Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları (Kısaltılmış Metin)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.040
Gösterim
Adı:
Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları
Alt başlık:
Kısaltılmış Metin
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052957554
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları
Dikanka Yakınlarında Bir Köyde Akşamlar
Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları
Televizyonun ve diğer iletişim araçlarının henüz keşfedilmediği dönemlerde, insanların en büyük eğlencesi öyküler ve masallardı. Havalar soğuyup tarlalardaki işler bitince, taşra ahalisi sobaların başına toplanır ve büyüklerin anlattıkları öykü ve masallarla eğlenirdi. Bu eserde yazar, Ukrayna halk öykülerini, eğlenceli bir mizansen içerisinde anlatmaktadır.

Karadeniz’in karşı yakasında bir çiftlikte yapılan akşam toplantılarında anlatılan öykülerin bazıları komik, bazıları ise ürkütücüdür. Öyküler güzel kızlar, yiğit delikanlılar, komplolar, cadılar, tekinsiz ormanlar, boyutlar arası yolculuklar ve büyülü define avları gibi ilgi çekici öğelerle doludur. Ayrıca yazarın, batıl inançlardan yaratılmış masalların yanı sıra batıla inanan insanlara yapılan komik oyunların da anlatıldığı öykülere yer vermesi, bu eseri eşsiz kılmaktadır.
267 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Gogol'un ilk hikayelerinin halkasını oluşturan kitapta: Cadılar, Şeytanlar, Büyücüler, İblisler ve Kötü Ruhlardan bolca var. Toplam sekiz hikayenin olduğu kitapta 3 tane hikayeyi oldukça beğendim. Bunlar: Noel Gecesi, Korkunç İntikam ve Gogol'un yarım bıraktığı ve sonunu inanılmaz merak ettiğim hikayesi İvan Fyodoroviç Şponka ile Teyzesi isimli hikayesi oldukça sürükleyiciydi. Hikayenin yarım kaldığını görünce bu kadar güzel bir hikaye nasıl yarım kalır dedim. Keşke sonunu getirebilseymiş..

Gogol hikaye kitabında şeytani insanları ve şeytanı çok fazla işlemiş. İlk hikayesi olan Soroçinets Panayırı olsun İvan Kupalo Gecesi dahil bir çok hikayesinde Cadılar, Büyücüler İblisler cirit atıyor. Özellikle Korkunç İntikam'ın tüyler ürpertici olduğunu çok rahat söyleyebilirim. Gogol'un esprili dilini yine hikayelerinde görmek şaşırtıcı değil. Bir kaç yerinde böyle gerilimli hikayeler olsa bile kahkaha attığımı da hesaba katarsak; oldukça keyifli bir kitap okuduğumu rahatça söyleyebilirim. Bu kitabı Gogol ile tanışma kitabı olarak da düşünebilirsiniz; ama ilk önce Palto veya Bir Delinin Hatıra Defteri kitabını okumanızı tavsiye ederim.
267 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Nikolay Vasilyeviç Gogol, Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitabında derlediği hikayelerde mizahın yanı sıra, yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koymuştur. Kitap, birbirinden keyifli sekiz hikayenin ve önsözlerin yer aldığı iki bölümden oluşmaktadır. Eserleri okurken, karakterleri, fantastik ögeleri ve ortamı kafanızda tasavvur ettiğinizde, Gogol’un gerçekten ne kadar büyük bir yazar olduğunu görüp kendisine tüm kalbinizle bir kez daha saygı gösteriyorsunuz.
İçindekiler:
Birinci Bölüm
Önsöz
Soroçinets Panayırı
İvan Kupalo Gecesi
Bir Mayıs Gecesi ya da Suda Boğulmuş Kız
Kaybolan Yazı
İkinci Bölüm
Önsöz
Noel Gecesi
Korkunç İntikam
İvan Fyodoroviç Şponko ile Teyzesi
Büyülü Yer
267 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabı Dikanka yakınlarında bir çiftlikte okumak vardı
Soba çıtırtıları eşliğinde anlatılan masallar gibi bir dünyaya götüren, inlerin cinlerin şeytanların cadıların cirit attığı mükemmel öykülerden oluşan bir kitap sunmuş bize Gogol amcamız
Kitap hakkında çok fazla söz etmeye gerek yok ben çok keyif alarak okudum siz de hemen alıp okuyun hemmennn
267 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Gogol'un Metafizik öğelere ve varlıklara fazlaca yer verdiği eseri çok akıcı ve keyifli bir eser. Siz yine de gece yalnizken okumayın derim tabii ama yine de karar sizin. :)
267 syf.
·3 günde·1/10
Gogol'un bu erken dönem hikayelerini derlediği eseri okurken Rus edebiyatının Puşkin'de de olduğu gibi tam olarak düz yazıya geçmediği, her bölümden önce konuyu özetleyen birer kıtalık şiirler, halk hikayeleri, düğün şarkılarını da eklediği gözüme çarptı.

İlk hikayesi Soroçinets panayırı hikayesi çok sade dille köy hayatını anlatmış. Mistik öğelere, şeytani hikayelere yer vermiş bu yönüyle gerçekten uzaklaşmış gibi görünse de halk arasında bu tür hikayelerin -halen bile- anlatıldığı bilinir. Ancak yinede bölümlere ayrılmış kısımlar kurgusal bütünlüğü sağlayamamış. Okurken tam kendimi veremedim. Beni bağlayamadı yani.

İvan Kupalo Gecesi de aynı şekilde şeytan anlatımlarıyla örülü bir hikaye. 21.yy' da bunları dinlemenin pek bir korkutuculuğu olmuyor hatta fantastik öğeler olmaktan kurtulamıyor tabi. Ukrayna'da da biz Türklere benzeyen bazı işaretler gördüm yine. Örneğin kurşun döktürmek gibi. Birbirine yakın bir şekilde yaşayan halkların nasılsa etkilendiğini görüyoruz. Kültür böyle bir şey işte. Yerel gibi görünürken ulusal, bölgesel ve hatta küresel ölçekli olabiliyor.

Kitap boyunca kitabı yazdığı iddia edilen karakter Arıcı Sarı Panko'nun hikayelerini dinliyoruz. Hepsi şeytan hikayeleriyle dolu. Valla ben okumaktan acayip sıkıldım. Kesinlikle de tavsiye etmiyorum zaman kaybı. İlk başta daha iyi olabileceğine dair ümidimle okumaya devam ettim ama her geçen sayfa beni konudan ve kitaptan daha fazla soğuttu.

Yinede okuyabilen kişilere de iyi okumalar diliyorum.
267 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Gogol'den "Akşam Toplantıları" fantastik öğelerle donatılmış, şeytan, cadılar, büyücüler, canavarlarla dolu öykülerden oluşuyor. Bugünün insanına çok birşey vermeyen, yazıldığı dönemin insanına ise(1842) ortodoks dinini aşılamaya çalışan gizli telkinlerle dolu. Bu dönem kitaplarını okurken insanlığa dair beni en rahatsız eden davranış modeli köle-efendi diyaloglarında ortaya çıkıyor. Kölelerin de aşağılanmayı sanki normalmiş gibi kabullenmiş oluşu ve hatta efendilerine olan bağlılığı... Nasıl bir çaresizlik, nasıl bir ezilmişlik, nasıl bir cahillik! Halen dahi insanlığın gayet ilkel olduğunu düşünen ben, eski dönemleri anlamakla belki bugünün çaresizliklerini de daha iyi anlarım diye düşünerek okuyorum bunları. Aslında tüm insanlık tarihine bakınca bugün içinde bulunduğumuz düzen-sınır ve benzeri kısıtlamaların da ne kadar geçici ve değişken olacağını apaçık görüyor insan.
267 syf.
·15 günde
Gogol'un 7 farklı hikayesinin anlatıldığı kitaba ilk başta uyum sağlayamadığımı fark ettim. Farklı öykülerden oluşuyor fakat karakterlerin birinci bölümdeki ortak özellikleri bir bütünmüş gibi okumama sebep oldu. Bir tarafta mizahi unsurlar varken öteki tarafta yüksek bir karamsarlık ve hurafe düşünceler ve bu düşünüşlerin insanların davranışları üzerindeki etkileri anlatılıyor. İkinci bölüme ise tam anlamıyla bayıldım. Hepsini akıcı bir şekilde okudum. Özellikle Ivan Fyodoroviç'in yarım kalan hikayesi aklımda binbir senaryo oluşturdu. Gogol'un Evlenme Kumarbazlar kitabındaki 7. dereceden memur olan Padkolyosin'in evlenme korkusunu anlatan bir tarzda bitme olasılığı yüksek :D
267 syf.
·Beğendi·9/10
Dünyaya hikaye yazmak için gelmiş bir adam Gogol. Kazak kültürünü , kazakları ve yaşayışlarını Gogolden dinlemek muazzam bir zevk. Eşsiz anlatımı ve muzipliğiyle yazdığı hikayelerin tadına doyum olmuyor. Sanki karşılıklı oturup votkanızı içerken onun ağzından dinliyorsunuz bu hikayeleri.
267 syf.
·26 günde·8/10
"Kıyı boyunca uzanan ormanlar da billur sularda yansımaktan haz duyarlar.Yemyeşil ağaçlar kır çiçeklerini de yanlarına alıp toplaşırlar kıyıda, eğilip sulara bakarlar." Mükemmel betimlemeleri ile sıkmayan öykülerden oluşan bir kitap.Yalnız beni en çok saran Ivan Fyodoroviç Şponka ile Teyzesi öyküsünün yarm bırakılması iyi olmamış :)
275 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Gogol okumaya fırsatım pek olmamıştı. Kaçırdığım iyi şeylerden biri olmuş. İlk başlarda kitapla iletişim kurmakta pek zorlandım. Fakat sonra elimden bırakamadım. Bunda benim 18.-19.yy Avrupa insanına duyduğum ilginin de etkisi olabilir. O dönem insanlarını ve yaşayışlarını gözümde canlandırmaktan inanılmaz keyif alıyorum. Gogol (ve bu kitap) bu konuda çok başarılıydı. Siz de o dönem dünyasını seviyorsanız keyifle okuyabilirsiniz.
Genç yaşta vefat eden komşu kızının tüm kitapları bana verilmişti. Ve hayatımın dönüm noktası oldu bu olay. Orta okul sonlarındaydım ve bu miras etkisi ile okumaya merak saldım. Varlıklı bir aileydi ve kitapların çoğunluğu eşsiz, klasik Rus edebiyatı idi.
Bir insanın ilk okuma deneyimi Rus edebiyatı olunca çıta da çok yüksek oluyor haliyle. O yüzden sonraki okumalarımda hep bu çıta kıstas oldu ve pek çok kitap bu yüzden benim nazarımda sınıfta kaldı. Özellikle yerli yazarların gerekli gereksiz betimlemeleri beni öldürdüğünden yerli yazar okurken aşırı seçici davranmak zorunda kalıyorum. Betimlemenin nasıl olması gerektiği konusunda Gogol çok başarılıydı. İki küçük örnek;
"Karşı kıyıda bir ateş yanıyormuş; her an sönecek gibi oluyor, sonra Kazak pençesinde Leh asilzadesi misali titreyen suda yansıyormuş."
"...Toprağı bol olsun, dedemin iştahı yerindeydi; bu yüzden de konuşmayı bir kenara bırakıp içinde doğranmış yağ bulunan çanağıyla domuz jambonu önüne çekmiş ve köylünün saman kaldırdığı yabadan biraz küçük olan çatalı almış, çatalla okkalı..."
Hikayelere gelince, bolca naif hikaye ile karşılaşacaksınız. Başka bir milletin gözünden dünya görüşü (Rus-Türk ve Leh düşmanlara bakış açıları), ortodoks inanca sağlam bağlılıkları, açıklayamadıkları pek çok olayı şeytanın parmağı oluşu ile açıklayabildikleri hoş halk hikayeleri bunlar.
Ben sevdim. Öneririm.
Kitapla kalın.
267 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Gogol külliyatını ”Ölü Canlar” ile bitirdiğimi düşünüp bir kitapçıda görünce bu kitabı, okumamış olduğumun farkına varıp Nisan ayında alıp koymuştum kütüphaneme. Serbest çağrışımla belirlediğim okuma sırama koyabildim sonunda. Bir yerde Oğuz Atay’ın tanıştığı insanlara: “Dostoyevski’yi okudunuz mu?” diye sorup müspet cevap alamadığı insanları çok kaale almadığını okumuştum. Daha sonra da Dostoyevski’nin “Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık.” sözünü. Gogol ile tanışmam böyle gerçekleşti. Nasıl bir sıralamayla ilerlediğim tam olarak yok hafızamda. Ama Taras Bulba’daki pastoral bozkır fotoğrafı imgesi, Burun ve Palto’daki gülünç memur tiplemesi, Ölü Canlar’daki insanın ”salt çıkarcılığına” yaptığı güçlü saldırıyı unutmak ne mümkün. Tiyatro oyunu kapalı gişe olan ”Bir Delinin Hatıra Defteri’nden de pek bir şey hatırlamıyorum doğrusu. Yazarlığının ilk dönem eserlerinden olan ”Akşam Toplantıları”nda köy yaşamı, Kazak gelenekleri ve Ukrayna halk kültürü yoğun yer kaplıyor. Ayrıca olağanüstü imgeler- cadı, büyücü vs.- ile yer yer Binbir Gece Masalları-çok daha az dolaştırarak tabii ve mutlu sonra bitirerek- tadı da aldım. Gogol külliyatını, Dostoyevski’den önce bitirmiş oldum.
Sözün kısası, günümüzde herkes giyim kuşam sevdasında! Ne zaman boş şeyleri bırakacak şu insanoğlu!..
Arkasında onurlu torunlar bıarkmamış bir insan, toprağa atılmış ama ürün vermemiş bir buğday tanesinden farksızdır.
Şeytan (köpoğlunun adını söylemeye değmez) ininde öylesine acıklı hıçkırırdı ki, ürken kargalar biraz ilerdeki meşe korusundan sürüyle kalkarlardı, vahşi çığlıklar atarak dolaşırlardı havada.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları
Alt başlık:
Kısaltılmış Metin
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052957554
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları
Dikanka Yakınlarında Bir Köyde Akşamlar
Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları
Televizyonun ve diğer iletişim araçlarının henüz keşfedilmediği dönemlerde, insanların en büyük eğlencesi öyküler ve masallardı. Havalar soğuyup tarlalardaki işler bitince, taşra ahalisi sobaların başına toplanır ve büyüklerin anlattıkları öykü ve masallarla eğlenirdi. Bu eserde yazar, Ukrayna halk öykülerini, eğlenceli bir mizansen içerisinde anlatmaktadır.

Karadeniz’in karşı yakasında bir çiftlikte yapılan akşam toplantılarında anlatılan öykülerin bazıları komik, bazıları ise ürkütücüdür. Öyküler güzel kızlar, yiğit delikanlılar, komplolar, cadılar, tekinsiz ormanlar, boyutlar arası yolculuklar ve büyülü define avları gibi ilgi çekici öğelerle doludur. Ayrıca yazarın, batıl inançlardan yaratılmış masalların yanı sıra batıla inanan insanlara yapılan komik oyunların da anlatıldığı öykülere yer vermesi, bu eseri eşsiz kılmaktadır.

Kitabı okuyanlar 93 okur

  • SENA YEŞİL

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%2.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0