Bakır Atlı

Aleksandr Puşkin
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
107
Basım Tarihi:
2000
İlk Yayın Tarihi:
1999
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
ISBN:
9789752976115
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·107 syf.··
2024 29. kitabı
Aleksandr bir Rus olarak üç şiirini yazdığı bu kitapta İngiliz şiirleri esintisini yaşatmış. Şiirleri ben geç saatlerde okuduğum için mi bilmem ama çok etkilenemedim. Belki de uyku mahmurluğu ile tam olarak anlayamadım ama kötü direkt değildi vaktiniz varsa okunulabilir
Edebiyat
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
10/10
·107 syf.·
2019 24. kitabı
Kitapta 3 şiir vardı. 3 şiir 3 yazgı, 3 şiirde ölüm. Puşkin'in şiirleri alışıldık yoğunlukta, ustalığını gösterecek şekilde akıp gidiyor. Önce Bahçesaray Çeşmesi'yle başlıyor kitap. Çeşmenin öyküsü anlatılıyor. Kırım hanı Giray'ın Leh bir kıza olan sevdası ve Leh kız, Mariya'nın mutsuz hallerini. Sonra Puşkin dağlıyor yürekleri. Sonra Çingeneler'i çevirmeye başlıyorsunuz. Yasalardan kaçan Aleko, bir çingeneyle gönlünü birleştiriyor. Ama çingeneler özgürlüklerine düşkündür. Yine dağlıyor Puşkin. En sonda, Bakır Atlı şiiri bulunuyor. Evlilik hayali kuran Yevgeni'nin Neva'nın sularına gömülen usunu anlatıyor. Sonra yine dağlanıyorsunuz tabi. Puşkin bu üç şiirsel öyküde yasa boğuyor bizleri. 3 şiirde 6 ölüm. 3 şiir, 1000 vah.
Şiir
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
Puan vermedi·107 syf.··
Beğendi
·
2017 151. kitabı
Yalnız Çingeneler için okumaya değer, akıp gidiyor kelimeler insanın canını acıtarak, sonu belli iken bile bir umut besleterek. Kim mi haklı? O yok işte... "Sen ıstıraplı ve çetin seviyorsun, Kadın yüreğiyse, eğlenerek."
Şiir
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
7/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2021 474. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2021 11:18
Tam 4 koca yıl aradan sonra Erzurumlu bir tanıdığımın aklıma gelmesiyle Erzurum Yolculuğu kitabıyla başlayan yolculuğumuz Bakır Atlı isimli şiir kitabıyla devam ediyor. İçerisinde Bahçesaray Çeşmesi, Çingeneler ve kitaba da adını veren Bakır Atlı şiirlerini okuduk. Kısa kısa ilerleyecek olursak, Bahçesaray Çeşmesi şiirinde Giray Han’ın bir Gürcü prensesine aşık olmasını; hüzünlü bir son ile biten Çingeneler şiirinde Zemfira ile Aleko’nun öyküsü; son olarak da Bakır Atlı şiirinde felaket (sel) sonucu yaşam mücadelesi veren insanlar anlatılır. Hepimize iyi okumalar dilerim..
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
4/10
·107 syf.·
2022 168. kitabı
Bakır Atlı Aleksandr Puşkin Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (1799-1837) Rus edebiyatının kurucusu, Rus edebiyat dilinin yaratıcısı kabul edilir. 19.yüzyıl Rus düşünürü ve eleştirmeni Belinski, Puşkin'in, "şiiri, Rus yaşamıyla ve Rus çağdaş zamanıyla dost kıldığını" belirtiyordu. Puşkin'in yaratıcılığı erken dönemde yazdığı liriklerinden ve Güney sürgünlüğü döneminin ürünü destanlarının romantizminden gerçekçiliğe doğru evrim geçirdi. Şair, Dekabristlere yakındı ve iki kez sürgün yaşadı. Lise yıllarında yazdığı ilk epik ürünü, büyüleyici bir masal olan "Rusları ve Ludmila" eleştiri çevrelerinin övgüsünü toplamıştı. Liseyi bitirdiği sıralarda yazdığı özgür şiirleri ve epigrâmları ÇarI Aleksandr'a sunulunca, genç şairin üzerinde zindan ya da Sibirya sürgünü tehdidi belirdi. Puşkin'de Rus edebiyatının bir umudunu gören şair Jukovski'nin ve tarihçi yazar Karamzin'in çabalarıyla genç şairin yazgısı değiştirildi. Böylece ona Güney sürgünlüğü-Kafkasya, Kırım, Moldavya yolculukları göründü. Sürgünlük döneminde "Kafkasya Tutsağı" ve "Bahçe saray Çeşmesi" şiirlerini, sürgünden hemen sonra, 1824 yılındaysa "Çingeneler"i yazdı. Şairin daha sonraki yıllarda verdiği başlıca yapıtları; yaşamın gülünç yanlarını işlediği "Kont Nulin", tarihsel süreçte halk kitlesinin öne çıkarıldığı bir dram olan "Boris Godunov", tarihsel konulu bir trajedi olan "Poltava", güldürürü yalın bir öykü olan "Kolomna'daki Ev", toplumsal koşulların ürünü kişilikle toplum arasındaki ilişkilerin yansıtıldığı bir şiir-roman olan" Yevgeni Onegin", bireyin ve devletin karşılıklı duruşlarını işleyen "Bakır Atlı", "Byelkin'in Öyküleri"vs "Küçük Tragedyalar" olarak sayılabilir.
Şiir
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
Puan vermedi·107 syf.·
2023 39. kitabı
Bakır Atlı, Puşkin’in şiir diliyle yazılmış ama roman kadar güçlü bir eseri. Kısa ama derin. İlk satırlardan itibaren sanki Petersburg’un soğuk, gri sokaklarında yürür gibi oluyorsun. Şehir neredeyse bir karakter gibi… hem güzel, hem acımasız. Puşkin burada sadece bir hikâye anlatmıyor; insanın kaderle savaşını, gücün karşısında ezilen küçük insanın sessiz çığlığını dile getiriyor. Kahraman Yevgeni’nin yaşadığı felaket, aslında sıradan bir adamın büyük bir dünya karşısında nasıl çaresiz kaldığını gösteriyor. O Bakır Atlı heykel – yani Çar I. Petro – sadece bir heykel değil, devletin, kudretin, hatta tarihin simgesi gibi duruyor. Bu eserde en çok Puşkin’in duyguyu sade ama etkili şekilde anlatışına hayran kaldım. Her dizede hem acı hem hayranlık var. Şehrin güzelliğiyle insanın yalnızlığı iç içe geçmiş. Bir yanda görkemli Petersburg, diğer yanda yoksul bir adamın kalp sızısı… Bakır Atlı, bence sadece Rusya’nın değil, insan ruhunun da şiiridir. Kısacık bir hikâyede bile “insanın büyüklüğe karşı kırılganlığını” bu kadar derin hissettirmek, sadece Puşkin’e yakışırdı :)
Rus Edebiyatı
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
9/10
·107 syf.··
2022 113. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2022 00:59
"Bahçesaray Çeşmeleri" , "Çingeneler" ve "Bakır Atlı" adlı üç ayrı şiirin derlenmesiyle oluşturulmuş okumaya değer bir eser. Puşkin, eski destanlar gibi şiirsel bir anlatımla ama gerçekçiliğinden de taviz vermeden üç ayrı hikaye anlatmış bize. Bahçesaray Çeşmeleri Kırım Hanlığı artık tarih olduğunda, Ruslar tüm Kırım yarımadasının tartışmasız hakimi olduğunda yaptıkları ilk iş; Tatar isimli yer adlarını Slav ve ya Helenik yeni yer adlarıyla degiştirmek oldu. Bu kültürel isim katliamından tek sağ kurtulan eski Tatar başkenti de olan Bahçesaray'dı. Ruslar Puşkin'in hatrına değiştirmediler. Çarlık gitti, sovyet geldi, o gitti Ukrayna oldu, sonra Rus işgaline uğradı derken bugün durumu biraz karışık ama Kırım coğrafyasının ortasında Bahçesaray ismi halen değişmedi. Üstelik tüm şiire adını veren çeşme de halen duruyor, ve hatta bu çeşmeyi görmek için dünyanın pek çok yerinden turlar dahi yapılıyor. İşte şiirin ya da Puşkin'in ya da daha genel anlamda edebiyatın gücü. Puşkin işte bu çeşmenin yapılmasının ardında yatan yarı efsane yarı gerçek bir hikayeyi şiileştirmiş.. Çingeneler Bugün bu şiirdeki gibi hayat yaşayan bir çingene grubu yok, hatta bugün 'çingene' bile diyemiyoruz, kaba ve ırkçı bir ifade kaçıyor. O yüzden bu eseri okurken burda geçen çingeneleri elfler, hobbitler gibi hayali bir toplulukmuş gibi düşünürsek daha rahat okuyabiliriz diye düşünüyorum. Şehir hayatını sevmeyen ve beceremeyen Aleko'nun çingenelere katılması ve onlarla bir müddet yaşadıktan sonra aslında o topluluğa da ait olmadığının acı bir şekilde farkına varması diye çok kabaca özetleyebilirim. Bakır Atlı. Bu bölüm ise Saint Petersburg'un öyküsüyle başlıyor, Deli Petro namlı çılgın Çar'ın çılgın projesi; tüm yerkürenin en izbe noktalarından birinde, büyük bir bataklıktan ibaret olan bir
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
Mutlu son yok
Puan vermedi
Puşkinin akıcı, anlam dolu yazım dili burda da var. Yüzbaşının kızı, ve bakır atlı puşkinden en sevdiğim iki kitap. Ve ikisinin de yeri ayrıdır bende. Bakır atlı kitabı ile tanışma hikayem çok tatlı... Ben klasik okumayı sevmeyen ama zamanla klasik hastası olan o kişiyim) yazarı Paulina simons olan "BRONZ ATLI" kitabını bir yıl bundan önce okumuştum. Bu kitap adını puşkinin bakır atlısından almışdır dostlar. Kitapda puşkinden bahsediliyor. Neyse başka kitap hakkında konuşmayayım) Ben o kitabı okuyup kitaptaki karakter sayesinde puşkine aşırı sempati beslemiştim. Ve hemen gidip bu kitabı almıştım... Bir yıl içinde o kadar klasik kitap okudum ki anlatamam. En çokta Rus klasikleri. Biraz geç okudum, ama doya doya okudum. Üç şiirden oluşuyor, okuması zevkli bir şiir bunlar) ben son şiir olan bakır atlıyı daha çok seveceğimi zannetsem de, "çingeneler" gönlümde ayrı yer tuttu. Okumanızı tavsiye ederim zaten çok kısa hemen bitiyor.
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
Puan vermedi·107 syf.··
2025 25. kitabı
Romancılığının yanında ne kadar iyi bir şair olduğunu görebildim. Birbirinden güzel 3 şiir var. Çok etkieyici, epik ve devrimci şiirler. İçinde güzel ve dönemin ortamını yansıtan hikayeler ile birlikte. Edebiyat seven ve Puşkin'in bu şiirlerini okuma fırsatı bulamamış herkese tavsiye ederim. Cumhuriyet Gazetesi Hasan Ali Yücel kitaplarındaki çeviri güzel.
Edebiyat Şiir
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · Cumhuriyet Kitapları · 2000502 okunma
Puan vermedi·99 syf.·
2026 398. kitabı
Bakır Atlı, Puşkin’in şiir diliyle yazılmış ama roman kadar güçlü bir eseri. Kısa ama derin. İlk satırlardan itibaren sanki Petersburg’un soğuk, gri sokaklarında yürür gibi oluyorsun. Şehir neredeyse bir karakter gibi… hem güzel, hem acımasız. Puşkin burada sadece bir hikâye anlatmıyor; insanın kaderle savaşını, gücün karşısında ezilen küçük insanın sessiz çığlığını dile getiriyor. Kahraman Yevgeni’nin yaşadığı felaket, aslında sıradan bir adamın büyük bir dünya karşısında nasıl çaresiz kaldığını gösteriyor. O Bakır Atlı heykel – yani Çar I. Petro – sadece bir heykel değil, devletin, kudretin, hatta tarihin simgesi gibi duruyor. Bu eserde en çok Puşkin’in duyguyu sade ama etkili şekilde anlatışına hayran kaldım. Her dizede hem acı hem hayranlık var. Şehrin güzelliğiyle insanın yalnızlığı iç içe geçmiş. Bir yanda görkemli Petersburg, diğer yanda yoksul bir adamın kalp sızısı… Bakır Atlı, bence sadece Rusya’nın değil, insan ruhunun da şiiridir. Kısacık bir hikâyede bile “insanın büyüklüğe karşı kırılganlığını” bu kadar derin hissettirmek, sadece Puşkin’e yakışırdı :)
2024 Okuma Raporları
Bakır AtlıAleksandr Puşkin · İyi Şeyler Yayıncılık · 1999502 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Aleksandr PuşkinYazar · 47 kitap
Aleksandr Puşkin (Rusça: Алекса́ндр Серге́евич Пу́шкин; 6 Haziran 1799 - 10 Şubat 1837), Rus şâir ve yazar. Rusya'nın "ulusal şâir"i ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir. Yaşamı Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 6 Haziran 1799'da Moskova'da doğdu. Babası Sergey Lvoviç Puşkin, soylu bir ailenin ilk çocuğudur. Annesi Nadejda Osipovna Hannibal'in büyük dedesi Etiyopyalı Abraham Petroviç Hannibal, Rus Çarı I. Petro'nun vaftiz oğlu ve çarlık ordusunda seçkin bir subaydı. Puşkin, soylu bir ailenin üyesiydi. Annesi ve babası eğitimli insanlardı. Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi. Henüz sekiz yaşındayken Fransızca ve Rusça öğrenmişti. 11 yaşına geldiğinde özgürlükçü ve hicivci yazarlarını beğendiği Fransız edebiyatından etkilenerek Fransızca şiirler ve güldürüler yazmaya başlamıştı. Döneminin tanınmış şair ve yazarları, Puşkin'in evine gelip gidenler arasındaydı. Ancak hiçbiri geleneksel Rus masalları anlatan, Rus türküleri söyleyen dadısı kadar Puşkin'i etkilememiştir. Yaşlı dadısı Arina'nın anlattıklarının, Puşkin'in çocuk rûhunda önemli izler bıraktığı düşünülmektedir. İleride Rus halk şiiriyle, masallarla, konuşma dilinin deyimleriyle ve anlatım özellikleriyle tanışıklığını dadısın ve anneannesi Mariya Hannibal'a borçludur. Şiire başlaması Puşkin, on iki yaşına geldiğinde, aristokrat aile çocuklarına yönetime hazırlamak için Rus Çarı I. Aleksandr'ın Tsarskoye Selo'da (Çarın yazlık köyü) açtırdığı okula yazdırıldı ve bu okuldaki altı öğrenim yılı boyunca, tıpkı okulun diğer öğrencileri gibi, Petersburg'a gitme izni verilmeden dış dünyadan kopuk bir şekilde eğitim gördü. Şairlik yeteneğiyle arkadaşları arasında sivrildi. İlk şiiri "Şair Dost'a" (1814) Nikolay Karamzin'in Avrupa Habercisi dergisinde yayımlandı. Puşkin'in lise yıllarında yazdığı şiirlerinde gerçekçilik eğilimi açıkça göze çarpmaktadır. O dönem şiirinde kullanılmayan kaba ve gündelik sözcükleri kullandığı şiirleriyle Gavrila Derjavin'in dikkatini çekmeyi başardı. Artık ünlü bir şair sayılmaya başlayan Puşkin, Çar Köyü Lisesi'ndeki eğitimini 1817'de tamamladıktan sonra Petersburg'a giderek Dışişleri Bakanlığında çalışmaya başladı. Bu arada birçoğu yasaklanan özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları, bu sıralarda halk arasında yayılmıştır. Rus edebiyatında ilk kez, şiir halk tarafından hayranlıkla karşılanmıştı. Puşkin, bu sırada Rus Çarı I. Aleksandr tarafından Kafkasya'ya tayin edildi ve burada ünlü Kafkas Esiri ve Bahçesaray adlı destanlarını yazdı. Gerçeği olduğu gibi aktarmayı tercih eden Puşkin'in eserlerinde ne klasik şiirin kuralcılığı, ne de Romantizm'in etkileri belirgin bir şekilde öne çıkıyordu. Sürgün yılları Kafkasya'dan dönen Puşkin'in Rusya'daki askeri yönetime karşı oluşundan dolayı dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklandı ve ailenin sahip olduğu Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakıldı. Hükûmet tarafından oğlunu gözetim altında tutmakla görevlendirilen babası da görevini yerine getirmişti. Yirmi dört yaşındaki Puşkin, bu sürgün döneminde, yedi yıl sonra tamamlayacağı Yevgeni Onegin adlı romanını yazmaya başladı. Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov adlı önemli eserlerini de yine bu sürgün yıllarında yazdı. Bu yıllarda ülkesinde süregelen özgürlük mücadalesi dışında Yunan İsyanı ve İspanya ile İtalya'daki mutlakıyet karşıtı hareketleri yakından takip etti. 1820-1824 yılları arasındaki sürgün döneminden sonra Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova'ya çağrılan genç şairin kaleminden çıkan her şey, artık çarın sansüründen geçecektir. Polis baskınları ve aşk serüvenleri ise Puşkin'in yaşamının ayrılmaz parçaları olmuştu. Evliliği Puşkin, bir baloda yüksek rütbeli ve emekli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile karşılaştı ve bu genç kıza aşık oldu. Puşkin, Natalya'ya evlenme teklif etti; Natalya ise şairin evlenme teklifini belirsiz bir tarihte cevaplamak üzere cevapsız bıraktı. Puşkin, bu durum karşısında umutsuzluğa kapılmış ve Moskova'dan uzaklaşmak istemişti. Bu nedenle, 1829'da, bir gözlemci olarak Rus ordusuna katıldı ve Osmanlı topraklarına geldi. Sonradan yazdığı "Erzurum Yolculuğu" adlı eserinde seyâhat izlenimlerini anlatan Puşkin'in, daha başka birçok eserinde de Erzurum'dan aldığı esinlerin izlerini bulmak mümkündür. Moskova'ya dönen Puşkin, Natalya'ya evlenme teklifini yineledi. Uzun çekişmelerden sonra Natalya'nın ailesini de ikna etmeyi başardı ve sonunda nişanlandılar. Bu evliliği istemeyen Natalya ise bu duruma kayıtsız kaldı. Natalya'nın bu olumsuz tutumu, ilişkilerinin sonuna kadar da bu şekilde devam etti. Puşkin'in eşi Natalya Gonçarova Bitmek bilmeyen soruşturmalar ve yasaklamalar yüzünden rahatsız olsa da, Puşkin yazmaya devam etti. Yevgeni Onegin, Don Juan, Veba Sırasında Ziyafet gibi manzum trajedyalarını ve Dubrovski, Maça Kızı gibi önemli eserlerini bu dönemde kaleme aldı. Gogol ile olan arkadaşlığı da bu döneme rastlamaktadır. Öyle ki, Gogol'a ünlü Ölü Canlar romanını yazma fikrini Puşkin'in verdiği söylenmektedir. Ölümü Bu dönemde hayatına George Charles d'Anthès adında biri girdi. Puşkin, kendisine yazılan birkaç imzasız mektup aracılığıyla, d'Anthès adındaki bu Fransız'ın karısı Natalya Puşkin'e kur yaptığını öğrendi. 1837'de d'Anthès'i düelloya çağırdı. 27 Ocak 1837'de St.Petersburg yakınında Kara Dere'nin bir köşesinde düellonun yapılmasına karar verildi. Puşkin'in şâhidi arkadaşı Danzas'tı. Düelloda kullanacağı silahı almak için gümüşlerini sattığı iddia edilmektedir. Düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d'Anthès, Puşkin'i karnından yaralamayı başardı. Büyük bir soğukkanlılıkla iki gün boyunca can çekişen Puşkin, şubat ayında bir öğleden sonra hayata gözlerini yumdu. Şâirin ölüm haberi duyulunca evinin önünde toplanan halk, Yevgeni Onegin'in son baskısını tüketti. Şairin ölümü üzerine başlayan huzursuzluk, neredeyse hükümete karşı bir ayaklanma noktasına geldi. Olayların kontrolden çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı şairin tabutunu gizlice kiliseden aldı ve Mihaylovskaya köyüne götürerek toprağa verdi. Hakkında Gogol'un “Puşkin, olağanüstü bir olaydır.” ve Dostoyevski'nin de daha mistik bir tavırla “Puşkin, bize gelecekten haber veren bir ermiştir.” dediği Puşkin, modern Rus edebiyatının oluşmasına en büyük katkıda bulunan edebiyatçı olarak kabul edilir. Puşkin, klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek, Rus edebiyatında “gerçekçilik akımı”nı başlatan öncü bir isim olmuştur. Aleksandr Puşkin'in düello günü uğradığı son yer, Peterburg Nevski Prospekt'de Wolf's şekercisidir (şimdiki Cafe Litteraturnia). Bu cafede Puşkin'in balmumundan bir heykeli bulunmaktadır. Eserleri Ruslan i Lyudmila – Ruslan ve Ludmila (1820) (şiir) Kavkazskiy Plennik – Kafkas Esiri (1822) (şiir) Bakhchisarayskiy Fontan – Bahçesaray Selsebili (1824) (şiir) Tsygany, – Çingeneler (öyküsel şiir) (1827) Arap Petra Velikogo – Büyük Petro'nun Arabı (tarihsel roman, bitirilmemiş) (1828) Poltava (1829) Küçük Trajediler (1830) Boris Godunov (1825) (dram) Papaz ve uşağı Balda'nın hikâyesi (1830) (şiir) Povesti Pokoynogo Ivana Petrovicha Belkina – İvan Petroviç Belkin'in hikâyesi (5 kısa hikâyeden oluşur: Atış, Kar Fırtınası, Cenazeci, Menzil Müdürü ve Bey'in Kızı) (1831) (düzyazı) Çar Saltan Masalı (1831) (şiir) Dubrovsky (1832-1833, yayınlandı1841, roman) Prenses ve 7 Kahraman (1833, şiir) Pikovaya Dama – Maça Kızı (hikâye) (1833) daha sonra operaya uyarlanmıştır. Altın Horoz (1834, şiir) Balıkçı ve Altın Balığın Hikayesi (1835, şiir) Yevgeni Onegin (1825-1832) (şiirsel roman) Mednyy Vsadnik – Bronz Süvari (1833, şiir) Yemelyan Pugachev isyanının Tarihi (1834, düz yazı) Kapitanskaya Dochka - Yüzbaşının Kızı (1836, düz yazı) Kirdzhali – Kırcali (kısa hikâye) Gavriiliada Istoriya Sela Goryukhina – Goryukhino Köyü'nün Hikayesi (bitirilmemiştir) Stseny iz Rytsarskikh Vremen – Şövalye Hikayeleri Yegipetskiye Nochi – Mısır Geceleri (kısa şiirsel hikâye, bitirilmemiştir) K A.P. Kern – AP. Kern'ne (şiir) Bratya Razboyniki – Haydut Kardeşler (oyun) Graf Nulin – Kont Nulin Zimniy vecher – Kış akşamı Puşkin'in birçok eserini filolog Metehan Mollamehmetoğlu Türkçeye çevirmiştir.