülmez bir ülkeye gideriz.
    Ya ufuklar dolanır boynumuza,
    Ya da vuruluruz, kefen giyeriz.
    Bizi, bizden iyi Bilirsin, Rabbim!
    Bir masalı bir gerçeğe ansızın,
    Yalnız Sen Döndürebilirsin, Rabbim!

    İki dağ parçasıyız göl kenarında,
    Aramızda uçurumu sevdânın!
    Rüzgar eser, âhımızı getirir,
    İkimizde bu yerlerde yetimiz.
    Kâh ben O'nu, kâh O beni yitirir.
    Yağmur yağar, çoğalır hasretimiz...
    Bizi, bizden iyi Bilirsin Rabbim!
    Bir dağı, bir dağın eteklerine,
    Yalnız Sen Götürebilirsin, Rabbim!

    İki Ankâyız ki seherde uçan
    İki ayrı kâinattır yuvamız...
    Kanatlarımızda hüznün başağı,
    Kâf Dağına varamadık ne çâre?
    Ne bulut, ne şimşek, ne gök kuşağı,
    Anlamaz! Bedende 'Cân' pâre, pâre...
    Bizi, bizden iyi Bilirsin Rabbim!
    Bir Ankâ'yı, bir Ankâ'nın Göğünde
    Ancak Sen Uçurabilirsin, Rabbim!

    İki divâneyiz Saman Yolunda
    O bir Ay Işığı, ben ise karanlık
    Kâh ben O'na düşlerimi yollarım
    Kâh başımda duman duman izleri
    O'nda Nûr'a döner benim ellerim,
    Bende yıldız olur onun gözleri
    Bizi, bizden iyi Bilirsin Rabbim!
    Bir mehtâbı, karanlığın göğsüne
    Ancak Sen İndirebilirsin, Rabbim!..

    Nûrullah Genç
  • Aşkın Gözyaşların'da Şems-i Tebriz 'den sonra Mevlâna''nın kokusunu aldım.Mevlâna'yı okurken Şems her daim var.Çünkü Şems olmadan Mevlâna olmuyormuş.Mevlâna kendisini Şems'te Şems Mevlâna'da bulmuş.Çünkü ikisininde ortak noktası Aşk!Allah aşkı. Bu kutsal aşka düşenleri okumak ne güzel bir duygu.Bahaeddin Veled'in oğlu olarak dünyaya gelen, bütün dinleri gören,doğduğundan beri kalbindeki aşk ateşiyle yanan Mevlâna'ya bu yolda bir yoldaş eşlik eder ve etten kemikten olan bedende sadece Allah aşkı yaşar.İyi bir aile reisi adaletli bir yöneticidir.Şems onu bulunca bütün eksikleri tamamlanır.Sevgiliye giden yolda Şems ona yoldaş olmuştur.Halvette günlerce oruç tutup zikirler çekip,namaz kılıp sevgiliyi anarken Şems'in ansızın kayboluşuyla acılara boğulan Mevlâna bir kez daha Şems'ine kavuşmuştu fakat bir gün Şems'in kanlar içindeki bedenine sarıldı.Her cümlesinde aşk olan Mevlâna Hak yoluna giderken bile Şems'in okuduğu ezan sesini anarak eşlik eder.Mevlana,Ezan-ı Muhammedî'nin son cümlelerini okuyarak başı oğlunun omuzlarına düşer."Allahu Ekber,Allahu Ekber,Lâ İlâhe İllallah.. Hak yolunda giden iki yoldaş'ın hikayesi Aşkın Gözyaşları.İncelemeyi Peygamberimizin kitap ta geçen bir sözüyle bitirmek istiyorum."İnsan insanın aynasıdır.Kişi kendisi nasılsa,karşısındaki insanı da öyle görür."Adı güzel kendi güzel Peygamberimizin sözünü kitabına geçiren Sinan Yağmur'a bir kez daha teşekkür ederim.