·
Okunma
·
Beğeni
·
17bin
Gösterim
Adı:
Cezmi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751004697
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
'Cezmi', Namık Kemal'in İntibah'tan sonra kaleme aldığı ikinci romanıdır. Türk edebiyatında tarihi roman türünde yazılmış ilk eser kabul edilen Cezmi, aslında iki cilt olarak planlanmış ancak ikinci cildi yazılamamıştır. İkinci cildin yazılmayışını Mehmet Kaplan, iki değişik tarzda izah etmektedir. Namık Kemal'in Abdülhak Hamid'e yazdığı bir mektupta Cezmi'yi isteksiz kaleme alışı anlatılır: "Ne yazdığımı, ne okuduğumu soruyorsun. Hiç bir şey yazmıyorum veya tabir-i sahihi ile memuriyet hasebiyle evrak-ı resmiye yazıyorum. Tarih okuyorum, felsefiyat okuyorum. Cezmi'yi ikmal etmek kolay fakat gönlüm istemiyor. Mamafih yakında bitireceğim."
'Cezmi' romanında üç devletin tarihi hayatı vardır. Bunlar Osmanlı İmparatorluğu, İran şahlığı ve Kırım hanlığıdır. Eser 11 fasıl ve 44 kısımdan ibarettir...
368 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
İlk olarak ifade etmeliyim ki; kitapta okuduğum şiirlere, beyitlere hayran kaldım ve bir kez daha gördüm ki Namık Kemal yazarlığının yanında çok iyi de bir şair.

Kitap Türk Edebiyatı'nın "İlk Tarihsel Romanı" olarak kabul ediliyor. Zaten karakterler, bilgiler ve hikaye tarihi olaylar üzerine; Sultan 2.Selim ve Osmanlı'nın en önemli devlet adamlarından Sokullu Mehmet Paşa dönemindeki Osmanlı-İran Savaşları üzerine kurulu.

Kitapta kahramanlık, cesaret ve vatanperverlik temaları oldukça ön plana çıkıyor. Ancak kitap aynı zamanda bir aşk romanı. Tabi saray romanı olur da saraylara yakıştırılan entrikalarla örülü aşk olmaz mı ? :)

Yazar karakterleri çok iyi tasvir ediyor. Ancak bazı karakterleri, alanında çok iyi olan isimlerle kıyaslayıp hatta bazen daha üstün göstererek tasvir olayını abartıyor. Olayların, mekanların, kişilerin tasviri neredeyse kitabın yarısını alıyor. Yarısından sonra da saray entrikalarını; rekabet, aşk ve iktidar mücadelesi üçgeninde okuyorsunuz.

İyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, kahramanlık ile ihanetin iç içe geçtiği olayların sonu sizi oldukça şaşırtacak.

İyi okumalar.
356 syf.
·4 günde·6/10 puan
Cezmi,temelinde Kanuni'nin oğlu olan II.Selim zamanında yapılan Osmanlı-İran Savaşlarını konu alıyor.Aslında kitabı okumaya başlamadan önce beklentim Cezmi diye birinin çıkıp bu savaşlarda gösterdiği kahramanlıkları anlatmasıydı.Nitekim başlangıçta öyle oldu.Birkaç bölüm dönemin devlet adamları ve ülkelerin siyasetleri hakkında bilgiler vererek ilerlerken tam da beklediğim gibi Cezmi icraatlerine başlamıştı.Sonra Osmanlı için savaşan Kırım şehzadeleri Adil Giray ve Gazi Giray'ın İran'a esir düşmesinden sonra roman bambaşka yerlere gitti.İş Cezmi'den çıkıp Adil Giray merkezli bir saray entrikaları romanına döndü.Ben tarihi romanlarda bu tarz entrikalardan acayip sıkılsam bile yine de keyifle okudum.Beklediğim kurguyu bulamasam da bulduğum kurguyu sevdim diyebilirim.
  • Zehra
    7.4/10 (1.114 Oy)806 beğeni5bin okunma2.321 alıntı25,9bin gösterim
  • Araba Sevdası
    7.1/10 (2.348 Oy)1.943 beğeni13,9bin okunma2.733 alıntı59,4bin gösterim
  • Karabibik
    6.4/10 (692 Oy)384 beğeni3.130 okunma950 alıntı13bin gösterim
  • Felatun Bey ile Rakım Efendi
    7.6/10 (2.456 Oy)1.855 beğeni11,4bin okunma4.201 alıntı40,1bin gösterim
  • Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
    8.2/10 (2.781 Oy)2.346 beğeni12,7bin okunma4.913 alıntı45,3bin gösterim
  • Nana
    7.3/10 (517 Oy)465 beğeni2.371 okunma1.226 alıntı24,8bin gösterim
  • Mai ve Siyah
    8.0/10 (2.735 Oy)2.619 beğeni12,7bin okunma9,5bin alıntı80,9bin gösterim
  • Sodom ve Gomore
    7.9/10 (573 Oy)524 beğeni2.343 okunma1.556 alıntı13,1bin gösterim
  • Ayaşlı ile Kiracıları
    7.5/10 (585 Oy)423 beğeni2.379 okunma737 alıntı10,5bin gösterim
  • Eylül
    7.6/10 (3.865 Oy)3.641 beğeni21bin okunma15,8bin alıntı168,4bin gösterim
348 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Bu inceleme özet şeklindedir!

Tanzimat Dönemi'nde edebiyatımıza birçok yeni tür girer. Roman, hikaye, deneme, makale, fıkra gibi türler edebiyatımıza bu dönemde girmiştir.

Bu dönemde roman türünün ilk örnekleri çeviri yoluyla Türk Edebiyatı'na girer. İlk çeviri roman Yusuf Kamil Paşa'nın Fransız bir yazar olan Fenelon'dan çevirdiği ve adına Tercüme-i Telemak verdiği eser olmuştur.

1. Nesil Tanzimat romanı romantizm etkisindedir. Romanlar eğitim için bir araç olarak kullanılmıştır. Bu dönemde sosyal konulara sıkça yer verilmiş ve başlıca konular kölelik-cariyelik, yanlış batılılaşma ve kültürel değişimdir. Mekan sosyal romanlarda İstanbul'dur. Tarihi romanlarda mekan İstanbul ve İstanbul dışıdır. Cezmi romanında da mekan İstanbul dışıdır. Romanda teknik kusurlar görülür. Yazar sık sık araya girer. Namık Kemal de 1. Nesil sanatçısıdır.

2. Nesil Tanzimat romanı ise realizm etkisindedir. Romanlar teknik yönden güçlenmeye başlar. Romanın temel amacının sanat olduğu görüşü hakimdir. Dilin sadeleşmesine yönelik düşünceler ortadan kalkar.

Cezmi romanı da bu özellikler dikkate alınarak incelenmelidir.

Cezmi romanı Sokullu Mehmet Paşa döneminde başlar. Mekan olarak İstanbul'da başlasa da Azerbaycan ve İran'da sürer. Tebriz sarayında ise roman sona erer.

Cezmi'den bahsedecek olursak Cezmi bir atlı spor ustasıdır. Bu yeteneği sayesinde Ahmet Paşa ile tanışır ve bir yemekte şairlikte de usta olduğunun anlaşılmasıyla Nevi ile tanışma fırsatı bulur.

1570 yılında İran seferine katılır. Bu sefer sonucunda yaptıklarıyla ünü artar. Sefer esnasında kendisine düşman olan Pertev adında bir düşman askerini boğulmaktan kurtarır ve onunla dost olurlar.

Yine bir seferde Cezmi Adil Giray ile tanışır. Savaşlardaki becerileri sayesinde Adil Giray'ın da beğenisini kazanır.

Savaş esnasında Adil Giray ve Gazi Giray (Adil Giray'ın kardeşi) İranlılara esir düşer. Adil Giray'ı esir eden Hamza Mirza'dır.

Hamza Mirza onları başkente götürmek ve bunun sonucunda ün sahibi olmak ister.

Adil Giray ve Gazi Giray Şah'ın karısı olan Şehriyar tarafından farklı yerlere hapsedilir. Gazi Giray bir adada "Kahkaha Zindanı" denilen yerde hapsedilir. Bu durumun sebebi Şehriyar'ın Adil Giray'a aşık olması ve bunu Gazi Giray'ın öğrenmesini istememesidir. Şehriyar Adil Giray ile görüşebilmek için türlü şeyler yapar.

Adil Giray'ın esir düştüğü zamanlar İran'ı yönetenler kör bir şah, şahın karısı Şehriyar ve şahın kardeşi Perihan'dır. Şehriyar'ın oğlu olan Hamza Mirza da savaşlarla ilgilenmektedir.

Şehriyar Adil Giray ile müzakereler yapar ve Perihan bu durumdan şüphelenir. Perihan da bu müzakerelere katılmak ister.

Şehriyar Adil Giray'a duyduğu aşkı yalnız oldukları bir an açıklar. Şehriyar romanın kötü kadını olduğu için Perihan'ı Adil Giray'a kötü bir biçimde tanıtır.

Adil Giray ise Şehriyar'ın tüm bu anlattıklarına inanıyormuş gibi yapıp onu kullanarak ülkesine dönmek istemektedir.

Şehriyar gibi Perihan da Adil Giray'a aşık olmuştur. İlk görüşmelerinde Adil Giray kendisine anlatılandan çok daha iyi biri olduğunu anlamıştı. Perihan'ın yüzünü de göstermesiyle o da Perihan'a aşık olur.

Şehriyar ve Perihan ikisi de Adil Giray'a aşık olduklarını anladıklarında aralarında kıskançlık ve kötülükler ortaya çıkar. Adil Giray'ın Perihan'ı sevdiğini anlayan Şehriyar ikisini de öldürmek için planlar yapar.

Cezmi Adil Giray'ın esir düştüğü haberini alınca ona yardım etmek için hemen yola koyulur. Cezmi, Adil Giray'ın odasını bulur. İran devletini yıkmak için planlar yapmaya başlar. Cezmi bu planları gerçekleştirmek için Abbas'ı kullanır. Abbas bir İran askeridir.

Şehriyar'ın planları istediği gibi gitmez ve kendi ölümüne sebep olur. Yine de Şehriyar'ın askerleri Adil Giray'ı ve Perihan'ı öldürür. Ancak bu aşklarını yok etmeye yetmez. İkisi de aynı mezara gömülür. Cezmi ise tüm bu olanlardan sonra kılık değiştirip vatanına geri döner.
Romanın ilk yirmi sayfasında namık kemal, kitaba adını veren fakat ana karakter ol(a)mayan cezmi'nin yaşadığı dönemin tarihsel önemine ilişkin bilgi verirken hoş bir uslup kullanmış.Sonrası bildiğimiz aşk, nefret, ihtiras, makam..Ve kırım han'ı kahraman adil giray ile güzeller güzeli iranlı prenses perihan'ın aşklarının hazin sonu.Romanın sonu “1. cildin nihayeti” notu ile biter ancak namık kemal’in bir başka cildi yazmaya ömrü yetmemiştir.
382 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
16. yüzyılda yaşanan Osmanlı-İran savaşının, Türk askeri Cezmi, Türk ordusuna destek veren Kırım Hanı Adil Giray, İran Şahı'nın kız kardeşi Perihan ve Şah'ın karısı Şehriyar karakterleri üzerinden anlatıldığı bir roman. Savaşın oluşum sebepleri, gelişimi, Osmanlı ve İran Devletlerindeki makam mevki mücadeleleri birçok entrikayla birlikte işleniyor. Eserde İran ve Osmanlı arasındaki mezhep farklılığı ve milliyetçilik üzerine Namık Kemal'in önemli yorumlarını görüyoruz. Yine Kanuni'den sonra bozulan Devlet yönetim anlayışı Namık Kemal tarafından eleştirel boyutta ele alınıyor. Roman, bazen savaş sahnelerinin anlatıldığı sürükleyici bir esere, bazen ikili ilişkiler ve entrikaların ön plana çıktığı pembe bir diziye, bazen Namık Kemal'in araştırma ve incelemelerini ortaya koyduğu bir tarih kitabına, bazen de şiirlerle donatılmış bir kitaba dönüşüyor. Anlayacağınız çok boyutlu, akıcı ve sürükleyici bir eser. Yazdıkları ve söyledikleri sonucu Osmanlı'da sürgünlerin adamı haline gelen Namık Kemal'in, düşünce ve görüşlerini anlamak için de faydalı bir eser olduğunu belirtiyor, iyi okumalar diliyorum.
368 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Edebiyatımıza “İlk tarihi roman” unvanıyla giriş yapmış bir Namık Kemal eseridir. Dönem tarihini okuyucuya irdeleyerek anlatır ve okur bu esnada tarihsel süreçten kopmaz. Romanın sonu “1. Cildin nihayeti” notu ile biter lâkin Namık Kemal’in bir başka cildi yazmaya ömrü yetmemiştir.
367 syf.
·8/10 puan
Namık Kemal, nam-ı diğer vatan ve hürriyet kahramanı. Tanzimat döneminin önemli aydını. Mustafa Kemal Atatürk'ün 'hislerinin babası' tanımını yaptığı bir isim. Yani "Namık Kemal" demek, fıkralarla anımsatmak, şuursuzca "Namık Kemal" adını kirletmek, Türkiye'ye ve geçmişe yapılan büyük hakarettir. Namık Kemal gibi büyük bir ismi, hele de hürriyet sevdalısı bir ismi küfür eder gibi bilip bilmeden "Namık Kemal" demek, onu fıkralarla anmak büyük yanlıştır. Öncelikli olarak bunu zihinlere kazımak gerekiyor.

Kitaba gelecek olursak; kitap, özellikle sonlara doğru film gibi akıp gidiyor. Tarihi bir roman olduğu için, tarih üzerinden göndermeler yaparak ilerleniyor. Burada da yazarın tarihi bilgisini görmüş oluyoruz. Bizi, geçmişe götürüyor, 16. yüzyıla, yani tam da Osmanlı-İran rekabetinin yaşandığı, Kırım Hanlığının elden çıkmadığı bir döneme. Kırım Hanlığı da, o dönemlerde Osmanlı Devleti'ne tabî bir devletti. Kitabın yazıldığı dönemlerde Rus Çarlığının elinde, Osmanlı Devleti de, İran da eski gücünde değil. O rekabeti de yok. İki devlet arasında zamanında öyle bir çatışma oluyordu ki; Tebriz vardı örneğin, bir Osmanlı Devleti'nin eline geçerdi, bir de İran'ın. Günümüzde Tebriz, malûm İran'ın elinde ve "Güney Azerbaycan" diye de geçmekte. Türk nüfusu çoğunlukta.

Kitap, dönemine göre oldukça iyi. Hatta günümüzdeki kitaplara da taş çıkarır. Geçmişteki karakter üzerinden, çarpık ilişkiler ağı kuruluyor, aşk ile vatan ikilemi üzerinde kalınıyor. Tarih olsun da, çarpık ilişkiler ağı olmasın, şaşılır. Koskoca üç padişah dönemi görmüş Sokullu Mehmet Paşa vardı, o bile saray içindeki entrikalara kurban gitmişti. Yani bu kitabın içerisinde geçen hikayedeki entrikalar ağı, koskoca bu paşanın suikaste kurban gitmesindeki entrika ağından daha acı değil. Koskoca devleti yönet, entrika yüzünden suikaste kurban gidip canından ol.

Kitap yer yer de sıkıcı oluyor, o da entrikanın sıkıcı hâl alması. Doğaldır, günümüzde bile fazla entrika görelim, bir müddet sonra sıkılıp bırakır gideriz. Neyse ki, kitabı güzelleştiren film gibi yapan bir ilerleyiş söz konusu oldu sona doğru. Ağır ağır giden filmin sonlara doğru açılması ve anlamlı hâle gelmesi gibi oldu. Bir diğer olumsuz taraf ise, kitaba ismini veren karakterin çok fazla rolünün bulunmaması.

Namık Kemal, 48 yaşındaki ömrünü halkı bilinçlendirmek adına gazeteler çıkarıp gazetecilik yapmış, yazarlık yapmış, devlet adamlığı yapmış. İlklere imza atan isimlerden birisi kendisi, sanırım dönemine en büyük damgayı sahnelenen ilk tiyatro eserini yazmasıyla yapmış olsa gerek. Bir tiyatro düşünün, ilk defa yayınlanıyor ve unutmayalım ki, görsel olan şeyler daha çok akılda kalır. Ayrıca o dönemi düşündüğümüzde okuma yazma oranlarının düşüklüğü de söz konusuydu. Haliyle tiyatro oyunun etkisi daha da kendisini belli etmiştir.

"Namık Kemal" diyerek komiklik yaptığını, "Namık Kemal" adı altında fıkra anlattığını sananlar, devrin en büyük aydınlarından ve birçok ismi etkileyen birisine hakaret ettiklerinin farkına varsınlar ve bunun mizah malzemesi olmayacağını anlasınlar.
389 syf.
·6 günde·8/10 puan
Kitabın ilk sayfalarında hiçbir şey anlamadım çok fazla savaş ve tarih vardı aslında tarih denir mi bilmiyorum ama gerçekte yaşamış padişahlardan taht a sırayla gelen şehzadelerden bahsediyordu.
Sonra Adil Giray ve Cezmi ile tanışıyoruz daha sonra Cezminin şairliğini, Adil Giray ın şiirlere konu olacak yakışıklılığı tanışma esnasında belirtiliyor.
Sonra tekrar savaş vs başlıyor yine buraları pek anlamadığım için sıkıldım okurken işte padişah para zenginlik vs..
Sonra ise Kırım şahı olan Adil Giray'ın iran'a esir düşmesi.
Adil Giray, Perihan ve Şehriyar aşk üçgeni aslında üçgen yok ama Şehriyar yapıyor bunu ve sonrasında soluksuz okuduğum sayfalar.... Gercekten saray kadınlarından korktum yani bu nasıl entrika nasıl fettanlık inanamadim tabi bir yandan da İran yönetimi içindeki entrikalar da anlatılıyor bir çok ta Mirza adı geçiyor ama hiç birini anlamadım kim ne ne görevde bilmiyorum.
Amaaa ben yine de son kısmı için iyi ki okudum dedim eserin 2. Cildi yok maalesef Namık Kemal yazamadan vefat ediyor olsa onu da okurdum diye düşünüyorum.
356 syf.
Lise ikinci sınıfta okumuştum. Okumuştum da pek bir şey anlamamıştım. Romanlarından ziyade, şiirlerini daha çok severim Namık Kemal' in. Hala da öyle.
320 syf.
·7/10 puan
https://caglaninkitapligii.blogspot.com/...ani-uzerine.html?m=1

Tarihî roman alanında yazılmış ilk roman olarak kabul edilen Cezmi, konusunu II. Selim devrinde başlayıp aralıklarla yarım yüzyıl devam eden Osmanlı - İran savaşlarından alır. Eserin girişinde 16. yüzyıl hakkında genel bir bilgi verilir. Bu, Namık Kemâl'in eğitici yönüyle alakalıdır. Ayrıca Namık Kemâl'in hemen hemen birçok eserinde "tarih"ten esinlenmesi, etkisi altında olduğu "romantizm" akımıyla ilgilidir.


Romanın başlangıcındaki bilgi kısmının, romanın akışıyla bir ilgisi yoktur. Bu kısımda ilgimi çeken bazı bilgiler şunlar oldu:


"...Her şey bir yana, 15. yüzyılda Kristof Kolomb (Kolomb, Latin dillerinde güvercin anlamına gelir.) isimli meşhur kâşif, Nuh'un gemisinden karayı bulmaya giden güvercin gibi, ağır tenkitlere kulak asmayarak Amerika'yı keşfetmiştir..."


"...İran'ın o zamanki hükümetine hem maddi hem de manen 'körler dünyası' dense yerindedir..."


"...Çaldıran'a giderken yeniçeriler, Yavuz gibi bir cihan imparatorunun çadırına kurşun bile sıkarak isteksizliklerini ortaya koymuşlardı..."


"...Oldukça varlıklı olan bu devir, hediyeler devri ve büyüklerden birine mutlak bağlılık devriydi..."


Namık Kemâl, eserinde dipnotlar kullanarak da dönemi için bir ilke imza atmıştır. Özellikler romanın girişindeki "bilgi verici" kısımda bolca dipnot bulunur.


Romanın bundan sonraki kısmı oldukça bilindik ve abartılmış bir hikâye. Romana ismini veren Cezmi karakteri, kahramanlıklarıyla ünlenmiş bir kişidir. O, bir gün Adil Giray'la tanışıp arkadaş olur. Ancak Adil Giray ve onun kardeşi İranlılar tarafından esir edilir. İşte bu andan itibaren romanın başkarakteri Adil Giray olur. Romana ismini veren kişi Cezmi olmasına rağmen, onun hikâyesini ve karakterini tam olarak öğrenemeyiz. Namık Kemâl bu romanın devamını yazmayı düşünmüş, ancak yazamamıştır. Romanın devamı yazılsaydı belki de Cezmi'yi daha iyi tanıyabilirdik.


Romanda daha çok Adil Giray ve onun aşk üçgeni anlatılır. Yazar, Adil Giray'ı çok beğendiğini gizlemez ve onun İran tahtını hak ettiğini söyler. Ancak bütün bu olumlu ifadelere rağmen Adil Giray; zaman zaman çok basiretsiz hareket eden, kendisini seven iki kadın arasında kalan, iradesiz bir insandır.


Romanın iki canavarı andıran kadınları Şehriyar ve Perihan -yazar okuyucuya birini iyi, ötekini kötü göstermeye çalışsa da- birbirlerinin kopyasıdırlar. İki karakter de aşkları ve ihtirasları söz konusu olduğunda gözlerini karartırlar. Perihan genç ve güzeldir. Namık Kemâl ondan övgüyle bahseder. Doğal olarak Adil Giray'ın âşık olduğu kişi de Perihan'dır. Şehriyar ise yaşlı ve çirkindir. Namık Kemâl onu masallara özgü bir tarzda tasvir eder. Şehriyar, masallardaki kötü kalpli cadılar kadar çirkindir. Oğlu yaşındaki Adil Giray'a âşık olur ve bu uğurda ona bile nice kötülükler yapar. Namık Kemâl belki de bu hususta Ferhat ile Şirin'in arasına giren Şirin'in ablası Mehmene Hatun'u düşünmüştür.


Bu üçlünün sonu, hepsinin felaketiyle biter. Bu da romantizmin abartılı sonlarına uygundur. Namık Kemâl'in "İntibah" romanında da bu "felaketli son"u görürüz.


Yazarın iki romanı da birbirine benzer. İkisinde de konuşmalar ve hareket azdır, tasvirler öznel ve abartılıdır. Ancak edebiyatımızda bir ilk olması ve dönemin şartları hakkında bilgi vermesi bakımından -görece sıkıcı olsa da- bu romanın okunması taraftarıyım.


BİR NOT:


Namık Kemâl'in, 21 yaşında kendini vurarak öldüren torununun adı da Cezmi'dir. Ali Ekrem Bolayır ona, dedesinin roman kahramanının adını vermiş. Söylenene göre kendinden yaşça büyük olan keman öğretmenine âşık olan Cezmi, intihar etmiştir. Ne kadar doğrudur bilinmez tabi, bu biraz işin magazin kısmı.
Paşa paşa, üzülme! Bu devlet öyle bir devlettir ki, isterse bütün donanmanın demirlerini gümüşten, yelkenlerini atlastan, halatlarını da ibrişimden yaptırır!..
Ayrılığın şiddetli bir ıstırap ve seni beklememin de bu kadar yürek yakıcı bir ateş olduğunu anlayamazdım...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cezmi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751004697
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
'Cezmi', Namık Kemal'in İntibah'tan sonra kaleme aldığı ikinci romanıdır. Türk edebiyatında tarihi roman türünde yazılmış ilk eser kabul edilen Cezmi, aslında iki cilt olarak planlanmış ancak ikinci cildi yazılamamıştır. İkinci cildin yazılmayışını Mehmet Kaplan, iki değişik tarzda izah etmektedir. Namık Kemal'in Abdülhak Hamid'e yazdığı bir mektupta Cezmi'yi isteksiz kaleme alışı anlatılır: "Ne yazdığımı, ne okuduğumu soruyorsun. Hiç bir şey yazmıyorum veya tabir-i sahihi ile memuriyet hasebiyle evrak-ı resmiye yazıyorum. Tarih okuyorum, felsefiyat okuyorum. Cezmi'yi ikmal etmek kolay fakat gönlüm istemiyor. Mamafih yakında bitireceğim."
'Cezmi' romanında üç devletin tarihi hayatı vardır. Bunlar Osmanlı İmparatorluğu, İran şahlığı ve Kırım hanlığıdır. Eser 11 fasıl ve 44 kısımdan ibarettir...

Kitabı okuyanlar 2.557 okur

  • serhat cantürk
  • Ted Robin
  • Kitapkurdu
  • AdemYıldırım
  • Mert Öncel
  • BAŞAK TOKER
  • İsmail Aydın Altaş
  • Başak
  • Tezzcan
  • Gamze Nur Sungurhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (1)
9
%0
8
%0.6 (3)
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0.2 (1)
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları