Merhabalar, kitap okuyan biriyseniz ve yeni birisi ile tanışıyorsanız onun nasıl birisi olduğuna karar verebilmeniz için birkaç taktik vereceğim sizlere. Hazırsanız başlayalım :)
Okumak yerine izlemeyi tercih edenler için: youtu.be/4zgUJrj74y8
Ona başta "Aa, kitap okuyor musun?" diye sorun.
Cevabı "Hayır..." ise uzatmaya gerek yok. İçtiğiniz içeceğin ücretini ödeyip masadan kalkabilirsiniz :D
Cevabı "Evet, tabii ki de!" ise "Kitaplığının fotoğrafı var mıııııı?" diye sorun. Kişilik analizi de burada biriktirdiği kitaplardan başlayacak zaten.
İş Bankası'nın kitaplarını biriktiriyorsa hangileri olduğuna bakın.
Hasan Ali Yücel ise kaliteli kitaplar okuyan birisidir demek. Homeros 'tan girin https://1000kitap.com/yazar/dostoyevski , Honore de Balzac uzar gider. Çaktırmadan Jean-Jacques Rousseau okumuş mu diye bakın. Eğer okuyup felsefeye başlamamışsa fazla ilgisini çekmemiş demektir. Edebiyat konuşmaya devam edebilirsiniz.
Modern Klasikleri çok biriktiriyorsa farklı yazarları denemeyi seven birisidir. Hayatta yeni tatlar denemeyi seven farklılık insanıdır. Jack London , Stefan Zweig diye başlayabilirsiniz konuşmaya... Eğlenceli kitaplar okurdur.
Biyografi serisini ya da sanat serisini biriktiriyor ise hesabı ona ödettirebilirsiniz. Burjuva sınıfındandır büyük ihtimal. Ayriyeten olanla yetinmeyip sevdikleri hakkında daha da çok araştırma yapmayı seven tiptir. Dikkat edin, stalk yapan bir Sherlock ile oturuyor olabilirsiniz.
Yapı Kredi Yayınlarını biriktiriyorsa hangileri olduğuna bakın. Cemal Süreya veya Turgut Uyar gibi şiir kitaplarıysa hep o kişinin kalbi büyüktür.
Son 10 gündür bu kitapla yatıp kalkıyorum desem yalan olmaz... Okuma serüvenimde bu kitap bir kilometre taşı oldu benim için. Nedenlerini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Çünkü anlatacak gerçekten çok şey var bu kitapla ilgili. Hepsini bir incelemeye sığdırmak mümkün olamayacağı için kendimce önemli gördüğüm bazı konuları masaya yatıracağım... Hazırsanız başlayalım o halde:)
----------------------
Ara sıra fırsat buldukça tekrar okumalar yapmaya çalışıyorum. Öyle ki, 15-20 yıl önce okuduğumuz bazı kitaplar zaman aşımına uğrayarak bugün hiç okumadığımız kitaplarla eşit seviyeye gelebiliyor. O yüzden kendinizce özel olduğunu düşündüğünüz bazı kitapları yıllar sonra tekrar elinize almanızda fayda var! Nereden nereye geldiğinizi ölçmek için de güzel bir test oluyor bu tekrar okumalar... Ben açıkçası kendi adıma çok katkısını görüyorum...
Uzun zamandır yeniden okumayı düşündüğüm iki kitap vardı kafamda; Albert Camus'nün Yabancı 'sı ve Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli ... İki kitabın da ilk okunmaları üzerinden en az 15-20 yıl geçti...
Çok bilinçli bir tercih değildi benimki ama iki eseri de okuduktan sonra anladım ki, ard arda okumak için bundan daha güzel bir ikili az bulunurmuş gerçekten de :)
Zaten akademik çevrelerde ve benzeri araştırma gruplarında, özellikle 'karşılaştırmalı edebiyat' denildiğinde en çok okunan ve incelenen kitapların başında geliyormuş bu ikili... Gerek yazarlarının hayata bakış açısı, gerek karakterlerin orijinalliği, farklı bir iç dünyaya sahip olmaları ve yaşamlarında kesişen pek çok benzerlik, karşılaştırmalı okumalar için harika malzemeler sunuyor size... Meursault ve Zebercet için evrensel edebiyatın iki kardeşi veya iki sırdaşı tabirini kullanabiliriz:)
Diğer