Günübirlik Hayatlar| Irvın D. Yalom
8/10
·208 syf.·
2026 139. kitabı
Günübirlik Hayatlar kitabı 10 psikoterapi öyküsü ile oluşuyor . Spoiler içerir ! Bu öyküler başlıca : •Hastamız olan Paul; tez danışmanı olan Profesör Claude Muller ile olan yazışmalarını okumasını isteyerek karşısındaki insanın kendisine önem verdiğini duymak istiyor . •Hastamız olan Charles; arkadaşının intihar etmesi üzerine hayatını sorguluyor ve hiçbir şeyin gerçek olmadığına, kendi gerçekliğimizi kendimizin yarattığını düşünüyor ve tüm konuşmalarının sonunda bu gerçeklik algısı değişiyor . •Hastamız olan Natasha; eski sevgilisi olan Sergey’i bir müzede tekrardan hatırlayarak terapistimizin yanına geliyor . Gerçek hayatın tam o anda içerisinde yaşadığını fark ediyor. •Hastamız olan Alvin Cross; kardeşi Jason’un abisini arayıp akciğer kanseri olduğunu ve röntgenlerime bakabilir misin diye sorması üzerine ,kardeşinin son evrede ve yapılabilecek bir şey olmadığını fark etmesiyle kendi mesleğini artık yapmak istememesini anlatıyor . •Hastamız olan Rick Evans; eşinin ölümü üzerine huzurevine yerleşerek hayatının spontane bir hale gelmesinden yakınıyor , aslında yakınmasının temel nedeni eşini kaybettiği için kendisinin de ölüm gerçekliği ile yüz yüze kalması. •Hastamız olan Hemşire Justine Casey; eşinden ayrılması, oğlunun uyuşturucu bağımlısı olması üzerine terapistimizin yanına geliyor . Kendisinin kötü bir anne ve kötü bir hemşire olduğunu düşünüyor fakat tüm konuşmalardan sonra kendisinin iyi yanlarıyla tanışarak bu algısını değiştiriyor. •Hastamız olan Sally; yazar olmak istiyor , 18 yaşında yazdığı öykü ile ödül bile alıyor fakat hiçbir zaman kendisinden tatmin olmayarak yazdığı şeylerin hiçbirini paylaşmıyor . 42 yıl boyunca yazıyor ve tüm yazdıklarını saklıyor. Yazma dürtüsünü kaybettiği zaman terapistimizin yanına geliyor ve tüm konuşmaların sonunda yazar
İnceleme
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
Puan vermedi
Bazı kitaplar son sayfasını çevirdiğiniz anda kapanır, bazıları ise uzun süre zihninizde ve kalbinizde yaşamaya devam eder. Lösemiliydim benim için uzun süre etkisini taşıyan kitaplardan biri oldu. İlk sayfadan itibaren bir hastalık sürecinden çok daha fazlasını okuduğunuzu hissediyorsunuz. Bir insanın yeniden ayağa kalkışına, umuduna sımsıkı sarılışına ve hayata yeniden tutunuşuna tanıklık ediyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe sık sık durup düşündüm. Sağlığın ne kadar büyük bir nimet olduğunu, çoğu zaman sahip olduklarımızın kıymetini ancak onları kaybetme ihtimaliyle yüzleşince fark ettiğimizi bir kez daha anladım. Lösemi yalnızca hastayı etkileyen bir süreç olmuyor. Ailesini, sevdiklerini ve onunla aynı mücadeleyi paylaşan herkesi içine alan zorlu bir yolculuk. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri de buydu. Özellikle ailenin bitmeyen umudu, sevgisi ve desteği, en karanlık anlarda bile insana güç verebiliyor. Bu kitabı güçlü kılan en önemli özellik, yaşanmış bir hayatın satırlara dökülmüş olması. Her duygu samimi, her cümle içten geliyor. Okurken yalnızca yaşananları öğrenmiyorsunuz; korkuyu, sabrı, inancı, umudu ve yeniden doğmanın ne demek olduğunu da hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce vardı: Hayat gerçekten çok kıymetli. Ertelediğimiz sevgiyi göstermek, sevdiklerimize sımsıkı sarılmak ve elimizde olanların değerini bilmek için yarını beklememek gerekiyor. Lösemiliydim, okurken zaman zaman boğazımı düğümleyen, zaman zaman içime umut bırakan, son sayfasını kapattığımda ise bana yaşamın değerini yeniden hatırlatan bir kitaptı.
LösemiliydimDoğan Ülkü Dadaşoğlu · Luna Yayınları · 20249 okunma
Duzah
9/10
·528 syf.··
2026 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:50
“Bengi Elem hayatı boyunca ailesinin ilerinden uzakta gizli saklı bir konuma çemberi içerisinde büyür. Ama bu koruma çemberi ailesinin ölümüyle birlikte parçalanır. Ve Bengi ailesinin ölümüne sebep olan ‘Aslanlar’ adlı örgütten intikam almak için Perva Narbekov ile bir anlaşma yapar. Narbekovlar, Olovlar, Borisovlar ve Elemler... Dört büyük aile tarafından kurulan "Aslanlar" örgütü, kanla yazılmış kurallarla güç dengesini korumaya çalışıyor.” Benim Hazel’in kaleminden ilk okuduğum kitap Kasırgaya Kanan Saka’ydı ben o kitabı da çok sevmiştim yazım dili ve kurgu açısından Duzah’ı da aynı şekilde beğendim. Bence Duzah serisi gerçekten temeli iyi kurgulanmış mantık hatasına yer vermeyen çok kapsamlı bir kurguya sahip. Bu yüzden okuması zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Eminim yazması daha da zordur. Ama bence Hazel çok güzel bir şekilde üstesinden gelmiş. Yazım dilini zaten çok seviyorum Hazel’in. Ama herkese hitap edecek bir anlatımı olduğunu düşünmüyorum. Daha ağır, daha ağdalı bir dili var. Kurgu da ağır olduğu için bazı okurların zorlanabileceğini düşünüyorum. Daha olay odaklı değil de durum odaklı bir yazım dili var. Olayı değil içlerinde bulundukları durumu betimliyor. Ben bunu seviyorum ama tabi ki herkes sevmeyebilir. Betimlemelerin yanı sıra diyalogları da çok gerçek hissettiriyor. Okuru o konuşmanın içine çekiyor. Bu açıdan da okuması çok keyifli. Açıkçası karakterler çok fazla olduğu için bir kâğıt kalem ile okumak kesinlikle işinize yarayabilir. Bu karakter fazlalığı gereksiz gelmiyor hepsinin hikayeye katkısı olduğunu anlayabiliyorum ama ismleri takip etmek biraz kafa karıştırabiliyor. Ana karakterler çok iyi işlenmiş bence. Hem Bengi hem de Perva ile aramda bağ kurabildim. Bana çok iyi hissettirdiler. Aralarındaki ilişkinin gelişimi de bana doğal ve
Duzah 1Hazel Noya · Ephesus Yayınları · 2025458 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Merhaba Bazı kitaplar sadece okunmaz, insanın ruhuna dokunur, hayata bakışını baştan aşağı değiştirir. Paul Kalanithi’nin 'Son Nefes Havaya Karışmadan' kitabı tam olarak böyle bir eser benim için... ​Başarılı bir beyin cerrahının, bir gün aniden kendi hastanesinde kanser hastası olarak uyanmasıyla başlayan bu süreç, ölümle yüzleşirken aslında 'yaşamı anlamlı kılan şeyin ne olduğunu' sorgulatıyor. Sayfaları çevirirken yazarın samimiyeti, kelimelerin içtenliği kalbime dokundu. Her anımızın, aldığımız her nefesin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. ​Eğer hayatın koşturmacası içinde durup derin bir nefes almak ve gerçekten ne için yaşadığımızı hatırlamak isterseniz, bu kitaba mutlaka kitaplığınızda yer açın. Kesinlikle başucu kitaplarımdan biri oldu. Kitapla ve Sevgiyle Kalın @altinkitaplar @dr._paul_kalanithi #sonnefeshavayakarışmadan #mertveduruileokumazamani #mertvedurununannesininkitaplari
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,654 okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2026 11. kitabı
Serkan Karaismailoğlu, "Biomortem" ile bizi bilimkurgunun en ayakları yere basan, en "olabilir" haline götürüyor. Hikayenin sürükleyici çarkları Falin, Enke, Amakrin, Glia ve Mileva gibi sıra dışı karakterler etrafında dönüyor. Ünlü bir yazar olan Falin, kanser olduğunu öğrendiğinde artık tedavi için çok geçtir. Son bir umutla, Dr. Mileva’nın başında olduğu gizemli "Biomortem" kliniğine başvurur. Peki, bu klinikte ölüme gerçekten bir çare bulunmuş mudur? İşte onun cevabını okura bırakıyor yazar.Kitabın kapağında da göreceğiniz üzere bu bölümün adı "Glia". Tıpkı yazarın efsanevi Pia Mater serisi gibi, bizi yine her detayı incelikle düşünülmüş harika bir serinin beklediğini anlıyoruz. Karaismailoğlu, insan vücudunun o senfoniye benzeyen muazzam işleyişine kapıldığı büyüyü, okuyucusunu da büyüleyerek aktarıyor. Kitap yoğun bir bilgi birikimi barındırıyor mu? Evet, kesinlikle. Fakat yazar bu nörobilimsel gerçekleri kurgunun içine öyle ustalıkla yediriyor ki bir an bile sıkılmıyorsunuz. Eserin en etkileyici yönü ise yazarın kendi tutkusunu okura tamamen geçirebilmesi. Satırları okurken onun heyecanını, hayretini ve o ilginç bilgileri bir an önce paylaşmak isteyen sabırsızlığını adeta hissediyorsunuz. Bir okur olarak kitapta dikkatimi çeken en güçlü imgelerden biri ise "valiz" oldu. Yazar, valizi eserde sarsıcı bir metafor olarak kullanmış. Valizi olmayan ölülerin arafta kaldığı, cennet veya cehenneme gidemeden sıkışıp beklediği o atmosferi okurken zihnimde çok güçlü bir manevi bağ da kuruldu. Bu durum bana dini inancımızdaki "salih amel" kavramını hatırlattı. Bu dünyadan göçerken mal mülk götüremiyoruz; yanımıza alabildiğimiz tek şey, içine iyilikleri ve güzel amelleri doldurduğumuz o manevi valizimiz. Buradan yola çıkarak şu yorumu yapabilirim: Sen bir bütünsün; hayattaki
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,840 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Bugün size konusu umutsuz görünse de içeriği umut dolu bir kitapla geldim: Son Nefes Havaya Karışmadan @altinkitaplar @dr._paul_kalanithi Yazarımız edebiyatı çok seven bir doktor. Yazar mı olayım doktor mu derken beyin cerrahisini seçiyor. Sürekli ameliyat araştırma derken kendini ihmal ediyor maalesef. Şüpheleri isim bulduğundaysa artık çok geç oluyor: 4. Evre Akciğer Kanseri Doktor olarak süreçleri bilse de yaşamanın ne kadar farklı olduğunu gösteriyor bize. Bu arada da sürekli bu kitabı yazıyor. Çocukluğunu, seçimlerini, hastalarıyla ilişkilerini ve şu an hissettiklerini... Bir yandan Umut eksilmiyor. Tedaviyi seçerken bile ileride yapacağı ameliyatları etkilemesini düşünüyorlar. Çocuk kararı da ayrı. Zor ama maalesef çoğu insanın yaşadığı süreçler bunlar. Bir yandan da ölüm hep aramızda tabii. Ama yakın bir gelecekte görünmesi duyguları nasıl etkiliyor görüyoruz. Eski bir kitap ama yeni basınıyla tekrar gündeme geldi, yakınlarında bu hastalık olmayanlara tavsiye ederim. Yoksa empati kurup üzülmemek işten değil...
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,654 okunma