Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·100 syf.··
2025 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 13:39
Andre Gide’in Batak adlı eseri, bireyin kendi arzuları ile toplumun dayattığı kurallar arasında sıkışmışlığını çarpıcı bir dille işler. Gide, insan karakterinin zayıflıklarını ve iç çatışmalarını derin bir psikolojik çözümleme ile aktarırken okura karanlık ama düşündürücü bir iç yolculuk sunar. Kısa ama yoğun anlatımıyla insanın kendi ‘bataklığına’ nasıl saplanabileceğini gözler önüne serer.
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
Yazmaya Adanmış Bir Hayat
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Yazmaya adanmış bir hayat. Yazarın hayatının bir yansıması olarak kabul edebileceğim bu eserde (belki de ana karakter yazarın kendisidir) “Batak” adlı bir kitap yazabilmek için toplumla savaşır. Toplumun bireylerine göre “yazmak sanatı” çok önemsiz bir iştir. Sanatın bu şekilde değersiz biçilmesine karşılık en büyük başkaldırıyı, yazar Andre Gide, karakterinin koyduğu son nokta ile bizlere bir kez daha göstermiş ve ustalığını kanıtlamış olur.
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
7/10
·112 syf.··
2025 14. kitabı
Herkesin hayatı bir hikâyedir ve her an yazılır. Bu eserde “Batak” yazılma sürecindeki sıkıntılar, yazarın yazar olma süreci, insanların esere tepkileri ve yaşamı nasıl anlamdırdığımıza değiniyor.
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
“Kitabımda en hoşuma giden şeyse bilmeden yazdığım cümleler… Bu bilinçdışı hareketi Tanrı’nın bir hediyesi olarak isimlendirmek istiyorum.” sözleriyle başlıyor kitap! Yazar “Batak” ta insanlardan uzak, etrafının bataklıkla çevrili olduğu bir yerde kendi kabuğunda, sadece doğanın sesleriyle hemhâl bir kahramanın hayatını anlatır. Aslında anlattığı kahraman yazarın ta kendisidir. Kendini hicveden bir yazar olarak yazma sanatının zorluğuyla boğuşurken, bir insan olarak hayatın içinde kalabalıklar arasındadır. Zihin üretmeye başladığında sancılı bir süreçten nasıl çıkabilir? Geç tanıştığım bir yazar olmakla beraber , Tanpınar’ın “ Gide, sade adı söylendiği zaman bir medeniyeti, bir kültürü en iyi taraflarıyla hatırlatan nadir insanlardandır.” sözlerinin haklılık payına görmek enfesti. 🩵… kendini görmek mutsuzluktan başka bir şey getirmez insana. 🩵Hasta hastalığı tanıtmakla değil, ona sağlığın nasıl mümkün olduğunu sunmakla iyileştirilme. 🩵Kişilik bizzat davranışımızda yatar. 🩵Her fikir biraz kurcalandığında sizi cezalandırır i, size işkence eder. 🩵Kendi endişelerine aşık olmak…
2023 Okuma Raporları
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 28. kitabı
Andre Gide'nin sade bir dille sade olmayanı anlatma şekline bayılıyorum. Kitabın ilk sayfasından itibaren "Bu kitabı Andre Gide yazmış" diye düşündüm. Bataklığı yazmaya çalışırken batağa saplanan bir yazarı anlatıyor. Yazarın beynine girip Orada yaşamak istiyorum
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 92. kitabı
Andre Gide, toplumsal ve bireysel ahlâkın en güçlü kriterinin, kişinin samimiyeti ve kendisini tanıması olduğunu savunan bir yazar. Onun için bireysel özgürlük önemli kıstas. “Batak” bu bakış açısıyla okunduğunda çok fazla anlam taşıyan bir metin. Roman içinde roman yazılan eser; günümüzde dahi insanı çevreleyen, çırpındıkça çok daha fazla dibe vuran bireyin yaşamının tekdüzeliğine atıfta bulunur. Tıpkı Vergillus’un Tityre’i gibi… Tek bir farkla… Yazar başkahraman, Tityre’in bataklığına saplanıp mutlu oluşunu anlamlandıramaz. Kendi varoluşunu oluşturduğu karakter üzerinden sorgular, aslında kendisi de monoton yaşamın girdabındadır. Diğerlerinin aksine bu monotonluğu fark eder ve “özgürlüğün belirli sınırlarla çerçevelenmesi” düşüncesine karşı durur. Gide’in aslında kendini resmettiği tek eser olan “Batak”, satirik üslubu ile çok daha kıymetlidir.
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2023 63. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 19:28
Belki ilk defa Andre Gide'den okudum. Batak eseri okuduğunuzda, Andre Gide'nin günlük yaşam veya yazmalarına dair muhteşem bir edebiyat eseri okuyacaksınız. Hiciv yöntemiyle kendini tartışıyor, Kendi ile müzakere ediyor. Andre Gide'nin diğer eserlerini okumadan önce kendine hicivsel olan Batak eserini okumanızı tavsiye ederim. Çeviri çok iyi ve metin çok iyi akıyor.
Edebiyat
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2025 15:54
#AndreGide’den okuduğum üçüncü kitap #Batak ve şunu söyleyebilirim ki çelişkilerle dolu, tutarsız ve üstelik bundan korkmayan, kendini yargılayan, estetik duygusu yüksek (bu nedenle şiir vs
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
Bataktayım ama kendi içimdekinde
Puan vermedi·112 syf.··
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 15:49
Batak… Anlatımı ve dili sade olan bir kitap Batak Karakterimiz bataklıkta yaşayan ama mutlu olan,çıkmaya çalışmayan,bataklıkta olduğunu kabul eden birinin hikayesini batak adı altında yazmaya çalışıyor ama başırılı olduğu meçhul… Kendisi de başaramadığı şeyler içinde bataklıkta gibi , kendi duygu ve karmaşalarının olduğu bir bataklıkta. Çabaladıkça daha da çok batıyor her şeyi başaran arkadaşlarının arasında yalnız,karmaşık ama yazma çabası var yazdıkça bataktan çıkacağına inanıyor ama batak onun içinde…
Hayat ve İnsan
BatakAndré Gide · Timaş Yayınları · 2023240 okunma
Bataklıkta batmış vaziyetteyiz ve daha da ilginci Mutluyuz.
10/10
·140 syf.·
Beğendi
·
2023 115. kitabı
Andrei Gidenin kitapları kimisi için zor eserlerdir. Bunun sebebi de zannedersem yazarla kurulamayan duygusal bağlantılar diye düşünüyorum. Bu kitapta yazar değişik bir teknik kullanmış. Durağınlığın içerisinde hareket. Ne demek istediğimi okuyanlar anlayacaktır. Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi yazar biraz spontane yazmış kitabı..genel kalıpların dışında olarak. Betimleme yahut karakter tanıtımları beklemeyin. Sanki bir büfeye sigara almaya gelmiş gibi kitaba girip çıkıyormuş gibiler. Tabii biraz daha etkin olan bir iki karakter hariç. Ana konusu ise yaşama, yaşamımıza aykırı bir bakış. Hayatı bir bataklığa benzetiyor, sıkıcı ve kendini tekrar eden bir monotonluk olarak. Yazarı asıl rahatsız eden bataklıkta batmaktan, bu yaşamdan insancıkların mutlu olmaları. Mutlular ise sorun yok deyip geçemiyor. Kendi yaşamını da dahil ediyor bu bataklığa lakin tek farkla kendi bunun farkında ve bataklıktan çıkıp gitmek için seyahatlere çıkıp alternatif yollar arama niyetinde. Genel olarak kitabın okuyucuları, kitabı pek anlayamasalar da anladıklarımız çok güzel anlayamadıklarımız kim bilir ne kadar da güzeldir yaklaşımların da olduklarından kitaptan memnun kalmışlar. Sağlıcakla ve kitapla kalın.
BatakAndré Gide · L&M Leyla ile Mecnun Yayıncılık · 2005240 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.