Baba ve kanser...
6/10
·208 syf.··
2026 8. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:28
Babasının kanser nedeniyle vefatını ve onunla geçirdiği günleri ksa sayfalarla anlatıyor. Kısım kısım hatıralara anlatmasının yanında ortalama 50-60 sayfa konu uzatılmış. Kanser hastası yakını olan için dokunaklı bir kitap. Puanım 6/10.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:20
İçimde bir yumruk bırakan kitap.O kadar güzel o kadar güzel ki şu an ilk kez okuyor olmak isterdim.Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi kitabı da böyle içime oturmuştu.Günlerce düşünmüştüm.Nedense bu kitapta bana onu hatırlattı bir anda.Aslında hikayeler birbirinden bambaşka. Oscar adında kanser hastası bir çocuğun Tanrı ile konuşmasını okuyorsunuz. Masumluk,bilgelik,korkular ve yetişkinlik hepsi içinde güzel bir demet sunmuş yazar. Her kitabında ayrı bir dokunuyor insanlığa kısacık ve çok keyifli kitapları var.Şiddetle tavsiye ederim .
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026714 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölümde var sonunda
8/10
·200 syf.··
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 21:32
Yazarımız Paul, 36 yaşında akciğer kanseri teşhisi alan beyin cerrahıdır. Kanser olduğunu öğrendiğinde ise şimdiye kadar çok çalışmış didinip durmuş ve rahata ereceği zamanın hayalini kurarak sabretmiş biridir. Tıp fakültesi, asistanlık, uzmanlık, ameliyatlar derken akıp geçen zamanda çocuk sahibi bile olmayı ertelemiştir. Yani anlayacağınız tam ömrünün baharını yaşayacağını sandığı zamanda ömrünün son kışında bulmuştur kendini. En hızlı metastaz yapan ve bu sebepten en yüksek mortaliteye sahip akciğer kanserine yakalanır. Tedavilerle birlikte gelen her umudun baharında bir nüks ediş karşılar onu. Hayal kırıklığı kelimlere dökülemez. Yazarın, yazmak ve geride bir şeyler bırakmak gibi hayali vardır ve bu kitap da o hayalin ürünüdür. Yıllarca hastaların hayatında çok önemli yere sahip olduğunu anlatır bize ama sıra kendine geldiğinde işlerin pek de öyle yürümediğini görür. İnsanın tek başına çıkması gerekir o kuyudan ama sevdiği biri varsa bu iş değişir. O kuyuya bir el uzanır. Hem Yusuf Atılgan Aylak Adam da dememiş miydi insanın bir tutamağı olmalı diye. O tutamak kesinlikle sevgiydi. Son nefesi havaya karışmadan Paul’un söylediklerine kulak vermek gerekir. Bir cerrah olarak hayatları kurtarmaya, öldürmemeye odaklı bir adanmışlık görürüz onda. Bunca hayatı kurtarmanın karşılığı genç yaşta hayatını kaybetmek midir? Şimdiye kadar ne için çabalamıştı? Şimdi her şey sona erecekti hem de mutlu sonu göremeden. Burada tam da yapılacak olan şey tanrıyı sorgulamaktır ve bu soruda tahmin edersiniz ki “Neden ben?”le başlar. Derin felsefi konulara girmiyor yazar zaten pek önemi de kalmadı artık. Aslında şu anda ölüme paulden belki daha yakınız ya da çok daha uzağız bunu bilemeyiz. Hayatı anlamlı kılan da budur belki bilememek. Bunu da daha önceden Oscar Wilde söylemişti “Sis her şeye
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,649 okunma
2/10
·208 syf.··
2026 16. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 10:50
Gerçekten büyük beklentilerle okuyup hayal kırıklığı oldu bu kitap. Olaylar o kadar derinliksiz anlatılmış ki şaşırdım. Özellikle Raimondo ile Nazlı’ nın ilişkisi o kadar sığ ve duygudan uzak olmuş ki bi anda ee bu ne şimdi oldum.
Botter ApartmanıAyşe Övür · Remzi Kitabevi · 20191,528 okunma
Hayal mi gerçek mi?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 64. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:11
Kitabın kapağını kapadığınızda içinizde bir yumruk oturup kalsın istiyorsanız bu kitabı hemen okuyun. Tarık Tufan’ın bu kitabı da yine bildiğiniz gibi. Artık diyorum ki ben sanırım yazar ne yazsa okurum. 34 yaşında kanser teşhisi konmuş bir adam ailesiyle vedalaşmak için terk etmek zorunda kaldığı eski mahallesine geri döner. Pişmanlıklar, söylenemeyen sözler, geri dönülemeyecek vazgeçişler… hepsiyle yüzleşmek zorunda kalır. Bölümlerin arasına yazar ufak şiirler sıkıştırmış, kitabın sonunu okuduğunuz zaman şiirlerinin daha anlamlı olduğunu göreceksiniz.
Hayal MeyalTarık Tufan · Profil Yayınevi · 20187,3bin okunma
7/10
·468 syf.··
2026 116. kitabı
İlk bakışta oldukça sıra dışı bir fikir üzerine kurulu gibi görünse de, aslında anlatılan şey çok tanıdık sevdiğin birini yavaş yavaş kaybetmek. Lewis'in bir köpek balığına dönüşmeye başlaması fantastik bir unsur gibi dursa da Emily Habeck, bu dönüşümü bir hastalık, bir ayrılık ve kaçınılmaz değişimin metaforu olarak kullanıyor. Kitabın anlatımı sessiz, kırılgan ve yer yer melankolik. Duygularını büyük çıkışlarla değil, küçük anlar ve ince detaylar üzerinden aktarıyor. Ancak bazı bölümlerde hikayenin duygusal etkisi oldukça güçlü olmasına rağmen anlatımın biraz durağanlaştığını hissettim. Bu nedenle kitap bende beklediğim kadar derin bir iz bırakmadı. Yine de anlatılan şey aslında hepimizin hayatında bir şekilde karşılaştığı bir gerçeklik İnsanlar değişiyor. Bazen fiziksel olarak, bazen ruhsal olarak, bazen de hayatın onları sürüklediği yön yüzünden. Ve çoğu zaman onları eski halleriyle tutabilmek elimizden gelmiyor. Kitap tam da bu kabullenişin hüznünü ve çaresizliğini anlatıyor. Yazarın kullandığı metaforları başarılı bulsam da bazı noktalarda karakterlerin ve hikayenin daha derine inmesini isterdim. Buna rağmen sevginin, vedanın ve değişim karşısında duyulan çaresizliğin işlendiği farklı bir roman okumak isteyenler için kesinlikle şans verilebilecek bir kitap.
Köpek Balığı KalbiEmily Habeck · Artemis Yayınları · 202484 okunma