Der Steppenwolf

Hermann Hesse
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·218 syf.··
2016 85. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2016 15:18
Bozkırkurdu’nu okumak, kitabı okuyan okur nezdinde en hafif tabiri ile bir ayrıcalık olacaktır. Tabi ki bu benim düşüncem. Son zamanlarda okuduğum en zor kitaplardan biriydi diyebilirim. Çoğu cümlesini hatta çoğu paragrafını kaç defa tekrar tekrar okuduğumu sayamadım. Bu demek değil ki Hesse’nin karmaşık ve anlaşılmaz bir dili var. Açıkçası dili sade ve anlaşılır (Konu yazımın diline gelmişken bahsetmeden edemeyeceğim, kitabın çevirisinde bulunan Kamuran Şipal’e saygı duymamak elde değil. O uzun cümleleri öylesine uyumlu ve anlamlı çevirmek! Takdire şayan.) ancak cümlelerin arasında gizli olan felsefeyi alttan alta almak veya alabilmek sanıyorum ki okur nezdinde en zor olan kısımdı. Bana göre, Hermann Hesse bu kitabında oldukça farklı ve ufak kurgular yaratması ile ne kadar büyük bir yazar olduğunu kanıtlamıştır. Kurgu ufak ama okur için sarsıcı niteliktedir. Kurguladığı zaman ve mekan da usta yazar Goethe ile ana karakterini karşılaştırarak ortaya çıkardığı diyalogla zekasını okura resmetmeyi de es geçmemiştir. Ana karakterin Goethe ile yaptığı söyleşisinden bir alıntı yapmazsam incelemeyi eksik kabul ederim; “Delikanlı sen yaşlı Goethe’yi çok fazla ciddiye alıyorsun. Ölüp gitmiş yaşlılar ciddiye alınmamalıdır. Sana bir sır vereyim mi, ciddilik zamana aşırı değer verilmesinden kaynaklanır. Yaşamda zaman diye bir şey aranmaz; sonsuzluk dediğimiz yalnızca bir an’dır, bir şakanın yer alacağı kadar uzun bir süre yani.” Kitabın konusu oldukça ilginç, ana karakter Bay Harry’nin başlarda kuruntu haline getirdiği çift kişilik kavramı. Bu kişiliklerden birisi insan, bir diğeri ise hayvan benzetimi yaptığı Bozkırkurdu’dur. Tüm kitap boyunca içerisinde barındırdığı bu kişiliklerin, bulunduğu davranışlarda etkili olduğunu savunan Harry’nin sonraları bana göre rastlantı olmayan
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
9/10
·218 syf.··
2018 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2018 22:25
Bozkırkurdu okul yıllarında öfleye pöfleye okumaya çalıştğım bir kitaptı. O zamanlar da revaçtaydı Herman Hesse şu anki gibi. AFA yayınları diye hatırlıyorum, bütün kitaplarını basmıştı. Sidharta'yı okuduktan sonra elime almış ama sıkılmıştım kitaptan. Paul Muad'dib Beyin #25515888 yorumundan sonra tekrar aklıma geldi ve açtım kapağını. Hiçbir şey hatırlamıyormuşum gerçekten de. Kitabın başı Tutunamayanları hatırlattı bana. Ondaki gibi ikinci elden anlatılan bir hikaye. İlk önce kahramanımız olan Harry Heller'in (Hermann Hesse'yi andırıyor evet, yazar bunu saklamaya kalkmamış) evsahibinin yeğeninin gözünden inceliyoruz bu karakteri, yani bozkırkurdunu. Daha sonra Herman Heller'in notlarını okumaya başlıyoruz. Arada kendisine verilen bir broşür var "Bozkırkurdu Üzerine İnceleme" diye. Bir 20-30 sayfa bu psikoolojik tahlillerle dolu incelemeyi okuyoruz. Çoğu kimse için burası kitabı bırakma yeri. Ama kitabın da içerik olarak en doyurucu bölümü aynı zamanda. Daha sonra okuyacağımız 150 sayfalık macerada da Hermine (Evet bu da Herman'a benziyor) Maria ve Pablo üzerinden bozkırkurdunu incelemeye devam ediyoruz. Bazı şeyler fark ediyoruz ara sıra, sonra bunların zaten baş tarafta verilen inceleme içinde anlatıldığını fark ediyoruz.Sona doğru herşey karışıyor ve kitap bitiyor:) İsterseniz detaylı olarak bakalım elli yaşına merdiven dayamış Harry Heller'in hikayesine. Böyle bir eser için spoiler ibaresini kullanmak ne kadar doğru olur bilmiyorum. Bu belki de Raskolnikov'un cinayet işleyeceğini söylemek gibi bir şey. Ama yine de, içerik hakkında bilgi edinmek istemeyenlerin bundan sonrasını okumaması gerektiğini söyleyebilirim. Bozkırkurdu Harry Heller'in kendisine biçtiği karakter. Eşinden boşanmış, yaptığı seçimlerle kariyerinde düşüş yaşamış
Edebiyat
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
İçindeki Hangi Kişilik Bu Romanı Sevecek?
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 20:48
Bozkırkurdu, klasik bir roman gibi başlayıp yavaş yavaş insanın zihninin derinliklerine dönüşen, alışılmadık bir okuma deneyimi sunuyor. Hermann Hesse’in bu eseri, olay örgüsünden ziyade fikirler, ruh hâlleri ve iç çatışmalar üzerine kurulu. Özellikle son bölümdeki “Büyülü Tiyatro”, romanı bambaşka bir boyuta taşıyor. Bu kaotik ve sembolik alan, alternatif benliklerle yüzleşmeyi merkeze alıyor. Yer yer Gece Yarısı Kütüphanesi’ni çağrıştırsa da Hesse’in yaklaşımı çok daha karanlık, bilinçaltına yakın ve psikolojik bir tiyatro niteliğinde. Bu yapıyı oldukça sevdim. Romanın kalbinde Harry Haller’in kimlik krizi yatıyor: Hem “insan” hem “bozkırkurdu” olarak yaşadığı ikilik, modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve parçalanmış ruhunu güçlü şekilde yansıtıyor. Hermine’nin Harry’ye hayatı yeniden hissettirmeye çalışması ise kitabın en etkileyici yanlarından. Bana göre Hermine, Harry’nin bastırdığı yaşam enerjisinin ve eğlenme kapasitesinin yansımasından ibaret; tıpkı Pablo’nun özgür ve akışa bırakan tarafı temsil etmesi gibi. Romanın doruk noktasında karşımıza çıkan Mozart ise en önemli mesajı veriyor: Hayatı fazla ciddiye almak insanı yok eder. Hesse net bir mutluluk vaat etmiyor ama “kendinle dalga geçebilmeyi öğrenmek”te küçük bir umut barındırıyor. Bu yüzden kitap bana tamamen karamsar değil, acı ama umutlu geldi. Kitabın en büyük gücü katmanlı olması. İç monologlar, felsefi göndermeler ve metaforlar sayesinde tekrar okunduğunda yeni anlamlar çıkıyor. Burjuvazi eleştirisi, bastırılmış arzular ve varoluşsal sorgulamalar ise hâlâ çok çarpıcı. Harry’nin kendini hem aşırı ciddiye alıp hem de hemen dalgaya alması romana güzel bir ironi katıyor. Tabii herkesin sevebileceği bir kitap değil. Uzun iç monologlar ve “Bozkırkurdu Risalesi” gibi didaktik bölümler bazı
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2025 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 07:36
BOZKIRKURDU-HERMANN HESSE,200 Hermann Hesse’den okuduğum dördüncü kitap ve en zor okuduğum oldu.Daha doğrusu ağır anlaşılıyor., Demian , Siddhartha ve Boncuk Oyunu daha anlaşılır ve nisbeten daha kolay okunan kitaplardı.Çok dikkatli okunması gerekiyor,en küçük bir dalgınlık kitaptan kopmanıza neden oluyor. ~~~~~~~~** Hesse bu kitabını iki Dünya Savaşı arasında, 1927 yılında yazmış. Savaş ortamının ve kişisel sorunlarının etkisiyle ellili yaşlarında ağır bir bunalım geçiren 🫩 yazar intihar etmenin kıyısından Carl Jung’ın öğrencisi Lang’dan psikolojik tedavi görerek dönmüş.Tedavi sonucu psikolojiye ilgi duyarak deneyimlerini bu kitaba yansıtmış. ~~~~~~~ Hesse’nin bu kitabındaki karakter Hary Haller de bir nevi çift kişilikli ve intihara meyilli.Kendini Bozkırkurdu olarak görüyor.Kendi düşünceleri ve doğruları toplum ile uyuşmadığından hayatına son vermek istemektedir.Tabi bu da kolay bir şey değil insanın kendi canına son vermesi,intiharı isterken bir yandan da korkuyor. ~~~~~~~ Kitaptaki kurgu üç anlatıcı tarafından yapılmaktadır.İlk anlatıcı Hary’nin kiraladığı evin sahibi hanımın yeğeni,ikinci anlatıcı Hary Haller’in kendisi üçüncü anlatıcı ise Bozkırkurdunun incelemesini içeren bir broşür. ~~~~~~~~** İç dünyasında çatışmalar içinde olan çoklu ruh hallerine sahip karakterin anlatıldığı kitapta öyle bir an geliyor ki zaman-mekan ve gerçeklik algısı birbirine karışıyor.Karakter bölünmüş “ben”in parçaları haline geliyor. ~~~~~~~ “Göğüs, beden her zaman tektir, içinde barınan ruhlar ise iki yada beş değil , sayılamayacak kadar çoktur ; insan yüz zardan oluşmuş bir soğana, pek çok iplikten dokunmuş bir kumaşa benzer.”
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
8/10
·210 syf.·
Beğendi
·
2023 74. kitabı
Herkese merhaba, Hermann Hesse’in Bozkırkurdu isimli eserinden söz etmek istiyorum. Lakin böylesine derinliği olan muhteşem bir eseri tam anlamıyla analiz edip bir şeyler söylemek herkesin harcı olmadığı gibi bunu kendimde de yeterli derecede bulmuyorum. Anladığım kadarıyla birkaç kelam etmek istiyorum. Romanda kurguyu üç farklı anlatıcıdan dinleriz. İlk anlatıcı kiraladığı evin sahibi hanımın yeğeni, ikinci anlatıcı romanın baş karakteri,üçüncü anlatıcı ise bozkırkurdunun incelemesini içeren broşür. Kitapta “benliğin parçalanması sosyal sınıfların parçalanışı” kadar önemli bir tema olarak işlenir. Bozkırkurdu sınıfsal ayrılıklardan dolayı kendini sosyal sınıflardan ayrı görse de içinde barındırdığı iki kişilik onun düşüncelerinde parçalanmışlığı yaratır. Okunması zor bir kitap, her ne kadar her okuyucuya hitap etmese de bir şekilde bu eşsiz eseri okumaya çalışın.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
sen ben biz siz onlar
7/10
·210 syf.··
2025 32. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 01:38
Hermann Hesse’ye bayıldım. bu kitaptan sonra ona çok ilgi duydum. Bozkırkurdu nasıl bir kitap?… bence çok fazla şey olmaya çalışmış ama her şey tabii ki olamamış. Demian’da da olduğu gibi bu kitapta da bi karşıtlık anlatılıyor. Bozkırkurdu ve Harry’nin çatışmasını okuyoruz. Bozkırkurdu ahlaksız, berbat bi adammış canavar gibiymiş. Harry ise bir burjuva. ben bu kitapla Demian’la kurduğum bağ kadar bağ kuramadım. Bozkırkurdu’nu anlamıyorum ya da onun gibi insanların bakış açılarıyla empati kurmak benim için çok zor. kitabın ilk yarısı kesinlikle 10/10’du ama bence kalan yarısı yetersizdi ve akıcı değildi. özellikle son sayfalarda bir sürü karakter giriyor, çıkıyor. kafam aşırı karıştı ve kitaptan çok koptum. Bozkırkurdu kitapta astroloji hakkında bir yerde diyor ki “Ne yazık ki bu bilime de inanmıyorum.” onun sorunu bu işte, hiçbir şeye inancının olmaması. bi insanın hayatta inanca ihtiyacı var. ben 11-12 yaşlarındayken yengemle yürüyorduk. yengem dindar bir insandı ve bana dedi ki “Azra, her insanın kalbinde 4 kapakçık vardır, 3 kapakçığı doludur ama 1 kapakçık boştur. orayı doldurmak için güçlü bir inancın olması olması gerekir. benim doldurma şeklim dinle oldu, kimininki aşk olur, kimininki spiritüellik olur. sen ne istersen ona tutkuyla inanabilirsin.” dediklerini hiç unutmadım, o günün her anını hatırlıyorum. o kısmı okuduğumda yengemin dediklerini anımsadım. Bozkırkurdu’nun başka bir sorunu da ötekileştirme. kendi gibi düşünmeyen insanları aşağılıyor, ötekiler diyor onlara. anlıyorum onunki ego değil muhtemelen kendini aşağı görüyor aslında. ama öyle bi aşağılık kompleksi var ki ego gibi yansıtıyor. kitabın en ama en sevdiğim yanı ise kolektif bilinci çok kullanması. benden bahsediyor senden bahsediyor benle sen bir oluyoruz birbirimiz oluyoruz benim yüzüm senin yüzüne
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20139,6bin okunma
İçimizdeki bozkırkurdu
Puan vermedi·210 syf.··
2025 142. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 15:15
İçimizdeki Bozkırkurdu Hesse’nin Bozkırkurdu'nu okurken, aslında yalnızca Harry Haller’in hikâyesiyle değil, birçok kişinin kendinden bir şeyler bulabileceği bir metinle karşılaşılır. Yalnızlık, toplumdan kopuş ve içsel çatışmalar… Bu satırlar, sadece romandaki kahramanın değil, modern hayatın içinde sıkışmış herkesin yankılarıdır. Düzen ve Kaos Hayat dışarıdan bakıldığında çoğu zaman düzenli görünür: sabah kalkış saatleri, iş ve sorumluluklar, aile rolleri. Fakat içeride bambaşka bir dünya vardır; öfke, isyan, umursamazlık ya da hayata yetişememe hissi. Harry’nin burjuva evlerinden tiksinmesi, aslında rutinin içinde boğulan herkesin tecrübesidir. Kadın Figürü ve Düzen Arayışı Harry’nin Hermine ile yaşadığı deneyim, sadece aşk değil, hayatı toparlayacak bir kadın figürüne duyulan özlemdir. Bu figür, insanı sağlıklı yaşama teşvik eden, zevk almayı hatırlatan, dağınıklığa ritim katan bir rehberdir. Fakat bu aynı zamanda bir tehlike taşır: Düzeni içsel çabayla kurmak yerine başkasına devretmek. Hermine cazip bir hayal olsa da bağımlılık riskini içinde barındırır. Pablo ve Oyun Pablo ise hayatı oyun gibi gören, caz müziğin ritmiyle yaşayan, her şeyi hafife alan bir figürdür. İlk bakışta sorumsuz görünse de asıl dersi şudur: hayatı fazla ciddiye almak, acıyı katlanılmaz hale getirir. Yine de sadece oyuna teslim olmak yüzeysellik getirir. Gerçek tat, biraz acıda, biraz oyunda gizlidir. Büyülü Tiyatro Romanın en çarpıcı bölümü, Büyülü Tiyatro’dur. “Sadece deliler için” yazılı kapının ardında, insan kendi parçalarıyla yüzleşir: arzular, öfke, erotizm, bağımlılıklar. Burada görülenler aslında bastırılmış yanlarımızdır. Hepimizin büyülü tiyatrosu olsa, karşısına çıkar muhtemelen: ertelenmiş öfkeler, düzen arayışları, kaçılan sorumluluklar, yarım kalmış hayaller. Görmekten
Duygu ve Düşünce
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Merhaba :) Takribi 1 haftadır ağır şekilde hasta olduğum için okuyamadığım bu kitabın kapağını açmak artık içimden gelmiyor. Çünkü metin tam komik olacakmış da, sonra yazarı oturup “ulan RTÜK buna karışır mı acaba?” falan diye düşünmeye başlamış sonra da karışma ihtimalini gözardı edememiş gibi ağır geldi. Böyle metinleri olan kitaplara biraz ara vermek istiyorum. Daha çok Aylin Balboa ya da yeni yazarlardan absürt romanlar okumak istiyorum. Bir ara bu kitaba geri döneceğim, ama ne zaman olur bilemiyorum. Keyifli okumalar dilerim.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Kişilik ve Ötesi
7/10
·210 syf.··
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 20:29
Kitabı beğendim mi? Diğer okurlara tavsiye ediyor muyum? 1K bana bunu soruyor inceleme yazmak istediğim için. Hesse usulüyle cevap vereyim o zaman. İçimdeki sonsuz benliklerden biri kitabı beğendi. Çünkü üst düzey bir felsefi yaklaşımla içsel dünya yolculuğuna çıkardı bu kitap beni. İçsel dünya doğru tanım olmadı belki de. İçsel dünyalar demek daha doğru. Bu kitabın temel yapısı felsefe. Kişilik nedir? Karakter nedir? Varoluş nedir? Benlik duygusu nedir? Bunların cevabını arıyoruz kitap boyunca. Ve bu bizi düşünmeye sevk ediyor. Bir kitabın okuyucuyu düşünmeye sevk etmesi çok iyidir. Ve düşündüm. Kitabın vermek istediği mesaj neydi acaba? Yanıtını tam olarak bulmuş değilim. Belki bir kez daha okuyup anlamaya çalışarak başarabilirim bunu. Ve ilk seferde bu mesajı tam olarak alamadıysam bu durum kitabın derinliği olan bir eser olduğunu gösterir diye düşünüyorum. İçimdeki sonsuz benliklerden biri bu kitabı beğenmedi. Çünkü bir roman okuyacağını düşünüyordu. Öyle olmadı. Ana karakteri oldukça melankolik geldi. Ve olayların akışı(?)... Akış yoktu.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Parçaları birleştir, varoluşunu tamamla…
8/10
·210 syf.·
2026 13. kitabı
“İnsan iki değil, yüzlerce parçadan oluşur.” Romanın özeti bence bu cümledir. Bozkırkurdu , çok yönlü özellikleri olan ama bunu kabul etmek yerine tek bir kimlik içine sıkışmak zorunda kalan modern insanın içsel çatışmalarını ve toplumla yaşadığı uyumsuzluğu ele alan psikolojik ve felsefi bir eserdir. Romanın başkahramanı Harry Haller, kendisini ikiye bölünmüş hisseden, yalnız ve karamsar bir entelektüeldir. Bir yanda kültürlü, ahlaklı ve düşünsel yönü; diğer yanda ise içgüdüleriyle hareket eden, toplumdan kaçan “bozkırkurdu” tarafı vardır. Bu ikilik, Harry’nin hayata yabancılaşmasına ve yalnızlaşmasına neden olur. Kitapta birey ile toplum arasındaki çatışma önemli bir yer tutar. Bizler içinde bulunduğumuz topluma ait olma iç güdüsü ile dünyaya gelir ve toplumla uyum içinde yaşana ihtiyacı duyarız. Harry, burjuva düzenini yapay ve anlamsız bulur; ancak bu düzenin dışında da mutlu olamaz. Bu nedendendir ki, topluma ait olamamak, onu içsel bir bunalıma sürükler. Bu durum, modern insanın kimlik arayışını ve yabancılaşmasını temsil eder. Hesse, bu karakter aracılığıyla insanın tek bir kimlikten ibaret olmadığını vurgular. Hermine karakteri, Harry’nin yaşamdan kopuk yönüne karşılık hayatın neşesini, hafifliğini ve sevgiyi temsil eder. Hermine sayesinde Harry, dans etmeyi, gülmeyi ve anı yaşamayı öğrenir. Kendinde eksik gördüğü yönleri eksiksiz şekilde gördüğü, karar alıp yönlendirici iti güçtür aynı zamanda. Kendisiyle barışma aracı, içsel huzurun anahtarıdır onun için. Romanın “Büyülü Tiyatro” bölümü, insan ruhunun çok katmanlı yapısını simgeler ve bireyin kendisiyle yüzleşmesini sağlar. Sonuç olarak Bozkırkurdu , insanın iç dünyasındaki parçalanmışlığı ve kendini kabullenme sürecini anlatan derin bir romandır. Hesse, bireyin mutluluğa ulaşabilmesi için içindeki
1000Kitap
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20139,6bin okunma

Yazar Hakkında

Hermann HesseYazar · 54 kitap
1877'de Almanya'nın Calw Kasabası'nda doğdu. 1962 yılında İsviçre'nin Montagnola Kasabası'nda yaşamını yitirdi. İlk şiirini yirmi beş yaşında yazdı. Ardından Peter Camenzind, Çarklar Arasında, Gertrud, Rosshalde, Demian ve diğer romanları geldi. Birinci Dünya Savaşı'nda Alman militarizmini protesto etmek için İsviçre'ye yerleşti. İkinci Dünya Savaşı'nda hem Naziler, hem de antifaşistler tarafından sert şekilde eleştirildi. Bu eleştiriler, ayrıca sorunlu aile yaşamı ve savaş esirlerine yardım konusundaki yoğun çalışmasının sonucu ağır bir bunalım geçirdi. Jung'un öğrencisi Lang ona psikanaliz tedavisi uyguladı. Lang ile dostluğu ruhbilime ve Jung'a duyduğu ilgiyi körükleyerek şiirsel iç dünyasını zenginleştirdi. İnsancıllığı, barışseverliği ve insan yaşamını irdeleyen felsefesi, Bozkırkurdu, Narziss ve Goldmund ve Siddhartha adlı romanlarında özellikle belirgindir. Boncuk Oyunu adlı romanından sonra 1946'da Nobel Edebiyat Ödülü aldı. Doğu edebiyatına ve mistisizmine düşkünlüğü, ayrıca bireysel bunalımlara çözümü Doğu felsefesinde arayışı, 1960 yıllarında canlanan Budizm ve Zen Budizm akımlarının da yardımıyla özellikle Amerikan hippi gençliği arasında en çok okunan yazarlar arasına girmesini sağladı. Eserlerinin büyük bölümü Türkçe'ye çevrildi.