Cumhuriyet Türk Mucizesi - 2. KitapTurgut Özakman

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.565
Gösterim
Adı:
Cumhuriyet Türk Mucizesi - 2. Kitap
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
848
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752203631
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
1923-1938 Cumhuriyet dönemini anlatan Cumhuriyet - Türk
Mucizesi'nin bu ikinci kitabıyla Türkiye Üçlemesi son buluyor. Bu
kitabi da okumanızi diliyoruz. Çünkü:

Çanakkale, Milli Mücadele ve Cumhuriyet bir butündür. Yakın
tarihimizi oluşturan bu üç aşamali dönemin tarihini iyi bilmek
zorundayız. Yoksa bugünu anlayamaz, yarını kestiremeyiz.

Çanakkale ve Milli Mücadele ruhu, bağımsızlık sevdasi, yurt
sevgisi, azim, sabır ve akıl Cumhuriyette kucaklaşıp birleşti, Türk
Mucizesi oluştu. Bazı Batılı gözlemciler neden bu dönemi Türk
Mucizesi diye nitelediler?

Millet M. Kemal Paşa'nin açtığı istiklal, milli irade ve uygarlık
bayrağı altında toplandı. Dünyaya egemen galiplere ve onların
yardakçlarına karşı, yarı çıplak dört yil daha dövüştü. Vatan
düşmandan kurtarıldı.

Ama 1923'te Türkiye 12 milyon nüfuslu, Anadolu'da tek fabrikanın bulunmadığı, geri, ilkel, yoksul, bütün nüfusunun sadece % 7'si okur-yazar olan bir köylü toplumuydu. Kadın-erkek eşitliği söz konusu bile değildi.

Sıra milleti kurtarmaya gelmişti.

Gazi M. Kemal Atatürk ve ideal arkadaşları ortaçağı yenmek, çağdaşlığı gerçekleştirmek için bir avuç bütçe, halkın desteği ve uygarlık öncülerinin özverileri ile birçok siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik devrimler, olaganustü atılımlar yaptılar. On beş yıla destanlar, efsaneler, harikalıklar sığdırdılar. Okudukça şaşacak, hayran kalacaksınız.

Bu tarihi doğru bilirsek aramızdaki birçok anlaşmazlık sona erer.
Birçok sorunun kaynağı doğru tarihi kirleten yalanlardır. Doğru
tarih kutup yıldızı gibi doğru, kurtarıcı yolu gösterir. Her alanda çağdaş uygarlığa ulaşmak, bunun gereklerini yerine getirmek
zorundayız. Geri kalan dona kalır.

Sözün özü, Atatürk'e yürüyelim!
(Tanıtım Bülteninden)
Okuması biraz uzun sürdü. Araya ramazan-bayram-taşınma eklenince 2 ay olmuş. ayıp bana...
Cumhuriyetin kuruluşundan Büyük Önder Mustafa Kemal'in vefatına kadar olan tarihi yıl yıl işlemiş Turgut Özakman.
Daha çok sanat ve kültür alanında yapılan yenilikleri, sosyal yaşam alanında yapılan devrimleri işlemiş sanki. Cumhuriyet dönemi ayaklanmalarına yer vermiş. Farklı kitaplardan da bu dönemi okuduğum için biliyorum sanayi alanındaki gelişmelere sadece birkaç cümle yer vermiş gibi geldi bana.
Tarihimizi öğrenmek, nerelerden geldiğimizi görmek için hele hele o zamanlarda imkansızlıklar içinde kurulan kültür yuvalarının, fabrikaların, işletmelerin, binaların şimdi ne hallerde olduğunu, tarihimize-özümüze aslında ne kadarda değer vermediğimizi gözler önüne seren bir başyapıt.
Bizlerin ne kadar küçük dünyevi işlerin bile altından kalkamadığını, sadece yerimizde saydığımızı gözümüze sokan bir baş yapıt.
O yıllarda bir çok sanayi kuruluşu açıldığı bir çok yabancı işletme Türkleştirildiği, kilometrelerce demiryolu yapımına rağmen büyümenin %10 olduğu şuan büyümenin nasıl oluyorda her yıl %8 olduğunu bir türlü yine! yine! yine! anlayamadığınız, yine bunu size sorgulatan bir başyapıt.
Nasıl oluyorda bir insanın bir faninin ölümü, hayatın en doğal olayı doğum ve ölümden biri olan ölümü bizleri bu kadar etkileyebiliyor. Nasıl oluyorda bu konu da bir cümle gözümüzden bir damla yaşı indiriveriyor. Nerede, ne zaman hiç farketmeksizin Onun ölümünden bir fotoğraf karesi, bir cümle bizi bu kadar derinden yaralayabilir, bunu anlamak ve anlatmak imkansız...
Turgut Özakmanda tam kararında işlemiş bunu.
Başta Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizin ve bu eserleri kaleme alan Turgut Özakman'ın ruhları şadolsun.
Okurken ben bu kitapta dipnotlarla birlikte ilerledim. Diğer kitaplarında bunu yapmamıştım, dipnotlarla ilerlemek daha akılda kalıcı etki yaratıyormuş, nacizane tavsiyemdir.
Spoiler içerir.

Şahsen kitabı bitirir bitirmez nutkum tutuldu. Şu satırları yazarken bile zor oluyor; duygularımı tercüman etmekte zorlanıyorum. Sanırım üzgünüm. Keşke ulu önder Atatürk ölmeseydi; en azından 5-10 yıl daha yaşasaydı da yarım kalan hayallerini gerçekleştirseydi.

Turgut Özakman'ın Türkiye Üçlemesi(DİRİLİŞ, ŞU ÇILGIN TÜRKLER, CUMHURİYET 1 - 2)'ni okuyup bitirdiğinizde gerçekten anlıyorsunuz bu ülkenin kolay kazanılmadığını, Cumhuriyet'in kolay kurulmadığını.
Türk halkı, Türk askerleri canını koydu bu vatan için.
"Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı!"
İstiklal Marşı'mızdaki bu söz Cumhuriyet'in kurulmasının sebebinin tam da bu yüzden olduğunu belirtiyor.
"Böyle güzel, onurlu Türk milleti ancak cumhuriyet yönetimine layıktır." diyor Mustafa Kemal Atatürk.

Düşündükçe yazasım geliyor arkadaşlar. O kadar güzel bir eserler ki bu Türkiye Üçlemesi, her Türk'ün okuması gerekiyor.
Atatürk'ü daha iyi tanımak, 1. Dünya Savaşı'nı, Kurtuluş Savaşı'nı, Cumhuriyet'i daha iyi tanımak, anlamak için çok güzel, etkili bir alternatif.
Okuyun, okutturun. Anlatın.

Turgut Özakman'ın kaleminden ustaca yazılmış muhteşem bir eserdi. Sıkılmadan okudum. Dili sade ve akıcıydı.
Öyle zamanlar oldu ki bir oturuşta 150 sayfa okudum aralıksız.
Tabii son 10 sayfa kala bitmesini hiç istemedim, o acı anları okumak çok zor geldi.

Çok şanslı bir milletiz ki Atatürk gibi halkçı, devrimci, aydın, ileri görüşlü, fedakâr, hoş görülü, iyi kalpli, vicdanlı, cumhuriyetçi, demokrat, kitap sever bir önderimiz, başöğretmenimiz, başkomutanımız, cumhurbaşkanımız olmuş. Bu güzel vatanımızı kurmuş.

Türk milleti Atatürk için Allah'a, geri kalan her şey için Atatürk'e şükretmeli.

Türkiye Cumhuriyeti uğruna can veren tüm askerlerimizi, halkımızı saygı ve minnet ile anıyorum. Nur içinde uyusunlar...
Turgut Özakman'ın Atatürk dönemini anlattığı son kitabı... Kurtuluş Savaşından sonraki dönemi anlattığı Cumhuriyet Türk Mucizesi kitapları her açıdan çok değerli yapıt olarak okurlarına önemli bilgiler ve belgeler sunuyor. Cumhuriyet Sonrası (1923-1938) dönemi kapsayan bu kitap, Atatürk'ü ve inkılaplarını anlamaya ve kavramaya çok yardımcı olacağı kanısındayım. Turgut Özakman'ın kitaplarıyla, Atatürk'ü ve Onun dönemini anlatmak ve kavratmak adına çok emek sarfettiğini fark edebiliyorsunuz. Atatürk hakkında yüzlerce kitap yazıldığını biliyoruz. Elbette çok değerli olanlar gibi yanlış bilgi içerenler de bulunuyor. Bu sebeple Atatürk'ü okurken ve konuşurken belgeli ve güvenilir olmasına dikkat edilmesi gerektiğini birkez daha anlıyoruz. Çünkü Rahmetli Turgut Özakman bu konu da bize yön veriyor kitabında. Turgut Özakman, biz Türk Gençlerine iyi, doğrucu ve dürüst bir yazar olmanın aynı şekilde okur olmakla olduğunu da gösteriyor bu şekilde. Turgut Özakman gibi değerli insanlar aramızdan birer birer ayrılırken biz kalanlar Onların yolunda Türkiye Cumhuriyeti'ne layık birer birey olmak adına çok çalışmamız gerektiğini bilerek daha çok çalışmalıyız.
Kitabı bugun itibariyle bitirdim yaklaşık olarak ekleri hariç 653 sayfa. Kitap oldukça kalın ama okumaya başlayınca çok akıcı ilerliyor sayfalar, zevkle okunabiliyor. Kitabın anlatışı oldukça başarılı, sanki o dönemi gözümüzün önünde film şeridi gibi getiriyor. Betimlemeler, açıklamalar, tarihi olayları yazınsal olarak canlandırma teknikleri yazar tarafından oldukça başarılı bir şekilde ele alınmış.Tarih ile ilgilenenler için faydalı bir kaynak.
Nüfusu 12 milyon olan, Anadoluda tek bir fabrikanin bulunmadığı okur yazar oranının yuzde 7 olduğu, cahil bir toplumu devralan bir cumhuriyeti anlatıyor bu yapit. Bir avuç bütçe ile yapılan devrimler ve inkilaplardan bahsediliyor.

Bu kitabi kesinlikle okuyun. Okuyun ki özellikle günümüzde bu dönemle ilgli uydurulan yalanlara kanmayın. Hepimize düşen öncelikli görev tarihimizi doğru öğrenmek.
Cehaletin kader olmadığını haykıran bir liderin emeklerinin bugün nasıl çalındığına tanık olmak çok acı. Cehalet ile orantılı oy alanların, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün anılmasından rahatsızlık duymaları çok doğal. 1950'lerden beri kendi tarihini emperyalizmin kalemine teslim eden anlayışın, bugün gelinen noktada açılan yaraları kapatmalarını beklemek ahmaklıktır.
Bu devlet öyle kolay kurulmadı ne zorluklar çekilerek ne emekler dökülerek yapıldı herşeyi Şimdi 3-5 tane kendibilmez çıkıp devletivatanı milleti bölmeye kardeşi kardeşe kırmaya çalışıyorlar ama okuyan öğrenen hiçkimse bu tuzağa düşmez bu oyuna gelmez.
Kısacası Gelibolu muharabeleri, bütünüyle M. Kemal'in üstün deha ve zekasının etkili olduğu bir tarihi anlatır."

Yenilmiş bir düşman bile Gazi'nin büyüklüğünü temsil ediyordu
Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi şartlarda kurulup geliştiğini, bir VATAN yaratma ülküsünün ne demek olduğunu anlatıyor.
Aynı zamanda Cumhuriyet'e nasıl sahip çıkılmasını vurguluyor.
Turgut Özakman'ın Türkiye Üçlemesini bitirdiği kitap yine bir Turgut Özakman klasiği olarak karşımızda. Binbir uğraş sonucu yazılan , insanın okudukça okuyası gelen , kanıtlara dayanan , insana gurur, üzüntü, özlem duygularını aynı anda yaşama fırsatı veren , yeri geldiğinde okurun gözlerini yaşartan, para kazanmak için değil Türk milletinin tarihiyle övünç duyması, dünyanın Türkün gücünü görmesi , Türk gençliğinin gerçek vatanseverliği Atatürk ve yoldaşlarında görmesini sağlamayı, Atatürk ilke ve inkılaplarının daha iyi anlaşılabilmesini sağlayabilmek için yazılan kitaplardan oluşur Türkiye Üçlemesi... Türkiye Üçlemesi'nin bana göre en çok gölgede kalan ama en önemli kitabıdır Cumhuriyet Türk Mucizesi. Çünkü Turgut Özakman'ın da dediği gibi '' Tarih olumlu ve olumsuz örnekleri sergileyerek herkese rehberlik eder, kurtarıcı uygun yolu gösterir.Kutup yıldızı gibidir. '' İşte bu sözdeki gibi tarihin olumlu ve olumsuz örneklerden daha çok olumlu örneklerine rastlayacağınız bu kitap günümüz sorunlarına da rehberlik edecek bir kitapdır. Eğer gerçekten iyi bir gelecek istiyorsak Türkiye Üçlemesini okumalı ve bütün dostlarımıza önermeliyiz...
Millet açıkça bilmelidir ki uygarlık öyle bir kuvvetli ateştir ki ona kayıtsız kalanları yakar, mahveder.
Uygar olmayan insanlar uygar olanların ayakları altında kalır.
Osmanlının son iki yüzyılı bunun kanıtıydı.
Adam İngilizin dokuduğu kumaştan elbiseyi giyiyor.
Alman malı lokomotifin çektiği trene biniyor.
Namaz vaktine ne kadar kaldığını cebindeki İsviçre malı saate bakarak kestiriyor. Odesa'dan getirilen Rus unundan yapılma ekmek yiyor ama şapkayı giyince
kâfir olacağını sanıyor. Bu karanlık, donmuş, hasta kafayı yenmemiz gerek.
Çünkü bir an dalsak, bu kafa devreye girer, halkı yine kendine
benzetmeye, orta çağa çekmeye kalkışır.
Onun için yarımız uyusak, yarımız uyanık durmalıyız.
Venizelos'un nobel komitesi başkanlığına yazdığı mektup şöyledir:

atina 12 ocak 1934
nobel ödülü komitesi başkanlığına,
oslo-norveç
bay başkan,
yedi asra yakın bir süre zarfında yakın doğu ve orta avrupa’nın büyük bir kısmı kanlı mücadelelere sahne olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu ve sultanların mutlakiyetçi idareleri bunun başlıca amili idi.hıristiyan milletlerin imparatorluğa bağlanmaları ve bundan mütevellit salibin hilal’e karşı yaptığı kaçınılmaz mücadeleler kurtulma emeli ile bu milletlerce yapılan isyanlar, osmanlı imparatorluğu sultanların idaresinde kaldığı sürece devamlı tehlike kaynağı teşkil eden bir durum husule getiriyordu.
Mustafa Kemal paşanın muhasımlarına karşı yaptığı millî harekatın galibiyetle sonuçlanmasını müteakip 1923 yılında TĞRKİYE CUMHURİYETİ'’nin kurulması bu istikrarsız duruma son verdi.
bir milletin hayatında bu kadar kısa süre içinde böylesine köklü bir değişme nadir vuku bulmuştur.
teokratik bir rejim içinde yaşayan, din ile hukuk kavramlarının birbirine karıştığı çökme yolundaki bir imparatorluğun yerini güç ve hayat dolu modern ve millî bir devlet almıştır.
büyük devrimci Mustafa Kemal paşanın başlattığı hızla mutlakiyetçi sultanlar rejimi yıkılmış ve gerçekten lâik bir devlet kurulmuştur. millet tümü ile çağdaş uygarlıkların önünde yer almak için şevk ile ilerleme yolunda bir atılım yapmıştır.
barışı takviye hareketi ,yeni ve seçkin Türk devletine bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür.
TÜRKİYE, yabancı unsurlarla meskun vilâyetlerini terk etmek hususunda tereddüt etmemiş ve antlaşmalarda da belirtildiği üzere kendi millî sınırları ile samimi şekilde iktifa ederek yakın doğuda barışın gerçek savunucusu olmuştur.
kanlı mücadeleler nedeni ile uzun yıllar türkiye ile düşman durumunda kalan biz yunanlılar, osmanlı imparatorluğu’nun yerini alan bu ülkede vuku bulan bu köklü değişikliğin etkilerini duyan ilk kimseler olduk.
Anadolu faciasının hemen akabinde kendini yenileyen türkiye’ye bir anlaşma fırsatı görerek elimizi uzattık. o bu uzanan eli samimiyetle kabul etti.
ciddi anlaşmazlıklarla ayrılmış olan milletlere samimi bir barış örneği veren bu yakınlaşmadan sadece, iki ülke için olduğu kadar yakın doğu barışı için de yararlı sonuçlar doğmuştur.
barışın medyun olduğu bu kıymetli katkının sahibi kişi,türkiye cumhurbaşkanı Mustafa Kemal paşadır. bu nedenle 1930 yılında yunan hükûmet başkanı sıfatı ile ben türk yunan paktı’nın imzası ile yakın doğu’da barışa doğru yeni bir devir başlarken Mustafa Kemal paşayı yüksek nobel barış ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım.

ihtiramatı faikamın kabulünü rica ederim bay başkan.
e. k. veniselos
Okullarda yakın tarih iyi anlatılmazsa birkaç nesil sonra bunları doğru dürüst bilen kimse kalmayabilir, Türkiye dünyada devletinin kuruluşunu ve kurtarıcısını bilmeyen tek ülke olurdu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cumhuriyet Türk Mucizesi - 2. Kitap
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
848
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752203631
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
1923-1938 Cumhuriyet dönemini anlatan Cumhuriyet - Türk
Mucizesi'nin bu ikinci kitabıyla Türkiye Üçlemesi son buluyor. Bu
kitabi da okumanızi diliyoruz. Çünkü:

Çanakkale, Milli Mücadele ve Cumhuriyet bir butündür. Yakın
tarihimizi oluşturan bu üç aşamali dönemin tarihini iyi bilmek
zorundayız. Yoksa bugünu anlayamaz, yarını kestiremeyiz.

Çanakkale ve Milli Mücadele ruhu, bağımsızlık sevdasi, yurt
sevgisi, azim, sabır ve akıl Cumhuriyette kucaklaşıp birleşti, Türk
Mucizesi oluştu. Bazı Batılı gözlemciler neden bu dönemi Türk
Mucizesi diye nitelediler?

Millet M. Kemal Paşa'nin açtığı istiklal, milli irade ve uygarlık
bayrağı altında toplandı. Dünyaya egemen galiplere ve onların
yardakçlarına karşı, yarı çıplak dört yil daha dövüştü. Vatan
düşmandan kurtarıldı.

Ama 1923'te Türkiye 12 milyon nüfuslu, Anadolu'da tek fabrikanın bulunmadığı, geri, ilkel, yoksul, bütün nüfusunun sadece % 7'si okur-yazar olan bir köylü toplumuydu. Kadın-erkek eşitliği söz konusu bile değildi.

Sıra milleti kurtarmaya gelmişti.

Gazi M. Kemal Atatürk ve ideal arkadaşları ortaçağı yenmek, çağdaşlığı gerçekleştirmek için bir avuç bütçe, halkın desteği ve uygarlık öncülerinin özverileri ile birçok siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik devrimler, olaganustü atılımlar yaptılar. On beş yıla destanlar, efsaneler, harikalıklar sığdırdılar. Okudukça şaşacak, hayran kalacaksınız.

Bu tarihi doğru bilirsek aramızdaki birçok anlaşmazlık sona erer.
Birçok sorunun kaynağı doğru tarihi kirleten yalanlardır. Doğru
tarih kutup yıldızı gibi doğru, kurtarıcı yolu gösterir. Her alanda çağdaş uygarlığa ulaşmak, bunun gereklerini yerine getirmek
zorundayız. Geri kalan dona kalır.

Sözün özü, Atatürk'e yürüyelim!
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 214 okur

  • Sinan Kurt
  • İlhan Engin
  • Elif Ergindemir
  • Aylak Adam
  • Cem BERBER
  • Burak GÖZAÇAN
  • Kara Böcük
  • UfukERTÜRK
  • burdayız yapayalnız
  • Burak Asit

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%15.3
25-34 Yaş
%37.8
35-44 Yaş
%32.4
45-54 Yaş
%7.2
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%33.3
Erkek
%66.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%59.3 (54)
9
%15.4 (14)
8
%9.9 (9)
7
%2.2 (2)
6
%1.1 (1)
5
%0
4
%2.2 (2)
3
%1.1 (1)
2
%1.1 (1)
1
%7.7 (7)