Spoiler İçerir !
Puan vermedi·88 syf.··
2026 11. kitabı
Kitabımızın ana karakterlerinden biri olan Baron; gençliğin verdiği canlılığı kendinde gösteren, çapkın ve hovarda bir delikanlıdır. Bu adam hayatı günü birlik yaşayan, yalnızlıktan hoşlanmayan bir kişiliktir. Bu tarz insanlar dışarıdan kusursuz gibi dururlar. Kıyafetleriyle, özgüvenleriyle, olduğunu sandıkları entelektüellikleriyle kendilerini çabucak belli ederler. Ama özlerinde en büyük boşluklar bunlardadır, neden mi ? Etik değerleri olmayan, şehvetleri uğruna gözlerini karartan, gündelik yaşamdaki sıradan olayları " şavaşta her yol mübahtır " mottosunu kendi lehlerinde meşru kılma hakkını kendilerinde görerek acizlik derecesindeki davranışları yapmaktan asla çekinmezler. İşte baron gibi karakterlerin bazen hakkından gelmek için on iki yaşlarında cesur bir çocugun dirayet göstermesi yeterli oluyor. Firavun' a bir sinek yeterken kader Baron' a daha cömert davranıp bunu bir çocukla yapıyor. Merak etmeyin baron ölmeyecek ama binbir çabayla uğraştığı amacına ulaşamayacak. Bu son beni onun ölümünden daha bahtiyar etti. Teşekküler zweig...
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma
Literda - Allah ile Randevu
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 04:55
Kitabın kötü bir özelliğiyle başlamak istiyorum: Bitmesi! Halis Hoca kitaptaki her bölümün başına öyle güzel dualar eklemiş ki; keşke telif hakkı mevzusu olmasaydı da hepsini paylaşabilseydim. Herkes hem dünyası hem ahireti için kendine bu duaları etsin isterim. Kitap bizi Musa Aleyhisselam'ın serüvenine eşlik ettiriyor. Bebekliğinden başlayıp Firavun'la yüzleştiği sahnelere dek an be an yaşadıkları, hissettikleri ve bu sırada Rabbimizle kurduğu o özel bağ, Rabbimize ettiği dualar, Rabbimize karşı hüsnüzanını, ümidini asla elden bırakmayışı ve neticede hem dünyası hem ahireti kurtulanlardan olması anlatılıyor. Rabbimiz Furkan Suresi 77. ayette "Duanız olmasa ne öneminiz var?" buyurmuş, Rabbimize duamız biz zerrecik kulların elindeki tek sermaye, işte bu kitabın her sayfasında duanın önemi sıkça hatırlatılıyor. Musa Nebimizin serüveni üzerinden ilerlediği için okuması kolay, hızlı ve akıcı, hemen bitmemesi için günlere yaydığım bir kitaptı. Eşime dostuma hediye etmeyi de düşünüyorum, sadece bölüm başlarındaki dualar için bile alınır. Bir tanesinden kısa bir bölümü ekleyerek gönderimi bitireyim: "Ya Rabbi! Beni nefsimin bitmek bilmeyen arzularına mahkum eyleme. Dinini kendi konforuna uydurma çabasından ve hoşuma gitmeyen hükümlere karşı büyüklenmekten Sana sığınırım. Kalbimi 'ben bilirim' diyenlerin karanlığından koru; bana 'Sen ne dersen o doğrudur' diyebilecek bir teslimiyet lütfet. ... Duygularımın beni yanılttığı anlarda, hoşlanmadığım şeylerin içinde gizlediğin hayırları görebilecek bir basiret ihsan eyle." Literda Halis Aydemir
Din
LiterdaHalis Aydemir · Timaş Yayınları · 20262 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bütün zalimler aynıdır.
10/10
·136 syf.··
2026 147. kitabı
Keops bir sabah uyanıyor ve piramit yaptırmaktan vazgeçtiğini söylüyor. Etrafındakiler bir anda dehşete düşüyor ve piramit yaptırmanın ne kadar önemli olduğunu delillerle anlatıp firavunu ikna ediyorlar. İkna olan Keops madem bu kadar önemli o zaman en büyüğünü yaptıracağım diyor. Bir ömür boyu sürecek piramit yapımı başlıyor. Ama halktan itiraz edip muhalefet edenler oluyor. Bütün muhalifleri susturmak için onlara KOMPLOCÜ diyorlar ve en ufak bir itiraz, en küçük bir muhalif ses, hatta muhalif bir koku ve nefes bile en ağır şekilde cezalandırılıyor. İnsanlara piramit yapımının yüksek bir gaye olduğu ve bu gayeye ulaşmak için onların hayatlarının zerre kadar önemli olmadığı fiilen anlatılıyor. Piramit fakir halkın ömrünü yiyip biririyor. Tabii firavunun da... Piramitin yapımı yirmi seneden fazla sürüyor. Ve Keops, piramit yükseldikçe kendi ömrünün kısaldığını fark edip adeta çıldırıyor. Fiziken ve ruhen büyük bir çöküş yaşıyor. Fakir insanları, masum halkı hatta en yakınındakileri bile KOMPLOCÜ ilan ederek öldür.tüyor. İktidarını kaybetme ve ölüm fikri onu çileden çıkarıyor. Sona yaklaştıkça daha çok zulüm yapıyor. Nihayet piramit bittiğinde onun da takati kalmıyor ve kısa süre sonra geberip gidiyor. Halk onun gebermesiyle büyük bir rahatlama yaşıyor. Ama bu çok uzun sürmüyor. Yeni firavun, başa geçtikten kısa bir süre sonra halka müjdeyi veriyor. Yeni bir piramit inşaatına başlanacaktır. . Zulüm ve zalim hiç bu kadar net, bu kadar açık anlatılmamıştı. Her sayfası ve her satırı ibretlik levhalarla dolu harika bir kitap. Hakkında daha uzun bir yazı planlıyorum. Okuduğum en iyi İsmail Kadare kitaplarından biri. Çevirisi de kusursuz. Yayınevi bence bu kitabın reklamını daha çok yapmalı. Bütün firavunların ve zalimlerin akıbetinin aynı olduğunu görmek için mutlaka bu
Piramitİsmail Kadare · Ketebe Yayınları · 202269 okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:16
Bu kitap güzeldi. Kitabın içinde Hz Yakub'un Hz Yusuf'u çok sevmesi nedeniyle kardeşleri Hz Yusuf'u kıskanır ve onu kuyuya atmaya karar verirler. Hazreti Yakup'u bir bahane ile kandırırlar ve onu kuyunun yanına götürüp gömleğini çıkarırlar ve kuyuya atarlar. Eve geldiklerinde ise Hz Yakup'a onu bir kurt yediğini söylerler ve bu Gömlek de ondan kaldığını söylerler. Hz Yusuf'u bir adam bulur ve onu köle pazarında satar. Suçsuz yere zindana atılır. Çok doğru sözlü birisi olduğu için herkes onu çok sever. Firavun bir gün rüya görür ve Hz Yusuf'a rüyasında anlatır. Hazreti Yusuf rüyasını yorumlar ve 7 yıl sonra rüyası gerçek olur. Firavun Böylece Hazreti Yusuf'u çok sever ve onu yardımcısı yapar. Buğday kıtlığı yaşadığı için bir gün kardeşleri buğday almaya gelir ve Hz Yusuf onları hemen tanır fakat Kardeşleri onu tanımaz. Hazreti Yusuf böyle güzel davrandığı için Hz Yakup Yusuf olduğunu düşünür ve kardeşlerini tekrar Mısır'a yollar. Biraz konuştuktan sonra gerçekten de Yusuf olduğunu anlarlar. Hz Yusuf onlara bir gömlek verir ve Hz Yakup'un gözlerine sürmesini ister. Bu gömleği gözlerine sürdükten sonra Hz Yakup'un gözleri açılır ve onun Yusuf olduğunu biliyordum der. Firavun Hazreti Yusuf'u çok sevdiği için Hz Yakup ve kardeşlerine çok güzel bir karşılama hazırlar. Hz Yusuf ve Hz Yakup kavuşunca ağlarlar Bunu gören insanlar da ağlar. Bence bu kitaptan çıkarılacak mesaj kimseyi kıskanmamalıyız. Kitabın dili sade idi Hz Yusuf'un hayatını merak edenler Bu kitabı okuyabilir.
Kuyudaki ÇocukAhmet Yılmaz Boyunağa · Timaş Yayınları · 2016103 okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 17:10
Bu kitap güzeldi. Kitabın içinde Hz.Musa'nın hayatı anlatılıyordu. Mısırlı insanların Firavunu tanrı olarak sanatlar. Ona hizmet ederler. Firavun bir gün rüya görer bunu rüya tabircilerine sorar ve rüya tabircileri ona İsrailoğulları soyundan gelen bir bebek seni öldürecek der. Firavun bundan sonra İsrailoğullarının yeni doğan bebeklerinin hepsini öldürürler. Hz.Musa doğduğunda onu fark etmezler ve Allah Cebrail aracılığıyla Hz.Musa'yı bir sandığı koyup bir denize bırakmasını söyler. Deniz bir gün Firavun askerleri tarafından görülür, sandığı açtıklarında içinde bebek görürler. Askerler o bebeği öldürmez çünkü bebek çok tatlı ve çok güzelmiş ve Firavun'a hemen haber verirler. O bebeği öldürmezler çünkü Firavun'un eşi Asiye hatun bebeği öldürmemesi için Firavundan talepte bulunur. Uzun lafın kısası Hz. Musa'ya bakarlar. Birgün bebek Firavuna hoşlanmadığı bişey yapar ve Firavun onu öldürecek olan bebeğin bu olduğunu düşünür. Hz.Musa büyür. Allah ona peygamberlik görevi verir, Tevrat kutsal kitabını indirir. Hz.Musa insanlara Firavunun tanrı olmadığını Allahın mucizeleri ile kanıtlar. Fakat insanlar inanmaz ve ona büyücü derler. Hz.Musa ve İsrailoğulları eski yurtlarına dönerlerken Firavun onları takip eder. Hz musa asasını yere vurarak denizi ikiye ayırır hem Firavun hemde askerleri ölür. Fakat hala insanlar ona inanmazlar. Kitabın dili anlaşılır biçimde yazılmış. Hz.Musa'nın hayatını merak edenlere öneririm.
Nehirdeki SandıkAhmet Yılmaz Boyunağa · Timaş Yayınları · 201663 okunma
Canavarımın Kalbi
3/10
·400 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:27
Herkese merhaba, Evet serinin son kitabınıda okuduk ve bitirdik... cok büyük hayal kırıklığı bir seri oldu benim için. Aşırı merak ettiğim bir karakterdi Krill ama keşke merak etmeseydim. Nefret ettim kendisinden resmen... bence rina kent tek kişi değil, bir kaç kişi olduğunu düşünüyorum, mahlas olarak rina kent adını kullanıyorlar.. Çünkü yalanın serisi ile bunu yazan aynı ayzar olamaz... Ne erkek karakter ne kadın karakter nede ilgi cekici olmayan bir kurgu yazmış... Hikaye bile aşırı basit ve ne amacla yazıldığı belli değil... intikam mı ? hayır? Güç hırsı mı ? hayır aşk mı? Asla hayır.... sadece iki hasta kişilikli insanın malca hallerini okuduk... kadın karakteri okuduğum en salak kadın karakterleri arasına giriş yaptı... evet öyle başka adam fılan sapıkça fılan şeyler yoktu ama asla karakterleri yazamamış.. en çok krill’den nefret ettimde, bide yazar onu pakhan yaptı yaa inanamıyorum Adrian varken o mal krill mı yaptın gercekten...yazıklar olsun sana beee... Bide kardeşlere olan tavrı neydı öyle acaba; kendi firavun sandığı için psilik herif onlara bile nasıl davrandı asıl senın o şekil davranılması gereken bir canavarsın... nefret = sen krill 3 kitap olmaması gereken bir seri de , smut sahneleri yazmıyorum bile atlatım... ikisinin okumak midemi bulandırdığı için hemen geçtim o sahneleri... çok bir şey yazmaya gerek yok... Bide kitabın için gay aşkı sıkıştirmış bana daha çok geldiler valla banane onlardan yaa , illa epoze edecekler yani... yoksa olmaz Asla asla okumayın bence... ama tabikide Rina kent okumaya devam, bir tane çürük cıktı dıye yazarımızı silecek değilim hahaha
Dark romance
Canavarımın KalbiRina Kent · Ren Kitap · 2026319 okunma