Haruki Murakami'nin okuduğum ilk kitabı. (üçleme olduğunu belirteyim). Yazarın hayal dünyasının hayli geniş olduğunu ve farklı alanlardaki, konulardaki birikiminin/araştırmasının muazzam olduğunu peşinen belirtmem gerekir, okurken aklımdan hep bu iki kanı geçti.
Kurgulanan dünya, yazılış tarzı, (çevirmenin iyi olmasından kaynaklı da olabilir ki bu güzel bir nokta) sözcük kullanımı, üslup, bakış açıları, betimlemeler... eserden övgüyle bahsedilecek pek çok nokta var, yazarın hakkını teslim etmek elzem.
Genel olarak rahatsız olduğum ve birbiriyle ilintili iki şey var. İlki birçok kitapta karşımıza çıkan, bir yerde normal kabul edilen cinsellik
konusu. Ben bundan özellikle roman yahut öykü okurken pek hoşlanmam ama buna pek takılmam çünkü akıp gider. Ancak üçlemeyi art arda bir ay gibi bir sürede okuduğumdan mıdır nedir bana yazar ikide bir aynı şeyi tekrar ediyormuş gibi geldi (Bunun üslup kaynaklı olma ihtimali de tabii ki aklımdan geçti). Birçok kez bazı olayların ya da kişilerin nasıl olduğunu, neye benzediklerini, neler hissettiklerini betimlerken aynı yeri ikinci, üçüncü defa okuyormuş gibi hissettim. Bu beni kişisel olarak en rahatsız eden konuydu.
Velhasıl, kitap kulübümüzle belirlediğimiz bu kitap hakkında benim görüşlerim kısaca böyle. Hakkında uzun uzadıya konuşulabilecek bir kurgu olduğunu düşünüyorum ve bunu 1000Kitap'ın daha sıkı, daha birikimli okurlarına bırakıyorum.