Makbul Fikirler Lugatı

Bouvard ve Pécuchet

Gustave Flaubert
Çevirmen:
Fatih Yücel
Tasarımcı:
Emir Tali

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·440 syf.·
2025 831. kitabı
Bouvard tutkuları bilinmeyen biri hakkında hiçbir şey bilinemeyeceğini düşünüyordu. S:127 Edebiyat dünyasına"romanı Madame Bovary ile giriş yapan hayat-edebiyat ekseninde önemli tartışmalara yol açan Flaubert, bu dünyadan ayrıldıktan sonra bir yıl sonra yayımlanan Bouvard ile Pécuchet’de iki yarı aydın küçük burjuva üzerinden döneminin bilimlerini ve bilim anlayışını, dine yaklaşımını, felsefesini, edebiyatını, tarih yazımını ve tarih felsefesini kıyasıya eleştirir. Roman kahramanı iki arkadaşın gülünçlüğü kendi kişilik özelliklerinden kaynaklandığı kadar yazar tarafından eleştirilen dönemin düşünsel hayatındaki tutarsızlıklar, çelişkiler ve tuhaflıklardan da ileri gelir. Flaubert sıkça söz ettiği “bir hiç üzerine roman yazma” arzusuna bu eseriyle büyük ölçüde yaklaşmıştır, Bouvard ile Pécuchet çağımızın “anti-roman” anlayışını da önceden haber vermektedir. Yazarın tamamlayamadığı kısımlara ait notlarıyla birlikte yayımlanan bu eser yarım kalmış dahi olsa dünya edebiyatının zirvelerinden birini oluşturur · Pecuchet," yine de masum ve suça teşvik eden sözler nasıl ayırt edilir?" diye ekledi. " Bugün yasak olan şey yarın alkışlanabilir." S:168
Dünya Klasikleri Edebiyat Roman
Bouvard ve PécuchetGustave Flaubert · Everest Yayınları · 2020477 okunma
Yaşamın nedenlerini anlamak olanaksız...
8/10
·360 syf.·
2025 14. kitabı
Kitabın merkezinde, dünyayı öğrenmeye yönelik her yeni girişimin felaketle sonuçlandığı gerçeğinin ışığında, gerçeği ve bilgiyi ısrarla iyimserlikle arayan iki yaşamını yazıcılıkla kazanan Bouvard ve Pécuchet yer alır. Benzer yönleri çokça olsa da, farklılıklarından da etkilenen iki karakterdir. Bu hikaye yalnızca dehanın birleştirebileceği hiciv ve sempati karışımıyla anlatılır. Bir yaz günü, Bouvard ve Pecuchet adlı iki arkadaş, Paris'teki Bourdon Bulvarı'nda karşılaşır ve ikisi­nin de yalnızca isimlerini şapkalarının üzerinde tam olarak aynı noktaya yazmakla kalmayıp aynı liberal politik görüşlere ve en önemlisi aynı bilgi açlığına sahip olduğunu keşfederler. Kahramanlarımız, geçerli düşüncelere meydan okurken ellerindeki kıla­vuz kitapların her yerine sirayet etmiş olan tutarsızlıkla­rın giderek daha çok farkına varırlar. Bouvard ve Pecuchet, bilimsel tarım alanındaki ilk deneylerinden başlayarak sürekli tekrar eden bir olaylar döngüsünün içine girer: Sayısız ansiklopedi ve kitaba başvururlar, edindikleri bilgileri uygularlar, denemelerinde fena hal­de başarısız olurlar, yanlış ve kusurlu alan seçimi yap­maktan pişmanlık duyar ve bir yenisine geçerler. Araş­tırmalarına son verip yeniden yalnızca var olan bilgileri kopyalayan kişiler olmaya karar vermeden önce, arke­olojiden teolojiye kadar bütün konuları ele alırlar. Ta­mamlanmamış olan ve yazarın ölümünden sonra ya­yımlanan bu roman tarihinde farklılı­ğıyla öne çıkar. Bilirbilmezler, ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır. Kahramanların gerek edimsel gerekse felsefi sorunlar konusunda duydukları heyecanla somutlaşan büyük bir bilgi tutkusunu anla­tır. Gustave Flaubert 'in sözcük israfından kaçınan tarzında ifa­desini bulan, Bouvard ve Pecuchet'in her defasına yenilenen heyecanları, azimli çabaları ve sürekli
1001KitapOkumalarım
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2019477 okunma
9/10
·360 syf.··
2022 85. kitabı
Ele aldığı meselelerle farklı, kurgusuyla eğlenceli bir klasik Bilirbilmezler. Roman, Paris’te kırk yedi yaşında iki adamın tesadüfen aynı banka oturarak tanışmalarıyla başlıyor. Kısa süre içinde yakın birer arkadaş olan karakterler, içlerinden birine miras kalmasıyla beraber hayallerini gerçekleştirip kırsala taşınıyorlar. Burada tarım, peyzaj, konservecilik gibi çok çeşitli uğraşlar edinip arkeolojiden tıpa, tarihten edebiyata, doğabilimden felsefeye birçok konuda okuyup araştırıyorlar. Ancak ne yazık ki ilgilendikleri hiçbir alanda bir sonuç elde edemiyorlar. Bu hikayeyle Flaubert, bir yandan yarı aydınları tiye alırken, diğer yandan dönemin çeşitli bilimlere bakışını eleştiriyor. Yazarın özellikle din ve Kilise eleştirisi, uzay ve evrenle ilgili öngörüleri, kız çocuklarının eğitimi ve sansür hakkındaki fikirleri döneminin çok ilerisindeydi. Arka planda 1848 Devrimi ile sunduğu politik felsefeye hakimiyeti ve politika eleştirisi hayranlık uyandırıcıydı. Oldukça keyifli ve eğlenceli bir kurgusu olan roman, aslında yazarın fikirlerinin ön planda olduğu eserlerden. O nedenle kurgu odaklı bir okursanız sıkılabilirsiniz. Flaubert’in kendisi ve çoğu edebiyat eleştirmeni tarafından yazarın en ustalıklı eseri kabul edilen Bilirbilmezler, benim de okuduklarım arasında (diğerleri Madame Bovary ve Duygusal Eğitim) en beğendiğim romanı oldu. Duygusal Eğitim’de kısmen gördüğüm bambaşka yönünü gözler önüne sermiş bu eserinde. Klasiklerden hoşlanıyorsanız bence es geçmeyin. Tahsin Yücel çevirisi dilini en beğendiğim çeviri oldu. İş Bankası tarafından Bouvard ve Pecuchet adıyla basılan Volkan Yalçıntoklu çevirisi de güzel. Flaubert, bu eser üzerinde çalışırken Yerleşik Düşünceler Sözlüğü adlı, romana kurgu ilerledikçe yedireceği fikirlerden oluşan, ansiklopedik bir liste kaleme
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2019477 okunma
Mizah yüklü arayış
8/10
·356 syf.··
2021 258. kitabı
Yazarın bitmemiş ve ölümünden hemen sonra yayınlanan bu kitabını bir arkadaşıma ödünç verdiğimde, sadece iki bölümünü okuyarak ve biraz da alayla iade edişini hatırlıyorum. Gerçekten de belirli bir altyapı gerektiren, tam bir 19yy dönem eleştirisi. Bir iki kitap okumakla her şeyi yapacağını sanan iki ahmak yazıcı arkadaşın, kalan mirasla edinip yerleştikleri çiftliklerinde; Tarımdan kimyaya, Arkeoloji'den edebiyat ve felsefeye, sağlıktan eğitime pek çok konuya el atmaları ve yüzlerine bulaştırmaları eserin konusu. Yazarın dönemini eleştirirken, #walterscott #aleksandradumas #balzac gibi edebiyatçılar, ##diderot #voltaire #spinoza #locke #hegel #rousseau gibi filozoflar, Blanc Lafarelle gibi sosyalist, #robespiere gibi özgürlükçü, Napolyon gibi asker siyasetçilere çatması da cabası. Çevirmeni #tahsinyücel tarafından Don Kişot'tan Teneke Trampet'e uzanan roman dünyasının doruklarından biri gösterilen kitap; uzmanlaşmayı öğütlerken Burjuvazi'yı, düşünceyi baş tacı yaparken sekülerliği ve dinin kökenlerini ararken de özgürlüğü size tattırabilir : OKUYUN...
Edebiyat
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
Okuyun ve okutun!
8/10
·356 syf.··
2018 61. kitabı
Bu kitabı muhtemelen günümüzde bir Türk yazar yazsa mevcut yönetimi eleştirdiği gerekçesiyle hapse atılabilirdi. Kitabı okurken yazar sanki caglar oncesinden gunumuz turkiyesini elestiriyor sandım. Cok güzel cok faydalı bir eser bence butun ulke bu kitabı okusa ilk secimlerde ulkenin siyasi cehresi degisir. Baskı rejimleri bu yuzden okuyan nesilden korkuyor sanirim. Kesinlikle okuyun ve okutun!
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
8/10
·356 syf.·
2022 53. kitabı
Neden bu kitap bu kadar az okunmuş? Arkadaşlar kendinize gelin ve acil okuyun. Flaubert benim kesinlikle favori yazarlarımdan. Bilirbilmezler uzun yıllar kaleme aldığı ve vefatından dolayı da sonunu tam bitiremediği romanı. Aslında büyük bir birikim. Kitabı okuduğunuzda göreceksiniz, edebiyat tarihinin en şahsına münhasır iki kankası Bouvard ile Pecuchet çok meraklı, çok pimpirik, çok heyecanlı ve hırslı karakterler. Çok da komik. Her işe atlıyorlar, çok okuyorlar, her şeyi okuyorlar ve her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Sanat, Bilim, Din, Tarım, Arkeoloji, Müzecilik, Öğretmenlik... denemedikleri ne kaldı. Çevirmenin önsözünde dediği gibi büyük roman. Gözden kaçırmayalım.
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
İki Çokbilmiş Karakterin Savruluşları
Gustave Flaubert ülkemizde daha çok kaleme aldığı Madam Bovary ile tanınan bir yazar. Ama daha başka kitapları da var usta yazarın. Bunlardan biri de Bilirbilmezler. Romanı 1990 yılında Tahsin Yücel Türkçeye kazandırır. Ondan önce çeviren yoktur. Kitabın orijinal ismi Bouvard et Pécuchet’dir. Bilirbilmezler ismini çevirmenin kendisi koyar. Bilirbilmezler, Flaubert’in ölümünden sonra yayımlanır. Yazar kitaba son noktayı koyamadan vefat eder. Kitaba yazar son nefesini verdikten sonra eşyaları arasında bulunan bir kâğıtta yazılanlar ilave edilmiş. Bu ilaveyi katarsak “Başlarlar kopya etmeye.” cümlesiyle son buluyor Bilirbilmezler. Flaubert, Madam Bovary’yi beş senede yazarken bu kitabı altı yılda bile tamamlayamamıştır. Ne yazık ki ömrü yetmemiştir. Bu bakımdan Bilirbilmezler için Flaubert’in üzerinde en çok durduğu ve onu en çok uğraştıran kitap olduğunu belirtmek herhalde yanlış bir ifade olmaz. Zaten kendisi de bir mektubunda “Böyle bir kitaba girişmek için deli olmak, üç kez çılgın olmak gerekir.” der bir mektubunda. Dostu Turgenyev’e ise “Bana öyle geliyor ki bilinmedik yerlere doğru, çok büyük bir yolculuğa çıkacağım, bir daha geri dönemeyeceğim.” demiştir. Gerçekten de geri dönüşü yoktur bu çetin yolculuğun. Flaubert büyük yapıtını bitirmek için var gücüyle çalışmıştır. Uzmanlara göre bu kitabı bitirmek için yüzlerce kitap ve belge okumuştur. Kitabın altyapısını sağlam kurmuştur. Ancak Madam Bovary kadar ses getirmemiştir kitabı. Çok okunmamasını kolay anlaşılır ve akıcı olmamasına bağlamak yerinde olacaktır. Tahsin Yücel çeviriye “Bilirbilmezler Üzerine Gözlemler” başlıklı bir giriş yazısıyla katkıda bulunur. 11 sayfalık bu giriş yazısı okurun kitabı daha iyi anlamasına, kavramasına olanak vermektedir. Eğer bu giriş yazısı olmasaydı kitaptan alınan tat ve
Edebiyat
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
Hayal kırıklığı
6/10
·344 syf.··
2022 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2022 00:00
Beğenmediğim bir kitap oldu üzülerek söylüyorum. Olayların betimlenme şekli ile kitap kendine çekmiyor ne yazık ki. Olay örgüsü zayıf ve hızlı ilerleyen bir devamlılık var kitapta.
Edebiyat
Bouvard ile PecuchetGustave Flaubert · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021477 okunma
Puan vermedi·356 syf.··
2017 155. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2017 21:16
Flaubert, hem bilgi hem de duygu olarak ömrünce biriktirdiklerini vermek istemiş okura bu romanda. “En sonunda hıncımı dile getirecek, kinimi kusacak, saframı dökecek, öfkemi fışkırtacak kızgınlığımı akıtacağım” dediğini yazar önsözde Yücel. Gerçekten dediğini de yapmıştır. Eserde oldukça yoğun eleştiriler var, zamanının bilim, din, siyaset adamlarına ve kurumlarına. Halkı da acımasızca eleştirir. “Ne düşündüğümü bilmek istiyor musun? dedi” Pécuchet. Kenterler azgın, işçiler kıskanç, papazlar aşağılık olduğuna, halk da burnu yemlikten çıkmamak koşuluyla bütün zorbaları bağrına bastığına göre, Napoleon çok iyi etti! Süngülesin, ayaklar altında çiğnesin, sürü sürü gebertsin! Doğruluk düşmanlığına, korkaklığına, laçkalığına, körlüğüne az bile!” Bouvard, “İlerlemeymiş, amma da palavra! diye düşünüyordu. Sonra ekledi: “Politika tam bir pislik.” Raslantı eseri Bouvard ve Pécuchet'ın yollarının kesişmesiyle başlayan hikâye hem düşündürücü hem komiktir. Ellerine geçen parayla birçok işe el atarlar. O işi bilmeseler de Don Kişotvâri azim ve inanmışlıkla dört elle sarılırlar. İlk işleri o alanda yazılmış en iyi kitapları okumak ve öğrendiklerini âdeta yemek tarifi uygular gibi uygulamak olur. Her seferinde başarısızlığa uğrayıp yeni bir meslek seçerler. Tarım, tıp, sanat, felsefe, teoloji, arkeoloji, astroloji, manyetizma, eğitim gibi birçok alanda varlık göstermeye çalışırlar. Bu arada yazar, kahramanlarının girişimde bulunduğu her alanda oldukça fazla bilgi sunuyor okura. Bu bilgilerin eksikliği kitaptan edinilecek kazanımı azaltsa da araştırarak okunduğunda yeni bilgiler edinmeye vesile oluyor. Kahramanlarımızın cahillikleri sonucu düştüğü komik durumlar o kadar tanıdık ki. Bir işte ehil olmadan o işi yapmaya kalkışmak, hakkında konuşmak bizim en
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2022 18:31
Birçoğumuzun kalbine Madame Bovary ile taht kuran yazarın ölümünden bir yıl sonra yayımlanan kitabı Bouvard ile Pécuchet, iki küçük burjuva üzerinden dönem eleştirisi yapan bir klasik. Hiçbir konuda uzmanlık ve tam bilgi sahibi olmadan daldan dala atlayıp o konunun erbabıymış gibi davranan ve sonunda da zararlı çıkmalarına rağmen yeni maceralara atılmaktan vazgeçmeyen Bouvard ve Pécuchet’i okurken delirmemek elde değil. Doktorluk, mühendislik, çiftlik işleri, kimya, edebiyat, felsefe, jeoloji, politaka ve daha aklınıza ne gelirse hepsi bu iki kafadar tarafından denendi. Üstelik iki kitap okuyunca alanlarında uzman olduklarını sandılar Sanki çevrelerindeki kimseler hiçbir şey bilmiyor da bir onlar biliyor. Flaubert’in 19. yüzyıl dönem eleştirisi olarak yazdığı bu kitap günümüzün anti roman anlayışının temellerini atmakla birlikte maalesef tamamlanamamış, yazarın bıraktığı notlar ile basılmış ama buna rağmen dünya edebiyatının en iyi eserlerinden biri kabul ediliyor.
Bouvard ile PecuchetGustave Flaubert · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021477 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Gustave FlaubertYazar · 30 kitap
Edebiyat eleştirmenleri tarafından modern romanın kurucusu kabul edilir. En tanınmış eseri, 19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini çarpıcı biçimde aktaran ve dünya klasikleri arasına giren Madame Bovary'dir. 1857'de yayımlanan ve Fransa'da ciddi tartışmalara neden olan bu eserden sonra realist akımı başlatan kişi olarak gösterilmiştir. 12 Aralık 1821’de Fransa'nın Rouen kentinde doğdu. Bir hekim kızı ve dinsel bağlılıkları sahip bir aristokrat olan annesi Justine-Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu'de baş cerrahlık yapan orta sınıftan gelme babası Achille-Cléophas'nın ortanca çocuğuydu. Rouen'de mutlu bir çocukluk dönemi yaşadı. 1832-1840 yılları arasında Rouen Koleji'nde öğrenim gördü. Edebiyat alanındaki ilk denemelerini okul gazetesinde ve Le Colibri ("Sinek Kuşu") adlı küçük bir dergide yaptı. 1834’te arkadaşı Ernest Chevalier ile birlikte Art et Progrès (Sanat ve İlerleme) adında bir dergi çıkarmaya başladı. Henüz 15 yaşındayken Trouville sahilinde tanıştığı kendisinden on yaş büyük ve evli bir kadın olan Elisa Schlésinger'e aşık oldu. Bu aşk, yaşamında çok önemli etkiler, izler bıraktı. Elisa Schlesinger daha sonra "Duygusal Eğitim" adı ile kaleme alacağı eserde Marie Arnoux karakterinin de temel kaynağı oldu. Öğrencilik yıllarında sürekli yazdı. "Bir Çılgının Hatıraları" (1838), "Smarh" (1839) ve 1840 yılında yazmaya başladığı "Kasım" lise öğrencisi olduğu dönemin ürünleridir. 1841'de Paris'e gidip Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Hukuk öğrenimi sırasında da yoğun bir şekilde yazmakla meşgul oldu. 1844 yılında sara kaynaklı ilk krizini geçirince, dinlenmesi gerektiğinden hukuk eğitimini yarıda bırakarak eve döndü. Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı. 1845’te "Duygusal Eğitim"in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber bir İtalya seyahatine çıktı. Cenova'da gördüğü ve onu çok etkileyen bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla “"Aziz Anthony'nin Baştan Çıkışı”'nı yazmaya başladı. 1846 yılında babasını, hemen ardından kız kardeşini kaybetti. Ölen kardeşinin küçük bebeğinin bakımını üstlendi. Babasından kalan yüklü miras sayesinde tüm zamanını yazı yazarak geçirmeye karar verdi. Yeğeni ve annesi ile Rouen yakınlarındaki Croisset'ye yerleşti, hayatının tamamını burada geçirdi. Bu arada edebiyat dünyasında kendisinden uzatmalı sevgilisi olarak bahsedilen şair Louise Colet ile tanıştı (1846) ve ilişkileri sekiz yıl sürdü. 1849’da "Aziz Antoine" adlı eserinin ilk okumasını arkadaşlarına yaptığında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Arkadaşları ona sıradan konular seçmesini ve bunu doğal bir üslupla, herkesin anlayabileceği bir dille yazmasını öğütlediler. Bu hayal kırıklığının ardından yakın dostu Maxime du Camp ile birlikte 18 ay süren bir Ortadoğu gezisine çıktı. Yunanistan, Anadolu, Mısır, Filistin, Suriye ve İtalya'yı dolaştı. Gezi esnasında mal varlığının çoğunu harcayan ve frengiye yakalanan Flaubert, içe kapanıklığından, yalnız Mısır’a ve Tunus’a yaptığı yolculuklarla sıyrıldı. Ünlü romanı Salambo’yu ona esinleyen de, bu yolculuklar oldu. Madame Bovary’i de bu esnada kurgulamakta olduğu ifade edilir. Edebiyat dünyasından pek çok kişiyle mektuplaştı. Bu mektuplardan bazıları sonradan büyük ün kazandı. Sevgilisi Louise Colet’e mektupları ise edebî açıdan eserleri arasında sayılacak değerde kabul edilir. Yakın Doğu seyahatinden dönüşünden üç ay sonra, Eylül 1851′de Madame Bovary'yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirdi ve eser tefrika edildi. Flaubert 1856′da "Baştan Çıkış"'ı tekrar kaleme ve "Salombo" üzerinde çalışmaya başladı (1857). Bu arada ilk romanı Madame Bovary, 1857’de kitap olarak basıldı. Eser “ahlaksızlık-sapkınlık” eseri olarak suçlanarak yasaklandı ve yazara dava açıldı. Savcıya göre kitapta eş aldatma yüceltilmekte, cinsel duygular abartılıp kışkırtılmakta, geleneklere hakaret edilmekteydi. Yargıç “namus cellâdı kadın”ın kim olduğu sorulduğunda, Falubert’in verdiği "Madam Bovary, c'est moi! (Madame Bovary benim!)” yanıtı meşhurdur. Avukatı Marie-Antoine-Jules Senard’ın başarılı savunması Flaubert’in aklanmasını sağladı. Bu nedenle avukat Senard’ın adı bu nedenle kitabın yeni basımında, daha ilk sayfada, ithaftan da önce, Flaubert’in kendisine hitaben yazdığı kısa bir teşekkür notuyla birlikte yer almıştır. Flaubert bu savunmadan sonra, yazdığı kitabın kendi gözünde bile umulmadık bir değer kazandığını söylemiştir. Yazar, 1858 ilkbaharında Kuzey Afrika'da iki aylık bir araştırma gezisi yaptı. Salomo adlı romanını Nisan 1862′de tamamladı. 1864-1869 arasında Duygusal Eğitim’in son taslağını yazdı. Yirmi beş seneye yayılan bir çalışma sonunda ortaya çıkan bu eserde kendi gençlik yıllarından hareketle bir "nesil hikâyesi" anlatmıştır. Yaşamının son yılları acılar, edebi başarısızlıklar ve maddi zorluklarla geçti. Bitiremediği son projesi "Bouvard ve Pécuchet"'yi ("Bilirbilmezler" ismi ile Türkçeye çevrildi) yazmaya 1874′te başladı. Para sıkıntısı yüzünden, projeye iki senelik bir ara verip 1877′de yayımlanacak olan "Üç Hikâye"'yi (Saf Bir Kalp, Konuksever Aziz Julien Efsanesi ve Hérodias) kaleme aldı. Çocukluk arkadaşı Laure le Poittevin'in oğlu Maupassant'ı manevi evladı olarak benimsemişti. Onu iyi bir yazar olarak yetiştirmeye çalıştı ve Maupassant'ın başarılarıyla avundu. Flaubert, 8 Mayıs 1880 günü, ani bir felç sonucu, Croisset’de öldü. Romanları Salambo (Salammbô) Duygusal Eğitim Madam Bovary Gönül ki Yetişmekte Ermiş Antonius ve Şeytan Bilirbilmezler (Bouvard ile Pécuchet) Günlük Kırlarda ve Kumsallarda (1886) Anı Bir Delinin Anıları (1838)