·
Okunma
·
Beğeni
·
5601
Gösterim
Adı:
Efsuncu Baba
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052940839
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Bir gün Mahur arkadaşına:

-Bizi buraya gökten inme birer melaike deyi kabul ettiler.

-He…

O karılar bilmezler mi ki, biz melaike olmak­tan çok uzak çapkın, günahkâr haytalarız.

Neme gerek? Melaike deyi bizi bunda ikrama koydularsa hayır biz şeytanız diyecek değiliza. Hiç ağır bir iş yoktur. Yer, içer burada otururuz. Fakat bu evde bir esrar dönoor. Define mefine der iken bu işin dibinden bir gün bir kıyamet patlayacak. İnanırsın ki, bu herif akıbet yerden bir define çıkarsın.

-Kim bilir? Ne yok diyebilirim ne he diyebili­rim. Bakalım kısmetimize ne çıkacak?

(Tanıtım Bülteninden)
84 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
YAŞASIN LAİKLİK! YAŞASIN BİLİM! YAŞASIN ÇAĞDAŞ VE AYDIN İNSANLAR!

Bir saniye ya,kitabın bunlarla ne alakası var?
Hemen anlatmaya başlayacağım ama incelemeyi okumaya üşenenler için KİTABI ALIP OKUYUNUZ!

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın okuduğum ilk kitabı ama adama hayran kaldım!

Efsuncu Baba...
Efsuncu Baba büyülerle,simya,tılsım gibi saçma sapan şeylerle uğraşan bir zat. Tabii günümüzde bu kişi çok salak ya da budala gözükebilir ama değil.

Asıl salaklık bu olsa gerek ki o adam hala salak gözükmüyor!
Saçma sapan şeylere inanıyor, belli saatlerde yapmaya çalışıyor önemli işlerini, uğursuzluk vardır falan diyor.

Çok batıl inancı olan birisi.
Sonra da işte bir gün bi' kitap buluyor. Define kitabı güya.
Sonra da ona uyarak hazine aramaya başlıyor.
Güya 2 tane insan kılığında melek bulacak ve o meleklerde Efsuncu Baba'ya yardım edecek.

Sonraları kitap aşırı eğlenceli oluyor ki anlatmamak için kendimi zor tutuyorum :D

Kitap çok eğlenceli olmakla beraber çok bilgilendirici.

Peki,gelelim incelememin başına; neden Laiklik neden Bilim?

Şöyle açıklayayım, bizim insanımız aptal bunu herkes biliyor değil mi? Herhangi bir yüceltme çabasına girmeyelim abi işte, aptal...

Batıl şeylere inanır,dogmalara inanır. Felsefeyi öcü olarak görür. Güdülmek isteyen bir koyun misali kendisine birisinin önderlik etmesini bekler.

Sonra da başına her şey gelir.
Birisine yıllarca kölelik eder sonra da onu terör örgütü ilan eder.
Darbe yaptı der sonra da der ki kendimizi koruduk! Kahramanlarız biz!

Neyin kahramanı bi' sorayım. O adamı zaten sen oralara getirmedin mi :D

Neyse işte böyle konularda çok asabi olmakla beraber kalpleri kırmamak için susuyorum.
Efsuncu Baba bizleriz. Her şeye inanmak isteyen aciz yaratıklarız.

O yüzden tekrar ve tekrar diyorum ki YAŞASIN LAİKLİK!
YAŞASIN BİLİM,TEKNOLOJİ ve İNSANLIK!
YAŞASIN...

BU KİTABI KESİNLİKLE OKUMALISINIZ!

(İş Bankasının yeni serisi olan TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİNDEN çıktı zaten. 70 sayfa ve 3-4 tl bir şey,bence alıp hemen okumalısınız.)

Kitap için inceleme videom:https://www.youtube.com/watch?v=iWlTnHpUfJY

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim.
84 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Türk Edebiyatımızdaki Önemli Natüralizmin savunucularından olan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Efsuncu Baba konu olarak cahilliğin olduğu bir dönemde hurafe inanışların sonucunda olanları mizahi bir dille anlatmış.Kitap karakter olarak Efsuncu baba,Agop,Kirkor yer almaktadır.Agop ve Kirkor arasındaki konuşmalar Hacivat ve Karagöz arasında geçen gibi şiveli ve mizahi konuşmalar yer almaktadır.Efsuncu Baba ise kendince simyacı biridir ve define bulmasıyla gelişen olaylara yer verilmiştir Kitabın en beğendiğim bölümü son kısımıydı çünkü çok düşündürücüydü.Okumak isteyenlere İş Bankası Kültür Yayınlarını tavsiye ederim.
Keyifli Okumalar Dilerim
84 syf.
·Puan vermedi
Efsuncu Baba sofu görünümlü budala bir karakterdir. Onun dünyasını batıl inançları şekillendirir, her adımını bu hurafelere göre atar. Ebulfazl Enverî Efendi’nin bütün zayıflığı, cahilliğidir. O, ava giderken avlanacaktır; cahillik ve kültür ikileminin yansıtıldığı romanlardan biridir. Gülümseyerek okuyacaksın...
84 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar okurları, onun nükteli anlatımına artık alışmıştır diye düşünüyorum. Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan yazar, bu kitabında da gerçeklikten faydalanarak doğal bir anlatım tarzıyla hem sadelik hem de akıcılık yakalamış. Beni zorlayan tek şey, kitaptaki iki Rum karakterin konuşmalarının karakter şiveleri ile kitaba aktarılması oldu, bu iki karakterin diyaloglarını okurken biraz zorlandım. Bunun dışında günlük dilde yazılmış ve okunması oldukça kolay. Mizahi anlatımı ve yerinde kullanılmış göndermeleri ile çok da zevkli bir kitap.
Yazar her kitabında yaptığı gibi bu kitapta da konuyla çok alakalı olamayan bazı bölümler yazma adetinden vazgeçmemiş. Özellikle kitabın giriş kısmındaki yaklaşık 15 sayfalık bölüm, içerikle hiç alakalı değil.
Kitaba ismini veren Efsuncu Baba Ebulfalz Enveri isminde; büyüye ve tılsımlara inanan, batıl inanç sahibi bir bey. O kadar ki, batıl inanları sayesinde bir merdivenden tek seferde inmesi dahi mümkün olmuyor.
Kitap boyunca batıl inançları yüzünden Efsuncu Baba'nın başından geçen trajikomik olayları okuyoruz. Efsuncu Baba'ya bu macerasında iki iplikçi genç eşlik ediyor.
Özünde batılı ve hurafeleri inanmayı eleştiren, toplumsal bir ders verme çabası güden ama bunu çok eğlenceli bir yolla gerçekleştirmiş bir kitap Efsuncu Baba. Hem çok kısa, hem eğlenceli, hem de kolay okunuyor. Neden okunmasın ki?
Sevgiyle.
84 syf.
Hüseyin Rahmi Gürpınar klasiği ya da tarzı mı desem? Bilindiği üzere sokak edebiyatını en güzel ve içten veren bir yazar.Başlarda sıkıcı bir diyalogla başlasa da yine de devam edin. Öbür eserleri gibi yine toplumsal bir ders verme amaçlı yazılmış eseriyle kamu spotunun o devirdeki karşılığı olmuş adam(!) daha ne yapsındı? Toplumumuzda az bulunur cinsten bir adamdır kendileri "Kemal Sunal" gibi yani... Olayın bazı yerlerinde mizahi olsa da en sonunda mesajını doğrudan vererek tabiri caizse 'vurur yüze ifadesi anladın mı bitanesi' diyor üstad.
Keyifli okumalar :)
84 syf.
·Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ilk eser oldu. Kitabı beğendim ve keyifle okudum. Okuyacağım kitapları titizlikle seçtiğim için, okuduktan sonra "beğenmedim" dediğim kitap çok nadirdir.

Tekrardan kitaba dönecek olursak, Hüseyin Rahmi, bu eserinde hiciv metodunu kullanarak bazı eleştiriler yapıyor.

Kendisinin de çok güzel biçimde ifade ettiği gibi: "ilim ve irfanın zayıf bulunduğu memleketlerde hile, aldatmacayla daha çok iş görülür".

Kitabındaki hikayede, Efsuncu Baba adlı mutaassıp bir adam ve cahil 2 Ermeni genç üzerinden, büyü, sihir, efsun vb gibi kavramlara itimat eden insanların eleştirisini yapıyor.

Kitabı günümüz şartları için de düşünmek yanlış olmaz sanırım, zira günümüz insanları da ilim, fen, teknoloji, felsefe, edebiyat, tarih vs alanları değil de kendisine bile hayrı olmayan, şeyh, derviş, ermiş gibi bir takım din sömürücülere tâbi olup, onlara itibar gösteriyor.
Yani Hüseyin Rahmi'nin sözüne çıkıyor işin sonu, ilim ve irfanın olmadığı yerde, hurafeler baş gösterir.

Ve şu güzel sözü de cok hoşuma gitti: "Her insanı, hatta her toplumu hoşlandığı yemle avlarlar", günümüzde de din adı altında bu yemi sıkça kullanıyorlar ne yazık ki...

Eserin muhtevasından çok, verdiği anlam ve özeleştiriye yer verdim, eser zaten çok kısa, tek solukta okunabilecek bir yapıya sahip, o yüzden içeriğine değinmeyeceğim. Kısaca şunları söyleyim, mizahlı, keyifli bir anlatımı var.

Velhasıl ben keyifle okudum, hatta Hüseyin Rahmi'nin diğer eseri "Gulyabani"yi okumayı da sabırsızlıkla bekliyorum.
Sizlere de tavsiye ederim.
84 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Ebulfazl Enveri hayatın sırrını büyülerde arıyor,gerçeğin ötesindeki gerçekliği istiyor.Ancak bunu yaparken gözünün önündekini göremeyecek kadar körleşiyor.
Madeni altına çevirmeyi arzularken; elindeki madenden de oluyor.. Ders vereyim derken; oyuna getiriliyor.
Yine karakterlerin çeşitliliği ile..
.
Hüseyin Rahmi Gürpınar yine insanın aksayan yönlerini çarpıyor yüzümüze. Komedyaların karakterlerinin yok olmadığını; aksine daha da etrafımızı sardığını anlatıyor. Enveri gibilerin, fikiri olan aklı olmayanların nasıl tehlikeli olduklarını..
.
Günümüz Türkçesine uyarlama çalışması ise Engin Kılıç’a ait..
78 syf.
·Beğendi·10/10
**
Şimdi elinizdeki her işi bırakıp rica ediyorum bu kitabı alışveriş sepetinize ekleyin.
Ben gerçekten yorumu yazmak için yarını bekleyemeyecek kadar beğendim.
Satırlarca hakkında yazmak istiyorum!
.
.
Kitabı okurken eğlendiğini güldüğünü söyleyen arkadaşlarım oldu.
Ben Gürpınar’ı ne vakit okusam eğlenmedim hep gerçekleri hakikatları tokat gibi vurdu yüzüme, insanlığın durumunu gördükçe (diyaloglar komik gelse de) hüzünle karışık gururlandım bu kalemi okumadan ölmediğime.
.
.
Şuana kadar 3 kitabını okudum, #türkklasikleri 1-2-3 Gürpınar’ın kalemi. Üçü de nefisti ama bu gerçekten en beğendiğim oldu. 78 sayfalık kitapta nasıl insan bunca şeyi sığdırır.
Yazım dilinin diyaloglarda konuşma dili kullanarak yazdığını ve kitabın sonunda işin aslına gelirken hala fala hurafeye inanan insanları düşündüm.
Değişmeyen bir döngü resmen insanoğlu. Gelişime kapalı duyduğuna inanan. Başarmak için hile yapanı başka bir hileyle yenen, aklını kurnazlıkta fevkalede kullanan kötü bir canlı insanoğlu.
Ne yazık.
.
.
Bir oturuşta bitirdim, çünkü bu kaleme hayranım demiştim. Hala öyle değişmedi.
.
Bir alıntı bırakayım derdimi yazmakla anlatamam :)

#alıntı ;

Her insanı, hatta her toplumu hoşlandığı yemle avlarlar.
.
.
Henüz çoğumuz hayatın özünü anlamayarak, havada saadet, kuyu dibinde cennet arayan, birbirimizden keramet bekleyen, boş şeylere kapıdan, vaatleri aldanan saf kimseleriz.
.
.
Sokak adamları ile çene yarıştırma. Biri sana budala derse eyvallah de geç. Bırak ki bu adam kendini senden daha akıllı sanarak övünsün.
.
.
İnsan insan üzerine çıkınca ne kadar yükseliyormuş.
78 syf.
·3 günde·7/10
Efsuncu Baba adından da anlaşılacağı üzere büyüyle, tılsımla uğraşan bir adam. Eline İstanbul’un hazinelerinin gömülü olduğuyla ilgili bir kitap geçer. İnsan görünümlü iki meleği bulması gerektiği onlarla beraber bu hazineyi bulacağı yazar. Agop ve Kirkor arasındaki diyalogları çok sevdim. Ana konusu batıl inançların zararları, aslında hala günümüzdeki problemlerden biri. Başlarda kitaba hiç ısınamadım. Sonu güzeldi. Gürpınar’ın diline alıştım ancak diğer kitaplarını daha çok sevmiştim.
84 syf.
·3 günde
Batıl inanç, büyü, tılsım, efsun ve simyanın çemberinde dönüp duran bir adam...
Ve o adamın kendisine yardım için -melek olarak- gönderildiklerine inandığı iki iplikçi...
Define, tılsım, büyü ve doğa üstü güçler her dönemde insanlığın ilgisini çekmiş ve görünen o ki daha da çekmeye devam edecek. Kitapta bunlara yürekten inanan bir adam ve gerçek olduğunu düşündüğü olayların perde arkasında, bambaşka işler döndüğünü okuyacaksınız.
Kitap çok ince ama nedense benim elimde 3 gün sürüklendi. Sanırım yanlış zamanda okumaya başladım. Bana göre ilk 17 sayfası boş muhabbeti, sonu derin cümleleri, arada kalan kısmı ise kimi zaman komik ama çoğu zaman tahmin edilebilir olayları içeriyor. Belki ilerde yeniden okur daha farklı bir bakış açısı ile yeniden yorumlarım.
84 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı özellikle karakterlerini şiveleri ile konuşturduğu, günlük yaşamı kendi dilinde ve ortamında yazdığı için ayrı severim. İş bankası gibi klasik kitaplarda usta olan bir yayın evinin bizleri yerli klasik ustalar ile tanıştırması, günümüz Türkçesi ile sadeleştirmesi süper bir uygulama olmuş. Benim gibi Türk klasiklerini takip etmeye çalışan biri için hazine değerinde. Serinin hepsini alıp okumak istiyorum. Efsuncu baba kitabında bilimsel veriler yerine hurafenin peşinde koşanların nasıl komik duruma düşüp, aldatıldığını kısa ve öz anlatmış. Dili sade sayılsa da aralarda dipnotlara bakmak biraz okumayı güçleştiriyor. İki ermeni arkadaşın diyalogları karagöz Hacivat tadındaydı. Tebessümü bol keyifli bir kitap.
77 syf.
Türk Edebiyatı Klasikleri serisinden okuduğum ikinci, Hüseyin Rahmi'nin ise ilk kitabı.
Kütüphanemde bu serinin ilk 6 kitabı mevcut ki serininde henüz 11 kitabı çıktı.

Elimde ilk 6 varken seriden okuduğum kitabın 3'üncü kitap olmasının sebebi diğerlerine göre -tiyatro metinleri olan Şair Evlenmesi ve Vatan Yahut Silistre hariç- daha ince olması. İnce olması çünkü ne kadar sadeleştirilmiş metin olsa da dilinin yine de ağır olacağını ve okurken sürekli dipnotlara bakıp okumanın yavaşlayacağını düşündüm fakat düşündüğüm gibi olmadı. Bu konuda İş Bankası Kültür Yayınları çok iyi bir iş çıkartmış.

Kitaba gelirsek; bir yandan güldürüp bir yandan da düşündüren bir eser. Kitap; batıl inanışını hayatının merkezine koyan ve tüm doğrularını bu inanışa bağlayan Enveri Efendi'nin, eline bir hazineler kitabı geçmesinin ardından bu kitabın doğrultusuyla Binbirdirek Sarnıcı'na gitmesi ve Enveri Efendi'nin oradaki Agop ve Kirkor isimli iki kişiyle konuşması ile başlayan serüvenini konu alıyor. ( Ne uzun bir cümle oldu :D) Agop ve Kirkor'un konuşmaları ise kitaba eğlenceli bir işleyiş katmış.

Toplumsal eleştiriyi mizah yoluyla ortaya koyarak toplumu eğitmiş olan Hüseyin Rahmi, kitabın son sayfalarında okuyucusuna bire bir hitap ederek kör bir inanışla ilerleyen kişileri ve o kişinin peşine takılan insanları eleştirmiş. Hüseyin Rahmi kör inanışlı bu kişiler toplum tarafından ayırt edilemediği taktirde peşinde sürüklenen onlarca kişi olacağını, hepsinin de gerekli malzeme ile kolayca yönetilebileceğini Efsuncu Baba üzerinden anlatmıştır.
Hepimiz daima aldanıyoruz, fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz.

Aldanıp da aldatamayanlar.. İşte aç kalan güruh bu zavallılar.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 75 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
Haksızlık edenleri Allah birer birer çarpmadıktan sonra bu dünya düzelmez.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
—Cenabı mevlam Mecnuniyet* ihsan buyurduysa artık aranızda kanun koyarak idare olunuz, dedi. Kendi karışmadı.

— O ki karışmadıysa işte böyle olduk..
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım *(Meşrutiyet.Anayasal monarşi.)
Enveri yatakta gözlerini açınca sabaha mahsus duayı okur. Sağ tarafından kalkar. Evvela sağ adımını atar. Her eşyanın herhangi bir yere konması sırasında gözetilecek uğurlar, uğursuzluklar vardır. Kulplu, köşeli şeyler hep kıbleye çevrilecek, maşa hiçbir vakit dikliğine konmayacak, tencereler, leğenler yüzüstü kapatılmayacak, odalarda, mutfakta eşyanın yerleştirilmesi öyle özel bir düzen ve kanuna tâbidir ki her ne zaman bunun aksine hareket edilse evin efendisi buna göz yumanın başına kıyametleri koparır. Her işin dakika ve saniyesiyle günü, saati gözetilir. Bazen en acil işler uğurlu saatine denk gelememesinden dolayı haftalarca, aylarca ertelenir.
Bu tılsımın etrafında daima iki melekle iki seytan dolaşır. İblisler meleklerin uyanık olmadıkları bir zamanı gözetleyerek tılsıma ulaşma fırsatı kollarlar. Lakin melekler her an uyanıktırlar. Definenin gerçek sahibi olacak Müslüman ortaya çıkıncaya kadar şeytanlarla mücadele ederek hazinenin ait olduğu kişiye teslimine yardım edeceklerdir.
En akıllılarımız her gün aldanıyorlar. En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar. Hepimiz daima aldanıyoruz fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. Bu suretle geçim dengesini biraz düzeltebiliyoruz. Aldanıp da aldatamayanlar... İşte aç kalan güruh bu zavallılardır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 75 - İş Bankası Kültür Yayınları 1. Baskı 2018

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Efsuncu Baba
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052940839
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Bir gün Mahur arkadaşına:

-Bizi buraya gökten inme birer melaike deyi kabul ettiler.

-He…

O karılar bilmezler mi ki, biz melaike olmak­tan çok uzak çapkın, günahkâr haytalarız.

Neme gerek? Melaike deyi bizi bunda ikrama koydularsa hayır biz şeytanız diyecek değiliza. Hiç ağır bir iş yoktur. Yer, içer burada otururuz. Fakat bu evde bir esrar dönoor. Define mefine der iken bu işin dibinden bir gün bir kıyamet patlayacak. İnanırsın ki, bu herif akıbet yerden bir define çıkarsın.

-Kim bilir? Ne yok diyebilirim ne he diyebili­rim. Bakalım kısmetimize ne çıkacak?

(Tanıtım Bülteninden)

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 5 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları