Para insanın doğal bir parçası değil; kaybolabilir, çalınabilir, soyut bir kavram, bir takım sıfatlar… Zaten hayatta anlamlı olan değerler parayla sahip olamayanlar. Kitap, çalışacak insan, eşya alabilirsin; ama bunlar bilginin, dostluğun, paylaşma duygusunu yerini tutamaz.
"Sen öğretmen değil misin? Sen bu kasabanın öğretmeni değil misin? Ne haddine bir eşraf çocuğunu kovuyon, ne haddine benim suratıma haykırıyon? İstanbul'un hayâsız garılarına, erkeklerin suratına haykıran, yol iz bilmeyen garılarına burada gerek yok. Ne okutmanı ne de seni istiyoz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yasak sevişmelerin coşkunluğunu da bildiğin yok senin, duvardan aşmaları, kız kaçırmaları, giysileri içindeyken saygı duyduğun bir kadını çırılçıplak görmenin sevincini.
Seni seven bir bakireyi göğsünde sıktın mı hiç? Geliyor mu aklına utana utana kendini bırakmaları, tatlı gözyaşlarıyla akıp giden pişmanlıkları?
Görebiliyorsun, değil mi, ikinizi ormanlarda yürürken ay ışığında? İç içe elleriniz sıktıkça birbirini, bir ürperme dolaşır içinizde; yaklaşan gözleriniz arasında ruh dalgaları gider gelir ve dolar yüreğiniz; kabına sığmaz olur; tadına doyulmaz bir yeldir alır sizi, dolup taşan bir sarhoşluk...
Fahim Bey'in hikâyesinin burasına gelince, onun sanki o boş odalar içinden, ve gençliğinin eşiğinden her sabah kemanıyla hayata, saadete, kim bilir hangi muvaffakiyetlere ve hangi vuslatlara doğru saldığı ısrarlı, uzun davetleri duyar gibi olmuştum. Genç kalbimin bütün kuvvetleriyle ben de onlara hak veriyor değil miydim?"Bu davetler acaba hayattan ne cevap aldılar?"diye düşünüyordum.