Oysa, olmuyordur!...
Ama, kabullenmez bunu : olmalıdır; olmalımış; olma-lımıştır!...
Dili de, gerçekliği de, zorlar.
***
Sonra, ben boyuneğerim (iki durumda da...); ama o, hiç ödün vermez — takırdatır durur kıskacını, herz manki gibı...
***
Çünkü, o, zamanın dışında bir varoluş sürdürüyor
galiba.
Zaman ne yıpratıyor onu, ne de eskitiyor (oysa benim yaşlanmam...) : bengi bir 'gençlik' içinde, yönelimlerini, arzularını, özlemlerini —hayallerini— canlı tutuyor, sür-dürüyor, gerçekleşmelerini bekliyor — benden...