Unutmamak gerekir ki yüce dînimiz İslâm, bir inanç sistemi olduğu kadar, aynı zamanda bir hayat nizāmıdır. Bizim için ideal olan bütün ameli kâideleri de muhtevidir. Çünkü hayatın her safhasını inceden inceye tanzim eden bir "hukuk sistemi"ne, son derece hassas bir "ölçüler manzûmesi"ne ve mükemmel bir "dünya görüşü"ne sahiptir.
Bir ilişkide tartışma varsa bireyler kendi kimliklerine sahip çıkıyor demektir. Bir ilişkide alınganlık varsa bireyler birbirlerini önemsiyor, umursuyordur. Hatalar ve özürler varsa o ilişkide hayat var, duygu var, canlılık var demektir. Unutmamak gerekir ki ideal ilişki yoktur; birbirine doğal olma izni veren, iyi niyet ve şefkatle yaklaşan çiftler vardır. Psikoterapist Harriet Lerner'in de ifade ettiği gibi, en sağlam ilişkiler, birbiri olmadan da yaşayabilecek, ama bunu istemeyen iki kişi arasında kurulur.
Gerçek şu ki İsviçre, sıfır dereceli zamanından dolayı ideal ülke. Zamanı olmayan bir ülke her tür muhtemel zamanla en kolay şekilde doldurulabilir. İsviçre, yirminci yüzyıl da dahil ölmak üzere zamandan özel izler almadan süzülüp geçebilmişti, bu izler insanı sürekli belli yıllarda tutar.
Rahiplerin yalnızca belirli bir dinsel toplulukta değil genel olarak egemen olduklarının, dekadans-ahlakının yok olma istencinin, kendinde ahlak olarak kabul edildiğinin en belirleyici işareti, her yerde egoistçe olmayana verilen mutlak değer ve egoistçe olana karşı düşmanlıktır. Bir fizyoloğun gözünde böyle bir değerler karşıtlığına kuşku yoktur. Organizmanın içinde en küçük organ bile varlığını korumayı, gücünü ikame etmeyi, "egoizmini" tam bir kesinlikle gerçekleştirmeyi bir nebze ihmal ederse, bütün organizma yozlaşır. Fizyolog yozlaşan parçanın kesilip atılmasını ister, yozlaşanla her türlü dayanışmayı olumsuzlar, ona acıyacak en son kişidir. Oysa rahip özellikle bütünün, insanlığın bozulmasını ister: bu yüzden muhafaza eder yozlaşanı - bu bedel uğruna hükmeder insanlığa... O yalan kavramların, ahlakın yardımcısı o "ruh", "tin", "özgür istenç", "tanrı" kavramlarının ne anlamları vardır, insanlığı fizyolojik olarak yıkıma sürüklemekten başka?... Bedenin, yani yaşamın kendini korumasının, gücünü artırmasının ciddiyeti saptırılırsa, kansızlıktan bir ideal, bedenin hor görülmesinden "ruhun selameti" inşa edilirse, bir dekadans reçetesinden başka nedir ki bu?
Aristoteles, ideal sitesinde kocanın bir başka kadın ya da karının bir başka erkekle ilişkisinin (“mutlak olarak ve istisnasız”) “onur kırıcı bir eylem” olarak görülmesini ister.