Kitap
Coriolanus

Coriolanus

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.6
111 Kişi
345
Okunma
96
Beğeni
4.317
Gösterim
160 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 32 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Pulhan Matbaası · 1945 · Karton kapak
Diğer baskılar
Coriolanus'un Tragedyası
Koryalanus Faciası
Coriolanus
Coriolanus Faciası
Coriolanus'un Tragedyası
Coriolanus
5 mağazanın 12 ürününün ortalama fiyatı: ₺11,39
8.6
10 üzerinden
111 Puan · 24 İnceleme
Presence
Coriolanus'un Tragedyası'ı inceledi.
196 syf.
·
Puan vermedi
Coriolanus'un Tragedyası halkın toplumsal huzursuzluğuna, buğday yetersizliğine, kıtlık yüzünden kapatılan çiftliklere ve açlığa ayna tutar. Açlık konusunda Plutarch, neden olarak tefecilerin halkı ezmesini gösterir. Shakespeare'e göre, halkın ayaklanmasındaki başlıca neden açlıktır. Yoksulluğa karşı savaşın bedelini Coriolanus hayatıyla öder.
Coriolanus'un Tragedyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
Muhammed Öğüt
Coriolanus'un Tragedyası'ı inceledi.
196 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
"Coriolanus'un Tragedyası" - Spoiler İçerir! -
Roma'nın aşırı gururlu ama bir o kadar da kibirli ismi Caius Marcius'un, tek isteği ülkesi için savaşıp, zaferler kazanmaktır. Kazandığı zaferlerden ötürü halkın kahramanı olan Marcius, zaman ile ülkenin liderlik koltuğuna getirilmesini hedefler. Halka karşı yaptığı konuşmalarda sürekli sivri dilli çıkışlarıyla onları aşağılar bir tavır sergiler. Marcius'un kahramanlığını kabullenemeyen muhalifler bu süreçte halkı galyana getirerek ülkeden sürülmesine sebep olurlar. Gururuna yediremeyen Marcius, düşman tarafına geçip ülkesine savaş açar. Haliyle kendi üzücü sonunuda yazmış olur. Demokrasilerde halkın "Demogog"lar tarafından nasıl kolayca manipüle edilebildiğiyle birlikte, halkın dürüst yöneticiler yerine kendilerini kandıran yöneticileri tercih ettiğini anlatıyor. Eser aslında bir savaştan çok bir milletin dramını anlatıyor. Bu tragedyada: Coriolanus'un açık sözlü oluşu, halka karşı duyduğu nefretini saklamayıp söylediği ve insanları kandırıp bir yerlere gelmektense, kendinden ödün vermeden bir yere gelmek istemesi eserin en sevdiğim özelliği oldu. Gerçek hayatta olduğu gibi sinirlerimi tepeme çıkaran faktör ise; halkın fikirlerinin çok çabuk değişmesi ve cahillikleri oldu. Shakespeare'n diğer tragedyalarına nazaran gölgede kalmış bu eserini çok beğendim. Olaylarla beraber insan karakterlerini de gayet güzel tahlil ediyor. Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Coriolanus'un Tragedyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
43
Oğuz Aktürk
Coriolanus'un Tragedyası'ı inceledi.
196 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Olduğun Gibi Görünme Sanatı
YouTube kitap kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: youtu.be/rGxh2RVjmNU Pek çoğumuz Shakespeare'in Romeo ve Juliet, Othello, Hamlet, Macbeth ya da Bir Yaz Gecesi Rüyası gibi oyunlarını duymuşuzdur. Fakat 1000kitap'ta sadece ve sadece 178 okunmaya sahip bu kitap, Shakespeare yolundaki önemli eserler virajı aşıldıktan sonra karşımıza çıkması gereken ilk eseri olmalıdır bence. Shakespeare'in popüler oyunlarını bir şekilde okuma fırsatı bulabiliriz fakat onun yazdığı ve Türkçeye çevrilen 42 oyun arasından Coriolanus'un tragedyasını göz ardı edebiliriz. Fakat Coriolanus'un zaten popüler oyunlardan bir farkı vardır. Coriolanus hiçbir zaman Romeo, Othello, Hamlet, Lear, Macbeth gibi bir kahraman olmayı istememiştir. Çünkü ona göre bu hayattaki en büyük erdem, insanın sadece ve sadece kendisi olmasıdır: "Kendi kendimi inkar etmemi mi isterdiniz? Daha iyisi, olduğum gibi görünmemi isteyiniz." (s. 86) Siz sadece kendiniz olabiliyor musunuz? Yapay ve sahte gülücük saçtığınız bir anınız bile olmuyor mu hiç? İçinizdeki düşünceleri tepki almaktan çekindiğiniz için paylaşmaya mı çekiniyorsunuz yoksa? Kendinizden ve düşüncelerinizden ödün mü veriyorsunuz? İnsanın sadece kendisi gibi davranması ve sürülere, gruplaşmalara, yapaylıklara karşı çıkabilmesi 400 yıl önce olduğu gibi bugün de çok zor. Mesela bir insanın çok beğenilmesi ve çok ilgi görmesi için kendinden ödün vermesi gerekebilir. Bu yorumu şu an okuyanlardan da eminim ki kendinden ödün vermek uğruna açık sözlü olamayan insanlar vardır. İşte bu yüzden bu çağda en zor şeylerden biri kendinden ödün vermemek adına olabildiğince açık sözlü olmaktır. Biliyorsunuz ki, kendinizden ödün verseniz ve insanların duymak istedikleri şeyleri söyleseniz daha çok kişi sizi sevecektir ve yine sizi göklere çıkaracaktır. Ama bazen yeryüzü bize fazlasıyla yeterlidir. Coriolanus da yeryüzünü sevenlerden. Doğası gereği basit, dümdüz, neyse o ve başka bir şey olamayan bir çelişki örneğidir Coriolanus. Sahi biz de pek çok çelişki yaşamıyor muyuz günlük hayatlarımızda? Dün %100 kabul ettiğimiz bir şeyin %100 tersini yarın söylemiyor muyuz? İnsanın psikolojik süreçleri de bazen bir iktidar partisi gibi ilerlemiyor mu? İşte, Miguel de Unamuno'nun "Yaşam bir çelişkidir" deyip de insanın saçma doktrinler etrafında bir çözüm arayarak vakit kaybettiğini düşündüğü bu hayatta Coriolanus hiç kimseye kendini beğendirmek için uğraşmaz. Onun çelişkisi varsa da yine kendisinedir. Aslında bazen ben de Coriolanus gibi hissediyorum. Çünkü gösterişin, şekilciliğin, sürüleşmenin, gruplaşmalar arasındaki yapay dayanışmaların bu kadar revaçta olduğu bir çağda, basit, düz, dosdoğru ve aşırı istekleri olmayan bir insan gibi hissediyorum. Yediğim yemeği Instagram'da sergilemiyorum, çünkü neden sergileyeyim? İşte Coriolanus'un da karşısında hissettiği halk, kendi başına düşünce üretemeyen, arkadaş grupları arasına kendini kabul ettirmek uğruna kendi kimliğinden vazgeçen ve çobanlara sürülük yapan bir halktan başkası değildir. Bir halk ve onun bir bireyi olacaksak bence böyle olmamalı. Belki de kendinden ve hedeflerinden ödün vermeden sadece kendi yoluna odaklanmak bizi Coriolanus'un yaşadığı çelişkilere ve acı sonuna götürecektir. Fakat ne olursa olsun, bu hayat bir başkası gibi davranmak için çok kısa. Hayatınız kısa olsa bile olduğunuz gibi görünme sanatınız uzun olsun.
Coriolanus'un Tragedyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
61