MacKayla Lane; ailesi ile kendi halinde yaşayıp, barmenlik yapan oldukça güzel bir genç kızdır. İrlanda'ya üniversite eğitimi için giden ablası Alina'nın, korkunç cinayetinin haberi, Mac'in ailesinin hayatını yerle bir eder. Korkunç bir şekilde ölen ablasının katilleri bulunamaz ve polislerinde soruşturmayı kapattığını öğrenen kızımız hoppp tası tarağı toplayıp, hiç bilmediği İrlanda'ya ablasının katillerini bulmaya gelir. Ablasının ölmeden önce bıraktığı mesajda bahsettiği kelimenin ne olduğunu sorduğu ilk anda kendini bir çıkmazın içinde bulur ve bugüne kadar yaşadığı hayatın kocaman bir yalan olduğunun farkına varır.
Tesadüf eseri kitap evinde tanıştığı Jericho Barrons ile de ayrılmaz ikili olurlar. Ve bugüne kadar varlıklarından haberdar olmadığı bir sürü korkunç yaratığın kol gezdiği bu şehirde hem hayatta kalmaya çalışıp hem de ablasının katilinin peşine düşer. Barrons da kimsenin yerini bilmediği yanından geçse bile algılayamadığı bir kitabın peşindedir. Ve bu kitabı bulması için Bayan Lane'e ihtiyacı vardır. Çünkü Mac o kitabı hissedebilen nadir kişilerdendir.
Hem Sidhe Kahini hem de bir Null'dur. Dışarıda kol gezen insanlık için büyük tehlike teşkil eden Fae'lerin gerçek yüzünü görme ve onları dondurma gücüne sahiptir.
Yabancısı olduğu bu yeni dünyada Barrons'a ne kadar güvenebilir ve ölmeden hayatta kalma şansı nedir?
Yine bilmem kaç yaşına gelmiş ama yeteneğinden haberdar olmayan saf mı saf bir kızımız var. Ve onca gördüğü ve yaşadığı şeye rağmen hala bi inkar aşamasında. Ve çok konuşuyor. Genel olarak kitabı sevdim. Sadece ilk kitap olduğu için bir sürü öğrenmemiz gereken bilgi biraz kafa karışıklığı yaratıyor ama yine de kolay okunan bir kitaptı. Kadınların güzelliğini yavaş yavaş çalan Gri Adamlar, insanlar ile beslenen Gölgeler, birbirinden çirkin
Şimdi... Nereden başlasam bilemedim.
Çok garip bir kitap olduğuyla başlasam yeridir sanırım. Şu ana kadar fae zımbırtısının hep güzel yaratıklar için kullanıldığını okudum. Bu kitaptan sonra bu ırka nasıl bakacağım Allah bilir...
MacKayla, ablasının cinayetiyle birlikte hayatı her anlamda değişen genç bir kadın. Polisler cinayete dair hiçbir şey bulamayınca, kızımız yüz yüze görüşmenin onları daha fazla teşvik edeceğini düşünerek İrlanda'ya gidiyor.
Oldukça gerçekçi bir karakter olduğunu söylemem lazım çünkü "Bu olayı koca bir polis teşkilatı çözemediyse ancak ben ve üstün zekam çözer," demiyor. Kendi sorularına yanıt bulmak ve bürokrasinin nasıl işlediğini bildiğinden Dublin'e gidiyor.
Buraya kadar gayet sıradan bir ilerleyişi vardı. Hatta fantastik bir roman gibi değil de bir nevi polisiye okuyor gibiydim.
Derken sahne değişmeye başladı. Karanlıkta hareket eden gölgeler, güzel insanların ardındaki çirkin yaratıklar ve sislerin ardında kalan bir kitapçı...
Jericho Barrons bu seriyle birlikte oldukça dikkat toplayan bir karakter ama bu ilk kitapta ben kendisine sinirlenmekten başka güçlü duygular hissedemedim. Ah, bir de çok güldüm. Sonlara doğru.
Jericho ve Mac'in karşılaşmaları, konuşmaları komikti. Kitap, Mac'in bir günlüğü gibi. Olayları okuyucuya anlatıyor ve "Sizi sıkmayayım, Sonra zaten ayrıntılara gireceğim," gibi bir dili var. Benim hoşuma giden bir ayrıntıydı. Kendimi bizzat Mac ile karşı karşıya oturuyormuş gibi hissettim.
Olayların heyecanı düşmüyor ve bir hayli hareketli bir roman. Sıkılmıyorsunuz. Bu güzel bir artı. Ancak çok fazla yabancı terim var ve birden bunların bombardımına tutulmak kafa karıştırabiliyor. Bir de Mac'in bu yaratıklar ve dünya için kendince uydurduğu isimler var (bknz: çok ağızlı şey).
Pratik mi? Evet. Havalı mı?
Karen Maria Moning| Karanlık Ateş
Herkese selam! Bu yıl bir değişiklik yapıp uzun bir aradan sonra PDF okumaya karar verdim. Aslında telefonuma PDF yükleyince, gittiğin her yerde kitabının yanında olduğunu bilmek güzel oluyor. (Kitabını yanında taşıyamayacağın yerlerde bile).
Bu seriyi, yani Ateş serisini çok merak ediyordum çünkü övgüyle bahsediliyor kendisinden. Ancak internette maalesef satışı yok (tabii ikinci el bir sitede ilk kitabının 125 TL 'den satışta olduğunu saymazsak) o yüzden bizede pdf okumak düştü. Maalesef kitapların baskıları durmuş ve piyasada yok.
Kısaca konusundan bahsetmem gerekirse, MacKayle kız kardeşinin ölümü üzerine Dubline'e gelir ve kızkardeşinin katilini aramaya koyulur. Üstelik elinde kızkardeşinin ona yolladığı ses kaydı vardır. Ve yolu kitap dükkanı olan Barrons ile kesişir. Ancak burada kızımız kendi kimliğini keşfedecek ve var olduğunu bilmediği bir dünyayla karşılaşacaktır.
Kitabın yaratıldığı fantastik dünyaya ba yıl dım! Hem esprili bir dille yazılmış, hem cinlerle, gölgelerle, vampirlerle, melunlarla, seks fae(peri)'leriyle dolu mükemmel bir dünya var.
Kitaptaki Mac& Barrons ikilisinin atışmalarını, konuşmalarını çok sevdim. İlk kitap, biraz içine gireceğimiz dünyayı tanıtsa da beni hiç sıkmadı heyecanla okutturdu. Hatta hemen ikinci kitaba başlayacağım.
Kasım ayımın son kitabınıda yorumladığıma göre, bu ay okuduklarım postu da bugün gelecek!
Bu arada Ateş serisi 5 kitaptan oluşuyor ve sırasıyla,
1.Karanlık Ateş
2.Kan Ateşi
3.İntikam Ateşi
4.Rüya Ateşi
5.Gölge Ateşi
Daha sonra seri yan karakterin ana karakter olmasıyla devam ediyor.
6.Buz
7.Alev
8.Ateşten Doğan
9.Ateş Şarkısı 10.Yüksek Gerilim (Bunlar bende yok arıyorum ama kitapları bkmde
Okudum ve pişmanım. Bunca zaman bu kitabı merak ederek vaktimi geçirdim. Okumadığım için de üzülüyordum. Ama okuduğuma pişman oldum. Fantastik kitapları çok seven bir insanım. Çok iyi fantastik kitaplar okuduktan sonra ilk defa böyle bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Konu ve karakterler kaliteli, üslup ve işleyiş kalitesizdi. Zor bitirdim. Seriye devam etmeyeceğim
Karanlık AteşKaren Marie Moning · Epsilon Yayınları · 2012735 okunma
Kitap gerçekten etkileyiciydi. Yazarın dili de çok akıcıydı. İlk kitap olduğu için içinde fantastik kısımlar biraz azdı ama kitap çok güzeldi yahu! Eğer okumayı düşünüyorsanız hiç düşünmeyin ve hemen okumaya başlayın. 2. kitaba geçmek için sabırsızlanıyorum
Karanlık AteşKaren Marie Moning · Epsilon Yayınları · 2012735 okunma
Güzel bir seriye daha başlamış bulunmaktayım.Fazla bir beklentiyle başlamamıştım ve beklentimin üstünde bir kitap oldu.
Konusunu kısaca bahsedecek olursak; MacKayla adlı karakterimizin mutlu ve keyifli bir hayatı vardır.Bir gün telefonunu suya düşürdüğünde, İrlanda’da okuyan kardeşi Alina’nın kendisine bıraktığı garipliklerle dolu sesli mesajdan tam dört saat sonra öldürüleceğinden habersizdir.Öldürüldüğünü öğrendiği anda hayatı başına yıkılır.Polis katil için yeterli bilgiye ulaşamayınca dosyayı kapatır.MacKayla bunun üzerine İrlanda’ya gitmeye karar verir.Ablasının katilini bulmak için bilgiler toplamaya ve dosyayı tekrar açtırmaya kararlıdır.Ama öğrendiği gerçekler onu tehlikeler dolu bambaşka bir hayata sürükleyecektir.
Yazarın anlatım tarzı oldukça hoşuma gitti.Ana karakterimiz MacKayla’nın gözünden okuyorsunuz olayları ama o da yaşadıklarını geçmiş zamanda anlatıyor.Yani sıkça şöyle cümlelere rastlıyorsunuz “Yirmi altı saat sonra elimi kana bulayacağım aklıma gelmezdi.Bu sözlerin bir yalan olduğunu sonradan öğrenecektim.” vs. Böylece daha fazla merak içinde sayfaları çeviriyorsunuz.
MacKayla karakterini oldukça sevdim.Ne öyle doğuştan güçlüymüş gibi davranıp geçmişini bir anda siliyor, ne de yaşadıkları şeylere sürekli mızmızlanıp duruyor.Bence yazar karakter gelişimini çok güzel yansıtmış.Barrons karakterinden hoşlanmış olsam da benim için hala bir gizem.Onun için karışık duygular içindeyim.Ayrıca iki ana karakterin ilişkisini de beğendim.Atıştıkları sahneler beni çok güldürdü.Öyle klasik yakınlaşma ve aşk sahneleri falan da yok.Tam tersine, işbirliği ve ikisinin birbirine güven duymaya çalışmasını görüyoruz.
Yazarın yarattığı kurguya gelicek olursak, oldukça değişik yaratıklar ve fantastik nesneler var.Bazılarını İrlanda Mitolojisinden esinlenmiş.Ayrıca
Harika bir seri bu benim 3 kez başlayisim.o kadar seviyorum ki bu ateş serisini. Herkes okumalı mutlaka. Fantastik ve İskandinav mitolojisi seviyorsanız kesinlikle okumalisiniz
E kitap olarak yaklaşık beş saatte bitirdim ve bu zaman bana göre oldukça iyi geldi. Yazarımızın karakterleri anlatış şekli ve hayal gücü dönemine göre çok güzeldi. Romanda bana en korkunç gelen Melun; Gri Adam'dı. Genç ve güzel bayanlara gerçek görüntüsünü gizleyerek - ki bu yakışıklı olmaktan uzak hali- flört ediyor. Kadın ne kadar bu yaratıkla yakın olsa o kadar gençliği ve güzelliği kayboluyor ki bu güzel ve egosu olan kadınlarda ölüm anlamına geliyor. Keyifli okumalar :)
KARANLIK ATEŞ / KAREN MARIE MONING
MacKayla Lane ailesinin tatilde olduğu kendisinin ise evde havuz başında güneşlendiği keyifli vakitlerde kız kardeşinin ölmek üzere olduğunu hatta bir iki saat önce telefonunu suya düşürmeseydi şayet son kez sesini duyabileceğinden habersiz sıradan bir gün geçiriyordu.Sonra ev telefonu çaldı babası arıyor sanmıştı, tatildeyken bile ellerini kızlarının üzerinden çekmeyen onları merak eden ebeveynlere sahipti Lane kızları.Ama öyle olmadı.Üniversite isen İrlanda Dublin’de yaşayan kardeşinin öldüğü haberini aldı.Faili meçhul bir cinayet olarak kapatılan dava ile Mac artık Georgia da kalamazdı.Özellikle hattını yeni telefonuna takıp ölmeden önce kardeşinin ona bıraktığı sesli mesajları dinledikten sonra onu hiç kimse engelleyemezdi.Yasını tutup ailesine destek olduktan sonra kardeşinin katilini bulmak için ilk uçakla İrlandaya gelir.Bu yolculuk beklediklerini ona vermediği gibi hayalinde bile düşleyemeyeceği bir dünyanın içine çekilir.Gölgeler, Fae’ler güç objeleri...
Kendisi ve ailesiyle ilgili bilmediği bir çok şey, kız kardeşinin mesajında bahsettiği garip kelimelerin peşine düşmesiyle inanmak istemediği bir çok gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.
•••
Kitap Ateş serisinin ilk kitabıdır.Fantastik bir seri olduğu için çok fazla yabancı terim olmakla birlikte açıklamalarıyla oldukça detaylı anlatılmış olduğu için hiç zorlanmadım.Kitabın ilk sayfasında sözlük vardı ve başta direk bunları okuyunca aman Allahım ben ne okuyacağım böyle diyerek gözüm korkmuştu ama olayın içinde açıklamalar yapılaca oldukça basit olduğunu kavradım.O yüzden size tavsiyem baştaki sözlük kısmını kitabı okurken bakın sadece.İlk kitap olduğu için aman aman bir aksiyon yok karakter tanımı, karakterin kendisiyle ilgili bilgi edinmesi ve olaylara girişi içeriyor.Ama
MacKayla Lane, evde tek başına ailesinin tatilden dönüşünü beklerken telefonunu suya düşürdü. Telefonunda Dublin'de üniversite okuyan ablasının son mesajı olacaktır. Son mesaj mı? Öldürülen ablasının garip bir sesli mesajı yüzünden Dubline'e uçup kapanan davayı bizzat kendi araştıracaktır.
Bu sıradan bir ölüm mü? Her şey bir kitapçıya girmesiyle başladı. Tek bir soru vardı; ablasının ona söylediği tek bir kelimeydi. Şi-sa-du 'nun anlamını öğrenmek için Jericho Barrons ile yolları kesişir. Fantastik bir evrende mitolojiden perilere, melunlardan vampirlere, gölgelerden cinlerle dolu bu karanlık yolda Mac'in aslında gizli yeteneklerini keşfetmek oldukça güzeldi. Giriş kitabı olarak değerlendirilirse serinin devamını oldukça merak ettim.
Yıllar önce okumuştum ama sanırım kitabı oldukça unutmuşum. Fae evreni oldukça mistik bir alem ve inanın bu dünyaya adım attığınızda tıpkı Mac gibi çıkmanız oldukça güç olacak. Yetişkin içerikli olduğu için genç okuyucuların dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.
#karanlıkateş #darkfever #karenmariemoning #artemisyayınları
Karen Marie Moning, 1964 yılında Cincinnati, Ohio'da Anthony R. ve Janet L. Moning çiftinin kızı olarak doğdu. Toplum ve hukuk lisans derecesi ile Purdue Üniversitesi'nden mezun oldu. Tam zamanlı bir yazar olmadan önce, barmen, bilgisayar danışmanı ve sigorta uzmanı olarak çalıştı.