A Moveable Feast

Ernest Hemingway
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·230 syf.··
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 08:20
Kitabı açıkçası pek sevdiğim söylenemez, Hemingway'den daha Güzel bir kitap bekliyordum. Büyük bir beklenti ile başladım kitaba ama umduğumu bulamadım. Kitap biraz anı, biraz günlük, biraz otobiyografi gibi olmuş. Eserde roman yazmak için gazeteciliği ara veren bir yazar var. Hemingway de aslında bir gazetece ve o da zaman zaman roman yazmak için gazeteciliği ara vermiş. Zaten bu kitabı yaparken de bir roman üzerinde çalışıyormuş. Kitap tamamen boş diyemem asla sadece ben büyük bir beklenti ile okudum o yüzden.
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 1975342 okunma
Paris'ten sevgilerle!
10/10
·280 syf.··
2022 109. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2022 11:44
"Paris Bir Şenliktir" Ernest Hemingway'den okuduğum 3 eserdi. Burada okuduğum birkaç incelemenin aksine kitap benim hoşuma gitti. Bunu belki Ernest Hemingway'den veya Amerikan edebiyatından pek okumamamla bir alakası olabilir. Genel olarak Amerikan edebiyatı beni sarmıyor diyebilirim. Bazen okuyorum ama pek ilgimi çekmiyor. O yüzden de aslında edebiyatlarına pek hâkim değilim fakat Ernest Hemingway okuduğum 3 eseriyle de sevdiğim bir yazar oldu. Diğer okuduklarım "Ya Hep Ya Hiç" ve "Güneş de Doğar"dı. "Güneş de Doğar" yazarın ilk kitabı olmasının yanı sıra bu kitabında da ismi geçen bir eser. Özet geçerek bahsetmem gerekirse "Paris Bir Şenliktir" otobiyografik özellik de taşıyan bir eser. Yazar adaşı olan ana karakterinde bizi kendisiyle karşılaştırıyor. Paris anılarını ve F. Scott Fitzgerald ile olan anılarını bu kitapta okuyoruz. "Güneş de Doğar"ı yazması da bu kitapta bahsedilen kısımlardan birisi. Ama genel itibariyle bakılırsa adından da anlaşılacağı üzere kitap Paris üzerinden ilerliyor. Fransız edebiyatına olan düşkünlüğümden dolayı aşina olduğum ve bende bu yüzden ayrı bir yeri olan Paris'i Amerikalı bir yazardan okumak da çok hoş bir deneyimdi diyebilirim. Bir ara dalıp bir Fransız romanı okuduğumu bile sanmıştım. Öyle güzel bir anlatımı vardı. İncelemeyi yazarken aklıma gelen bir ayrıntı şu oldu. "Kitaptaki Ernest" öykü yazmakta bile zorlanırken nasıl roman yazabileceğinden yakınan birisiyken kitabın sonunda "Güneş de Doğar"ı yazıyor. Bunun da yazarın hayatıyla parallelik gösterdiği konusunda bir fikrim yok ama yine de yazmanın, yazamamanın her yazarın içinde bulunan bir korku olduğunu düşündüğümü de eklemek isterim. Bence keyifli bir romandı, okunmasını tavsiye ederim.
1000Kitap
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
7/10
·280 syf.··
2017 90. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2017 13:12
Ernest Hemingway'in kurguyla karışık gençlik anılarından oluşan kitap. Sürekli para kazanabildiği, onun için garanti bir iş olan gazeteciliği bırakıp hayali olan yazarlığa başladığı süreci de içerdiği için okura ister istemez "yazar olma" hakkında belli tüyolar da veriyor kitap. Ama ilk cümlede belirttiğim gibi, insanda nostalji duygularını uyandıran bir anı kitabı öncelikle. Yazarın Paris anılarını yaşadıktan yaklaşık 40 yıl sonra hem eski Paris'e hem de kendi gençliğine duyduğu özlemle kaleme alması kitabın bu özellikte olmasında önemli bir etken. Kitabı okurken bu nostaljik anıların Woody Allen'ın Midnight in Paris filmini çekmesine ilham kaynağı olduğunu düşündüm. Teması nostalji olan bu filmde genç bir yazar Paris'e geliyor ve cep telefonların, televizyonların, bilgisayarların, son model arabaların dünyasından sıkıldığı anda kendini daha önce hayalini kurduğu 1920'lerin Paris'inde buluyor (Filmin 1920'ler kısmındaki sahnelerinde Paris Bir Şenliktir kitabından epeyce faydandığı belli oluyor Allen'ın) burada tanışmayı hayal ettiği yazarlarla ve ressamlarla tanışıyor, onların gittiği kafelere gidiyor, onların katıldığı partilere katılıyor. Sonra burada tanıştığı bir kadın ona hayalini söylüyor: Sıkıcı olan şimdiki zamandan (1920'ler) kurtulup geçmişe gitmek! Adamın hayali gibi kadının hayali de gerçek oluyor ve bir anda kendilerini daha eski bir tarihteki partinin içinde buluyorlar. Tabi orada da aynı durum gerçekleşip daha eskiye gidiyorlar. Matruşka bebeği gibi sürüp duruyor bu durum. Her dönem, kendinden önceki döneme hayran ve onun daha iyi olduğu görüşünde. Siyah-beyaz Yeşilçam filmlerinde bile duyduğumuz "Nerede o eski bayramlar!" lafından fazlası değil aslında yaşadığımız nostalji duygusu. Bence özlediğimiz şey geçmişteki teknoloji, giyim, yemekler,
Siyaset
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
7/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2020 01:37
1920’lerin Paris’inde geçen güzel hikayeler bütününe sahip çok güzel, akıcı ve bazı şaşırtıcı kısımları da içeren gayet iyi bir kitaptı. İçinde yazara ve o dönemki çevresine ait fotoğraflar da mevcuttu ve bu da çok hoş bir etki yarattı.
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
6/10
·280 syf.··
2017 44. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2017 00:00
Ernest Hemingway'in Paris'te bulunduğu sürece Getrude Stain, Scott Fitzergard, Ezra ile anılarının anlatıldığı kitabı Paris seyahatim önce alıp okumayı planlamıştım. Ancak kitabın dili ağır olmamasına rağmen kendimi kitabın içinde hissedemedim. Mutlaka okunması gereken kitaplar listesine alamayacağım.
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2019 114. kitabı
Günaydın dostlar bugün #hepbirliktehemingway okumamızın Kasım ayı kitabı olan Paris Bir Şenliktir'in yorumuyla geldim. Paris en çok görmek istediğim şehir inşallah kısmet olur Kitapta Hemingway 1921-1926 yılları arasında Paris'te yaşadığı döneme ait anılarını öyle güzel tasvirlerle anlatmış ki birebir onunla yaşıyorsunuz. Her kitabı farklı duygular bırakıyor yalın ve vurucu dili kitaplarını gerçek üstü boyuta taşıyor. Kitapta harika fotoğraflar ve orjinal metinler var. En çok sevdiğim kitaplarından biri oldu.Tavsiyemdir okuyun.
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
7/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2019 102. kitabı
Kitapların sadece bir anlatı olmaması, edebiyatı kendi başına bir paralel evren konumuna sürüklemeye yetiyor. Bu güzel bir şey! Yazarın tümcesi afilli olabiliyor, derinlik katan edebiyata, yazarın yaşamının nabzını atmakta olduğunu fark etmekte. Hissedebilmek bir yazarın cümlelerini, onu tanımaktan geçtiği bir hakikat. Mesela Çehov'un doktorluğunu bilmekle 6 No'lu Koğuş'un kafamızda başka alemlere gitmesi arasında elbette apaçık bir ilgi söz konusu olmuyor. Demem o ki eserin müellifinin yazgısındaki hangi hat, anlatının neresine denk geldiğini bilmek ve bunu nasıl ele aldığını bağlamak... İşte bu zincir, kendi başına kitaba hem derinlik hem lezzet hem de merak katıyor. Ve ciddi eserlerin en büyük problemi, belki de açmazı merak hususudur. Bu bapta Paris Bir Şenlik'tir ciddi bir kaynak, canlı bir kaynak. 1920'lerin Paris entelektüel gruplarına ışık tutması bir yana ister o şehir olsun ister başkaları, hepsi için fikir veriyor, pencere açıyor, şehrin hep yazılan, bahis konusu olan ama bence lüzumlu olduğu ölçüde öne çıkarılmayan kalem erbabını anlatılıyor. Haddimi aşıp bir şeyler yazsaydım, fazla oldu bu, karalasaydım, en sevdiğim ikinci sahadan, entelektüel sahadan dem vurmak isterdim.
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
Meraklısına
Puan vermedi·280 syf.··
2026 13. kitabı
İsminin karizmasına bakıp da kitabın pek ilgi çekici olduğunu sanmayın (ki ismi serbest bir çeviridir). Meğerki bir Hemingway hayranı olmayasınız. Anı türünde, karalama tarzında. Bazı edebiyatçılar hakkında dedikodular da var. Paris’i uzun boylu anlattığı da pek yok.
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2020 38. kitabı
orjinal adi a moveable feast olan ernest hemmingway kitabi. yazarimiz bu kitabinda paris yillarini ve camiadan arkadaslariyla ne karizmatik bir yasam surdugunu anlatmaktadir. city of angelsdan alinan gazla eseri okumaya niyetlenenlerin husrana ugrayacagi, hatta bahis konusu filme adeta meze olan bu kitabi okuyupta histerik davranabilmenin nasil mumkun olabilecegini dusunmenin yollarini arayan okuyucunun bir anda eeeh eytere bea diyerek firlatip atabilecegi turde bir hayal kirikliginin asil sorumlusu olarak amerikan sinema sektorunumu gormeliyiz, yoksa kutsal fight club da narrator abimizinde degindigi gibi hemmingway gercekten dovulecek bir adammidir?
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
Paris Bir Şenlik midir?
7/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2023 343. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2023 18:59
Kitabı ilk City of Angels filmini izlediğim zamandan beri okumak istiyordum ve bu isteğim filmi her izlediğimde yenileniyordu. Sonunda okudum, keyifliydi. Hemingway’in tanımlamalarını, betimlemelerini seviyorum. Herhangi bir şeyin tadını anlatımlarıyla alabiliyorsunuz, müthiş bir deneyim doğrusu. Paris Bir Şenliktir de yazarın yazma sürecindeki çalkantılı zamanlarını ve bir romanın doğuşuna şahit oluyorsunuz ki bu kitap Güneş de Doğar dadır. Aynı zamanda Ernest Hemingway kitapta yakın çevresindeki dostlarıyla geçirdiği zamanlara da değiniyor. Üstelik bunlar Ezra Pound F. Scott Fitzgerald gibi yazarlar. Onlar sohbet ederken ben de onlarla birlikte Paris’te olmanın keyfini kahvem bitene dek çıkardım.
Edebiyat
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma

Yazar Hakkında

Ernest HemingwayYazar · 48 kitap
Oak Park, İllinois'de doğdu. Hemingway, beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı. İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze'de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı. Hemingway'in liseden mezun olduğu bu yıllarda Avrupa'da I. Dünya Savaşı başlamıştı. ABD o yıllarda savaş konusunda tarafsız kalsa da daha sonra Nisan 1917 de savaşa girmesinin ardından Hemingway de orduya katılmak için başvurdu. Fakat Hemingway sol gözündeki bozukluktan dolayı orduya alınamadı. Ardından 1917 sonlarına doğru Kızılhaç'ın da gönüllü aldığını duyduğunda ilk başvuranlar arasındaydı. Ocak 1918'de Hemingway'in başvurusu kabul edildi ve ambulans şoförü olarak göreve alındı. Kızılhaç'ta çalışmaya başlar başlamaz gazetedeki işinden ayrıldı. Gazetede kaldığı kısa zaman içerisinde birçok yöntem ve de teknik öğrendi. Daha sonraki yıllarda o günleri "Gazetecilik yıllarında öğrendiğim kurallar en güzelleri idi ve de tüm yazarlık hayatım boyunca onları unutamadım" şeklinde hatırlayacaktı. Avrupa'da ilk olarak vardığı şehir Paris oldu. Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti. 8 Haziran 1918 de birkaç adım ilerisinde patlayan bir Avusturya topu yüzünden ağır şekilde yaralandı. Yardım etmeye çalıştığı İtalyanlardan bir tanesi ölürken diğeri bacaklarını kaybetti. Aynı olay esnasında başka yaralı bir İtalyan askerini cepheye taşımaya çalışırken bacaklarından yaralandı. Yaşananların ardından İtalyan gazetelerinde kahraman olarak ilan edilip, İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Hemingway bu olayı bir mektubunda arkadaşına şu şekilde anlatıyordu: "Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu." Hemingway bu olayların ardından Milan’da bir hastanede tedavisini tamamlarken hemşire Agnes von Kurawsky ile tanıştı. Bu da onun ölümsüz eserlerinden olan "Silahlara Veda" (A Farewell to Arms) adlı eserini yazmasını sağladı. Tekrar ABD'ye dönen yazar ailesinin iş bulması için yaptığı baskılara rağmen sakatlığından dolayı ordunun verdiği parayla bir yıl kadar işsiz olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. Aynı yıl içerisinde Chicago'ya göçtü. Toronto'da bulunan Daily Star adlı gazetede yazmaya başladı. Gazetede iş bulduktan sonra ilk iş olarak Paris'e taşındı. Paris yıllarında birçok yazarla tanıştı. Kendisine yavaş yavaş da olsa bir isim yapmaya çalıştı ama 1923 yılında eşinin hamile olduğunu fark edince çocuklarının Kuzey Amerika'da doğması için Amerika'ya döndüler. 1924 yılında ilk çocukları doğdu. Hemingway ailesi 1924'te tekrar Paris'e döndü. 1925-1929 yılına kadar olan dönemde Hemingway kendi yazarlık yıllarının en güzel örneklerini verdi. Bu yıllarda hiç tanınmayan bir yazarken birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasında girdi. İlk basılan romanı olan "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Güneş de Doğar" adlı eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlatan Hemingway 1929 yılında basılan "Silahlara Veda" adlı eseri ile çok büyük yol kaydetti. "Silahlara Veda"da yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Hemingway böylelikle savaşında anlamsızlığına değinmeyi amaçlıyordu. 1931'de Avrupa anılarından olan İspanya yıllarına dair "Öğleden Sonra Ölüm" adlı kitabını yazdı. Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise Afrika'nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında topladı. 1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde artık zirveye ulaştı. 1942'de Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne girdi. 1944'te Fransa çıkartmasına katıldı ve de Paris'in kurtuluşuna şahit oldu. 1950'de çok da başarılı olmayan "Irmaktan Öteye ve Ağaçların İçine" adlı eserlerini yazdı. 1952'de gerçek başyapıtı olan "Yaşlı Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiği ve de aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair olan fikirlerini belirtti. 1953'te aynı eseri ile Pulitzer Ödülünü aldı. 1954'te ise Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Hemingway tutkulu bir yaşamın ardından 1961 yılında Ketchum/Idaho'da kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son verdi. Fidel Castro ile kurduğu dostluk ve Castro'nun kişiliği onu çok etkilemiştir. Fidel Castro Hemingway'in ölümünün ardından, başkent Havana'da adına bir anıt yaptırmıştır.