Anna Karenina

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 20:14
Kırk üç gün gibi oldukça uzun bir zaman diliminde okudum Anna Karanina'yı ve oturup hakkında bir şeyler yazma konusunda da ciddi tereddütlerim var. Nerdeyse külliyatını hatmetmiş olmama rağmen Kont beni her seferinde ısrarla şaşırtmaya devam ediyor. Sürprizlerle dolu bir adam değil elbette kendisi, öylesine sıradan ve bu sıradanlığı ile sıradışı ve aynı zamanda derin çok derin, bu derinlik insanı hem içine çekiyor hem de ürkütüyor. Anna Karanina bir aşk romanı izlenimi verse de katiyen bir aşk romanı değil. Kadın erkek ilişkileri ve evlilikler üzerine muazzam değerlendirmeler ve ancak bir ilişki uzmanı tarafından yapılabilecek durum tespitleri, tümüyle tarafsız ve objektif bir bakış açısıyla yaklaşılmış insan kusurları ki Kont gibi ahlakçı ve erdemler üzerine keskin savunuları olan birinin bu yaklaşımı insanda takdir uyandırmakla beraber biraz şaşkınlığa da sebep oluyor. 1870'li yılların Rusya'sının sosyo-kültürel yapısını, siyasetini ve toprak yasalarını, serflikleri, kadınların toplum içindeki hak ve durumları hakkında da fikir ve görüş sahibi olmanızı sağlayacak, Ekim Devrimi öncesi Rusya'sını net bir şekilde kafanızda canlandıracaktır. Kitabın ana karakterleri Anna Karanina, onun eşi Aleksey Aleksandroviç Karenin, Anna'nın kardeşi Stepan Arkadyiç, Stepan Arkadyiç'in eşi Dolli, Dolli' nin kız kardeşi Kiti, Kiti'nin aşkı ama daha sonra Anna'nın büyük aşığı ve aşkı olacak olan Vronskiy ve Kiti'ye aşık Levin. Kitabı okuyan ve Tolstoy'u az biraz tanıyan birinin de kolaylıkla farkedebileceği üzre Levin otobiyografik bir karakterdir. Tolstoy Levin ile kendi fikirlerini konuşturmuş düğündeki gömlek mevzuna kadar hayatından kesitler koymuştur. Levin Kiti'yi büyük bir sadakatle ve sabırla sever. Sabrının mükafatını da alır elbette. Kiti ve Levin ilişkisinde aşkta gurur
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Anna Karenina- L. N. TOLSTOY /Okumadan ölmeyin!
10/10
·1062 syf.··
2023 46. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2023 23:03
Bir kitapla yaşamaya alışmak! Gittiğin her yere onunla gitmek! Onunla aynı yağmurda ıslanmak! O kahramanlarla uyuyup yine onlarla uyanmak! Ve eser bittiğinde oluşan o derin boşluk! 22 gün olmuş Anna Karenina serüveni başlayalı. Kitaplarına gözü gibi bakan biri olarak yıllar sonra ilk kez bir kitabı eskittim! Ve şimdi o eskilik bana o kadar huzur ve gurur veriyor ki... Hayatımdan bir Anna Karenina geçti. İlk cümlesinden son cümlesine kadar benimle yaşadı. Birlikte şehirlerarası yolculuk yaptık, birlikte otostop çektik. Ve ben onunla yaşadım, yeri geldi Anna oldum yeri geldi Vronskiy. Ama en çok da Levin... Öncelikle şunu söylemek istiyorum. İncelemelerimde en nefret ettiğim şey "spoiler"dir. Ama bu eseri spoiler vermeden inceleyebilecek kadar yeterli görmüyorum kendimi. Yine de bende uyandırdığı duyguları yazmaya çalışacağım. Ona göre okumanızda fayda var. Güzel bir gün. Birbirimizin kalbini kırmak fazla gereksiz olur. İncil'den bir alıntı ile başlıyor eser: "Öç benimdir, karşılığını ben vereceğim." İlk okuduğumda anlam vermekte oldukça zorlandım. Fakat eser bittikten sonra söyleyebilirim ki şu an çok iyi anlıyorum... Ardından eserin ilk cümlesi geliyor. Eminim eseri okumasanız bile bu cümleyi bir yerlerden duymuş, hafızanızda yer vermişsinizdir: "Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mut­suzluğu kendine göredir." (s. 3) Anna Karenina Aşk, Aile, Kıskançlık, Ölüm, Toplum, Toprak, İnsan psikolojisi, İnsan ve dinlere dair bir eser. Onu tek bir kategoriye sığdırmak oldukça zor olacaktır. Kahraman tiplemelerini oldukça başarılı buldum. Eser her ne kadar Anna Karenina isimli kahramanı merkeze almış olsa da Levin de en az onun kadar ön plandaydı. Hatta son bölümlerde onun dahi önüne geçtiğini düşünüyorum. Onun düşünceleri, dine bakışı, maddi hayattan manevi hayata
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
9/10
·1062 syf.··
2022 21. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2022 08:30
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir." Cümlesi ile edebiyat tarihinin en iyi giriş cümlesine sahip kitaplardan biri #k:357. Sadece bu giriş cümlesinin hatırı için bile kalbimde ve beynimde bu eserin yeri ayrı olacak. Tam 32 gün süren uzun bir yolculuğa çıktığımız Anna Karenina ile bugün yollarımız ayrıldı. Tökezlediğim, çoğu kez yorulup duraksadığım zor bir yolculuk oldu ama yine de okuduğuma pişman değilim. Sadece kalbime dokunan, kendimden izler bulduğum satırlar için bile harcadığım zamana ve çabaya değer diye düşünüyorum. Anna Karenina, her ne kadar aşk kitabı okunacağı izlenimi uyandırsa da, aşk dışında pek çok farklı konuyu barındırıyor. Hatta aşk konusu, yazarın hayatını ve düşüncelerini yansıtma durumuna göre biraz daha arka planda kalmış diyebilirim. Kitapta dönemin ekonomisi ve politikası üzerinde oldukça ayrıntılı bir şekilde durulmuş. (Bu kitabın beni en çok zorlayan kısımlarından biriydi.) Bunun yanı sıra evlilik ve ilişkilerin kişilerin psikolojileri üzerindeki seyrini göstermesi bakımından da oldukça başarılı bir kitap. Aslında çoktan bitmiş olan evliliklerin, sırf toplum baskısı ve uyulması zorunlu din kuralları sebebiyle devam ettirilmesinin meydana çıkardığı sorunlar Anna Karenina-Aleksey Aleksandroviç Karenin ve Dolli-Stepan Arkadyiç karakterleri üzerinden etkileyici bir biçimde anlatılmış. Kitabın başlarında oldukça neşeli ve kendiyle barışık olan, evli ve bir çocuk annesi Anna'nın aşkın ve tutkunun peşinden giderek sürüklendiği ruh hali beni üzdü. Paranoyakça kıskançlık krizleri ise okurken beni bile bezdirdi, Vronsky karakterine acıdım sık sık. Levin karakterinin ise pastoral yaşantısının detaylarını okurken pestilim çıktı diyebilirim:) "Seni hiç sevmedim, sevemedim Levin!" demek istiyorum ve
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Karenin'den Levin'e
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 18:07
Anna Karenina’yı bitirdiğimden beri kafamın içinde garip bir yankı var. Sanki yüzyılı aşkın süre önce yazılmış bir romanı okumadım da, kendi içimde uzun süredir kaçtığım, yüzleşmeye cesaret edemediğim o sessiz odalara girdim. Tolstoy, sayfalarca akıp giden o devasa kurgunun içinde aslında hepimizin bir yerlerde sakladığı o görünmez korkuları, o mükemmel olma çabasını yüzüme vurdu. Kitap boyunca kendimi iki ayrı adamın arasında, sanki iki farklı zaman diliminde sıkışmış gibi hissettim. Bir yanda Karenin duruyordu... Hayatı sadece kurallara, toplumsal beklentilere ve dışarıdan nasıl göründüğüne göre yaşayan o adam. Onun o buz gibi duvarlarına, duygularını bir zırh gibi gizlemesine bakarken kendi geçmişimdeki o "iki kişilik siper" günlerini gördüm. Hata yapmaktan o kadar korkmuşuz ki, hayatın o kaotik ama canlı olan tarafına geçmemek için kendimize yapay, güvenli köprüler inşa etmişiz. Kitapta bahsedilen, o köprünün altındaki girdabın aslında gerçek hayat olduğunu anladığım o an, nefesimi kesti. O güvende hissettiren eylemsizliğin aslında nasıl bir mezar olduğunu çok net anladım. Diğer yanda ise Levin var. Buz pistindeki o meşhur sahnede etrafındaki herkesi kusursuz, kaygısız ve mutlu sanan; sadece kendini dışarıda, eksik ve yalnız hisseden Levin. O durum bana o kadar tanıdık ki... İnsan bazen sırf kendi içindeki o kusurluluk inancı yüzünden bütün dünyayı erişilmez bir vitrin gibi görüyor. Bir kelimeyi söylerken bin kere düşünmek, başkalarının en ufak bir soğukluğunu veya sessizliğini dünyanın sonu gibi kişiselleştirmek... Levin’in zihnindeki o bitmek bilmeyen analiz motoru, benim yıllarca kendi içimde susturmaya çalıştığım o yorucu sesin tam olarak aynısıydı. Bu kitap bana bir şeyleri sürekli onarmaya çalışmanın ya da kusursuz, risksiz bir anı beklemenin ne kadar
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2023 183. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2023 10:20
Ben yarın gideceğim... Bir şey daha yapacağım. Ben kimim? Ahlaksız bir kadın. Senin boynuna bağlanmış bir taş. Sana acı çektirmek istemiyorum, istemiyorum! Seni kurtaracağım. Beni sevmiyorsun, başkasını seviyorsun! Dedi Anna Karenina Tolstoy bu romanı yazarken saatlerce odasına kapanıp hizmetçisine gerekli olmadığı sürece kendini rahatsız etmemesini emretmişti, hizmetçi yemeğini getirip kapıyı bir kez tıklatıp gidiyordu... Sürekli böyle devam eden hizmetçi aradan birkaç gün geçtikten sonra yemeğin yenilmediğini görür. Bunun üzerine kapıya vurur ama içeriden en ufak bir ses dahi yoktur. Telaşlanan hizmetçi komşulara, yakın arkadaşlara haber verir ve hemen gelip yardım etmelerini isteyince gerçek ortaya çıkar. Eve gelenler kapıyı açarlar ve büyük yazarı cenin pozisyonunda yerde yatarak ağladığını görünce büyük bir şaşkınlık yaşarlar. Neden böyle ağladığına anlam veremeyenler Tolstoy'a bunun sebebini sorunca ünlü yazarın ağzından şu sözler dökülür: "Anna Karenina öldü." Evet Anna Karenina öldü... Aşk, ihtiras, tutku.. ihanet.. Anna kendi sonunu kendi hazırladı bana göre hiç üzülmedim Anna için açıkçası... İki aşktan bahsediliyor aslında kitapta, biri Anna ve Vronskiy diğeri Levin ve Kiti. Spoiler vermeden kitabı anlatmak mümkün değil.. benim için çok değerli bir deneyim oldu.. Anna kocasına ve çocuklarına ihanet eden bir kadın üstelik bu ihanetten kocasının çektiği acıdan haz duyan kötü bir kadın ve aşkı onu masum kılmıyor maalesef.. Bu yolculukta bana eşlik eden sevgili Mikail Balcı dostuma teşekkür ederim sen olmasan uzunca bir zaman beklerdi kitaplığım da okunmak için... Keyifle okuyun..
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Anna Karenina...
7/10
·1062 syf.··
2023 55. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 13:38
Günlerce okunan bir kitap ardından buraya geldim. Okuduğum en uzun kitaptı ve zorlanmadığımı söyleyemeyeceğim ancak cesaretim ve sabrımdan ötürü kendimi tebrik ediyorum. Rus edebiyatı her zaman en kıymet verdiğim edebiyat olmuştur, bunun yapıtaşlarından biri de tabi ki Tolstoy'dur. Sırf bu yüzden büyük bir merak ve tutkuyla Anna Karenina'yı okumaya başladım, gerçi arada yediğim spoiler ve gizem uyandırıcı cümlelerin de etkisi var tabi ki. Efendim kitabın dili, tüm realizm etkisi altında yazan yazarlarımız gibi aşırı betimlemeler içeriyor, gerçekleri söylemek gerek ben oturduğumda öyle uzun uzun okuyamadım bu yüzden kitabı bitirmem çok uzun sürdü. Biraz yoran bir anlatımı yok değil ancak pes etmek isteseniz de bırakamadığınız, sizi bağlayan bir tarafı da yok değil. Kitabın iki yüzlü sayfalarına kadar karakter karmaşıklığı yaşadım ve bunu bir ağaç çıkararak gidermeye çalıştım, ilerde okumak isteyenler veya düşünenler varsa şimdiden tavsiye edebilirim. İçeriğine geldiğimizde, bunun için kitap dışında benim için önemli olan bir kaç kişinin incelemesini ve birkaç sayfayı okudum. Birini çok beğendim ve buraya yazarken ondan da esinleneceğim bu yüzden yazımın en sonuna linkini bırakacağım. Tolstoy bu eseri yaşadığı bir olaydan etkilenerek oluşturur. Bir gün komşusu Bibikov’un metres hayatı yaşadığı kadın, Bibikov’un başka bir kızla evlilik planları yaptığını öğrenince evden kaçar ve kendini trenin altına atarak intihar eder. Geride bıraktığı notta sevgilisine "katilim sensin" der. Belki de bu olay sayesinde bugün elimizde bu kadar kıymetli bir kitap tutup okuyabiliyoruz. Anna Karenina' da evliliklerin durumu, kadın-erkek eşitsizliği ve o dönemin sosyokültürel yapısına rastlıyoruz aslında. Kitabımız ilk başta Oblonski'nin karısı Dolli'yi aldatması ile
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Her şeye rağmen yaşamak
10/10
·1062 syf.··
2024 50. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2024 21:04
Bildiğiniz üzere, Anna Karenina romanı dünya klasiklerinin en önemlilerinden bir tanesi. O nedenle bu kitapla ilgili olarak bilinen çok fazla şey var. Bu nedenle biz inceleme yazarları bu konuda şanslıyız. Ne neden yapılmış, arka plan, altyapı, psikolojik tahlil vb gibi konuların en önemli noktaları zaten çoktan araştırılmış. O nedenle bu tarz kitaplarla ilgili yeni bir şey söylemek genellikle mümkün olmamakla birlikte ben de bıraktığı etkileri sizlere uzun uzun anlatmak isterim. Anna Karenina evli bir kadın. Mutlu aile yaşamının arka planında trajik bir aşk hikayesi gizli. Kitap aslında Anna Karenina eşini acaba aldatacak mı, aldatmayacak mı sorusu üzerinden ilerliyor. Kitabın büyük kısmında konu bu mevzunun etrafında dönüyor. Tolstoy , dünyada pratikte imkansız hale gelen ve kınanan eski geleneği, hukuki açıdan karmaşık olan boşanma sürecini açıkça eleştirmektedir. Yani bir şeylerde eksiklikler varsa ilişkilerde ayrılmak da normal bir şey diyor. Tolstoy bu eserinde intiharı acıdan kurtuluş olarak gösteriyor. Bu teorik olarak doğru bir bakış açısı gibi görünse de bana kurtuluş değil, pes ediş, kaçış, erken kaybediş gibi geliyor. Bu açıdan Tolstoy ile aynı düşünmüyorum. 19. yüzyılın ikinci yarısında St. Petersburg ve Moskova'nın aristokrat çevresinin yaşamının büyük ölçekli bir resmi ve köylülerin hayatından sahneleri görmek açısından kıymetli bir eser. Yine bir Rus klasiğinde olduğu gibi kitap karakterlerini akılda tutmak, isimleri ezberlemek, isimlerin farklı söylenişlerini kabullenmek, kitap karakteri sayısının çokluğunu benimsemek kitabı zor bir hale getiriyor. Bu durum Rus edebiyatı okumaya alışan bizler için artık olağan bir şey olduğu için şaşırmadan kitaba devam ediyoruz. Kitapta hoşuma giden hadiselerden en önde gelenlerinden bir tanesi talihsiz bir bekçi
Bidünyakitapgrubu
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
9/10
·1062 syf.··
2024 11. kitabı
Beni Rus kitaplarına, edebiyatına ve toplumuna ısındıran isimdir Lev Tolstoy. Hatta Tolstoy kitaplarına alıştıktan sonra, rus romanı arayışına giriyor insan. Bu kitapta klasik bir Tolstoy eseri ancak kitabın bazı bölümlerinde Romanov Komplosunu andıran izler taşıması, insanı bir duygulandırmadı değil.. Uzun roman okuyabiliyorsanız, akıcılık anlamında sizi memnun edecek bir ustalık eseridir.
İnceleme
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
2023 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 21:52
Anna Vronskiy'i sevdi ve o mumu söneceğini bilerek yaktı... 8 gündür elimde gezdirdiğim, her fırsatta okuduğum Anna bu gün öldü ve kitap kapandı. Tolstoyun bu kitabı bitirerken odasında "Anna Karenina öldü" diye ağlayış hikayesini yazmayacağım, kitabı elimde kim görse aynı şeyi anlatıp-durdu. Ama Tolstoy, ne kadar travma almış ola bilirsin ki beyninde kurduğun karakterlerle ilgili söyleyecek bu kadar sözün olsun...
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 14:34
Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir." Kitap giriş cümlesiyle gönüllere taht kuruyor... Eleştirmenler tarafından "yazılmış en iyi roman" kabul ediliyor. Tolstoy eserine İncil'den ''Öç benimdir karşılığını ben vereceğim'' ayetiyle başlar..Levin ve Kiti ikilisi, Stephan Dolli ikilisi ve Anna Karenina Vronski'den bahsedilmektedir 19.yüzyıl Rus sosyetesi göz önündedir. Eserde toplum, köylü, ziraat sorunları, insan psikolojisi, kapitalizm, din, evlilikler, aldatmak ve toplumdaki mantığa sığmayan dayatmalar çürüme gözler önüne serilmiştir. Çok önce bitmiş evlilikler sırf toplum baskısı ve zorunlu din kuralları adına devam ettirilmesinin meydana çıkardığı sorunlara Anna, Aleksey Aleksandroviç Karenin ve Dolli, Stepan Arkadyiç karakterleri üzerinden anlatmıştır Tolstoy... Her karekterin eksik yanı var fakat öyle bir anlatım var ki görmezden gelebiliyorsunuz kötü diye betimleyemedim tabii sosyetenin Anna'yı dışlamasına Vronski'yi sahiplenmesini kabullenmedim..Aşk'a aşık bir kadın aykırı bir ruhu var Anna Karenina'nın acısında bir süre kalabilirsiniz..Tolstoy bu kitabı yazarken hizmetçisine benim odama girme kapıda yemeği bırak ve git çok acil birşey olursa kapıyı çalarsın demiş hizmetçide korkmuş ve kapıyı hiç çalmamış. Tolstoy, hizmetçinin sabah verdiği yemeği yememiş, öğlen verdiği yemeğide yememiş böyle olunca da hizmetçi birşy olduğunu düşünüp kapıyı çalmış ama sakın buraya girme dediği için açmaya cesaret edememiş sonrasında hizmetçi kadın ben endişeleniyorum galiba bir şey oldu siz bakabilir misiniz diye akrabalarına haber vermiş. Akrabaları bir telaş kapıyı açıp içeriye girip bakmışlar ki Tolstoy saatlerce yememiş içmemiş baygın halde cenin pozisyonunda yerde yatıyor. Ne oldu diye sorduklarında Tolstoy “Anna
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.