Veysel Demirkol

Veysel Demirkol
@demirkolvys
İnsanlık hep o mağara adamı, hunhar, habîs, yılışık ve sarsak.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Kars
1992
704 kütüphaneci puanı
253 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Her birimiz tek başımıza acıdan acıya, yenilgiden yenilgiye sürüklenerek ebediliğe kadar çizilen yoldan geçeceğiz . . .
Edebiyat
Reklam
İnsanların çoğu yir­misinde ya da otuzunda ölür; bu sınrı aşınca, artık ken­di kendilerinin yansımasından başka bir şey değildirler; bundan sonraki yaşayışları kendi kendilerini taklitle geçer.
“Sonra sonra denizler çağırdı beni. Ama çok sonra...”
Şiir
Göstergenin en yüce işlevinin gerçekliği ortadan kaldırmak, kayboluşu perdelemek olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
Deprem
İnsan ansızın bir şeyin farkına varıverir. Belki öteden beri bildiği, ancak şimdiye kadar inanmak istemediği bir şey. Ölümcül bir hastalığın kaçınılmaz belirtilerinin uzun süredir farkında olan, ama bunun yaşamını eskisi gibi sürdürmesini engelleyemeyeceğini kendisine karşı inatla savunan biri gibi. Ama sonunda, şiddetli ağrılarla kıvranılan bir anda gerçekle yüzleşilir. Her şey dehşet verici bir kesinlikle ortadadır artık. O andan başlayarak yaşam biçimi tam anlamıyla yön değiştirir. Yaşamda kutsanan, üstün tutulan değerler ansızın anlamını yitirir, hatta tiksindirici olur. Kişi çevresinde umutla sarılabileceği bir şey aranır. Ne var ki, tamamen silahsız ve tek başınadır. Bu dünyada şimdi onu kemiren hastalıktan başka bir şey yoktur. Sadece iki kaçış yolunun kendisine açık olduğunu görür: Kendini tedavi ettirmek ya da ölene kadar hastalıkla bir arada yaşamaya alışmak. Ancak hangi yola yönelirse yönelsin, düşüş hızı her saniye giderek artar.
Reklam