Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·223 syf.··
Beğendi
·
2019 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2019 10:51
#Akdeniz #okudumbitti 2019\41 Okudugum ilk #panaitistrati kitabı idi bazılarının dediği gibi bu roman "aylaklığın kitabı". ️ Ben güzel hayatımı oldugu gibi seviyorum mutluyum çünkü mısırdayım özgürüm, olabildiğince her gün yemek yiyorum. Hatta aklıma eserse özgürlüğüm bana ekmekten daha tatlı gelirse, bazende yemeyi veriyorum. (benim keyfine göre yaysamamı engelleyecek sosyalist bir toplumdan nefret ederim ) hem Musa gibi arkadaslara sahip olmakta mutluluk değil midir? . Baska ne gerek? biraz sağlık. biraz mevki mi? Onu yasamlarının amacı yapanlara bırakıyorum. ooo relax ️Insanların bir gün bugünkünden daha iyi olacağını sanmakla delilik ediyoruz .. Hayır .. Hiç bir zaman daha iyi olamayacaktır. Çünkü ruhu yok Yalnızca midesi ve cinselliği var . Biraz zekası varsa da ,ruh değil bu " Konusu Adrein romanya da yasarken hayatının monotonluğundan bıkar ve daha güzel bir hayat gayesiyle beş parasız Mısır'a gitmeye karar verir.Yolda yoldaş edinir, Musa.. kitabın içinde "hayat kadınlığı için evden kaçan bir kız", " hayat kadınlığı yapan kızının en azından iyi para verecek erkeklerle beraber olmasını arzulayan bir baba" var Musa ve diyor ki ~Anlıyor musun, ailemin namusunu berbat eden bu kızı, ellerimle boğmasına boğarım ama... Madem ki canı orospuluk etmek istiyor bari budalaca etmesin anlıyorsun ya .....~ Adriyen'in bu hayatta en önem verdiği şey, anladığım kadarıyla arkadaşlık dostluk. Mihail.. Mihail' le benim aramızdaki dostluğu besleyen dinamo, konuşma değildi, hatta bizim maddi varlığımız da değildi, yalnızca birbirmizin bilincinde varoluşumuzdaydı,.... Her zaman itiraf etmiştim: Yalnız kalınca ben bir işe yaramam. Birini, bir şeyi mutlaka sevmeliyim ben, yoksa kendimi bir mısır tarlasında hasattan sonra unutulmuş delik bir çanak gibi bomboş ve bir hiç
AkdenizPanait Istrati · Akvaryum Yayınları · 20121,912 okunma
Aklımda kalan tek şey çöl ve develer hani nerede İtalya aw
7/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2025 20:29
Kitap hakkında kafam karışık. Kitapta genç bir lavuğun anasının evinden ayrılıp bir maceraya atılması anlatılıyor. Genelde arapların oralara gidiyor bir amcayla beraber. Amca kızını arıyor ama kızı kötü yola düşmüş ve kim para verirse ona veriyor kısaca. Yani buradaki kötü gösterilmeye çalışılan kişi o. Neyse sonra zengin bir adamın yanında boyacılık yapıyorlar adam kız kardeşini ve annesini öteki kız gibi şeyler yaptırmak için rastgele adamların evlerine yolluyor. Bir de kasım kasım kasılıp hava atıyor küpek. Sonra lavuğun kankası ölüyor ve kitabın sonunda lavuğun kankasına karşı olan duygularını üzüntüsünü falan görüyoruz. Bir ara gay sanmadım değil. Kankası da aptal zaten baba parası yemeyip sürünüyor sonra hastalıktan ölüyor ben olsam gurur yapmam yaa
Duygu ve Düşünce
AkdenizPanait Istrati · Akvaryum Yayınları · 20121,912 okunma
Tatlı Altmetinli Gezi Kitabı
6/10
·223 syf.··
2025 4. kitabı
Bu kitabı bana okulda bir şeylerden dolayı hediye ettiler diye hatırlıyorum. Bunu bir de Çehov’un Kuşçu isimli hikaye kitabını. Bu iki kitapla beraber iyi kitap kötü kitap nedir anlamıştım çocukken. Bu kitabı bir türlü sevemiyordum, anlamsız buluyordum. Arada komik şakalar ve basit düşünceler hariç çok ilgimi çekmiyordu. O zamanlar neye burun kıvırdığımı da anlamazdım. Kitabın çok anlamlı ve iyi olduğunu. Bu yüzden anlayamadığımı falan düşünüyordum. Büyüyünce okursam muhtemelen çok beğeneceğimi sanardım hep. Pek de öyle olmadı. Yine okudum ve yine çok anlamadım. Yani temel olarak bir işçi sınıfı mesajı var, bir de karakterin eşcinsel olması dışında ki bu iki durumu da çok alttan alttan vermesi takdir edilesi aslında pek de bir şey yok yani. Akdeniz’i gezen bir adamın hikayesi. Hem Akdeniz manzaraları, hem de farklı kültürlerden karakterler falan görebiliyoruz. Değindiği konulara genelde kısa kısa değinmiş. Gerçek bir gezgin gibi ama böyle olunca da kitap edebi kimliğini kaybediyor ve daha çok bir günlük gibi oluyor. Hatta kitaptaki adamın adı Adriyen falan olmasa doğrudan günlük zannederdim hatta tekrar bir bakmak istiyorum. Evet günlük olduğuna dair bir bilgi bulamadım. Genel olarak zaten yazarla ilgili çok bir şey bulmak zor popüler değil sanırım. Dediğim gibi genelde ekonomik sol mesajlar geçilmiş ancak tam yedirilebildiğini düşünmüyorum. Akdenizimn her kıyısında 3-5 kuruş paraya çalışan işçiler bu mesajı vermek için yeterli değil elbette. Düşünme kısmını bize bırakmış gibi yani mesaj o kadar da iyi işlenememiş. Belki de en doğal hali olarak bahsetmiş orası ayrı. Eşcinsellik mevzusu çok iyi ama yani baya tatlı işlenmiş bence onu takdir ediyorum. Onun dışında genel olarak ana fikrin olmadığı, okuyucuya bırakldığı yahut çok kaplı olduğu kitaplar maalesef bana çok
AkdenizPanait Istrati · Akvaryum Yayınları · 20121,912 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2021 229. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2021 19:31
Kitap, su gibi akıyor. Sıkmadan ve sohbet eder gibi. Akdeniz çevresini, İstanbul'u, Mısır, Suriye, Lübnan, Romanya... O tarihlerdeki olayları ve isimsiz kahramanları okuyorsunuz. Babasına bar sahibi olduğu yalanını söyleyen fahişe Sara, yazarın kadim dostu Mihail, Müslüman, Hristiyan ve Yahudiler. Dinlere ve milletlere getirilen vurucu yorumlar. Sevdim ve yazarın diğer eserleri de okumayı düşünüyorum.
AkdenizPanait Istrati · Anonim Yayıncılık · 20171,912 okunma
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
Tüm benliğini insan sevgisi kaplamış olan, arkadaş canlısı , paradan ve paranın insan üzerindeki etkisinden nefret eden , sürekli gezmek , öğrenmek isteyen karnını doyuracak kadar parası olmadığı zamanlarda bile gökyüzünün maviliğine, Akdeniz'in ihtişamına bakarak içini umutla dolduran , yaşamaktan umut etmekten ve minnettar olmaktan vazgeçmeyen Adrien ... Adrien'in tanıdığı , hayran olduğu dostu Mihail ; insanların onun hakkında düşüncelerini umursamayan , aristokrat ailesinden ayrılıp kendi yolunda yürümek isteyen, vakit buldukça kendini geliştiren, erdemli ,kalbinde kötülük bulunmayan bir insan... Her şey Adrien'in çocukluğundan beri gitmeyi hayal ettiği Mısır'a yolculuğuyla başlar . Adrien ; İstanbul , Kahire , Beyrut ve Şam da yeni insanlarla tanışır, onların hayatına konuk olur ,yeni dostlar edinir . Bunlar olurken bizler onun aslında insanlardan kaçtığı halde insanlara ihtiyaç duyan ve yalnızlığa tahammülü olmayan biri olduğu ,kendisinden kaçıp ve kendisiyle muhabbeti pek de iyi olmayan bir insan olduğunu anlarız. Adrien insanları ve hayatı çok sevmesine , Mihail gibi bir dostu olduğu için mutlu olmasına rağmen : Mihail eski Mihail değildir ve insanlar sürekli rekabetin ve paranın peşinde koşarken hayatı kaçırırlar. Adrien, kendisini anlayan birini bulamaz . Etrafında Musa , Mihail veya bir başka dost bildiği insan olsa bile kendini hep yalnız hisseder. Yazar, gerçek hayatta da yalnızlığına dayanamayıp intihar girişiminde bulunmuştur . Adrien ile Mihail arasındaki dostluk, Mihail çok değişse bile yine eskisi gibi çok kuvvetli kalır ve okurken bu dostluğa imreniriz . Kitap bizde gezme isteği uyandırır . Baş karakter Adrien, kendime pekçok yönden benzettiğim, çok yakın bulduğum , ortak dertlerimiz olan bir karakter . Bende gezme isteği uyandıran
AkdenizPanait Istrati · Anonim Yayıncılık · 20171,912 okunma
Hoşgörünün ve Ahlakın Önemi
8/10
·227 syf.··
2021 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2021 15:05
Kitabın ilk baskısı 1934, bendeki baskısı da sahaftan aldim : 1965.Eski kitaplari seviyorum.100 temel eserden biri ayrica Akdeniz. Osmanlı Devleti yılları, 1900 ün başları, İskenderiye, Kahire, Beyrut, Şam illerinde yaşanan yani Akdeniz kıyılarında yaşanan bir Romanyalı gencin başından geçerleri anlatıyor kitap.Gencin adı Adriyen. İçki, uyuşturucu, fuhuş, kumar, ahlaksızlık gibi temel bazı kötülüklerin olumsuz neticelerini gözler önüne serer kitap.Basit bir anlatımı vardır.Olayları Adriyen in gözünden anlatır. Hoşgörünün kıymeti vurgusu kitabın aslında amacıdır. Adriyen in en büyük amacı yazarında doğduğu yer olan İbrail den kurtulmak ve Akdeniz kıyısında bir ülkeye gidip orada yaşayıp hayatını orada idame ettirmektir.Ama bu fakir gencin çıkmış olduğu Akdeniz yolculuğunda hiçbir zaman işleri yolunda gitmemiştir.Adriyen saflığın örnegi gibidir.Tüm kötülükler onu bu iyilik yolundan döndürmez. Gemi yolculuğunda Musa adından bir Yahudi ile arkadaş olmuştur.Musa, güzel kızı Sara yı kurtarmak için bu yolculuğa çıkmıştır.Kızı kötü insanların elinde masum bir genç kızdır.Güvendiği insanlar tarafından kötü yola düşmüş bir kadındır.Saflığın ve aşk sarhoşluğunun kitapta karşılığıdır. Kitap, mesajlarını kurşun atar gibi çok net bir şekilde bizlere göndermiştir.Kazanan en neticesinde saflık, temizlik, iyilik olmuştur. Panait Istrati nin amacı da budur.Musa isimli Yahudi babaya çok üzüleceksiniz.Memleket özlemi de kitapta vurgulanan başka bir konudur. Panait Istrati ile ilgili de birkaç kelime söyleyerek kitabı incelemeye son vermek istiyorum : Balkanların Maksim Gorki si diye anılır.Fransızca bilir.Eğitimini bu ülkede almıştır.Kitaplarını Fransızca yazar.Elif Şafak geldi aklıma.O da bildigim kadarıyla Ingilizce yazıyor.Politikayı değil, insanı değerleri önemli görür yazar.Bu kitapta ki baş
Edebiyat
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 199. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 00:13
AKDENİZ-PANAİT ISTRATİ,232 sayfa Yoksul ama cesur,insanların ikiyüzlülüğüne rağmen saflığını her zaman korumuş olan Adrien Zograffi’nin Doğu Akdeniz ülkelerini kapsayan seyahatini anlatan kitapta zengin olma hayali ile Mısır’daki arkadaşı Mihail’in yanına giden Adrien’in bu seyahat sırasında tanıştığı kişileri ve başından geçen olayları okuyoruz. Romanya’dan ayrılıp Akdeniz’de refah içinde yaşamak için İskenderiye’ye doğru çıktığı yolculuk sırasında Musa ile tanışır.Musa da kendisi gibi badanacılık yapan yaşlı bir adamdır.Musa’nın hayat hikayesini öğrendiğinde Adrien’in tüm planları değişir ve Musa’ya yardım etmek üzere birlikte,Kahire’den Beyrut’a kadar pek çok yer görerek türlü maceralara atılırlar. Adrien’in Akdeniz seyahatini okurken o yıllarda Osmanlı’nın toprakları olan Doğu Akdeniz ülkeleri nasıldı,nasıl yönetiliyordu şu sözler bize çok iyi anlatıyor; “Bu kahvede hemen hemen hepimiz arkadaşız.Yahudiler de var,Hıristiyanlar da.Fakirler de var,zenginler de.Hiç fark etmez.Aynı fes başımızı koruyor ve karnımızı doyuruyor.” Yazarın dostluk,din,hayat,sosyal yaşam hakkında verdiği mesajlarının içinde bunu çok beğendim; “Hiçbir ırka kin beslemiyorsun ha…Bunu çok ender duyuyorum çünkü insanlar budala.”Pis Yahudi! Pis Yunanlı! Pis Türk!” diye bağırmayı marifet sanıyorlar.Bir insan bir milleti yok etmeden dünyada mutluluk olmayacağını ilan edecekse okul sıralarında ömür tüketmesine hiç gerek yok.” Balkanların Gorkisi diye tanımlanan Panait Istrati ile “Baraganın Dikenleri” ile tanışmış ve hayranı olmuştum.Kitabı okurken Yaşar Kemal İnce Memed okuyormuşum gibi hissetmiş müthiş bir haz almıştım ama çoğu kitabını okumama rağmen bu kitabı bana biraz yavan geldi .Buna rağmen yine de bir Istrati hayranı olarak diğer kitaplarını okumaya devam edeceğim.
AkdenizPanait Istrati · Kapra Yayıncılık · 20211,912 okunma
7/10
·223 syf.··
2018 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2018 00:00
Merhaba kitap dostları Seyahat etmeyi sevip sürekli erteliyorsanız, dünyayı keşfetmeyi tahayyül ediyorsanız bu eser aradığınız kitaplardan birisi olabilir. Edebiyat dünyasında bir yazar düşünün ki; dostluğu kutsal sayan, hiçbir yere kök salamayan ve kalbi tüm dünya için atan bir serüvenci olun. Yazar bu duygularını Akdeniz kitabında Adriyen Zografi karakteriyle bizlerle buluşturuyor. Kitapta Adriyen’in Osmanlı Devleti sınırları içerisinde bulunan ülkelerdeki yaşadığı olaylar ve bu topraklardaki sosyal ekonomik durumlar anlatılır. Ülkesi Romanya’dan ayrılıp Akdeniz ülkelerine doğru serüvene atılan Adriyen ile tanışmanız dileğiyle keyifli okumalar..
1000Kitap
AkdenizPanait Istrati · Ema Kitap · 20161,912 okunma
10/10
·174 syf.·
2025 13. kitabı
Bu kitapta neler var? Dostluk var, sevgi var, aldatma var, ihanet var, güneş var masmavi denizler var, o çalışmak zorunda olmanın verdiği pis baskı var. İnsanın ruhuna yabancı olmayan tüm duygular ve o ruhu en çok etkileyen doğa var. Baş kahramanımız Andrey Romanya’da doğup büyümüş ama hani o hepimizin içinde bir yerlerde olan ‘her şeyi bırakıp gitme isteği’ var onda da, köksüzlük hissi, aidiyetsizlik, e tabii bir de sıcak iklimlere duyduğu derin özlem. Evet soğuktan bezmiş artık yazarımız, dünyadaki en zor şey başını sokacak bir damının olmayışı ve açlıktır diyor. Ama siz akdenizlilerin bilmediği insanın içine işleyen bir şeytan ‘’soğuk’’ var diyor. Aç kalacaksam da güneş kemiklerimi ısıtırken denizin kokusuyla huzur bulurken aç kalayım diyor. Belki de karnım tok olsa, bir evim evim de beni bekleyen karım ve çocuklarım olsa güneşi bu kadar önemsemezdim o gün havanın nasıl olduğu umrumda olmazdı ama insanın elinde hiçbir şey yoksa açsa o gün güneşi görünce bugün üşümeyeceğim en azından diyor. Sıcaklıkta teselli buluyor. Böylece Akdeniz’e yolculuğumuz başlıyor. Bir geminin üzerinde onunla beraber yolculuk ediyorsunuz siz de, karakterler o kadar bizden kii onlarla gülüp onlarla ağlıyorsunuz. Andrey’in gezdiği yerlerde tanıştıkları farklı dinlerden farklı milletlerden insanların hikayesini okuyorsunuz.Mihail ile olan o büyük dostluğunu okuyorsunuz, peki bu dostluğun arasına herhangi bir şey girebilir mi? Mesela para ? Verem olan sürünerek ölmek istemeyen Mihal’in erdemlerinden vazgeçişini , bir dostluğun nelerin üstesinden gelebileceğini okuyorsunuz. Kah Andrey’in yerine geçip ‘’Mihail nasıl böyle oldu?’’ diye hayıflanıyorsunuz Kah Mihal’in yerine geçip ‘’başka çarem mi vardı?’’ diyorsunuz. Musa var bir de, kızını aramaya yollara düşmüş, bir babanın dayatılan namus
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
8/10
·174 syf.··
2020 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2020 20:36
Panait Istrati 51 yıllık yaşamında özgürlüğünün peşinden koşan, hatta belki daha doğru bir ifadeyle “kafasının dikine giden” bir işçi sınıfı yazarı. Yoksul bir aileden gelen, babasını hiç tanımayan, çamaşırcılıkla evi geçindiren annesinin kazandığı ile bir yandan okumaya çalışırken diğer taraftan kendini bekleyen kaderinden; bir eş, bir dolu çocuk, kıt kanaat geçinen bir aileden son sürat kaçan bir yazar. Serseri bir hayat süren ve kalıplara girmeyi reddeden yazar bir dönem Bolşevizm’e ilgi duymasına ve çeşitli eserlerinde bu sevgisini ve Bolşevik propagandayı okurları ile paylaşmasına rağmen, artan zulüm ve nüfuz kullanımı sonucu eski arkadaşları ile bağlarını da aynı cesaretle atmış ve “Troçkist”, hatta “Faşist” olarak suçlanmasına rağmen geri adım atmamış. “Balkanların Maxim Gorki’si” olarak adlandırılan; “serseri dahi” olarak da bilinen Panait Istrati tüm eserlerinde kendi yaşamından kesitler sunmuş. “Akdeniz” de yazarın kahramanlarının ağzından 1906-1909 yılları arası Akdeniz’indeki yaşamı aktarıyor bize. Romanın baş kahramanı Adrian Zografi Panait Istrati’nin kendisi, hatta bir nevi alter ego’su. Romanda Adrian ve arkadaşı Mihail ile Mısır’da, Beyrut’ta, Şam’da, Aynaroz’da ve nihayetinde vatanları Romanya’da geziyoruz. Gördüğümüz, 1900lerin başında, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmadan önceki son günlerinde, bu diyarlardaki günlük yaşamın yanında açlık ve sefalet içindeki küçük insanların hayata tutunma savaşı aynı zamanda. Yazarın kitabın sonunda tariflediği şekli ile “Musa gibi insan artıkları, Sara gibi kokotlar, Klein gibi sevda tellalları, Moldovan gibi dolandırıcılar ve Akdeniz’de kaynaşan bütün o serseri takımı”nın romanı. Dönemin atmosferini ve iki büyük dünya savaşına ramak kalmışken aşağı sınıfların hayat mücadelesini birebir tanıkların dilinden
Edebiyat
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma

Yazar Hakkında

Panait IstratiYazar · 23 kitap
Romanya'nın bir liman kenti olan İbrail'de doğan yazar, gençliğini, aralarında İstanbul'un da olduğu pek çok Osmanlı kentinde geçirdi. Babası Yunandır. Mısır'ı, Lübnan'ı, Suriye'yi gezdi. Bu dönemde, bulduğu bir sözlük sayesinde Fransızca öğrendi. 1921 yılında, Fransa'nın Nice kentine giderken, yalnızlığı dolayısıyla intihar girişiminde bulundu. O sırada üzerinde Romain Rolland'a yazılmış fakat henüz göndermemiş olduğu bir mektup bulunuyordu. İlk romanı Kira Kiralina (Yaşar Nabi Nayır tarafından Türkçeye çevrilmiştir) 1923 yılında Romain Rolland'ın yazdığı önsözüyle birlikte basılmıştır. Panait Istrati tüm eserlerini anadili olan Rumence değil, Fransızca olarak yazmıştır. Türkçeye de çevrilmiş önemli eserleri arasında, Arkadaş (Mihail), Akdeniz, Sokak Kızı (Nerantsula), Angel Dayı, Kodin, Baragan'ın Devedikenleri, Uşak (Méditerranée) ve Sünger Avcıları gelir. Gençlik yıllarında devrimci hareketlerin etkisine kapılmış olan Istrati, 1929'da Komünist Partinin daveti üzerine Sovyetler Birliği'ni gezdikten sonra umutsuzluğa kapılmış ve politik mücadelenin dünyada bir şeyleri değiştirmek için yetersiz olduğu fikrini edinmiştir. Pek çok romanında da politikadan, politik mücadeleden çok insanı insan yapan değerler üzerinde durması bu yüzdendir. Panait Istrati romanlarının çoğunda yaptığı yolculukları anlatır. Fakat gezdiği ülkeler değil, tanıdığı insanlar ön plandadır. Istrati'nin eserlerinde gerçek bir insan sevgisi hissedilir. Bu karşılıksız ve koşulsuz sevginin hikâyesindeki kahramanların başına getirdiği belalar kadar, onlara yaptığı katkı da nesnel bir biçimde anlatılır. Panait Istrati'nin şaheseri olarak Arkadaş (Mihail) adlı kitabı gösterilebilir. Bu kitapta, Panait Istrati'nin pek çok başka romanındaki başkahramanı da olan Adrian Zografi ile Mihail'in arkadaşlığı anlatılır. Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır. Istrati birçok başka eserinde de arkadaşlık temasını kullanmıştır. Hatta bu eserlerin çoğunda büyük, efsanevi aşklar bile arkadaşlıklar uğruna feda edilmişlerdir.