Biz beyhude yere gecikenler,
Çoktan bitmiş bir yolun ucunda
Bilmiyoruz şimdi ıssız gecede
Ne yapar, ne eder
Gidip gelmeyenler,
Beyhude bekleyenler!
Biz ayın çıplak arsasında
savrulan zaman kırıntıları.
Kısacası siyasi sorunlar, insanlığa ilişkin sorunlar ve elbet, kaçınılmaz biçimde kendi kişisel sorunlarım arasında acılı bir gerilimle gidip gelirken, yani saatler çabucak, ama eziyetli bir biçimde geçerken, oda sigara dumanıyla dolmuş, yağmurlar başlayıp bitmiş, biriktirdiğim sular tükenmişken, belki uykusuzluğun, belki yorgunluğun etkisiyle ansızın “uyandım.”
Birden, artık her şey bitmiş, her şey karmakarışık olmuş, her şey parçalanmış, haklı ya da haksız kalmamış, gelecekte hiçbir şey olmayacakmış, bu durumun içinden çıkmak imkansızmış gibi gelmişti.