Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2021 312. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 18:02
Platon’un en iyi ve en doğru görüşlerini yansıttığı eserlerindendir. Sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için ne düşünüyor, neler yapılmalı bunları anlatıyor. Kendi çağının şartları olarak muhalefet olacak varsa Antik Mısır kölelerine verilen bir bira ve ekmeğin günlük parasıyla asgari ücreti karşılaştırarak yorum yapmalarını rica ediyorum. Sadece rica ediyorum. Bir diğer önemi ise Devlet Felsefesi üzerine yapılan çıkarımlar ki düzen aynı malum diğeri de aynı devam ediyor. Sokrates yani Platon’un eğitmeninin konuşmalarını görüyoruz kitapta. Çok güzel bir mantık da kuruluyor kitapta ve samanı bile ithal ettiğimiz şu dönemde bence başarılı olarak uygulanabilir. Eski diye küçümsememek lazım. Ticaret nasıl bizlere ‘Sünnet’ olarak (Pazarlık değil Ticaret) kaldıysa; bu kitaplar da bu zamana kadar kaybolmamalarını bu içeriğindeki doğrulara borçlular. Arz ederim. Devlette insanlar 3 sınıfa ayrılıyor. Çalışanlar (işçiler, çiftçiler ve meslek grupları), Bekçiler (günümüzdeki asker, polis, jandarma gibi kolluk kuvvetlerimiz) ve Yöneticiler. İşçi sınıfı kanaatkar, bekçi sınıfı cesur ve yönetici sınıfı bilgindir. Toplumsal eşitlik ise zirvededir. Eh, hangileri ne kadar geçerli günümüzde, hangilerine ne kadar ihtiyaç var bunları bulmak da sizlere kalsın e mi? İyi okumalar dilerim dostlar..
DevletPlaton (Eflatun) · Remzi Kitabevi · 197132,8bin okunma
Puan vermedi
Devlet'te Platon insanlara bütün duygu ve düşüncelerinin, bütün sevgi ve öfkelerinin, şüphe ve hayallerinin özetini veriyor. En iyi devletin bir ütopya olduğunu biliyor elbet, biliyor ama kurulsun kurulmasın, herkesin böyle bir devlete, yani en doğruya yönelmekle adam olacağına inanıyor.
DevletPlaton (Eflatun) · Remzi Kitabevi · 197132,8bin okunma
7/10
·311 syf.··
2020 4. kitabı
Platon'un düşünce yapısını ve o dönemin durumunu öğrenmek için ideal bir kitaptır. Platon gayet basit ve yüzeysel bir anlatımla kitabı yazmıştır. Herkes rahatlıkla bu kitabı okuyabilir. Kitap tartışma şeklinde geçtiği için kitap sizi hiç sıkmaz ve olaydan hiç kopmazsınız. Bu kitapta geçen konular şu şekildedir: İdeal devlet nasıl olmalıdır ? Bir insan nasıl kendini geliştirebilir ? Mağara alegorisi nedir ? Devletin vatandaşları nasıl olmalıdır ? İnsanlar neye göre mesleklere ayrılmalıdır ? En iyi yönetim şekli nedir ? Devlet nasıl kontrol altına alınır ? İyi insan nasıl olunur ? Sanat değerli midir ? Hangi sanat dalları değerlidir ?
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Remzi Kitabevi · 197132,8bin okunma
Puan vermedi·311 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 00:46
Bazı kitaplar hayatın farklı dönemlerinde tekrar okunmayı hak eder, Devlet işte tam da öyle bir eser! İsmine aldanıp sadece siyaset okuyacağını sanan yanılır, felsefe, eğitim, fizik ve daha birçok konu tartışılmış. Öyle bir kitap ki, dinlere, eğitim felsefelerine, devlet ve toplum düzenlerine yüzyıllarca kaynaklık ediyor! 2400 yıldır ortaya konan kuramlarda, felsefelerde, devlet düzenlerinde 'Devlet'ten izler bulunuyor. Önsöz de kitabın içeriği kadar ilgi çekiciydi. Kitap bittikten sonra tekrar tekrar okuyup, kitabın önemini bir kere daha kavramaya çalıştım. "Sokrates'in düşüncelerinin doğal sonucudur ölüm. Onun en büyük eseri, ölümüydü." yazıyor önsözde. Bu cümle beni sarstı. Bir ölüm düşünün ki, bütün yaşamdan kıymetli.. Sokrates'i zehirle ölüme mahkum edenler onun düşüncelerini öldüremediler. Yüzyıllarca okundu, okunuyor ve okunacak. Platon sayesinde. Gençleri zehirliyor diyerek ölüme mahkum edilmesine sebep olan düşünceleri, yüzyıllar boyunca insanlığı etkiledi. Muazzam bir düşünce ürünü. Anlatmaya gerek yok zaten ama üzerinde düşünülmeye çok ama çok ihtiyaç var. Herkes okumalı. Okumak yetmez, uzun uzun düşünmeli.
DevletPlaton (Eflatun) · Remzi Kitabevi · 197132,8bin okunma
8/10
·311 syf.··
2020 12. kitabı
Platon bu eserinde doğru olduğuna inandığı yapıda bir devletin olması gereken şeklini ele almıştır. Bu devlette insanlar üç sınıfa bölünmüş, bu sınıflar şöyle; * Yöneticiler sınıfı * Bekçiler sınıfı * İşçiler sınıfı İşçiler sınıfı üretmekten, bekçiler sınıfı ülkeyi ve düzeni korumaktan, yöneticiler kısmı ülkeyi yönetmekten sorumlu. Bu toplumda kadın-erkek eşitliği mevcuttur. Garip olan uygulamalarda mevcuttur. Bunlardan birini söylemem gerekirse, bekçiler sınıfının mal, mülk edinmesi yasaklanmış ve bir yıllık yiyeceklerinin yurttaşlardan temin edileceği ve ölçülü olarak ne az ne de çok olacağı bir yıllık ihtiyaçlarının karşılanması yeterli görülmüştür. Bunun nedeni olarak hem zenginliğin hem de fakirliğin meslek yaratıcılığını öldürdüğünü düşünmesidir. Adalet konusunda yargıçların hekimler gibi (hekimlerin genç yaşta tedavi yöntemlerinin uygulandığı ortamlarda bulunması, uygulamaları tatbik ederek yetişmiş olması) olmadığı; yargıçların eğriyi doğrudan ayırarak gençliğinde kötülüklerden uzak durması gerektiğini vurgulamakta. Yargıçların genç değil, yaşlı olması gerektiğini savunmakta. Kadın-erkek eşitliği savunulmakta. Evleneceklerin kurnazca belirlenmiş kurullar tarafından seçileceğini, doğan çocukların anne ve babalarından alınarak yuvaya yerleştireceklerini, çocuklarını tanıyamayacakları planlanmakta. Bu kitapta timokrasi, oligarşi, demokrasi ve zorba devlet düzenleri anlatılmış. Bu devlet düzenlerinin nasıl olacağı, nasıl yıkılabileceği, zaafları anlatılmış. (Bu kısmı oldukça beğendim.) Şairler konusunda da şairlerin sözlerine itibar edilmemesi gerektiğini, şairlerin sözlerinin gerçekle alakası olmadığı. Şairlerin bilgisi olmayan konularda biliyormuşçasına sözlerinin benzetmeden ileri gitmeyeceği anlatılmakta. Bu kitabı okuduğum için memnun olmakla birlikte
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Remzi Kitabevi · 197132,8bin okunma
Platon
Puan vermedi
Bir baş ucu kitabıdır ve tekrar tekrar okunması gerekir tavsiye ederim. Özellikle siyaset ile ilgili olanlar için. Kitabın ön sözü dahi çok çok değerli be eflatun ile Aristoteles’in birbirlerine sordukları minik sorular vardır. Oldukça zorlayıcı sorular
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Remzi Kitabevi · 197132,8bin okunma
8/10
·311 syf.··
2020 3. kitabı
Devlet kitabı, Sokrates’in öğrencisi ve Aristotales’in hocası, şimdiki üniversitelerin temeli olan Akademi’nin kurucusu Antik Yunan filozofu Platon tarafından yazılmıştır. Eser Sokrates’in ideal bir devlet modelinin nasıl meydana getirilebileceğine dair sorgulamalı diyalogları şeklinde biçimlendirilmiştir. Eser ideal devlet modelinin içeriğinin anlatıldığı on bölümden meydana gelmiştir. Eser öncelikle doğru ve eğri kavramlarının anlamı, işlevi, yarar ve zararları üzerinde sorgulama yapılarak başlamaktadır. Bir toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin çeşitli kavramlar sorgulandıktan sonra toplumdaki her bir bireyin müzik ve jimnastikle eğitilerek zamanla gözlemlenip sahip olduğu özelliklere göre sınıflandırılması gerektiğini söyler. Bu sınıfların ilki üretenlerdir(işçi, zanaatkar, çiftçi). Üretenler daha çok madde ile ilgilendikleri için toplumun en maddesel, dürtüsel bireyleridir. Bu bireyler dengeli bir yaşamda bulunup topluma fayda sağlamaları için sahip olmaları gereken erdemler ; uyumluluk ,ölçülülük, boyun eğmedir. İkinci sınıf ise toplumun güvenliğinden sorumlu olan bekçilerdir. Bunların sahip olması gereken erdemler ise yüreklilik ve cesarettir çünkü yöneticilerin emirlerinin üreten sınıf üzerinde uygulanabilmesi için cesur olmaları gereklidir. Üçüncü sınıf ise yönetenlerdir. Devletin idaresini sağlayan ve iyi eğitime sahip bu sınıfın erdemi bilgeliktir. Platon’a göre her insan kendine uygun işlevi yerine getirdiği takdirde birey ve toplum mutluluğu sağlanabilir. Eğer bireyler kendilerine uygun işlevde değil de bir üst işlevde faaliyet göstermeye başlarsa toplum düzeninde çatırdamalar başlar, yeni toplum düzenleri oluşur. Platon beş toplum düzeni sıralamıştır. En iyilerin yönetimi anlamına gelen ve Platon’un ideal yönetim biçimi olduğunu savunduğu
DevletPlaton (Eflatun) · Remzi Kitabevi · 197132,8bin okunma
Filozof Kral - Platon
9/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2024 22:51
Öyle bir kitap düşünün ki günümüzden 2400 sene önce yazılmış olsun buna rağmen içinde yazılanlar günümüzde bile geçerliliğini korusun ve kendisinden sonra gelen tüm felsefecilerin kıblesi olsun... Devlet kitabı, Sokrates'in ağzından söylenmiş öğrencisi Platon (Eflatun) tarafından yazılmıştır. Benzetmek gerekirse bu kitabın annesi Sokrates, babası Platon'dur. Felsefe tarihine adlarını altın harflerle yazdırmış iki dev isim (Sokrates'in Savunması'nda olduğu gibi) aynı kitapta. Hocası Sokrates'in Atinalılar tarafından öldürülmesinden sonra Platon yazmıştır. Sokrates “Dinsizlik” ve “gençlerin ahlakını bozma” gerekçesiyle mahkeme önüne çıkarılmış ve ölüm cezasına çarptırılmıştır. Semavi dinler bile yokken bir insanın “Dinsizlik” ile suçlanması biraz tanıdık geldi. Sokrates'e verilen ölüm cezası, Cehalet ve Dogmatizmin nasıl kötü sonuçları olduğunun somut göstergesidir. Sokrates'in ağzından çıkan cümlelerin gerçekte ne kadarı Sokrates'e ne kadarı Platon'a ait olduğu muallaktır. Benim şahsi görüşüme göre Sokrates'e ait olan bir çok ifadenin düzenlenmesi ve geliştirilmesi tamamen Platon'a aittir. Hocasına saygısından dolayı tüm ifadeleri Sokrates'in ağzından çıkmış gibi yazmıştır. Çünkü Sokrates yazılı eser yazmamıştır, konuşmaya önem vermiştir, Platon ise yazılı bir çok eser bırakmıştır. Platon olmasaydı Sokrates'e ait olduğunu öğrendiğimiz bir çok sözden haberimiz olmayacaktı. Hatta Sokrates diye bir felsefeci olduğunu bile dünya bilmeyecekti. O yüzden günümüzden 2400 sene önce bir çok eser yazıp bizlere bıraktıkları için Platon'a ve öğrencisi Aristo'ya sonsuz teşekkürler. Platon(Eflatun) M.Ö. 427 yılında Atina'da doğmuştur. M.Ö. 347'de ölmüştür. Kitabın orijinal ismi “Politeia“
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
İsmi Bulduk, Mirası Koruyamadık
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 20:03
Kitabın daha başında sahnede Sokrates var ve anlatı Sokratik diyaloglar üzerinden ilerliyor. Yani çürütme, sınama ve ortaya çıkarma yöntemiyle… Sokrates aslında karşısındaki kişiyle değil, karşısındaki kişinin zihnindeki tanımla konuşuyor. Muhatap insan değil, fikirler. Bunu fark edince metnin derinliği başka bir yere taşınıyor. Yaşadığımız çağda kavramların herkes için bambaşka anlamlara sahip olduğu düşünüldüğünde, sanırım artık bizlerin de Sokratik yöntemle konuşmayı öğrenmesi gerekiyor. Zorlayıcı olsa da, yavaş yavaş, düşünerek ve sorgulayarak okunması gereken bir metin. Çünkü bu kitap hızlı tüketilmek için değil, zihni çalıştırmak için yazılmış. "Sokrates, sen insana yemediği haltı yedirirsin." S. 20 Platon (Eflatun)’un Devlet’inde sadece yasalar yazılmıyor; adeta bir ruh mimarlığı yapılıyor. Toplumu kurarken, insanın zihnine ilk yerleşen imgeler konuşuluyor, didik didik ediliyor. Çünkü Platon’un derdi yalnızca iyi yasalar koymak değil, iyi insanın nasıl yetişeceğini düşündürmek. Yaptığı şey neredeyse bir psikolojik diseksiyon. İnsanı parçalara ayırıyor, içindeki çatışmaları tek tek gösteriyor ve bunu yaparken şaşırtıcı derecede net gözlemler ortaya koyuyor. Şunu açık açık söylüyor gibi: İnsan önce hikâyelerle şekillenir, sonra alışkanlıklarla, en son akılla. O yüzden çocukken duyduğun masal, destan, şiir; ileride nelerden korkacağını, neye saygı duyacağını, neyi normal kabul edeceğini belirliyor. Platon da tam bu yüzden edebiyatı, sanatı ve anlatıları “güzel mi?” diye değil, insanı nereye götürüyor? diye tartışıyor. Bu bölümleri okurken insan ister istemez “ Sigmund Freud’un atalarından biri Platon’dur” diye sezgisel bir bağ kuruyor. Çünkü arzuyu, aklı ve öfkeyi birbirinden ayırıp, bunların nasıl çatıştığını gündelik bir hikâyeyle anlatabiliyor. Platon burada sadece filozof
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Devlet'i Anlamak İsteyenle Buyursun
4/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Bu site için ilk incelemem olacak. Önüme düştüğü için yazıyorum. İnceleme yazmadan evvel başka arkadaşların incelemelerini de okuyayım dedim. Üzülerek söylüyorum ki çoğu kişi ne Platon'u tanıyor ne de dönem içinde Atina şehrinin yapısını/tarihini biliyor. Dolayısı ile Devlet kitabını da anlayamamış veya yanlış anlamış. Size bu şekilde yazılan kitapları okumadan evvel kısa bir dönem araştırması yapmanızı tavsiye ediyorum. Fikir vermesi açısından çok basitçe döneme bakalım isterseniz; 1) Bugün Yunanistan dediğimiz topraklarda ve Ege bölgesi ada şehirlerini de içine aldığımız M.Ö.750-150 yaklaşık dönem Antik Yunan dönemi olarak adlandırılır. Bunlardan iki şehir devleti dönem içinde mücadele eder; Sparta ve Atina. 2) Bu bölge ticaretin de gelişmesiyle oldukça gelişmiş ve zenginleşmiş bir bölgedir. Elbette bu şehir devletlerinin yönetim sistemleri bulunmaktadır. Sparta sert bir askeri diktatörlük üzerine kurulu, soylu bir askeri sınıf tarafından yönetilen, köleci ve Totaliter bir rejime sahiptir. Atina ise adaylıkların olduğu, partilerin ve destekçilerinin söz sahibi olduğu, şimdi bizim Demokrasi dediğimiz sistemi yine belli bir "Soylu" azınlığın içinde yaşatan, yani bir gurup seçilmişin ancak oy kullandığı veya seçilebildiği, köleci ve Aristokratik bir rejime sahiptir. 3) Millet ticaret ile zenginleşince aslında kökende soylu olmayan bir Burjuva (Tüccar diyelim) sınıfı ortaya çıkar. Bunlar "biz neden oy kullanamıyoruz veya seçilemiyoruz?" diye yaygara yapar. Para da olunca yavaş yavaş bazı hakları kazanırlar. Bu süreç sonrası artık Burjuva seçilmeye ve seçmeye başlamıştır. Toplumun çoğunu oluşturan Atina halkı seçilemez veya oy kullanamazdı. Köleler zaten insan bile değildi. 4) Atina devleti artık Burjuva ve Aristokrat soyluların iktidar mücadelesine girdi. Artık
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.