Dəniz Canavarı

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ekmek mayası gibi...
9/10
·376 syf.··
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 22:10
Jack London' un bende bağımlılık yapan bir etkisi var. Yoksa bir bende mi böyle oldu, bilmiyorum. Denizcilik geçmişi olan yazarın eserlerinde de denizcilik, okura yaşatılıyor haliyle. Kitaplarında anladığım kadarıyla kendinden de bir parça koyuyor. Gerçi Martin Eden bir çeşit biyografi sayılıyorsa da bu eserimizdeki Japonya açıklarında ki fok avı gibi yazar da 1893 yılında Japonya sahillerine gitmek üzere Sophia Sutherland adlı fok balıkçısı uskunaya katılmış. Yani coğrafyaya da yabancı değil. Betimlemelerin muazzamlığından, teknik bilgiye hakimiyetten, gemi içerisindeki ortamın yalın tasvirinden bahsetmeyeceğim bile. Bazı şeyler yaşanmadan bilinmez demek ki. Daha önce okuduğum Martin Eden' de de tabi konu denizlerde geçmese de Martin' in de denizcilik geçmişi vardı. Aynı yazar gibi. Tabi yazar mükemmel kurgularının, etkileyici anlatım dilinin gerisinde görüşünü, düşüncesini yaratıcı metaforlara yüklüyor, eser boyunca bu düşüncelerin çatışmasını okuyoruz. Martin Eden' de bireyciliğin yenilgisini okumuştuk. Burada da metaryalizmin ölümüne sahit oluyoruz. Hem de ne ölmek. Buradan sonrası eser içeriği hakkında bilgi barındırabilir. Hikayemiz Sausalito ile San Francisco arasında gidip gelen Martinez adlı gemiyle başlıyor. Denizden, denizcilikten ve hatta dünyadaki tüm kötülüklerden bihaber Humphrey van Weyden' in gözünden bakıyoruz. Kendisi, para kazanmak için emek harcamamış, zorluk görmemiş, daha sonra sırtı bir hanımefendinin ki gibi narin benzetmesi yapılacak bir beyefendidir. Aynı zamanda kitap eleştirileri ile iştigal etmektedir. Sularda sakin sakin yol alırken birden büyük telaş başlar, panik, düdükler, suya indirilmeye çalışılan sandallar, bağrışan kadınlar derken Martinez başka bir tekneyle çarpışır ve kabus başlar. Deniz soğuktur, kahramanımız ise bir kara insanıdır,
1000Kitap
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Deniz Kurdu
9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 21:54
• Spoiler! Hepimize bir Ghost lazım! Şöyle bizi ayağa dikecek, konfor alanımızdan çıkaracak ve yaşamın farkına varmamızı sağlayacak bir hayalet gemi.. Bir düşünün 35 yaşındasınız, hayatınız boyunca sorumluluk almanız gerekmedi, tüm hayatınız kitaplar, kitaplar ve kitaplar.. Evet, aslına bakarsanız şu an hayatımızın çoğunu kitaplar kaplıyor ve bunu seviyoruz ya gerçek hayat? Kabul edelim kitap okuma nedenlerini sıralayacak olursak 'gerçeklerden kaçma' maddesi belki de en fazla duyacağımız yanıt olacaktır. Ne diyorduk? Evet, şimdiye dek ekmek elden su gölden şeklinde geçti zaman fakat bir an gözlerinizi açtığınız ve size istediğini yapabilecek en az 20 avcının olduğu bir avcı gemisindesiniz, yaşamayı seviyorsunuz ve hayatta kalmalısınız. Ne olurdu? Sanırım ben bu macerayı yaşamak isterdim en azından öldürülmeyeceğimden emin olsaydım :) Jack London 'ın bir olay örgüsü yaratma şeklini, kitabı yaşatma gücünü seviyorum. Okura yüklenmiyor aksine çok akıcı ve açık bir üslup kullanmayı başarıyor çünkü sosyalizmi benimsiyor ve tüm halka hitap etmeyi amaçlıyor. Kitabı okurken en sevdiğimiz duyguyu yani sizde oluşan mutluluğu fark edebiliyorsunuz, Jack London ile dinlenebiyorsunuz. O denizde artık siz de varsınız, mürettebata dahilsiniz tıpkı kendisi gibi. Yazarı benimseyecek olmanızın bir sebebi de eserlerinin hayatından bağımsız olmayışı. Düzensiz bir hayatı olması ile beraber birçok farklı işte çalışmasına rağmen sürekli kütüphaneye giderek kendisini geliştirmiştir. Hakkında bilinen fakat emin olunmayan bir diğer bilgi ise istenmeyen bir çocuk olduğu. Söylentilere göre babası annesine Jack'i doğurmaması için baskı yapar, annesi intihara teşebbüs eder fakat kurtulur. Çocuk doğar ama annesinin psikolojik sorunları nedeniyle başka birine verilir. Doğumunda yaşananlar tüm hayatını
Roman
Deniz KurduJack London · İlya Yayınevi · 20188,3bin okunma
Jack London'dan bir başyapıt daha!
9/10
·376 syf.··
2025 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 15:01
İlk sayfasından itibaren Jack London'ın eşsiz üslubu sizi sürükleyici bir maceranın içinde hissettiriyor ve soluksuz bir sinema filmi izler gibi sayfaları çevirmeye devam ediyorsunuz. Macera dolu bir gemi yolculuğunun yanında karakterlerin değişimine ve gelişimine de tanıklık ediyoruz. Yer yer karakterler üzerinden sosyalizm ve totalitarizm çatışmasını da görüyoruz. Okuyalım, okutturalım...
1000Kitap
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Jack London'dan İnsan Doğasının Karanlık Labirentleri
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2025 00:00
Yine Jack LONDON, yine insanı içine çeken, heyecanlandıran, derinden etkileyen, düşünmeye ve sorgulamalara iten, neden daha önce okumadım dedirtecek türden ve kendisine kesinlikle hayran bırakan bir roman. Roman, entelektüel ve nazik bir edebiyat eleştirmeni olan Humphrey Van Weyden'in, San Francisco açıklarında gemisinin batması sonucu "Hayalet" adlı fok avı gemisine düşmesi ve burada geminin acımasız ve karizmatik kaptanı Wolf Larsen'in hükümranlığı altında yaşadığı dönüşümü konu alıyor. Bu dönüşüm, sadece fiziksel bir hayatta kalma mücadelesi değil, aynı zamanda felsefi, psikolojik ve sosyal katmanları olan karmaşık bir arayış. Romanın merkezinde, iki zıt kutbu temsil eden Humphrey Van Weyden ve Wolf Larsen yer alıyor. Van Weyden, modern bir insanın tüm inceliklerini, entelektüel birikimini ve medeni değerlerini üzerinde taşırken, Larsen, "Hayalet" gemisinin kendisi gibi kaba ve ilkel bir varoluşu temsil ediyor. Larsen, okuduğu Darwin, Spencer gibi düşünürlerin fikirlerini çarpıtarak kendi acımasız ve bireyci felsefesini inşa etmiş birisidir. Ona göre hayat bir mücadele, bir avlanma alanı ve zayıfların hayatta kalmaya hakkı yoktur. Bu felsefe, gemideki tüm ilişkileri, hatta Van Weyden ile Larsen arasındaki diyalogları bile belirliyor. Van Weyden'in gemideki varlığı, Larsen için bir tür entelektüel oyun, bir "kedi ile fare" kovalamacası haline geliyor. Larsen, Van Weyden'in medeni değerlerini alaya alıyor, onu fiziksel ve psikolojik olarak zorluyor. Ancak bu zorlama, Van Weyden'in içindeki "ilkel" benliği uyandırıyor. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri de bu dönüşüm; Van Weyden, hayatta kalabilmek için Larsen'in dünyasının kurallarını öğrenmek, hatta bir noktada Larsen'e benzer bir vahşete bürünmek zorunda kalıyor. Bu durum, medeniyetin ne kadar yüzeysel
Edebiyat
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
6/10
·400 syf.··
2025 24. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 16:30
Okuduğum Jack London kitapları arasında en sıkıldığım hikayeydi. Çok yavaş ilerleyen bir hikaye. Sonlara doğru biraz heyecan kazanmış. Beklentimin altında bir kitap oldu. Ama verdiği anlamlı mesaj etkileyiciydi. Hump! Ölmüş adamın ( babasının ) ayakları üzerinde duruyordu. Taa kii Kurt Larsen ile yolları kesişene dek… Bence Kurt Larsen hayat gibi acımasız , bi o kadar da iyi bir öğretmendi…
1000Kitap
Deniz KurduJack London · Bilgi Yayınevi · 20198,3bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 02:16
Amerikalı yazar Jack London'ın gerçek hayatta bizzat kendisinin yaşadığı San Francisco körfezinde teknesi ile kaçak istiridye avlayıp, Japonya'da bir gemide tayfalık yaptığı hayatını bu romanında anlatıyor diyebilirim.Sıkılmadan rahatlıkla keyif alarak okuyabileceğimiz kitabımızda bir gemide okyanusun ortasında olağanüstü dalgaların fırtınaların arasında kaçak fok balığı avlayan insanların macerasının anlatıldığı güzel ve akıcı şekilde ilerleyen bir roman.Kitabı okuyunca bir sinema filmi izler gibi bir hisse kapılıyorsunuz.Kitaba başlamadan önce gemi ile ilgili birkaç terimleri bilerek okumak daha keyifli olur.
Edebiyat
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
9/10
·376 syf.··
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2021 22:01
Spoiler yoktur, içiniz rahat okuyabilirsiniz. Gerek kitabı okumadan önce, gerekse okurken kitapla ilgili okuduğum bazı şeylere değinmek istiyorum öncelikle. Bu kitabın hakkını vermeliyiz arkadaşlar. Bu kitabı okumalıyız, bilmeliyiz. Ben okuduğum çoğu yorumda denizcilikle ilgili terimlerin bolca kitapta olduğunu ve bu nedene bağlı olarak sıkıcı olduğunu söyleyenler gördüm. Denizcilikle ilgili terimler yoğun değil ve kitabın akışını asla bozmuyor. Nacizane fikrim. :) Gelelim eserin konusuna; Martinez gemisi batar ve toplumun üst kesimlerinden olan milyarder Humphrey Van Weyden, Hayalet isimli uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Karaya çıkarılmak ister fakat Larsen tarafından kabul görmez ve gemide onu çalışan olarak tutar. Maceramız da işte bu şekilde başlar ve biz bu macerada Jack London'ın yarattığı diktatör karakter Wolf Larsen'i tanırız. Acımasızlığı ile dikkat çeken Wolf, çok da güçlü bir karakterdir. Kendi yaşamımızdan da izler bulabileceğimiz bir yolculuğa onlarla beraber işte bu şekilde çıkarız. "Bu gemide güçlü olan kazanır." ya da "hayatta kalır." Ben kitabın en çok, gemide çalışan insanların genel analizlerinin yapıldığı sayfalarında kayboldum. Herkesi bir ananın doğurduğunu varsayarsak, bu insanların anaları neredeydi? Şöyle bir konuşma geçiyor Weyden ile gemide çalışanlardan birinin arasında ; "annene en son ne zaman mektup yazdın? "on yıl önceydi sanırım. biraz daha çalışıp eve dönüş biletimi alacağım ve anam artık çalışmayacak." "çalşıyor mu peki hala? kaç yaşında ki?" "yetmiş. bizim oralarda doğduğumuz günden öldüğümüz güne kadar çalışırız biz. bu yüzden uzun yaşıyoruz. ben yüz yaşımda öleceğim mesela." dedikten sonra, ölmesi... bunların son sözleri olması... Gemide insanlar, bir gün, bir şekilde on yıl yirmi yıl önce terkettikleri
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2023 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2023 19:50
Jack London okumaya ilk olarak #MartınEden ile başladım ve onun yeri ben de çok ayrıdır. Genel olarak yazarın okuduğum kitapları bana keyif verdi. Bu kitabını da çok beğendim. Konusuna gelecek olursak; Varlıklı bir aileden gelen Humphrey Van Weyden kitabın baş karakteri ve anlatıcısıdır. Karakterimiz geçirdiği deniz kazasının ardından Hayalet adlı uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Barışçıl bir "beyefendi" olarak, iradesi dışında Larsen'in hizmetine girmesiyle kendini şiddet dolu "gerçek dünya" da bulur. Bu deneyim onu bambaşka bir adama dönüştürecektir. Keyifli okumalar dilerim
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
9/10
·361 syf.··
2025 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 00:00
Jack London'ın en güzel kitaplarından birisini daha okumuş bulundum. Oldukça keyifli, heyecanlı ve biraz da yorucu bir kitapdı. Çok beğendiğim. Hikayeyi kitabın ana karakteri Humphery Van Weyden den dinliyoruz. Humprey, babadan zengin, daha öncesinde hiç zorluk görmemiş, çelimsiz fakat eğitimli, zekasını çok iyi kullanan bir kişidir. Yaşadığı feribot kazasında su içinde yaşam mücadelesi verirken, fok avına çıkan Hayalet isimli gemi mürettebatınca bulunur ve gemiye alınır. Gemi kaptanımız Kurt Larsen oldukça güçlü , sert mizaçlı ve son derece materyalist ve acımasız birisidir. Aynı şekilde, mürettebatı da onun gibi zorba insanlardan oluşmaktadır. Humphery Van Weyden kendisinin bir limana bırakılmasını ister fakat kaptan buna karşı çıkar. Yapacakları fok avı için artık o da geminin bir parçasıdır. Kitabı okurken kaptan ve ona ve onun korkutucu kişiliğine itaat eden mürettebatı görünce aklımda hep "Karayip Korsanları" filmi "Davy Jones" karakteri canlandı. Filmdeki merhametsiz kaptan"Davy Jones"u kitapdaki Kurt Larsende bulmak çok kolaydı. Gemide birçok acımasız olaylar olur, bunlar acı dolu da olsa Humphery Van Weyden zarif kişiliğini zamanla güçlendirir. Kaptanımızın aynı zamanda Shekaspeare, Darwin gibi insanların kitapları ile kendini geliştiren bir yüzü daha vardır. Van Weyden kendisi ile sık sık birçok konuda tartışarak, iletişimini güçlendirir ve kendisini zamanla diğer kişilere göre gemiide daha üst pozisyonda bulur. Ama kaptanımız her aynı zalim kişiliğinde nefes almaya devam eder. Gemiye kaza sonucu yeni kişiler katılır. Bunlardan biri de Maud Brewster isimli kadındır. Sonrası ise soğuk ve azgın okyanus içinde hayatta kalma mücadelesidir. Hikayenin sonlarında çelimsiz, nazik bir beyfendi olan Van Weyden artık güçlü ve gerçek bir denizcidir. Kaptanın, sen
1000Kitap
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
8/10
·376 syf.··
2025 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 00:11
Jack London’ın bütün eserlerine bir simgeci natüralizm örneği olan Deniz Kurdu ile devam ediyoruz. Varlıklı bir aileden gelen Humphrey Van Weyden, geçirdiği deniz kazasının ardından Hayalet adlı uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Barışçıl bir “beyefendi” olarak, iradesi dışında Larsen’in hizmetine girmesiyle kendini şiddet dolu “gerçek dünya”da bulacak; bu deneyim onu elitist bir entelektüelden, cesur bir eylem adamına dönüştürecektir. Van Weyden’la Larsen arasındaki çatışma, yalnızca zayıf olanın ezildiği bir dövüş değil, bir fikir savaşıdır aynı zamanda. Hayatı “kutsal” olarak gören Van Weyden’ın idealizmiyle, var olmak dışında bir kaygı taşımayan Wolf Larsen’in materyalizmi arasındaki karşıtlık roman boyunca yinelenirken, Deniz Kurdu’nu farklı düzeylerde okunabilecek bir yapıt haline getirir. Ancak, London’ın en büyük başarısı hiç kuşkusuz ustalıkla geliştirip ete kemiğe büründürdüğü unutulmaz Wolf Larsen karakteridir. Nietzsche’nin “üstinsan” kavramını anıştıran Wolf Larsen, Ambrose Bierce’in de dikkat çektiği gibi, bir yazarın yaratabileceği en muazzam karakterlerden biridir...
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.