RD

RD
@kafkaeskk
Bilmiyorum diyebiliyorum. youtu.be/fEzpsVi1Qd0 #140601754
İşletme - Sosyoloji Deu / Yönetim ve Organizasyon Yüksek Lisansı
İzmir, 22 Ağustos
451 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
Uzun bir aradan sonra tekrar bir incelemenin başındayım.. Umarım hakkını verebilirim. Mihail Bulgakov hakkında şuana kadar hiç bilgim yoktu. Bu kitapla tanışmış oldum yazarımızla. 1891'de Kiev'de doğan yazarımız tıp eğitimi almış ancak sonrasında kendisini edebiyata adamış. Sovyet Rusya'nın demir perdesinin kasvetli ikliminde yaşamaya çabalayan yazarımız 1940 yılında böbrek yetmezliğinden ölene kadar içine çekmiş bu rutubetli havayı. Öyleki bu kasvetli havadan kurtulabilmek için 1930’da Stalin’e bir mektup yazarak yurtdışına çıkma izni istemiş, ancak bu talebi reddedilmiş. 1925 yılında yazdığı "Köpek Kalbi" 1987 yılına kadar yayımlanamamış Rusya'da. Gelelim kitabımıza; Açıkçası kitabın isminin köpek kalbi olması ve kitabın başlarındaki olay örgüsü kafamı biraz karıştırmıştı. İnsana mı köpek kalbi takıyorlar, yoksa köpeğe mi insan beyni takıyorlar, kalp mi değişiyor kafa mı oturtamamıştım. Ancak ilerleyen sayfalarda görülüyor ki dönemin en saygın ve yaratıcı bilim adamlarından doktor Preobrajenski yani Filip Filipoviç'in hipofiz bezinin insanın gençleşmesine olan katkısı üzerine oluşturduğu tezini test etmek amacıyla sokaktan evine getirdiği, insanlar tarafından hor görülen, ezilen, sıcak suyla yakılan güzel yürekli köpek Şarik'e bir suçludan alınan er ve hipofiz bezlerinin yerleştirilmesi sonucu meydana gelen olağanüstü değişimi anlatıyor. Hipofiz bezinin insanın temel prototipini barındırdığını ve fiziksel anlamda insanlaşmayı sağladığını beklenmedik şekilde öğrenen doktor Preobrajenski'nin hayatı Şarik'in geçirdiği ameliyattan sonra kıllarını dökmesi, iki ayakları üzerinde yürümeyi öğrenmesi ve insan görünümü kazanarak konuşmaya başlaması ile altüst olur. Sürekli küfür eden, sapıklık yapan, üç kağıtçı ve arsız biri haline gelen Şarik, doktor Preobrajenski için tam
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2018 15:46
Livaneli'nin de dediği gibi tarihsel değil, tarihi dekor olarak kullanan, insanın güç ve iktidar karşısındaki nefs-i zayıflığını akıcı bir dil ile anlatan, sıkmayan psikolojik bir roman. Livaneli özellikle değinmek istememiş tarihsel bir roman olarak algılanmasın diye ama meraklısı için ben değinmek istedim zaman olarak; kitap tam olarak Sultan İbrahim ile oğlu 4. Mehmet dönemlerinde yaşamış olan; evinden, yurdundan koparılmış, köle olarak satılmış, hadım edilmiş, daha sonrasında Osmanlı sarayında harem ağalığına kadar yükselmiş Habeş Süleyman'ın ağzından, dönemin güç ve iktidar zehirlenmesini, Kösem Sultan, Sultan İbrahim ve 4. Mehmet üçgeninde anlatan, döneme gerçekle, kurgu iç içe geçmiş bir şekilde ışık tutan, bunu yaparken de efendi-köle dinamiğinin psikolojik değişimini, Sultan İbrahim'in ruh hali üzerinden mükemmel bir şekilde anlatan bir eser. Zülfü Livaneli'nin ilk eserlerinin acemiliklerinden, gittikçe ustalaşan bir kaleme doğru yol alan edebi serüvenine şahitlik etmek için girdiğim bu yolda, bu kitabın bende yarattığı tat, yola devam etmem konusunda hevesimi arttırarak teşvik edici oldu. Bu yüzden bu kitabı şiddetle tavsiye ederim :)
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,8bin okunma
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2017 02:43
Olay örgüsünü takip etmenin olanaksız olmasından ötürü okudukça heyecanlandıran, keşke şu olmasaymış dediğim noktalarda beni şaşırtıp iyi ki olmuş dememe neden olan bütün hikaye boyunca aradığım ana kelebek etkisi acaba neresi dediğim noktaya kitabın sonunda ulaştım. Meryemin bir harami olması, annesinin intiharı, celilin kızı Raşit'e vermesi elbetteki son derece üzücü lakin bu durumun varlığı uzun vadede leylanın refahının başlangıç noktası. Belki meryem bir harami olmasaydı, Raşit ile evlenip herattan hiç ayrılmasaydı, leyla ailesiyle evlerine bomba düştüğü gün ölmüş olabilirdi. Bence hikayenin ana kelebek etkisi noktası burası. Çok güzel, keyif alarak okuduğum bir kitaptı, okumayı düşünen tüm arkadaşlara öneririm. İyi okumalar :)
Edebiyat
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
10/10
·541 syf.··
Beğendi
·
2017 9. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2017 06:51
Çalıkuşunun bende hep ayrı bir yeri olmuştur. Biraz geç başladım ama öyle bir şevk ve aşkla okudum ki bitsin de istemedim açıkçası. Belki böylesine elzem bir ayrılıkla değil ama Allah herkese böylesine bir aşk nasip etsin ve böylesine bir aşka kavuşanlara da bunun kıymetini bilmeyi öğretsin. İyi okumalar :)
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
7/10
·69 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2017 09:37
Pessoa'nın hayata dair aforizmalarından oluşan kitap onun varoluş sancısını kendisine has üslubuyla gözler önüne seriyor. Pessoa'yı daha önce duymuş ama hiç okumamış arkadaşlara eğer Pessoa okumaya başlayacaklarsa bu kitaptan başlamamalarını öneriyorum. Çünkü Pessoa'nın kitaplarında hissedilen varoluşsal sancının yapısını anlamadan bu kitaptaki varoluşsal imgelemleri okumaları bir takım bazı şeyleri havada bırakmakla birlikte yazar hakkında olumsuz bir izlenime sahip olmalarına neden olabilir. Bunun dışında Pessoa okuyacak tüm arkadaşlara iyi okumalar diliyorum :)
Hiçbir Şey İstememenin MutluluğuFernando Pessoa · Zeplin Kitap · 2016536 okunma