Камера обскура

Vladimir Nabokov
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
2016
İlk Yayın Tarihi:
1932
Yayınevi:
Азбука
Orijinal Adı:
Rusça: Ка́мера обску́ра [Camera obscura]
ISBN:
9785389056602
Ülke:
Rusya
Dil:
Rusça
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Nabokov, Seni Şakacı!
9/10
·223 syf.·
2022 7. kitabı
Bir kitap okuduktan sonra, mutlaka onu okuyan diğer okurların yorumlarına bakarım.Benim yakalayamadığım ayrıntılar, farklı bakış açıları her zaman dikkatimi çeker.Okumak hepimizin nasiplendiği hudutsuz bir okyanussa eğer, haliyle ağa takılan balıklar da farklı olur. Bu kitaba yapılan en yaygın eleştirilerden biri de fazla zorlama ve sıradan bir hikayeyi konu alması.Sanki sonu ve başı belli hayatların içerisine kafesteki kuş misali hapsedilen bizler değilmişiz gibi.Benim söyleyeceklerimse tam tersi bir görüşü savunacak.Bu kitap benim için oldukça sıradan bir hikayenin bile usta bir yazarın kalemiyle nasıl devleşeceğini gösteriyor. Korunaklı ve ihtişamlı hayatının olağan ilerleyişinden bezmiş, azalan yaşama tutkusunun çaresizliğiyle kabuğuna çekilmiş talihsiz bir adamdır Albinus.Bir gün tamamen tesadüflerin çizdiği şekilde kendinden yaşça genç Margot’a aşık olur.Ne yazık ki insana içkin her duygu gibi aşk da yanlış kişilerce kullanıldığında mutluluğun istikametini felakete çevirebilir pekala.(Ve bundan da çok iyi sanat eserleri çıkar.) Aşkta insanı hakikate karşı sırt çevirmeye iten bir cihet olduğu muhakkak, yazarın bu konuda kullandığı metafor ise onun ustalığını kanıtlar nitelikte.Albinus’un gözlerindeki esrar perdesini kaldırmak için onu zifiri bir karanlığın kucağına atmak! Yazarın karanlıkta attığı kahkahaları duyar gibiyim. Huzursuz okumalarınız olsun. Senin de alacağın olsun Nabokov.
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
8/10
·223 syf.··
2022 144. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2022 15:44
" (...) günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terk etti; sevdi; sevilmedi; ve yaşamı felaketle son buldu." Kitap, okuru ilk paragraftan bu cümle ile karşılıyor. İnceleme yazıp yazmamak konusunda emin olamadım ama hak ettiğini düşünüyorum. Nabokov, konunun basitliğini kitabın başından kabullenip bu dar alan içinde yazılabilecek oldukça güzel bir kitap yazmış. Okurken her sayfada az da olsa umudum vardı, baş karakterimiz Albinus'un felaketinden tabii ki haberdardım fakat "bu kadarı fazla bile" deyip duruyordum. Yazarın yeteneği de burada öne çıkmış bence, okuru A noktasından B noktasına götürürken sabit bir rota izlemek yerine uzun bir gezintiye çıkarıyor. Albinus, eşi Elizabeth ve kızı İrma ile mutlu bir hayat sürse de günün birinde "gencecik bir metres" diye bahsedilen Margot'a aşık oluyor. Devamında gizli konuşmalar, buluşmalar derken kendisini eşini terk etmiş şekilde bu kızla yaşarken buluyor. Aldatmanın sebebini aristokrat sınıfının yaşamındaki monotonluğa bağlayan yazılar gördüm fakat alakası olduğunu düşünmüyorum, ilerledikçe de aldatmanın böyle bir şey olmadığını görüyoruz. Spoiler vermeden buraya kadar detaylandırabilirim sanırım, Albinus'un ağır ağır yıkıma gidişi anlatılıyor sonrasında. Kitabın başlarında hiç sevmeyeceğim bir karakterdir diye düşünsem de yazar karakterleri tek boyuta sığdırıp anlatmamış, her yönleriyle okurun incelemesini sağlıyor. Bütün yıkımını başlatan yine kendisi olsa da en çok acıdığım karakter yine o oldu. Eski çağlarda trajediler; düellolar, cinayetler, hakaretler, bazen de tanrılar yüzünden olsa da çağdaşımız olan bir kitapta yine çağdaşımız olan en yaygın trajediyi görüyoruz. Kitap boyunca ne hissettim diye düşünüyorum da huzursuzluk dışında pek bir şey söyleyemem sanırım; Nabokov da "zalim" diye bahsettiği gri
Edebiyat
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2019 26. kitabı
Kesinlikle bu adamın okuyacağım ilk kitabı olmayacak. Daha önce nerdeydin, nerdeydim? Neden tanışamadım seninle? Nasıl pişmanlıklar yaşıyorum anlatamam. Nasıl güzel bir kitapsın sen, nasıl bir edebiyatın yazarısın. Kimin aslı, kimin fazlısın? İyi ki okudum seni. Uzun zamandır bir kitabı "keşke hiç bitmeseydin"i bu kadar yürekten istemedim. Neyse kitabın konusuna gelecek olursak arka kapağında mevcut olmasına rağmen sizi içine çekiyor ve nasıl sürüklendiğinizi ruhunuz bile duyumsamıyor. Aşkı, ihaneti, kadın erkek ilişkisini, sanat - toplum yapısı içerisinde okuyucuya anlatan biraz da felsefi tat vererek okuyucuyu ters köşe yapan içsel diyaloglar, şaşkınlıklar, aptallıklar... İlk Lolita kitabını okumayı planlıyordum, fakat bu kitabını okuduktan sonra daha fazla merak etmeye başladım. Keyifle ve kitaplarla...
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
Karanlıkta Kahkaha
2/10
·176 syf.··
2020 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2020 17:43
Nabokov'un Lolita adlı kitabını çok beğenerek okuduktan sonra sahafta gezinirken şömizi olmayan, 64 basım arif bolat yayınevinden çıkan bu kitabını spontane bir şekilde buldum ve çok heyecanlandım. Nabokov'un kendine has bir yazım tarzı, metaforları, detaycı bir anlatımı vardır fakat Karanlıkta Kahkaha adlı bu kitabını okuduktan sonra ne yazık ki aynı fikirde olamadım. Şahsen, bu kitabın asla edebi bir yönü olmamakla beraber sırf yazılmak için yazılan bir kitap olduğunu düşündüm.
Edebiyat
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · Arif Bolat Kitabevi Yayınları · 1964395 okunma
9/10
·223 syf.·
2020 77. kitabı
Kelimenin tam anlamıyla çok güzel bir kitap. Vladımır NABOKOV’un olağan üstü bir betimleme becerisi var. Bir o kadar da güzel bir olay örgüsüne sahip bir kitap. Karanlıkta Kahkaha
1000Kitap
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2018 51. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2018 08:24
Yıllardır Nabokov ile tanışmak için Lolita'yı okumayı düşlesem de, kader bizi bu kitapla bir araya getirdi. Pişman mıyım? Lolita'yı okuyuncaya kadar asla emin olamam. Çünkü Karanlıkta Kahkaha muhteşemdi. Haliyle Lolita için beklentim de yükseldi. Arka kapakta kitabın ilk paragrafı yer alıyor, aynı zamanda kitabın özeti. Yani ne okuyacağını bile bile satın alıyorsun kitabı. Öyle güzel yazmış ki Bay Nabokov, sonunu bildiğin halde bir umut bekliyorsun. Kahramanımız Albinus acınmayı hak etmese de Nabokov onun tarafında olunca ister istemez bir sızlama oluyor insanın içinde. Halbuki karısını ve çocuğunu metresi için terk etmiş bir adama acımak, her zaman zordur. Müstehak deriz gayet mantıklı olarak. Fakat bazen bir istisna olur ve bunu diyemeyiz. Nedenini merak ediyor musunuz? Etmeseniz bile tavsiyemdir, okuyunuz okutunuz. =)
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Nabokov’un 20 küsür eseri 3 veya 4 tema etrafında kümelendirilebilir. Bu kümelerden en popüler olanı, Karanlıkta Kahkaha ile başlayan ve Lolita ile zirvesine erişen sapkın aşk temasıdır. Bu tema gerçekten de trajikomedinin edebiyattaki başlıca izdüşümlerindendir. Ben bu temada ısrarın basit bir ‘çocukluk aşkı’ kaynaklı olduğuna inanmıyorum. Lolita yorumumda da belirttiğim gibi, bence Nabokov kendinden genç bir kadına -evli olduğu halde- aşık oldu, ve kadını zihninden söküp atmak için zamanın makarasının tam ortasına kalemini sokarak on, on beş, yirmi yıl geriye sardı. Böylece bu aşkın gerek ahlaken gerekse de hukuken ne kadar sakıncalı olabileceğini tasvir etti. Her yazarın yapması gerektiği gibi içinde bulunduğu müşkül durumdan keyif almak ve menfaat elde maksatlarıyla bu temayı ustaca kullandı. Karanlıkta Kahkaha, Nabokov’u keşfe başlamak için biçilmiş kaftandır. Lolita öncesi çorba niyetine içiniz.
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
9/10
·223 syf.··
2026 66. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 17:35
Nabokov’la ilk tanışmam Karanlıkta Kahkaha ile oldu. Açıkçası böyle soğuk, alaycı ve insanın zaaflarını hiç acımadan gösteren bir roman bekliyor muydum, emin değilim.Nabokov bu kitapta aşkı romantik bir yerden değil, insanın gözünü kör eden bir saplantı olarak anlatıyor. Karanlıkta Kahkaha, adı gibi tuhaf bir roman: içinde gerçekten bir kahkaha var ama bu kahkaha neşeli değil; daha çok karanlığın içinden gelen, insanın düşüşünü izleyen acımasız bir ses gibi. Kitabın merkezinde Albinus var; düzenli, varlıklı, “saygın” görünen bir adam. Sonra Margot çıkıyor karşısına ve Albinus’un hayatı yavaş yavaş kendi elleriyle dağıttığı bir oyuna dönüşüyor. Spoiler vermeden söylemek gerekirse roman, bir adamın arzusunun peşinden giderken nasıl küçüldüğünü, nasıl kandırıldığını ve en kötüsü, kandırılmaya nasıl gönüllü hâle geldiğini anlatıyor. Albinus’a okurken kızıyorsun, çünkü olan biteni görmemekte ısrar ediyor. Ama aynı anda insan şunu da düşünüyor: Hepimiz bazen görmek istediğimiz şeye inanmak için gerçeği biraz karartmıyor muyuz? Margot burada sadece “kötü kadın” gibi okunursa roman eksik kalır bence. O daha çok Albinus’un zaaflarını görünür kılan bir ayna gibi. Axel Rex ise bu oyunun soğuk, alaycı ve neredeyse şeytani tarafı. Nabokov’un dili çok acayip; süslü görünmeden keskin, mesafeli dururken bile zehirli. Okuru karakterlerin acısına gömmüyor, biraz geriden izletiyor. Bu yüzden romanın havasında tuhaf bir soğukluk var. Sanki bir trajedi okuyorsun ama yazar gözyaşı istemiyor senden; daha çok “bak, insan kendini nasıl rezil eder” der gibi perdeyi açıyor. Körlük meselesi de sadece fiziksel ya da olay örgüsüne ait bir şey değil; insanın arzusu yüzünden hakikati görememesi romanın asıl karanlığı gibi duruyor. Benim için Karanlıkta Kahkaha, tutkuyu güzelleyen değil, tutkunun
1000Kitap
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
8/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 18:59
"Bir zamanlar, Almanya'nın Berlin kentinde Albinus adında bir adam yaşardı. Zengindi, saygındı, mutluydu; günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terketti; sevdi; sevilmedi; ve yaşamı felaketle son buldu." Kitabın açılışında insan bir kitaba dair her şeyi öğrenince okumak ister mi? Bu sorunun cevabı evetse o zaman kitabı okumaya devam edebiliriz. Tıpkı Marquez'in Kırmızı Pazartesi'si gibi. Benim için de öyle bir süreçti. Nabokov'un da dediği gibi: "Her ne kadar bir insan yaşamının özeti, yosunla çerçevelenmiş olarak, bir mezar taşının üstüne kolayca sığarsa da, ayrıntılar her zaman hoşa gider." Evet öykünün kendisi hoşunuza gittiğinde ya da ilginizi çektiğinde; öyküye dair her ayrıntı da ilginizi çeker ve sizi içine çeker. Bu öykü de benim için öyle oldu. Bir kitaptaki karakterin düşüş hikayesini okumak her zaman ilgimi çeker neden bilmem. Bari Camus'nun Düşüş'ü ile bitirelim. "Ah! Azizim, bizler tuhaf, sefil yaratıklarızdır ve azıcık yaşamlarımıza geri dönsek, bizi şaşırtacak ve kendimizi rezil edecek, çileden çıkaracak fırsatlar eksik olmaz."
Edebiyat
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2018 20. kitabı
“Bir zamanlar, Almanya’nın Berlin kentinde Albinus adında bir adam yaşardı. Zengindi, saygındı, mutluydu; günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terk etti; sevdi, sevilmedi; ve yaşamı felaketle son buldu. Öykünün hepsi bu kadar. Biz de hiç üstünde durmayabilirdik, eğer anlatmaktan keyif alıp kâr elde edebileceğimizi bilmeseydik.” Kitaba ne okuyacağınızı bilerek başlıyorsunuz çünkü kitabın ilk satırları spoiler içerir. Olaylar soğuk bir şekilde yazılmış, pek bir şey hissetmemize müsaade etmiyor gibi... Olağan bir evliliği olan Albinus, Elizabeth'i aldattığı metresi tarafından aldatılınca buna ne sevinebildim ne de üzülebildim.. Nabokov ile tanışılması gerektiğini düşünüyorum. Okumanız tavsiye edilir.
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma

Yazar Hakkında

Vladimir NabokovYazar · 23 kitap
Vladimir Vladimiroviç Nabokov (22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus asıllı ABD'li yazar. İlk eserlerini Rusça yazdı, uluslararası ününü İngilizce yazdığı romanlarla kazandı. En tanınmış eseri Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilen Lolita adlı romanıdır. 1899'da St. Petersburg'da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Özel eğitim gördü ve küçük yaşta İngilizce öğrendi. Bolşevikler iktidara geldiğinde aile Rusya'dan ayrılarak önce Londra, sonra Berlin'e gitti. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi, Trinity College'de tamamladı. 1923 ile 1940 arasında anadilinde romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı ve kuşağının seçkin Rus göçmen yazarlarından biri olarak ün kazandı. 1940 yılında karısı ve oğluyla ABD'ye göç etti ve 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de dersler verdi. 1955'te yayımlanan Lolita'nın dünya çapındaki başarısından sonra, 1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli olarak İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı ve bu dili şaşırtıcı bir yaratıcılıkla kullanarak eserlerini İngilizce yazmaya devam etti. Nabokov, 1977'de İsviçre'nin Montreux kentinde öldü. Yazarlığının yanı sıra, ünlü bir kelebek toplayıcısı ve satranç problemleri yaratıcısıdır.