Heidi (Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim 100 Temel Eser)

·
Okunma
·
Beğeni
·
20,8bin
Gösterim
Adı:
Heidi
Alt başlık:
Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim 100 Temel Eser
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944281980
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Heidi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nar Yayınları
Mayenfield, İsviçre'nin dorukları gökyüzünü delen dağlarının eteğinde kurulmuş şirin bir köyüdür. Kıvrıla kıvrıla zirveye ulaşan tek keçiyolu da bu köyden geçer. Tabiatın çiçek kokularıyla dolduğu pırıl pırıl bir haziran sabahıydı. Uzun boylu bir kadın, yanındaki beş altı yaşlarındaki bir kız çocuğuyla dağa tırmanıyordu. Kızcağızın yüzü sıcaktan kıpkırmızı olmuştu. Üzerindeki kat kat giysiden başka sarıldığı şal da cabasıydı. Bu haliyle insandan çok bir çuvala benziyordu bu acayip çocuk.
256 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Heidi gibi taze keçi sütü içsem, peynirinden yesem, samandan bir yatakta gökyüzünü ve yıldızları seyre dalarken uykuya dalsam, dağlarında gün batımına dek çıplak ayaklarla dolaşsam, kaç yaşına kadar yaşarım acaba?
Kitapta; samandan yapılmış yatakta bir delikten yıldızları seyrederken uykuya dalmak, keçi sütü, kızarmış et ve peynir, beyaz ve siyah ekmek, rüzgârlı ve karlı dağlar, mis gibi kokan çiçekler ve dinginlik gibi öyle ferah şeyler anlatılıyor ki okuyanın mutlu olmaması elde değil! Ben de aynı duyguları yaşadım!
Gelin görün ki, Heidi’nin gerçek hikayesini, yazarın neyden esinlendiğini öğrenince içim fena oldu. Özellikle, Heidi’nin ayakkabı giymeyi reddetmesinin ardında yatan sebebi, çocukluk sanırken, meğerse gerçek ne kadar da farklıymış!
Refah sıralamasında, dünya sıralamasının başında yer alan İsviçre gibi bir ülkenin, geçmişindeki utancı, çocuk kölelerini anlatmaktaymış oysa. Bir şekilde devlete borcu olan veya hapsedilmiş ebeveynlerin ortada kalmış çocukları, ebeveynlerinin borçlarına karşılık çalıştırılmak üzere haraç mezat satılmaktadır.
Çıplak ayaklı çocukların gerçeği buradan gelmektedir. Köle çocukları satın alanlar, bunları öteki çocuklardan ayırabilmek için çıplak çalıştırmışlar. İşte, gerçek hikâye bu.
Heidi, ön planda mutlu bir çocukluğu anlatırken; arka planda ise İsviçre’nin büyük utancı çocuk kölelerini anlatmaktadır. Hem sevinç hem de hüzünle beraber anacağım bir eser olacaktır, Heidi.
İyi okumalar…
256 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Heidi, küçük yaşta yetim ve öksüz kalan bir kız çocuğunun, Isviçre'nin Alp Dağlarında geçirmiş olduğu çocukluğunu anlatır bize. Doğanın, insana nasıl yaşama gücü verdiğinin altı çok güçlü bir şekilde çizilmektedir. Şehir hayatının, kafese kapatılmış ve bunaltıcı etkisini ise eleştirmektedir.
Heidi, masalsı anlatımının yanısıra etrafımızdaki güzelliklerin farkına varmamızı sağladığından okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
219 syf.
·Beğendi·10/10 puan
İnsan çocukluğunu sevebildiği müddetçe gerçekten mutlu bir hayata imza atmış demektir.

Fazlalıklar ve eksiklikler birbirini dengeleyemeyen ve insan üzerinde olumsuz ifadeler bırakan bir çeşit yaşamdır.

Bazı çocukları o kadar küçük sevinçlere alıştırırlar ki büyük sevinçlerin ne olduğunu bilmez ama küçük şeylere büyük kelimesini kullanacak kadar sevinirler.

Eline eski bir oyuncak verirsin önce idrak edemez çünkü hayatında daha önce böyle bir sevinçle tanışmamıştır. Bir an kendini düşüncelere verir. Elinden alınacağını düşünüp oyuncağa çok umut bağlamaz. O kadar alışmış ki çocukluğun saklambaç ve koşma üzerinde kurulu olduğuna...
O, eski bir oyuncağa, yüzünde binlerce çocuğun gülümsemesinin birleşimi kadar büyük sevinçler yaşarken, bu alışılmışın dışında olan çocuğa yeni bir oyuncak verirler onu istemez, başka birini ister ya da değerini bilmez kırıp atar ve yenisi için ağlar.

Bazı şeylerin değerini bilmek hatta elindekinin kıymetini bilmek bu yaşlarda şekil alıyor ve insanı kadir kıymet sahibi yapıyor. Belki de bu yüzden bilmiyorum ama bir çocuğa okunması ya da okutulması gereken bir kitap olarak görüyorum.

Heidi, küçük şeylerle mutlu olmasını bilen, büyüyüp küçülen çocuk örneklerinden. Küçük yaşta dağlarda yetişip ince düşüncelere sahip akıllı ve çocuk olgun kelimelerini tek karakterde toplamıştır. Eğitim için dedesinden alınıp götürülen Heidi, kendine çok iyi bir arkadaş edinir. Yürüyemeyen arkadaşı bir süre sonra Heidi ile kardeş gibi olur. Arkadaşının gülmesini sağlayıp, her konuda teselli eden Heidi onun yürümesi için adeta çırpınır. Onun mutluluğu artık kendi mutluluğu olmuştur. Heidi belli bir müddet sonra dedesinin yanında tekrar gönderilmek istenir. Ama kızlar birbirinden ayrılmak istemez. Bu dönemlerde dost olmak bir yana arkadaş olmak bile nimet haline gelmiştir. Heidi aynı zamanda hayvan ve doğa sevgisi olan bir çocuktur.

Şunu söylemek isterim ki çocuğu olan okur arkadaşlarım; çocuklarınızı bu tür kitaplarla yetiştirmeniz ona doğa, dost, hayvan sevgisini aşılama konusunda size yardımcı olabilir.
Aynı zamanda çocuğunuza küçük yaşta kitap aşkı da armağan edebilirsiniz. Bana göre üç yaşından itibaren bir çocuğa doğunun günlerinde minik kitaplar hediye edilmeli. İki cümle ile başlayan bir hayat ileride bir asır olabilir.
İyi okumalar.
205 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Heidi’yi küçükken çizgi filmiyle tanımıştım. Onu o yaşlarda izlemek çocuk benliğim için büyük bir keyifti. Hevesleri ve mutlulukları, özlemleri ve üzüntüleriyle o kadar benzerdik ki büyüdükçe Heidi’den uzaklaşsam da verdiği tadı hiç unutmadım. Öyle ki dağlarda bir dilim ekmek eşliğinde içilen keçi sütü içimde hep bir uktedir. Ocak başında eritilen peynir hayalimdeki lezzettir.
Yetişkinlik çağına geldiğimde Heidi’yi bu kadar
özel kılan şeyin ne olduğunu daha iyi anladım. Çocuk ruhu öyle özenle işlenmiş ki duygulardaki saflıkla hangi yaşta olursak olalım içimizdeki çocuğu uyandırıyor. Üstelik bunu yalnızca çizgi filmiyle sınırlı kalacak şekilde de yapmıyor. Kitabı aynı hisleri çok daha yoğun hissettiriyor.

Okuyun ve çevrenizdeki küçüklerin de okumasını sağlayın.
352 syf.
·63 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hepinize merhaba 1k,
Bugün bu kitabı okumaya başlayacağım. Güzel bir kitap olduğunu umuyorum. Heidi çizgi filminde geçmiş zamanlarda izlemeyi çok severdim. İnşallah ramazanda güzel bir okuma başlangıcı olur.
İyi okumalar dilerim.
410 syf.
Dilimden düşmeyen bir şiir var;

Karşıtıyla yüklüdür herşey
Mutlak çözümlerden vazgeç
Tartışılmaz mükemmellikler
Ne gizli kusurlarla gelir

Diyalektik Gazel- Attila İLHAN


Ve şimdi avucumdan taşan Heidi.

Yazmak konusunda beceriksizliğimi mazur görün, yukarıdaki bileşenlerle bir denklem kurmak niyetinde değilim, sadece bir yolculuğa niyetlendim, dilerim bir durağa varabilirim. Çünkü yolda olmaktan vazgeçmeyeceğim.

Heidi ile tanışıyor musunuz? Eğer tanışmadıysanız mutlaka onu tanıyıp bu yolculuğa katılın, çünkü bana kızmanızı hiç istemem.

19. yy İsviçre'sine gideceğiz, Maienfeld kasabasında, Dorfli Köyü'ne ve bir yokuş tırmanacağız çünkü Alm Dağına çıkmamız gerekiyor. Dilerseniz ayakkabılarınızı çıkarabilirsiniz, çünkü buna ihtiyacınız olacağını düşünmüyorum, hem aylardan da Haziran. Yazar Johanna Spyri 12 Haziran 1827'de açmış dünyaya gözlerini. Bizim Heidi'yi ilk görüşümüz de aynı mevsimde..

18 ve 19. yy. Devrimlerin en yapıcı-yıkıcısı; Sanayi Devrimi. Bu günün Avrupa'sından çok daha farklı bir Avrupa. Karşıtlıklarla yüklü bir dünya; köylerden kente göçlerin arttığı, yaşam koşullarının değiştiği bir çağ, kutuplaşan insanlar... Söz konusu dönemde buhar makinelerinin artışıyla üretimin de hızlanması, ihtiyaçların değişimi ve değişen ihtiyaçları karşılamanın kolaylaşması -eğer zenginseniz tabii- kentte eğitimin, ulaşımın kolaylığı ile birlikte diğer taraftan devrimin getirdiği uzun çalışma süreleri, çalışanların yetersiz beslenmesi, çocuk işçilerin çoğalması ve işçi ölümleri. Hangisini tercih edeceğiz doğada huzurlu ancak gelişimden uzak bir yaşam mı yoksa kentin imkanlarında yok olmayı mı? "Hangisi olmadan yaşayabiliriz?" Zor bir soru. Heidi'den alıntılarsam uşak Sebastian "Uygar bir taşıtın içinde yolculuk yapmayı, bu barbar ülkede dağlara tırmanmaktan çok daha güvenli buluyor. " Manidar bir alıntı, sanırım günümüzdeki insanlar, hatta bir kaç önceki kuşak yoksul köklerimiz de tıpkı Sebastian gibi düşünmüştü.

Kölelik kavramının evrimi bir çok beyni meşgul etmiştir. Modern köleliğe geçiş de Sanayi Devriminin bize sunduğu en büyük armağan.. Yetişkin bireylerin eşit işe eşit ücret aldığı ve bu sayede yaşamını sürdürdüğü sistemi kabul etmeye mecburum ancak çocuk işçiliği hakkında büyük kavgalara girebilirim. Johanna Spyri de üstünü örterek bu konuyu anlatmayı görev edinmiş aslında. Heidi'de asıl konumuz "Verdingkinder", " Sözleşmeli Çocuk", "Kasıtlı Çocuk İşçiler". Johanna Spyri, Heidi'nin çıplak ayaklarıyla duyurdu bize bu köle çocukları. Öksüz ve yetim Heidi, Yetim Peter, ve daha bir çok yoksul muhtaç çocuk. Köylerinden ailelerinden, bazen zorla uzaklaştırılıp kentteki zengin ailelerin hizmetine sunulan "sözde çocuk". Biz Clara ile masum yanını okuduk, onu mutlu eden bir arkadaştı Heidi. Karanlık yanı ise hikayede yer verilmeyen, ağır işlere sürülen, istismara uğrayan, fuhuşa zorlanan zavallı binlerce çocuk; İsviçrenin, Avrupa'nın büyük utancı...

Kitap muhtemelen 1881 yılında yazılmış, peki dünyada bu durumla savaşan insanlar yok muydu? Elbet vardı hem de daha öncesinde, sıralayalım:

İlk olarak 1802'de doktor Sir Robert Peel, 5 - 6 yaşlarındaki çocukların acımasızca çalıştırılmasıyla mücadelesini "Çırakların Sağlığı ve Ahlakı Kanunu ile kazandı ve çalışma süresini 12 saat ile sınırlandırdı, evet 12 saat.. Diğer adımlar 1832 'de Fabrikalar yasasını getirmeye çalışan Robert Owen, Michael Sadler sayesinde gerçekleşti. Öyleki On yaşında çırak olarak çalışmaya başlayan Robert Owen ondokuz yaşında bir patron olduğunda fabrikasında on yaş altında çocuk çalıştırmamakla örnek bir davranış sergilemiştir. Ardından kadın ve çocukların madenlerde çalıştırılmaması, on saat yasası diye geliştirildi ve nihayet International Labour Organization (İLO) 1919 'da İsviçre'nin Cenevre kentinde kuruldu, Heidi'nin ülkesinde...


İLO verilerine göre Bu gün Çocuk işçiliği;

"64 milyonu kız ve 88 milyonu erkek olmak üzere 152 milyon çocuk çalışma yaşamındadır ve bu da dünyada her on çocuktan hemen hemen biri anlamına gelmektedir. 5-17 yaş grubundan çalışan çocuk sayısının en yük ek olduğu bölge Afrika’dır (72,1 milyon). Afrika’yı Asya ve Pasifik (62 milyon), Amerika kıtası (10,7 milyon), Avrupa ve Orta Asya (5,5 milyon) ve Arap Devletleri (1,2 milyon) izlemektedir. 5-14 yaş grubundan olup çalışan çocukların yaklaşık üçte biri eğitim sisteminin dışındadır. 5-14 yaş grubundan çalışan çocukların yüzde 38’i tehlikeli işlerdedir ve 15-17 yaşlarında olanların neredeyse üçte ikisi haftada 43 saatten fazla çalışmaktadır. (https://www.ilo.org/...0/lang--tr/index.htm)

Çocukluğumun en tatlı anılarına yolculuk etmek istemiştim Heidi ile. Heidi animelerini izlerken yüreğim onun Clara'yı mutlu etmekle görevli oluşuna çocuk yaştayken de burkulurdu ama onların maceralarıyla mutlu da olurdum. Oysa şimdiki yaşımda elimde korkunç bir tablo var. 21. yy. da dünyada 152 milyon çocuk işçi var düşünebiliyor musunuz ? Belki bir çoğu yaşadığı bölgede okuldan uzak Heidi gibi, kente okumaya gitmek yerine çalışmaya gitmek zorunda. Eğitimine ek hafif işlerde çocukların çalışabileceğini düşünüyorum ama iş verenlerin mobbinglerinden daha çocuk yaşta nasibini alacak olan çocukların durumu beni korkutuyor...

Uzun versiyonu ilke kez okudum ve bir çok noktayı önemli buldum. Uzun uzun anlattığım çocuk işçiliği kadar Alm Amca'nın (Heidi'nin Dedesi) toplumdan yalıtılmış bir yaşam sürmek için dağda tek başına yaşamasının Sanayi Devrimi'ne, değişen insanlığa bir kafa tutuş olduğunu düşünüyorum. Karşı tarafında Dete Teyze ise modern dünyaya sabırsızlanarak dalıp köyünden ayrılıyor...

Heidi, bambaşka, iyilikle nakış nakış işlenmiş bir mucize... Annesiz ve babasız kalmış bir çocuğun çevresine böyle ışık saçması ancak kitaplarda oluyor galiba. Kurcaladıkça beni hüzne boğan öyle çok şeyle karşılaştım ki yazarı Heidi'yin yazdıktan bir kaç yıl geçmeden eşi ve tek çocuğunu yitiriyor. Keşke bu gün bile ne kadar çok çocuğun, yetişkinin onun eseriyle yüzünde güller açtığını bilebilseydi. Eğer yeniden okumasaydım daha masum hatırlayabilirdim Heidi'yi ama yine de içimdeki yerini korumaya çabalayacağım.

Heidi'nin tatlı müziği Christian Bruhn bestesiymiş, Heidi ilk kez 1920 de sessiz film olarak, en son da 2015 'de sinemaya uyarlanmış. 2015 versiyonunu birkaç kez izledim ve her yaştan insanın izlemesine değer buluyorum. Güzel gülüşüyle Anuk Steffen, Heidi'yi harika canlandırmış. Sanırım onunla veda etmek güzel olacak, Heidi'yi hiç unutmayın...

https://youtu.be/C9cwfQxZFr0
230 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Masumiyet… Heidi için kullanılabilecek en iyi kelime bu olsa gerek. Çocukluğumda çizgi dizisini izlediğim Heidi'yi uzun süredir kaynağından okumak istiyordum ve sonunda okudum, hayatımda ilk defa. İlk dönem çocukluk anılarımdan, Heidi çizgi dizisinden kareler, okurken gözlerimin önünde canlandı: Heidi'nin doğa koşuları, gece samanlıktan yıldızları izlemesi, Clara ile karşılaşmaları, Frankfurt'tan dönünce yaşadığı mutluluk ve daha nicesi… Heidi'nin Peter ile birlikte kahvaltılarda yedikleri kara ekmek ve içtikleri keçi sütü, çocukluğumda en çok özendiğim şeylerden biriydi ve okurken o heyecanı yeniden hissettim.

Önyargı, sevgi, mutluluk, amaç, toplum, şehir hayatı, doğa, insan, eğitim, tanrı vb. birçok kavram yeni baştan, çocukça ve masumca ele alınmış. Çocukça düşünmeyi, meseleleri sıfırdan ele almayı çok anlamlı buluyorum. Bu yüzden çocuk kitaplarından ve çocuk filmlerinden çok keyif alıyorum. Klasik olmuş ama okumadığım onca çocuk kitabı var. İlerleyen zamanlarda da, ara ara bu klasiklerden okumayı düşünüyorum.

Beni mutlu eden ve huzur veren bir okuma oldu.

Keyifli okumalar.
352 syf.
·Puan vermedi
Hello !!

Kitap üzücü eğlenceli ve benzerleri gibi içerikler var .
Kitapda ;

- Bir kız vardır ismi Heidi . Annesi ve babası malesefki hayata göz yummuştur . ( Ölmüştür . ) Hedie nin teyzesi ona bakar ama bir gün bakmakta zornalır ve büyük babasının yanına götürür ve macera başlar ........

Kitap yaşı : + 8
(Filmide vardır )
352 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Evet bu kitabı bu gün evde kız kardeşim okurken gördüm hatta bana tavsiye etti yedinci sınıfa gidiyor bende merak edip okudum ve hakikaten kardeşimi takdir ettim benim bu kadar kitap okurken böyle bi kitaptan haberim olmaması yaşam mücadelesi nasıl verilir yılgın düşüp pes mi edecez yok sa çevreden toplumdan gelecek bütün tepkilere rağmen yeni bir yol bulup her şeye ragmen inatla yaşam için bütün bedeleri ödeyecekmiyiz (bende kendime kitap arkadaşı buldum artık yaşasın)
352 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Çocukluğumda okuduğum daha sonra çizgi dizisini izlediğim bu kitabın sanki hafızamda devamı da var gibi geliyor lakin göremedim.







........................
352 syf.
·8/10 puan
Çocukluğumuzun neşeli küçük kızıdır Heidi. Kısa siyah saçlı ve kırmızı yanaklı olarak hatırlarız onu. Büyükbabayı, Peter'i , Clara'yı, keçileri ve Alpleri unutmamızın imkanı yok.

Arkadya Yayınları biz yetişkinleri de unutmayıp bizler için de Büyüklere Masallar serisi hazırlamış. Bu serinin ilk kitapları da Heidi ve Heidi Büyüyor.

Okurken içimde rengarenk çiçekler açtıran bu kitapları okumaya bayılan biri olarak,hem bez ciltlleri hem cildinin kalitesi hem kapak görseli hem de çevirisi harika olmuş bence...
Vicdan hepimizin içindedir ve sessizce uyur. Ta ki biz yanlış bir şey yapana kadar. Yapmamamız gereken bir şey yaptığımızda ise uyanır ve küçük sopasıyla bizi dürtmeye başlar.
Johanna Spyri
Sayfa 286 - Koridor

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Heidi
Alt başlık:
Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim 100 Temel Eser
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
103
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944281980
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Heidi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nar Yayınları
Mayenfield, İsviçre'nin dorukları gökyüzünü delen dağlarının eteğinde kurulmuş şirin bir köyüdür. Kıvrıla kıvrıla zirveye ulaşan tek keçiyolu da bu köyden geçer. Tabiatın çiçek kokularıyla dolduğu pırıl pırıl bir haziran sabahıydı. Uzun boylu bir kadın, yanındaki beş altı yaşlarındaki bir kız çocuğuyla dağa tırmanıyordu. Kızcağızın yüzü sıcaktan kıpkırmızı olmuştu. Üzerindeki kat kat giysiden başka sarıldığı şal da cabasıydı. Bu haliyle insandan çok bir çuvala benziyordu bu acayip çocuk.

Kitabı okuyanlar 3.126 okur

  • Fikriye Cevher
  • clk33
  • Ebru Uzun
  • Lina8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları