Deniz Küstü

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·396 syf.··
2020 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 21:08
"Kimdi o?". "O kimdi?" "Birini bekledi Selim balıkçı." "Kırk yıl birisini bekledi. " "Her şeyi onun için yaptı." "Gelmedi." "Kırk yıl, her gün gözleyi gözleyi gözleri dört oldu da o gelmedi." "O gelmeyince de . . . " Yaşar Kemal 'den okuduğum ikinci kitap oldu ve yine kendi kalemine hayran bıraktı beni.. Herkes yazıyor, ama yazdıklarını hissederek, yaşayarak yazmak, hissettirmek zor. Yaşar Kemal de böyle yazıyor. Kitaba başladıktan sonra karakterlerle birlikte yaşıyorsunuz siz de her şeyi. Bu kitabı hem biraz az okunmuş, hem de biraz ağır okunmuş hakkındaki incelemelerden anladığım kadarıyla. Ve bunun başlıca sebebi betimlemelerle bol olması bence. Zaten Yaşar Kemal özelliği gibi bu ama ister istemez bazen sıkıla biliyor insan tekrarlar çok olunca. Bununla beraber diğer olayları o kadar ustalıkla kaleme almış ki, bu kısımları bile sıkılmadan okudum. Nasıl "Demirciler Çarşısı Cinayet" inde Çukurova' yı uzun uzun anlatıyorsa bu kitapta da İstanbul' u aynı şekilde gözler önüne seriyor yazar; Menekşe, Florya, Yeşilköy, Eminönü, Çiçekpazarı, Küçükçekmece, Hayırsızada... Her birini uzun uzun anlatıyor, gezdiriyor sizi sanki tanımadığınız yerler olsa bile. Bir ölümle başlıyor kitap, daha doğrusu bir öldürülmeyle. Kenardan bakınca basit ve sebepsiz bir olay gibi geliyor okura. Ama ilerledikçe uzun zamandır hiç kimseye belli etmediği nefretini bu yolla insanlara gösteren bir Zeynel görüyoruz arka planda. Halbuki herkesin emrine koşan, kendi halinde, bu güne kadar da birine karşı gelme cesaretini göstermeyen biri Zeynel. Ailesinin katledilmesinden sonra nasılsa bu mahalleye düşmüş ve sokaklarda büyüyerek hayatın her yüzünü görmüş biri o. İlk defa birine karşı çıkıyor, onu görmezden geliyor. Ama bir şey yapmamış ölen adam ona, sadece öyle istemiş, başka çaresi yokmuş
Deniz KüstüYaşar Kemal · Adam Yayıncılık · 19981,538 okunma
Puan vermedi·396 syf.··
2023 36. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2023 05:49
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Yanlış bir tercih yaptığımı düşündürdü bana. Betimlemeler, duygu-ruh durumları karakterlerin yaşadığı kararsızlık, olaylara verdikleri tepkiler ve kafalarından geçen düşünceler çok güzel anlatılmış evet bu kitabın tek sevdiğim yönü diyebilirim. ama diğer taraftan konusu inanılmaz yorucuydu. Çok fazla suç ve iç karartıcı durum anlatılıyor. İstemeden bilerek veya bilmeyerek işlenen cinayetler ve daha bir çok suç… Zaten kitap bir cinayetle başlıyor. Ayrıca polisler çok fazla karalanmış ve onlara yönelik gizli bir nefret söz konusu kitapta. Bunlar tamamen benim okurken hissettiklerim. Melankoliye sokacak durumlardan ve yazılarının küçük olmasından dolayı aşırı zor bitirmiş olduğum ve okurken de bitsin artık dediğim bir kitap oldu. Okumasam da olurmuş. Ne yazık ki tavsiye bir kitap değildir. İyi okumalar
Deniz KüstüYaşar Kemal · Adam Yayıncılık · 19981,538 okunma
Yaşar Kemal'in kaleminden İstanbul...
Puan vermedi·396 syf.··
2022 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2022 12:49
Yaşar Kemal'den okuduğum ve çok sevdiğim bir kitap oldu #k:198340. İstanbul'daki yozlaşmaya, gecekondu mahallelerine, insanlarımıza ve para uğruna neler yapabileceğimize, kısaca bize ışık tutuyor Yaşar Kemal. Geçmişte yaşanmış diğer olaylara da dikkat çekiyor yazar. Okumanızı öneririm. "Niçin bu kadar öldürmeyi, yok etmeyi, parçalamayı seviyor insanlar? İnsan yumuşak başlı, iyilik dolu bir yaratıktır, ağız dolusu gülen, yürek dolusu ağlayan, iliklerine kadar duygulanan, seven bir yaratıktır insanoğlu... Bu öldürme, yok etme, öfke, öç, sevgisizlik neden? Niçin koparıyorlar çiçekleri, birisi tok da yüz bini niçin aç, o tok da bu kadar gözün altında, öfkenin içinde iflah oluyor mu? Tok olan niye bu kadar ahmak?"
Edebiyat & Roman
Deniz KüstüYaşar Kemal · Adam Yayıncılık · 19981,538 okunma
7/10
·396 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 10:46
İstanbul Kitaplarını sever misiniz? İstanbul’u anlatan pek çok kitap vardır, bildiğimizden çok bilmediğimiz kitaplar fazladır. Bu kitaplardan İstanbul’u anlatanlar arasında bizlerin en çok dikkatini çeken ise bu şehrin nasıl betimlendiği ve bizlerin bu kitapların içine nasıl çekileceğidir. Betimleme konusunda Yaşar Kemal zaten belirli bir mesafe gelmiş, kitabın içine nasıl çekileceğimiz önemliydi. Biraz daha doğanın önemine vurgu yapan ve doğa sevgisinin gerekliliğini vurgulayan bir kitap olması önemliydi. Kent dokusunun nasıl çürüdüğü ise iyi bir eleştiri konusuydu. Tabi biraz sıkıcı. Çok uzun olmasa da sıkan, hani geçmek istediğimiz satırlar da var. Yaşar Kemal’e aslında ancak alışıyoruz ve bu süreçte alışık olduğumuz daha hareketli romanların dışında böyle romanlara ve bir yazara alışmak zaman alıyor. Mesela ben Yaşar Kemal’e daha alışkın birisi olsam bu kitap özelinde akıcılık konusunda daha olumlu düşünürdüm. Bunun farkındayım tabii ki. Kitabın bir cinayetle başlaması ve öykünün de bu cinayet üzerinden ilerlemesi aslında yozlaşmışlığa da bir darbe vurmak amacındadır. Dikkatimizi çekmelidir ki halka mal olan adamları düşündüğümüzde bu adamların eserlerinde işledikleri pek çok sosyal ve toplumsal konuya, ekonomiye ve benzeri konulara baktığımızda yaklaşık 100 150 yıllık tarihimizde toplumsal sorunlar edebiyat üzerinden irdelenmiş ama asla bir şey değişmemiş. Bu da okuyan ve araştıran bir toplum olmadığımızın bir kanıtıdır. Bunda çok ufak bir pay da artan kitap fiyatları olarak göze çarpar. O kadar yüksek, fahiş fiyatlar var ki bu çok üzücü bir durum. Herkes kitap alamıyor herkes para ödeyemiyor ve bu konuda bir çalışma olmuyor. Yayıncıları suçlamıyorum onlar da maliyetleri düşünüyor. Yani bir şekilde sorunlar oluyor ve araştıramıyoruz. Bu sadece küçük bir örnek o
Deniz KüstüYaşar Kemal · Adam Yayıncılık · 19981,538 okunma
Puan vermedi·396 syf.··
2022 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2022 15:59
Kitabın akıcı bir üslubu var ancak beni bir türlü hikayesine alamadı o yüzden sayfaları tanışmak istediğim ancak hikayesini dinledikçe beklediğim etkiyi alamadığım bir arkadaş gibi okudum, dinledim, kitabı tekrar okumam gerektiğini ancak bunun için zamana ve yaşanmışlığa ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Sterliçya
Deniz KüstüYaşar Kemal · Adam Yayıncılık · 19981,538 okunma
9/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 12:18
Nasıl bir girizgah yazacağıma karar vemekte zorlansamda .... İlk aklıma gelen nasıl ki Rusya diyince Dostoyevski, İngilizlerin'in Shakespeare varsa bizimde gururla Yaşar Kemalimiz var oldu O yazarlar kendi ülkesine ait kültür,gelenek ve göreneklerini , doğasını, insanını , insanın var olma savaşını kendi motifleriyle nasıl başarılı bir şekilde anlatmışlarsa Yaşar Kemal de bizi bize ne bir eksik ne bir fazla tam kıvamında anlatmayı başarmıştır.Onun kendi nev-i şahsına münhasır yazım tekniği olan tekrarlar bazı okurları sıkabilir.Ne yalan söyleyeyim ilk okuduğum Bir Ada hikayesi beni de çok sıkmıştı ama kitap bittikten çok sonra ne zaman bunalsam ,kaçacak yer arasam hep hayalimde o adaya gidip dolaştım .Yazdıklarını okuyucuya yaşatıyor tıpkı adı gibi ,bir isim kişiyle ancak böyle güzel bütünleşir . Ama bu kitap Yaşar Kemal ile tanışma kitabı olmamalı , daha ince ve tekrarların neredeyse daha az olan Bin boğalar, Ağrı Dağı,Üç Anadolu Efsaneleri,Tek Kanatlı Kuş ile başlanmalıdır. Peki Deniz Küstü bize ne anlatmakta , Olaylar Zeynelin işlediği bir cinayetle başlar... Kelebek etkisiyle oluşan karmaşa üzerine kitap ilerlemekte. Aynı mahallede yaşayan Zeynel ve balıkçı Selim'in hayat mücadelesi,bu mücadelede yolların nasıl kesisip birinden nefret ederken , birine nasıl muhtaç ettiğine şahitlik ettiriyor.Tıp kı gerçek hayat gibi (komşu komşunun külüne muhtaç)mevzusu koşuşturma içinde hiç bir kopukluk hissettirmeden işleniyor. Karakterlerin var oluş için verdikleri zorlu savaş içinde doğa ya olan hor kullanılışı , kontrolsüz ve vahşice balık avına,Haliç'in içler acısı durumuna üzüldüm.Ama yazar Selim balıkçıyı bu doğa düşmanlarına karşı tek başına bir süper kahraman ilan eder balıklar için kendini paralarken , beğendiği her arsaya dikdiği onlarca ağaçla kendi
Deniz KüstüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20161,538 okunma
Yaşar Kemal’in Mavisine Küsen Dünya
5/10
·430 syf.··
2023 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2023 21:48
İstanbul’un kalabalığıyla denizin yalnızlığı arasında geçen bu roman, bir yanıyla insanın insana, bir yanıyla da insanın doğaya yabancılaşmasını anlatır. Başkahraman Selim Balıkçı, hayatı boyunca denizle yaşamış, denizle konuşmuş bir insandır. Deniz onun için sadece bir geçim kaynağı değil, bir dost, bir sırdaştır. Fakat zamanla deniz de kirlenir, tıpkı insanların içi gibi… Yaşar Kemal, Selim’in gözünden hem balıkçıların yaşam mücadelesini hem de modernleşen şehirde doğanın nasıl yok edildiğini gösterir. Denizin artık eskisi gibi bereketli olmaması, aslında insanların vicdanının da tükenişidir. Selim bir gün denizin ortasında yalnız kalır; arkadaşlarının çıkar hırsı, insanların hoyratlığı onu hem denizden hem insanlardan soğutur. Fakat içindeki umut tam sönmez. Her şeye rağmen, denizin bir gün yeniden maviye döneceğine inanır. Roman, suyun yüzeyinde yüzen bir umut gibidir: Kırılmış, ama batmamış. Deniz Küstü bize sanki “insanın kendi iç denizine küsmesi” gibi yankılanabilir. Yaşar Kemal, sadece bir deniz öyküsü değil, bir içsel yolculuk anlatır. Denizin küskünlüğü, insanın içindeki huzurun kayboluşudur; ama dalgalar hâlâ oradadır yeter ki onları duymayı hatırlayalım. Keyifli okumalar olsun..
Roman
Deniz KüstüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20161,538 okunma
Puan vermedi·430 syf.·
2026 2. kitabı
Olay örgüsü gereksiz uzatılmış bir roman, o kadar uzatılmışki bi süreden sonra konunun dışına çıkıyorsun ilk kez Kemal’in bir kitabını sıkılarak okuyorum. Elimden geldikçe kitapları yarıda bırakmak istemediğim için okumaya devam ediyorum şu an sadece başladığım işi bitirme derdindeyim yoksa kitap aşırı sıkıcıı
Deniz KüstüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20161,538 okunma
Deniz küser mi?
10/10
·430 syf.··
2024 55. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 07:57
Niye küsmesin? İnsan küser, doğa küser , deniz küser... Hepsinin ipleri insanoğlunun elinde. İnsanın da doğanın da denizinde küsmesinin biricik sebebi bir insanlarız. Doğaya savaş, insana savaş, denizdeki balıklara karşı savaş... Bu savaşın sonu yok. Kendimiz kendi elimizle nefesimiz olan her şeyi tutuyoruz. Kendimizi bir kapalı kutuya koyup oksijensiz bırakıp ölüme bir kala o kutunun içinde yaşadığımızı sanıyoruz. Evet o kutu dünya. Nefesimiz; ağaçlar, doğamız, temiz kalabilen çevremiz denizlerimiz... Biz sadece bunlarla da yetinmeyip kendi kendimizi yok ediyoruz... Belki deniz küsmedi şu an ama bir gün küsecek. Selim gibi, Zeynel gibi, Zühre gibi, İhsan gibi o da küsecek. Onlar gibi... Kitabı bitireli 2 gün olmuştur. Vizelerden dolayı geç bitirdim. İncelemesine de anca vakit bulabildim. Kitabı bitirdiğimde içimde anlatacak çok şey vardı, hâlâ da var tabii ama bitirdiğim gibi keşke direkt yazsaydim diyorum. Çoğu duygumu, ilk anda bitirdiğim o andaki duygularımı ne kadar açıklayabilirim bilmem ama en güzel şekilde anlatmaya çabalayacağım. Çabalayacağım çünkü Deniz Küstü, Yaşar Kemal'in en az okunan kitaplarından biri ondan dolayı güzel ifade etmek anlatmak bir ödev gibi geliyor bana. Ayrıca değinmişken neden bu kadar az okunmuş anlam verememekle beraber çoğunun yarım bıraktığını düşünüyorum. Çünkü başlarda çok işlek kendini okutturan bir hikaye gibi gelmedi pek. Devam ettikçe sevdim devam ettikçe kendimi bütün karakterleri anlıyor buldum. Kitabı çok özümsemiş bir şekilde bitirdim. Kitap başlarda Zeynel'in işlemiş olduğu bir cinayetle başlar. Zeynel çocukluğundan beri hep hor görülmüş, insanlar tarafından hayvan gibi muamele görmüş, annesiz babasız bir çocuktur. Genç bir delikanlı olunca kendisine de nedenini açıklayamadığı bir cinayet işler. Ve okur için de Zeynel için de
1000Kitap
Deniz KüstüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20161,538 okunma
Puan vermedi·430 syf.··
2023 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2023 19:11
Yaşar Kemalden muhteşem bir kitap İlk başta size sıkıcı gelebilir ama ilerledikçe çok güzel Kitabın konusu; insanlar, hayvanlar, ağaçlar sevgili okurlarımıza özenle tavsiye ediyorum Okumayan varsa öneririm... İYİ OKUMALAR...
Deniz KüstüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20161,538 okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.