Her yere kutular koyalım; şimdi olduğu gibi öyle para atılması için değil, paranın serbestçe dağıtılması için. Her şey bedava olsun; tiyatrolar bedava, hafif meşrep kadınlar bedava; parkta arabayla gezmek bedava; gömülmek bedava, tabutu başında övgüler söylenmesi bedava; bedava diyorum çünkü insanın elinde her zaman para varsa bir anlamda her şey parasız demektir.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Televizyonlar, gazeteler size kolay kazanılmış pırıltılı hayatlar satıyorlar ama ben size şunu söylemek istiyorum, bu sözümü hiç unutmayın: ​"Bedava peynir sadece fare kapanında vardır."
Sayfa 72
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşam bazen yalnızca sağ kalmak için gerekli şeyleri elde etmek uğruna girişilen uzun ve bunaltıcı bir didinme olur çıkar. İnsana tuhaf gelen de şudur: Yararlı her şeyin bir fiyatı vardır, yalnızca parayla satın alınabilir. Düzen bunun üzerine kuruludur. Bir balya pamuğun ya da yarım litre pekmezin fiyatını bilirsiniz, bunun nedeni aklınıza bile gelmez. Oysa insan yaşamına hiçbir değer biçilmemiştir. Bize bedava verilir, geri alındığında da bir şey ödenmez. Peki nedir değeri? Çevrenize şöyle bir bakarsanız, bazen çok düşük bir değer biçildiğini, bazen de hiçbir değer biçilmediğini görürsünüz. Çoğu zaman çalışıp ter döktükten sonra düze çıkmazsanız, ruhunuzun derinliklerinde pek bir değer taşımadığınız duygusu doğar.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Alıntı
"Ne diyeyim, biraz sen acı, merhamet et hastalara." "Ne merhameti, sen yeni gördün ölen insanı, biz ayda kaç tane görüyoruz, biliyor musun, bazen beş, bazen on! Hem bunun ölümü ne ki, yaşamış yaşayacağı kadar." "Ne yaşamış, savaştan savaşa gitmiş, bizim için, bize bu yurdu bırakmak için. "Hah, bırakmış da iyi halt etmiş, ne olacaktı bırakmasaydı? Ha belki ben doğmayacaktım, değil mi, bu meret dünyada iki paralık ekmek için sabahtan akşama dek pislikle uğraşmaya-caktım... Bu yurdu bırakmış ha?.. Ne var bu yurtta be bücür, fakirlik, sıkıntı, pislik! Merhamet ha, niçin? Kimse bana merhamet etti mi? Niye hemşire oldum ben? Bilmezsin değil mi, söyleyeyim, parasız okutuyorlardı da ondan. Doktor da olabilirdim değil mi, doktor! Belki o zaman merhamet dediğin șeyi öğrenirdim. “Yoo," dedi Dursun, "merhamet dediğin şey doktoruna, hemşiresine bakmaz, insanlığına bakar! Bir hastaya acımayı bilmedikten sonra ister doktor ol, ister hemşire, ne fark eder?'" "Kimse bana acıdı mı ki, ben kimseye acıyayım, ha bücür?" "Bedava okumuşsun işte, devlet okuttu değil mi, şu gazinin sana verdiği yurdun devleti." "Boş versene sen onu, okutmuş da ne yapmış, şimdi eşek gibi hizmet istiyor benden." "Ya ne yapacaktı, buyur keyfine mi bak diyecekti, tabii hizmet isteyecek. Gazi de hizmet etti, savaşlarda.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Edebiyat
Baba’nın dünyası amansızdı. İyi şeylerin hiçbiri bedava değildi. Sevgi bile. Her şeyin bedelini ödüyordun. Ve eğer yoksulsan, elindeki tek nakit, kahır çekmektir.
Sayfa 24 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ey rahmeti bedâva olan, lütfuna sebep bulunmıyan rahmet ıssı, lûtfunla bu kulunu neşelendir. Yâni ebedî devleti dileyen bu yoksul kulun Galib Es'ad Suçludur ama, ümmetindir senin; ümîdi, senin şefâatindir.
Sayfa 9 - İş Bankası·Kitabı okuyor
Din