"...her pencerenin ardında bir alınyazısının beklediğini,her kapının bir yaşantıya açıldığını hissettim yine -gözlerimi yaşartacak kadar beni mutlu eden bir duyguydu bu; bu dünyanın çeşitliliği her yerdeydi ve böceklerin ateşli parıltıyla çürümeleri gibi en sefil köşe bile önceden belirlenmiş olaylarla doluydu."
"Demiri nasıl tavında dövmek gerekiyorsa,çekiç darbelerini nasıl soğutmadan indirmek gerekiyorsa,her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyordu.O anı geçirince söz soğuyor,katılaşıyor,insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyordu"