• Tasavvuf sekiz şey üzerine kurulmuştur:
    1.Cömertlik - İbrahim (a.s) haliydi.
    2.Rıza - İshak (a.s) haliydi.
    3.Sabır - Eyyub (a.s) haliydi.
    4.İşaret - Zekeriya (a.s)haliydi.
    5.Gurbet - Yahya (a.s.) haliydi.
    6.Saf(yün elbise) - Musa (a.s.)haliydi.
    7.Seyehat - İsa (a.s) haliydi.
    8.Fakr hali: (Yokluk Hali )
    Servet-i Kâinat Resulullah (s.a.v) Efendimizin iftihar ettiği halidir.
  • 80 syf.
    23 yaşında bir yazarın gerçeküstücü hayal ürünleriyle karşılaşıyoruz. Betimlemeler oldukça sağlam eşyayı, mekanı ve zamanı hissettiriyor. (Ramazan topunun patlayacağı o 3 saniyelik zamanı masada oturup içselleştiriyorsunuz. )
    Hikayeler aydınlık bir şekilde başlayıp karanlığa doğru yol alır halde.
    Çağın getiri bunalım, sıkıntı, kaçış, yalnızlık öykülerde fazlasıyla kendine yer bulmuş.
    Öykülerin geçtiği mekan anlatımla benzerlik taşır, ev içleri , avlular kapalı, boğuk atmosferi vermektedir. evler eskimiş, püskümüş, karanlık anlatımlarla verilir. Mekan bağlamında karakterlerdeki sıkıntı da hissedilir.
    Karakterler klasik tiplerden sıyrılmış, ayrıksı ve sıradışıdırlar. Güleç Osman, Kedilerin sahibi..
    Öyküler de yorumlaya açık, net sonuçları olmayan belirli olaylar verilmiştir.
    Dil, yalın ve sade olmakla birlikte. Yoğun, sanatsal ve imgelemdir. 53. sayfada kuru bir öksürüğü,18 de günün batışını takdire şayan betimlemelerle verir. Bu dönemin şiirinde(2. yeni) olduğu gibi alışılmamış bağdaştırmalar vardır.
  • Hep bu garip gözleri. O iki parıltı, sarsıntısız görünen hayatımızın gizli bir köşesinde karanlık iki iğne deliğidir.
    Onat Kutlar
    Sayfa 64 - YKY
  • 2. Üzüntüyü yenmenin güzel bir çaresi de geçmişte kurtulduğumuz kendi üzüntülerimizi ve başkalarının yaşayıp kurtulduğunu gördüğümüz üzüntüleri hatırlamak, onların ve bizim çektiğimiz üzüntülerin ve teselli noktalarımızın bir karşılaştırmasını yapmaktır. Çünkü böyle bir karşılaş­tırma, teselli bulmamız için bize büyük güç sağlar. Nitekim Makedonyalı Filip'in oğlu İskender, öleceği zaman annesine mektup yazarak onu şöy­le teselli etmiştir:
  • 304 syf.
    ·10/10
    İbni arabinin arayışı ..
    Araf..
    Rüyalarından yola çıkarak hayalin içindeki gerçeği ve kendini bulma mücadelesi.
    Yağmur damlarının usulca yaprağa düşmesi gibi bir anlatım..
    İbni arabinin mi hâl dili yazara tesir etmiş yoksa yazarın hâl dili mi böyle naif bilemedim.
    İbni arabinin koşurken havayı bile incitmekten korkması gibi yazarın da okuyanı incitmekten korkması ve incelikle seçtiği kelimeleri ahenk içinde dizmesi usulca dokunuyor içinize.
    1.Bölümü okurken bir yağmur ferahlığı hissettim nedense..
    Birinci bölüm alıntıları:

    Uyku bakmaya perde görmeye bir ışıktı. Hakikate açılan bir pencere.. Göz uyurken uyanırdı bazen kalp. Gönlüne düşecek ilhamları toplamak için önce uykuya, sonra rüyaya ihtiyacı vardı.
    Gaflet değildi bu uyku. Duyular aleminin ötesine uzanan gönül gözüydü.

    elinde kitap, kapandı gözleri. Gözlerindeki perde, hakikate açıldı. Bir rüya gördü ibni arabi. Şerh etmek için ömrünü harcayacağı sembollerle örülü bir rüya.
    Kendi aydınlığını içinde taşımayanın gündüzü beklemesi beyhudeydi. Karanlığın örtüsüne bürünene gün ne yapabilirdi ki?
    İnsan en çok yurdunda kendisi olabiliyordu. Çocukluğundan itibaren toplayıp getirdiği ne varsa, sinesinde bohçalanmış bütün anıları, annesine sarıldığında ve onun kokusunu içine çektiğinde daha çok depreşti.

    ” Rüyalar, ruhumuza kaydedilen bir yazıdır. Onun şekilsiz alfabesini çözebilmek için, nefsimizi saflaştırmamız ve dünyevi hislerimizden arınmamız gerekli” dedi.
    insanın kendi yalnızlığında büyüteceği çiçekleri olmalıydı. Bahar’ın tazeliğini, içe akıtılan gözyaşı diriltebilirdi bazen..
    “Uzakları yakın eden Rabbim beni sana yabancı kılacak uzaklara savurma.! İçimde büyüttüğüm sevgimi, arayışıma perde kılma.. Hakikatin gölgesiyle avutma beni Rabbim! Sırrını göster, rüyamı hayra yor, ömrümü ardı sıra süreceğim bir işaret göster bana..”
    Bulmak için aramak gerekiyordu.

    1146 yılında El İdris’i tarafından çizilen haritanın farklı sebeplerle el değiştirmesi ve haritanın İbni Arabinin de rüyasına girmesiyle “Kuş nedir ? Sel nerede? Harf neyi gösterir? Ayna kimi sırlar? Ya harita ? “
    diye diye rüyasının peşinden diyar diyar gezerek bir yandan içindeki hakikati arama yolculuğu diğer yandan da gittiği yerlerde etrafındakilere hakikati anlatma yolculuğunun başlangıcı..
    O haritanın başına gelenler diyar diyar gezmesi şimdi kavuşacak derken her seferinde kıyısından dönmesi bu kadar da olur mu dedirtiyor insana.
    Diğer bölümlerde uğradığı şehirlerin coğrafi özellikleri içinde yaşayan insanların halleri ve siyasi durumlarına da değinilmiş. İskenderiye, Kudüs, Mekke ve Anadolu toprakları, Konya ve en nihayetinde Şam hafızama en çok kazınan şehirlerden. Oraların topraklarında gezmiş çarşılarından geçerken baharat kokularını duymuş gibi hissettim kendimi. Akıcı ve duru bir dille anlatıldığı için romanın içinde kaybolmamak mümkün değil. Kitapta verilen tüm duygular çok dozunda abartısız olağan ve doğal olması sizi okuduklarınızın tamamını gerçek olarak algılamanıza sebep oluyor.
    ... o zamandan günümüze haritanın yolculuğu ve günümüzde alanı tarihi haritalar olan bir doktorla haritanın buluşması sizi en çok hayrete düşürecek olan şeydir.
    Kitap sonuna kadar sizi sürüklüyor, merak ettiriyor, kendi içinizde sizi yoruma sürüklüyor. En etkilendiğimden kısımlardan biri de İbni Arabi, Abbas ve Mecuddini İshak dostluğu ve aralarındaki manevi bağı. “Evvela yoldaş sonra yol” kavramının altını fazlasıyla çizmiş. Birbirlerine bağlılık ve sadakatleri göz yaşartan cinsten. Her birinin dokunaklı hikayeleri ve vakti geldiğinden dünyadan göçmeleri.
    Etkisinden ne kadar sürede çıkabilirim bilmiyorum lâkin uzun süre rüyalarımda okuduğum yerlerde dolaşacak gibiyim. Ve bir haritayı inceleme ihtiyacı hissettim nedense.

    “Ölüm sönmüş bir hayat.. Ruh bir kuş gibi kanatlanıp Semaya yükseldiğinde, geride bıraktıklarına bir bak. Ne görüyorsun? İnsan hiçliği görmeden varlığın sırrını bilemez. Ölüm bir uyanıştır, varlığa uyanış...”

    2.3.4. Bölümden de yine ufak alıntılar:

    Kalpler iyilik ve kötülüklerin yazıldığı kağıtlardır. Kimi bu kağıtları yazarak uyanır rüyadan, kimi okuyarak.
    insanın imtihanı kıtlıkla değil, kendisiyle. Ölmek değil bazen yaşamak zor.
    Suyun rengi, kabın rengindendir. Eğil, bir bak kendine, kalbin hangi renk?
    Gönül toprağında neyi mayaladığına dikkat et!
    Ahiret, insanların adeta düş gibi olan hayatlarının tabir edildiği yerdir. Herkes yaşamının tabirinin ne olduğunu, neye takabül ettiğini ahirette bulacaktır.
  • TÜRKİYE'DEKİ İLLERİN MEŞHUR YERLERİ/YİYECEKLERİ

    1. ADANA - Kebap, Şalgam, Pamuk
    2. ADIYAMAN - Nemrut Dağı, Cendere Köprüsü
    3. AFYONKARAHİSAR - Kaymak, Sucuk, Mermer
    4. AĞRI - Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı, Balık Gölü
    5. AKSARAY - Ihlara Vadisi,Eğri Minare, Yılanlı Kilise
    6. AMASYA – Elma,Borabay Gölü, Amasya Kalesi
    7. ANKARA - Anıtkabir,Tiftik Keçisi,Ankara Kalesi
    8. ANTALYA - Düden-Kurşunlu-Manavgat Şelaleleri, Dim-Damlataş-Karain Mağaraları, Olimpos-Beydağları-Köprülü Kanyon Milli Parkları
    9. ARTVİN -Kafkasör Şenlikleri, Çoruh Nehri, Karagöl – Sahara ve Hatilla Vadisi Milli Parkları
    10. ARDAHAN – Çıldır Gölü, Kaşar Peyniri,Kesme aşı, Kaygana
    11. AYDIN - İncir,Afrodisias-Milet-Didim-Priene Antik Kentleri, Kuş Adası
    12. BALIKESİR - Höşmerim Tatlısı, Susurluk Ayranı ve Tostu, Manyas Gölü ve Manyas Yoğurdu, Ayvalık ve Edremit Zeytini,Kaz Dağları
    13. BARTIN - Amasra Kalesi,İnkum Plajı, Bartın Çayı
    14. BATMAN - Hasankeyf Türbesi ve Kalesi, Petrol Rafinerisi
    15. BAYBURT - Bayburt Kalesi, Şehit Osman Türbesi, Aydıntepe Yeraltı Şehri
    16. BİLECİK -Şeyh Edebali ve Ertuğrul Gazi Türbeleri, Saat Kulesi, Türk Büyükleri Platformu
    17. BİNGÖL - Kös Kaplıcası, Soğuksu Mesiresi, Buzul Gölleri, Kiğı Kalesi
    18. BİTLİS - Nemrut Dağı, Nemrut Krater Gölü, Ahlat Kümbetleri, Büryan Kebabı
    19. BOLU - Yedi Göller, Abant, Gölcük, Sünnet Gölleri,
    20. BURDUR - Sagalassos Antik Kenti, İnsuyu Mağarası, Burdur ve Salda Gölleri
    21. BURSA - Yeşil Türbe, Ulu Cami, Kozahan, İznik Çinileri,
    22. ÇANAKKALE - Gökçeada ve Bozcaada, Truva ve Assos Antik Kentleri, Gelibolu Şehitler Milli Parkı
    23. ÇANKIRI - Çankırı Kalesi, Taşmescit, Bülbül Pınarı Dinlenme Yeri
    24. ÇORUM - Yazılıkaya, Hattusaş, Alacahöyük Ören Yeri, Çorum Leblebisi ve Saat Kulesi
    25. DENİZLİ - Pamukkale Travertenleri, Hierapolis Antik Kenti,Karahayıt Kaplıcaları
    26. DİYARBAKIR - Diyarbakır Karpuzu, Malabadi Köprüsü, Diyarbakır Surları
    27. DÜZCE - Samandere, Güzeldere, Aydınpınar, Sarıyayla, Saklıkent ve Aktaş Şelaleleri,Fakıllı
    28. EDİRNE - Selimiye Camii, Rüstempaşa Kervansarayı, Kırkpınar Yağlı Güreşleri
    29. ELAZIĞ - Harput Kalesi ve Şehri, Keban Baraj Gölü, Hazar Gölü
    30. ERZİNCAN - Girlevik Şelalesi, Ekşisu Kaplıcası, Tulum Peyniri, Bakır İşlemeciliği
    31. ERZURUM - Cağ Kebabı,Palandöken Kayak Merkezi, Çifte Minareli Medrese, Tortum Şelalesi
    32. ESKİŞEHİR - Lületaşı, Porsuk Çayı, Midas Tapınağı,Tarihi Odun Pazarı Evleri
    33. GAZİANTEP - Antepfıstığı, Antep Baklavası, Zeugma-Karkamış-Yesemek Antik Kentleri
    34. GİRESUN -Giresun Kalesi, Fındık Üretimi, Hayırsız Ada, Şebinkarahisar Kalesi
    35. GÜMÜŞHANE - Tomara ve Torul Şelaleleri, Satara Antik Kenti, Kuşburnu Çayı ve Marmeladı
    36. HAKKARİ - Cilo ve Sat Dağları, Buzul Gölleri, Zap Suyu, Ters Lale ( Ağlayan Lale)
    37. HATAY - Künefe,Antakya Mozaik Müzesi, Harbiye Mesire Yeri, Arsuz Plajları,Biberli ekmek, Kağıt kebabı
    38. IĞDIR - Kayısı, Pamuk Üretimi,
    39. ISPARTA - El Dokuması Isparta Halıları, Eğirdir ve Gölcük Gölleri, Gül,Davraz Dağı Kayak Merkezi
    40. İSTANBUL - İstanbul Boğazı,Ayasofya Müzesi,Sultanahmet Camii,Kız Kulesi,Galata Kulesi
    41. İZMİR - Kordon,Boyoz,Kumru,Lokma,İzmir Köftesi,Tire Kebap, Ekmek Dolması
    42. KAHRAMANMARAŞ - Maraş Dondurması, Döngel Mağaraları,Maraş Kalesi
    43. KARABÜK - Safranbolu Evleri, Safranbolu Lokumu
    44. KARAMAN - Karaman Koyunu,Yunus Emre Camii,Lal Hamamı
    45. KARS - Kars Kazı,Sarıkamış Kayak Merkezi
    Kars Kalesi
    46. KASTAMONU - Taşköprü Sarımsağı,Kuyu Kebabı,Çekme Helva
    47. KAYSERİ - Kayseri Pastırması,Erciyes Dağı Kayak Merkezi, Kayseri Pastırması, Bünyan Halısı, Sultansazlığı Kuş Cenneti
    48. KIRIKKALE - Silah Müzesi ve Fabrikaları
    49. KIRKLARELİ - Dupnisa Mağarası, Dereköy-İğneada-Kıyıköy-Kastro gibi Sayfiye Yerleri
    50. KIRŞEHİR - Ahi Evran Heykeli,Ahi Evran Türbesi, Hirfanlı Baraj Gölü, Seyfe Gölü, Mucur Yeraltı Şehri
    51. KİLİS - Kilis Yorganları
    52. KOCAELİ - Pişmaniye,Değirmendere Fındığı,Kandıra Yoğurdu
    53. KONYA - Mevlana Türbesi,Alaeddin Tepesi ve Camii, Karatay Medresesi, Çatalhöyük Antik Kenti,
    54. KÜTAHYA - Kütahya Çinisi, Başkomutanlık Milli Parkı, Kütahya Kalesi,
    55. MALATYA - Malatya Kayısısı,Günpınar Şelalesi, Pınarbaşı Mesire Yeri
    56. MANİSA - Mesir Macunu,Üzüm ve Tütün Üretimi, Soma'nın Linyiti, Ağlayan Kaya ( Nyobe ) Muradiye ve Ulu Cami Külliyeleri
    57. MARDİN - Kaburga Dolması,Mardin Kalesi, Taş Evleri
    58. MERSİN - Tantuni,Cennet ve Cehennem Obrukları, Silifke Yoğurdu
    59. MUĞLA - Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, Dalyan, Göcek gibi Turizm Merkezleri, Kelebekler Vadisi, Bodrum Kalesi
    60. MUŞ - Muş Ovası, Malazgirt Anıtı, Gaz Gölü
    61. NEVŞEHİR - Peribacaları, Derin Kuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Hacı Bektaşi Veli Türbes
    62. NİĞDE - Saat Kulesi, Aladağlar, Bolkar Dağları, Türkiye'nin Elma ve Patates Deposu
    63. ORDU - Fındık,Boz Tepe, Çamlık Mesire Yeri, Yason Burnu ve Kilisesi, Keyfalan Yaylası
    64. OSMANİYE - Yer Fıstığı,Hemite Kalesi, Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi, Karaçay ve Şarlak Şelaleleri,
    65. RİZE - Çay,Kaçkar Dağları, Ayder ve Çamlıhemşin Yaylaları, Anzer Balı
    66. SAKARYA - Islama Köfte,Sapanca ve Poyrazlar Gölleri, Akyazı Kuzuluk Kaplıcaları, Sakarya Nehri
    67. SAMSUN - Atatürk Anıtı,Çarşamba ve Bafra Delta Ovaları, Havza ve Ladik Kaplıcaları, Atatürk Anıtı, Bafra Pidesi
    68. SİİRT - Siirt Fıstığı,Büryan Kebabı, Perde Pilavı, Saat Kulesi
    69. SİNOP - Tarihi Sinop Cezaevi,Sinop Kalesi
    Sinop Balatlar Kilisesi
    70. SİVAS - Kangal Köpeği,Buruciye Medresesi, Gök Medrese,Kangal Balıklı Kaplıcası, Divriği'nin Demiri
    71. ŞANLIURFA - Çiğ Köfte, Göbekli Tepe,Harran Şehri, Balıklı Göl
    72. ŞIRNAK – Hz. Nuh Kabri,Kutlık,Perde Pilavı
    73. TEKİRDAĞ - Şarköy Üzümü ve Şarabı, Tekirdağ Rakısı, Ayçiçeği, Tekirdağ Köftesi
    74. TOKAT - Tütün Üretimi, Niksar Ayvaz Suyu, Almus Baraj Gölü, Ballıca Mağarası
    75. TRABZON - Trabzon Ekmeği,Sümela Manastırı, Atatürk Köşkü, Uzungöl, Zağanos Köprüsü, Hamsiköy Sütlacı
    76. TUNCELİ - Munzur Vadisi Milli Parkı,Düzgün Baba Dağı, Bağın Ilıcası, Munzur Gözeleri
    77. UŞAK -Kilim ve Battaniye Sanayii, Şeker Fabrikası ( Türkiye'deki İlk Şeker Fabrikası
    78. VAN - Van Kedisi, Akdamar Adası, Van Gölü, Hoşap Kalesi
    79. YALOVA - Termal Kaplıcaları, Armutlu Kapıcaları, Atatürk Köşkü Müzesi
    80. YOZGAT - Testi Kebabı,Saat Kulesi, Yozgat Çamlığı Ulusal Parkı, Kerkenez Harabeleri (Keykavus Kalesi), Akdağ Ormanları
    81. ZONGULDAK - Taşkömürü ( Karaelmas ), Cehennemağzı, Gökgöl ve İnağzı Mağaraları

    Güzel Ülkemin güzel şehirleri. Bunlar şehrin adını duyduğumuzda aklımıza gelen meşhur şeylerden birkaçıdır. Tabi ki her şehrin meşhur yerleri ve yiyecekleri bundan kat kat fazladır.

    Bu bilgileri derlemek ve paylaşmak istedim. Bu vesile ile Ülkemin farklı şehrinden olan herkese selam ve saygılarımı gönderiyorum. :)
  • "Siz Allahiniz Rabbin ogullarisiniz... Çünkü sen Allahin Rabbe mukaddes bir kavmsin, ve Rab yer üzerinde olan bütün kavmlardan üstün olarak, kendisine has (özgü) bir kavm olmak üzere seni seçti" (Tesniye Bap 14: 1-2).
    Bu tema Tevrat'in hemen her bölümünde tekrarlanir.
    Tanri'nin neden dolayi Israil ogullarini kendi kavmi olarak seçtigi ve diger kavmlere nazaran üstün ettigi sorusunu Yahudiler bile dogru dürüst yanitlayamazlar. Bir Yahudi yazar bu soruyu yanitlamaya çalisirken söyle der: "Baska milletler varken Tanri neden Yahudileri seçmis olsun... (Ve) Neden Tanri, bütün milletler içerisinden en zayif ve sayica en az olmaga mahkum bir toplumu seçmis olsun?" 2
    Oysa ki sorunun yanitini Tevrat'da aramak daha uygun olacaktir. Tevrat'in Tesniye adli besinci kitabinda Musa'ya atfolunan sözlerden anlasilmaktadir ki Tanri, Ibrahim'e, Ishak'a ve Yakub'a karsi besledigi sinirsiz sevgi nedeniyledir ki onlarin zürriyetini çogaltmis ve Israil ogullarini kendi öz kavmi saymistir. Onlari Misir'dan kurtarip yeni ve güzel ülkelere kavusturmasi Musa'ya karsi besledigi sevgidendir (Bkz. Tesniye, Bap 9-10; Bap 11: 9)
    Daha baska bir deyimle Tanri'nin Israil ogullarini benimsemesi, ve onlari diger milletlere üstün kilmasi nedeni, Israilogullarinin fazilet sahibi bir millet olmalarindan degildir. Çünkü Israil ogullari, Tanri'nin söylemesine göre, aslinda "ensesi sert, isyankar, Tanri emirlerini dinlemeyen, çogu kez Tanriyi hiçe sayan" bir millettir (Tesniye, Bap 9: 6). Tanri güyâ onlari, sadece atalari nedeniyle var etmis, basariya ulastirmaga çalismis ve kendi öz kavmi yapmistir. Yani asil sevgi besledigi kisiler, Israil ogullari degil fakat onlara yol göstermek üzere kendine seçtigi liderlerdir: yani Ibrahim'dir, Ishak'tir, Yakup'tur, Musa'dir! Ve iste Tanri, bu kisilere (ve özellikle Musa'nin seriâtine) itaat ettikleri taktirde Israil ogullarina inâyetlerde bulunacagini söylemistir; hem de öylesine ki Ahd-i Atiyk'in son kitabinin son satirlarinda: "Kulum Musanin seriatini, kanunlari ve hükümleri anin; o seriati ki, Horebde bütün Israil için ben ona emrettim" demistir (Malaki, Bap 4: 4)