"Bu hiç adil değil." "Adalet, zayıf insanlar içindir Lia. Bu korkunç dünyada,adaletin gerçekten var olmadığını anlayacak kadar yaşadın." "Senin gibi insanlar onu yok etmek için elinden geleni ardına koymasa da adalet vardır."
Sayfa 62 - Ren Kitap, PDF.·Kitabı okuyor
1000Kitap
''Ne kaba saba adam!'' dedi annesi yüksek sesle, ve kız, insanın yabancı bir kelimenin zaten tahmin ettiği anlamını sözlükte bulduğunda duyduğuna benzer bir hoşnutluk duydu. ''Gerçek insan değil,'' değil diye devam etti annesi kızgın bir şaşkınlıkla. ''Ne biçim şey öyle. Kesinlikle gerçek insan değil. Bana madam diyor, sadece madam, tezgâhtarlar gibi. Tanrı bilir neyin nesi bu adam. Eminim Sovyet pasaportu vardır. Bolşevik, sadece bir Bolşevik. Orada öylece aptal gibi oturdum. Ya havadan sudan konuşması...! Bu arada kolyenleri kirli. Dikkat ettin mi? Kirli ve yıpranmış.'' ''Havadan sudan konuşma neymiş?'' diye sordu kızı, eğik kaşların altından. ''Evet madam, hayır madam.'' 'Burada güzel bir atmosfer var' Atmosfer! Ne kelime, değil mi? Ona -konuşacak bir şey olsun diye- Rusya'dan ayrılalı çok olup olmadığını sordum. Sadece sustu. Sonra senin 'meşrubatı soğutmayı' sevdiğini söyledi. Meşrubatı soğutmayı! Ne ahmak adam, ne ahmak adam! Yok, yok böyle tiplerden uzak duralım...''
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölçü keramet değil, istikamettir...
Bâyezid-i Bistâmî şöyle demiştir: Bir adamın keramet olarak havada bağdaş kurup oturduğunu bile görseniz, onun hâline aldanmayın! Allah'ın emir ve yasaklarına tam uyup uymadığını bilip görmeden, onun bu tür hallerine itibar etmeyin!
Sayfa 113 - Sufi Kitap·Kitabı okudu
Ruhumu mercek altına aldığını ve hiçbir şey bulamadığını söylüyordu, işte böyle sayın jüri üyeleri. Aslında bende ruhtan da eser yokmuş insanlıktan da, hatta insan kalbini esirgeyen ahlak kurallarının birine bile sahip değilmişim. "Şüphesiz" diye ekledi, "bu yüzden onu ayıplayamayız. O elde edemeyeceği bir şeye sahip değil diye şikayet edemeyiz. Fakat tamamen olumsuz bir erdem olan hoşgörürlük, bu mahkemede yerini daha çetin, fakat daha yüksek olan adalet gibi bir erdeme bırakmalıdır. Hele bu adamda görüldüğü cinsten boş bir kalp, içine toplumun yuvarlanıp girebileceği bir uçurum haline gelirse." // Benim, en temel kurallarını bilmezden geldiğim bir toplumda işim olmadığını, üstelik, en basit tepkilerinden dahi habersiz olduğum insan kalbine sığınmaya da yüzümün tutmayacağını ilan etti.
Bizler insanız. Kolay değil bir değişim. Üstelik bu, korkunç bir girişim. Olduğum yerden memnun değilim ama buranın yerlisiyim. Yalnızca durduğum yerden bilebilirim nereden darbe alacağımı ve belirsizliktense bilineni yeğlerim.
Sayfa 7·Kitabı okudu
"Ya, öyle, ama yapmayı tasarladıkları şeyi düşün. Beni sonsuza kadar alıkoyacaklardı. Hiç yaşlanmadan, öyle değil mi? Sonsuza kadar." "Yani sence...?" Mallory'nin sesi giderek cılızlaştı."Korudan ayrıldığımda kırk-kılık dedi ki, o kadar kurnazlık etmeseymişim, dayımı bulmakta daha başarılı olurmuşum." Üç kardeş yorgun argın merdivenden çıkıp eve yönelirken Simon, "Elflerin Arthur'u kapana kıstırmış olabileceğini mi söylemek istiyorsun?" diye sordu. "Sanırım öyle," dedi Jared. "O halde hala sağ," dedi Mallory.
Sayfa 106 - Doğan Egmont Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı