Sürükleyici insanda merak uyandıran çok güzel bir öykü.. edgar allen poe nun okuduğum ilk öyküsü çok eski bir basımdan okumama rağmen çok hoşuma gitti.
Altın BöcekEdgar Allan Poe · Varlık Yayınları · 19691,172 okunma
“O, evrendeki en güzel şey olmalı!”
Diyor kitabında Edgar Allan PoeAltın Böcek te bulunan Altın böcekten yola çıkılarak yapılan bir define araştırması konu edinilmektedir. Oldukça sürükleyici ve heyecanlı bir anlatıma sahip bir eser. Kısa sürede okunabilir
Naçizane herkese tavsiyemdir. Keyifli okumalar dilerim.
Nazire Ersöz’e değerli çevirisi için teşekkürler.
Arka Kapaktan Alıntı:
EDGAR ALLAN POE, 1809’da Boston’da doğdu. Henüz bebekken yetim kaldığından onu yanlarına alan John ve Frances Allan çifti tarafından yetiştirildi. John Allan’la para konusunda sürekli anlaşmazlıklar yaşayan Poe, 1827’de orduya yazıldı. Aynı yıl ilk kitabı Tamerlane and Other Poems’i (Tamerlane ve Diğer Şiirler) isimsiz olarak yayımlandı. 1831’de ordudan atıldı. Bunu izleyen yıllarda düzyazıya yoğunlaştı ve yaşamını yalnızca yazarak kazanmaya çalıştı. Southern Literary Messenger, Burton’s Gentleman’s Magazine, Graham’s Magazine gibi dergilerde yardımcı editör olarak çalıştı, Broadway Journal’ın önce editörü, daha sonra sahibi oldu. Nantucket’lı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü 1838’de ve Tales of the Grotesque and Arabesque (Grotesk ve Arabesk Öyküler) adlı iki ciltlik derleme ise ertesi yıl yayımlandı. Fakat Poe’nun adını asıl yaygınlaştıran, 1845’te yayımlanan “Kuzgun” şiiri oldu. 1835’te, o sırada on üç yaşında olan kuzeni Virginia Clemm’le gizlice evlendi. Virginia’nın 1847’de veremden ölmesinin ardından Poe kendini daha da fazla içkiye verdi. 1849’da, bilinmeyen bir sebepten öldü.
Kısa ve sürükleyici,20 dakikada okuyup keyif alınabilecek türden bir klasikti. Kitabın isminden ve yazarın Poe olmasından dolayı define hikayesi okuyacağımı tahmin etmiştim fakat bu tahminim kitabın beni şaşırtmadığı anlamına gelmiyor. İlk yarıda bulmaca öncesini ve bulmacanın çözülmesini sağlayan olayları okuyoruz,ikinci yarıda ise bulmacanın zeki bir biçimde çözümlenmesini. Geçen günlerde okuduğum diğer bir Poe eseri olan Morgue Sokağı Cinayetleri’ne de bir göz kırpmış oluyor “çözümlenme” şekliyle de. Hikayenin sembollerle dolu olması ve okuyucuya da çözecek gizemler bırakması çok güzeldi. Tek tek farkettiğim sembollerden bahsetmek yazıyı çok uzatacağından ve bence okuyacakların tadını kaçırabilecek oluşundan dolayı çözümlemeyi okumak isteyenlere bırakıyorum.
“Özdeksel şeylere tutkun, açgözlü bir dünyanın ortasında Poe kurtuluşu düşlerde buldu.”
– Charles Baudelaire
Poe Hakkında Kısaca:
Yazar, şair, editör ve eleştirmen kimlikleriyle tanıdığımız Edgar Allan Poe, 1809’da Boston’da doğdu. Küçük yaşta yetim kalan yazar, Allan çifti tarafından evlatlık alındı. 18 yaşında askere yazılan ve 4 yıllık deneyiminin ardından ordudan atılan Poe, 1831’den öldüğü yıl olan 1849’a dek yazmayı sürdürdü. Zaman zaman şiirler yazsa da, daha çok düzyazıya ağırlık verdi ve bu süre içinde farklı türlerde onlarca öykü kaleme aldı.
“Kara romantizm” diye anılan türün öncülerinden olan, korku, gerilim, gotik, polisiye ve bilimkurgu dallarındaki öyküleriyle de adından söz ettiren Poe, günümüzde öykü sanatının en büyük isimlerinden biri olarak anılıyor ve kısa yazarlık kariyerinden kalan güzide eserleri edebiyatseverler tarafından gelecek kuşaklara aktarılıyor.
1935’te Virginia Elizia Clemm isimli kuzeniyle evlenen şairin hayatı, eşinin veremden ölmesinin ardından daha da çalkantılı bir hal aldı. Alkol sorunuyla boğuşan ve buhranlı zamanlar geçiren Poe’nun birçok öyküsü işte bu karmaşık zihinden damıtılarak oluşturuldu. Delilik ile dahilik arasındaki o ince çizgi üzerinde yaşamanı sürdüren Poe’nun yaşamı da eserlerinde ustaca yaptığı “gizem” unsuruyla son buldu. Nedeni hâlâ bilimeyen sıra dışı ölümüyle birlikte hayata veda eden Poe, kısa yazarlık kariyerine rağmen edebiyat tarihinde köklü bir yer edindi.
Altın Böcek Hikâyesi Üzerine:
Morgue Sokağı Cinayeti, Usher Evi'nin Çöküşü, Gammaz Yürek, Kızıl Ölümün Maskesi, Şişede Bulunan Not, Hans Pfaall Diye Birinin Benzeri Görülmemiş Serüveni gibi üst düzey öyküleriyle giderek adını daha fazla duyuran Poe’nun asıl ün kazanmasını ise “Kuzgun” isimli şiiri sağladı. Kendinden sonra korku, gerilim, gotik, polisiye gibi türler üzerine yazan H. P. Lovecraft, Arthur Conan Doyle,
Edgar Allan Poe - Altın Böcek
Öncelikle lacivert kısa klasikler serisinden okuduğum sanırım ikinci kitap. Edgar allan Poe yine önceki kitaplarında da olduğu gibi bu kitabında da kalemini konuşturmuş. Kitap için elinizden bırakmadan yarım saat içerisinde bitirebileceğiniz bir kısa klasik diyebilirim. İçerisindeki betimlemeleri, anlatımı üslubu, içeriği ve akıcı bir şekilde ilerlemesi sizi kitaba bağlıyor.
İlk zamanlarında böyle neyden bahsediyor dercesine okudum ama daha sonra olayların tam anlatım aşamasına geçipte bilmecenin açıklandığı zaman resmen büyülendim. Çok zekice, dahiyane ve insanın aklına gelmeyecek bir şekilde biçimlenmiş, kurgulanmış bir hikaye. Adından da anlayacağınız gibi bir defineyi aramaya çıkan adamın hikayesi diyebilirim.
Daha fazla ilgiyi hak eden bu kitap bence bir an önce herkesin eline ulaşmalı. Sürükleyici, akıcı ve çabuk elinizde bitebilecek bir kitap , kesinlikle herkese öneriyorum . Bir an önce okumalısınız diye düşünüyorum. keyifli okumalar.
İlk bir "cinayet" öyküsü sanmıştım ancak yanılmışım. Bir "definecilik" öyküsü imiş kendisi.
Kitap, böcek koleksiyonu yapan bir adamın sapsarı (uşağının dediğine göre altın) bir böcek bulmasıyla başlar. Daha sonra böcek sayesinde bazı gelişmeler yaşanır.
Güzel, kısa soluklu bir öyküydü.Valla ben çok beğendim.
Selamlar dostlar lacivert klasiklerden okuduğum ilk kitaptan bahsedeceğim bugün. Kitapta böcek koleksiyonu yapan bir gezginin bulduğu bir bok böceğinin altın olduğunu düşünmesi işleniyor. Kitapta gizem hakim işaretler ve şifreler kitabın sonuna doğru çözülüyor. Kısacık (46 sayfalık) bir hikaye olduğu için daha fazla bahsedip spoiler vermek istemiyorum. Bir kahve demlediğinizde kahveniz bitene kadar bitecek bittiğinde de keyif verecek bir kitap.
Altın BöcekEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 20211,172 okunma
Orhan Pamuk'tan "Kara Kitap"ı okuyanlarınız varsa orada Galip'in, kaybolan karısı Rüya ve yine bir anda kayıplara karışan Rüya'nın kardeşi Celal'i bulmak için Celal'in evine gizlice girip onun daha önceden yazmış olduğu köşe yazıları ile onların yerlerini tesbit etmek niyetiyle şifreleri, ipuçlarını çözmeye çalıştığını hatırlarsınız. İşte Kara Kitap'tan tam o bölümü okuduğum sırada geldi "Altın Böcek" kitabının da içinde bulunduğu kitap siparişim. Gelen kitaplara şöyle bi gözattıktan sonra "Kara Kitap"ı okumaya devam ediyordum ki Orhan Pamuk bi ara Galip'in bu ipucu arayışını "Altın Böcek"teki kurguya benzetmiş. Dedim ki 'bu ne güzel bir rastlantı'
.
.
Hemen "Altın Böcek" kitabını aldım elime ve bir solukta okuyuverdim. Ama o nasıl güzel bir kurgu, nasıl etkileyici bir zeka ürünü. Nefis. Zaten kitap 48 sayfa ve sizde uyandırdığı o merak duygunuzla birlikte sanki 10 sayfalık bir öykü okuyormuşsunuz gibi hemen okunup bitiveriyor. Bir hazine avı aslında kitabımızın konusu ama semboller, çıkarımlar, bağlantılar öyle ince ince yedirilmiş ki öyküye, sadece hazinenin peşinden gitmiyorsunuz Poe'nun zekasına da hayran kalıyorsunuz. Kitap bittiğinde ise damakta tat bırakan bir lezzet duyumsatıyor okura. Her yaşın ve her okurun severek okuyabileceği güzel bir öykü
Altın BöcekEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 20211,172 okunma
Altın Böcek... Bir define arama öyküsü .
Anlatım ve betimlemeler oldukça güzel, başlarda sıkıcı gelmişken sonlara doğru merakımı artırdı.Bir altın böcek tarafından ısırılan karakter Legrand'ın Sherlock edasıyla öykünün sonuna doğru gizemi, şifreleri,sembolleri çözmeye çalışması aşırı hoşuma gitti
Ama kitabın 2. kısmındaki 6 bölümlük Julius Roman'ın Günlüğü için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, üzülerek. Bir an önce bitsin diye çabaladım ama sıkıldım.Yarım bırakmamak için okudum diyebilirim.
Edgar Allan Poe'dan bir define arama macerası.
Bir böcek tarafından ısırılan Legrand'ın bir parşömen kağıdı üzerindeki şifreleri çözmesi ve ip uçlarını takip ederek hazineyi bulmasını anlatıyor.
Hikaye oldukça açık ve akıcı. Betimlemeler muazzam. Zaten oldukça da kısa ve merak uyandırıcı bir hikaye işte tam da bu sebeple çabucak bitiriveriyorsunuz.
Keyifli Okumalar!
Altın BöcekEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 20211,172 okunma
1809’da Boston’da doğdu. Henüz bebekken yetim kaldığından onu yanlarına alan John ve Frances Allan çifti tarafından yetiştirildi. John Allan’la para konusunda sürekli anlaşmazlıklar yaşayan Poe, 1827’de orduya yazıldı. Aynı yıl ilk kitabı Tamerlane and Other Poems’u (Tamerlane ve Diğer Şiirler) isimsiz olarak yayımlandı. 1831’de ordudan atıldı. Bunu izleyen yıllarda düzyazıya yoğunlaştı ve yaşamını yalnızca yazarak kazanmaya çalıştı. Southern Literary Messenger, Burton’s Gentleman’s Magazine, Graham’s Magazine gibi dergilerde yardımcı editör olarak çalıştı, Broadway Journal’ın önce editörü, daha sonra sahibi oldu. Nantucket’lı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü 1838’de ve Tales of the Grotesque and Arabesque (Grotesk ve Arabesk Öyküler) adlı iki ciltlik derleme ise ertesi yıl yayımlandı. Fakat Poe’nun adını asıl yaygınlaştıran, 1845’te yayımlanan “Kuzgun” şiiri oldu. 1835’te, o sırada on üç yaşında olan kuzeni Virginia Clemm’le gizlice evlendi. Virginia’nın 1847’de veremden ölmesinin ardından Poe kendini daha da fazla içkiye verdi. 1849’da, bilinmeyen bir sebepten öldü.