Roman yalnızca bir topluluğun hikâyesi değil; köksüzleşmenin, aidiyet kaybının ve tarihten silinme korkusunun anlatısıdır. Sürekli hareket halinde olan bir halk, dünyada iz bırakmadan yaşar ve ölür. Anadolu insanı hep zorluk içinde yaşayıp toplumda yer edinmeye çalışır. Özellikle yörüklerin bir mezarı bile yoktur ifadesi beni çok derinden etkiledi. İnsan, mezarıyla toprağa bağlanır; Yörük ise toprağa değil yola aittir. Ancak yollar ve yer kapanınca, geriye ne yol kalır ne de iz.