Bütün Eserleri 17

Hikâyeler

Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
166
Basım Tarihi:
2012
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789754704358
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·166 syf.··
2020 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2020 04:18
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, ilk hikayelerinde bireysel mutsuzluğu, karamsarlığı işlerken Maupassant' tan etkilenmiştir. Toplumsal felaketlerin karşısında ruhsal bakımdan çökmüş, kendini toplumun dışına itmiş bireylerin acılı yaşamını konu edinmiştir. Yakup Kadri, Maupassant'ın mutsuz kahramanlarının bizim toplumumuzda da olduğunu savunur. İlerleyen dönemlerde bu anlayışından tamamen vazgeçmese de Milli Mücadele insanlarını konu edinen hikayelerinde daha umutlu tipleri konuşturacaktır. Yakup Kadri, hikayelerinde toplumun sosyolojik yapısını inceler. Batı özentiliğine ve yozlaşmaya karşıdır. Bireyin özünü korumasını ve değişiminin de bu yönde olmasını ister. Yakup Kadri, hikayelerinde ve diğer eserlerinde düşmanın acımasızlığını, yakılan köyleri, yurdundan uzaklaştırılmış insanları anlatsa da; ona göre insanın tek kurtuluş yolu yine insandadır. Biraz da kitabın içeriğinden bahsetmek istiyorum: Kitapta 20 adet hikaye bulunuyor. Hikayelerin tümünde yazarın yazdığı dönem hakkında fikir sahibi olabilir, yer yer düşüncelerine sinirlenebilir bazen de ona hak verebilirsiniz. Hikayelerin çoğunda belli bir sonuca varılmıyor, yani giriş gelişme sonuç yok. Ben hikayelerin devamını kendim getirmeyi sevdiğim için bu tarz hikayeleri okumayı seviyorum. Kitabın dili, bu tarzdaki kitapları okumaya alışık olmayanlar için ağır gelebilir, anlamını bilmediğiniz bir sürü kelime karşınıza çıkabilir. Bu nedenle okurken yanınızda bir sözlük bulundurmanız yararlı olacaktır. Türk Edebiyatı'na ve topluma dair bilgiler edinmek istiyorsanız Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve onun eserleri birincil tercihiniz olmalı. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
Cumhuriyet öncesinde birtakım arayışlar.
Puan vermedi·166 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bu hikaye/öykü derlemesi cumhuriyet öncesi ve sonrası edebiyatımızda roman türünün önde gelen isimlerinden Yakup Kadri’nin, yazmaya başladığı ilk dönemdeki üslup arayışının tezahürü niteliğinde. Ekim 1912 ile Haziran 1922 arasında yayımlanmış 20 kısa öyküden meydana gelen kitapta Osmanlıca unsuru ağır basıyor doğal olarak. Özellikle ilk beş öyküyü okumak Osmanlıca kelimelerin yoğun kullanımı nedeniyle bir hayli zorlaşıyor. 1916 ve sonrasında yazılmış olanları nispeten daha anlaşılır ama son öyküde (1922 tarihli) bile günümüzde unutulmaya yüz tutmuş kelimeler mevcut. Öykülerin çoğu (18 tanesi), o dönemin önde gelen siyasi gazetesi İkdam’da yayımlanmıştır. İşlenen konulara baktığımızda, ilk öykülerin daha ziyade bireysel nitelikte olması, son öykülerin de milli mücadele’den izler taşımasının yanı sıra hem bireysel hem toplumsal nitelikleri göze çarpıyor. Toplumsal hikayelerin vermek istediği mesajları dolambaçsız bir şekilde naklettiğini de hatırlatmak gerekir. Öykülerden Perili Köşk, Zeynep Kadın ve Beyhude Bir İntihar’ı özellikle sevdiğimi söylemem gerek. Son olarak, son dönem Osmanlı İmparatorluğu’na çalışmak isteyenler ve bu dönemin toplumsal vaziyetini merak edenler için bu kitabın bir çok alternatifin yanı sıra tercih edilebilir olduğu söylenebilir. Edebiyatla kalın. İyi okumalar…
Edebiyat
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 18:50
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Anadolu’yu hikâyeye taşıyan isim olarak biliniyor.Bu nedenle Türk edebiyatında özel bir yere sahip.Refik Halid Karay için de geçerli bu durum. Niyazi Akı, Hasan Ali Yücel, Şerif Aktaş, Cevdet Kudret gibi isimler de Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Refik Halid Karay’ın Türk edebiyatının kapılarının Anadolu’ya açılmasında etkili olduğunu belirtmişler. Elliden fazla hikâye yazan Yakup Kadri’nin otuz hikâyesi Anadolu’yla ilgilidir. Maupassant tarzı hikâye tekniğini kullanan Yakup Kadri, konunun işlenişini karakterin üstlendiği rolle gerçekleştirir. Yakup Kadri, Anadolu’yla ilgili hikâyelerinde başlangıçta, eleştirel, karamsar bir bakış açısını kullansa da zamanla bu tutumundan uzaklaşmış. Meşrutiyet dönemine, Milli Mücadele dönemine ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına tanıklık eden, Yakup Kadri, bu dönemleri hikâyelerinde de yansıtmış. Kitapta yer alan İstanbul’da Üç Gece hikâyesi bizi işgal altındaki İstanbul’a götürürken, Perili Köşk hikâyesinde hayatından gerçek bir kesit sunar, Yakup Kadri. Kadın ve Ukubet hikâyesinde dipnot olarak, Ateşten Gömlek adlı romanın isim babası olarak kaldığını öğreniriz. Dokunma Belki Kahramandır’da hikâye içinde hikâye anlatır yazar. Çok gerçekçi, dönemin ruhunu yansıtan, çok başarılı hikâyeler okudum Yakup Kadri’den.Tavsiye ederim.
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2022 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2022 16:19
Yazarın Yaban adlı eserini almak isterken yanlışlıkla bu kitabı sipariş etmiş bulununca iade etmek yerine okumayı denedim. Kitabı bitirmeme rağmen denedim diyorum çünkü günlerce okumaya çabaladım. Kitap neredeyse Osmanlıca yazılmış, bazı kısımlarını edebiyat alanında olmayan ya da arapça/farsça bilmeyenlerin anlaması imkansız gibi geldi. Bu ağır dile rağmen kısa ve öz mesajı direkt veren minik öykülerden oluşuyor. En azından biçimden yardımcı oluyor kitabı tamamlayabilmemize. Eseri vurucu, aşırı etkileyici bulmadım. Eğer kısa öyküler şeklinde olmasaydı tamamlayabileceğimi de düşünmüyorum. Sürekli ha gayret 2sayfa sonra yeni öykü diyerek kendimi motive etmeye çalıştım. Kelimelerin anlamlarına bakmadan okununca çoğu yeri anlamak imkansız, kelime anlamlarına bakınca da okuyup ilerlemek zorlaşıyor. Yine de dil bakımından böyle zorlayıcı bir eseri bitirdiğim için kendimle gurur duyuyorum. Yazarın Yaban eserini de iyice inceleyip Türkçeleştirilmemişse okumayı düşünmüyorum.
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
7/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2020 152. kitabı
Hikaye kitaplari yazarları serimin 8. yazarı. Aslinda biz onu #kiralıkkonak romanıyla sevdik sanirim. Toplam dört tane öykü kitabı var yazarin,biri de bu görmüş olduğunuz. Yazarın siyasi kişiliği hikayelerine yansımış diyebilirim. #maupassant etkisiyle yazılmış, genel hatlarıyla bireyin karamsarlığı, toplumun sosyolojik yapısı, savaşın ruhsal etkilerinin konu edildigi öykülerden oluşuyor. Romantik bir yapısı yok açıkçası, daha rasyonalist bir kalem. Konular net,anlatim net,çözümler belli. Yazarin yurtdışında yaşadığı dönemlerin de etkisi mevcut. Mesela Batı özentisini cok sevmiyor,yozlaşmaya karşı. Ama bunu sakın yanlış yorumlamayın, yazar gelişmeyi, ilerlemeyi istiyor ama bunu yaparken özünü korumak taraftarı. Okuyun,gençlerimize okutun derim. Çocuk hikayecisi değil, o yuzden gençlere okusun diye tavsiye edebilirim.
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2021 79. kitabı
İlk hikayelerinde bireysel umutsuzluğu, karamsarlığı işlerken büyük ölçüde Fransız yazar #guydemaupassant 'dan etkilenen, savaş gibi toplumsal felaketlerin karşısında ruhsal bakımdan çökmüş yada saplantılı aşklar ve tutkular nedeniyle kendini toplumun dışına itmiş bireylerin acılı yaşamını konu edinen yazar, Maupassant'ın umutsuz kahramanlarının bizim toplumumuzda da yaşamakta olduğunu savunur.(Arka kapaktan ) Kitabın yarısına yakını dil Osmanlıca. Bu yönüyle Sabahattin Ali kitapları gibi, adeta yayıncı mezalimine uğramış. Zira bu yayinevleri eserin edebi değerine halel gelmesin diye çoğu bölümü Osmanlıca kelimeler ile bırakmışlar. Peki günümüz gençliği başta olmak üzere bizler koca Yakup Kadri'yi böyle eksik veya sözlüklerle mi okuyacağız? Hem de üç özgün dilin karışımı olan Osmanlıca yeterince anlaşılmazlığından cumhuriyet döneminde değiştirilmiş iken. Diğer yönü ise; #kiralıkkonak #yaban gibi dev eserleriyle edebiyatımızda önemli yer edinmiş, Kurtuluş Savaşı gazisi, önemli bir gözlemcisi Yakup Kadri'nin Maupassant tarzı, savaş yıllarındaki karamsarlık dolu bu gençlik hikayeleri ise; dil olarak sarih olmasına rağmen, edebiyat tarihimizde özgün bir tarz ve dil bırakmamıştır ta ki, Kurtuluş savaşı gerçeğini görüp sanatını değiştirene kadar bana göre. Şehit oğlunun ölüm haberini doğurmak üzere olan gelinine haber veremeyen ve düşmüş gibi yapıp "ah oğlum" yerine "ah ayağım " diye tüm gece ağıtlar yakan Zeynep Kadın ile aşkta sadece kadının cezalandırıldığını savunan Kadın Ve Ceza hikayelerini oldukça beğendim.İleride #yaban ile devam etmek istiyorum.
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
Hodbinler Her Devirde
Puan vermedi·166 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 11:09
Bulgaristan'daki misafirlik, rica etti Bey'in tembel hali zengin bir dulla evlenme ve hayal kırıklığı, filozof Mehdi,... ".... Biz bugün 35 yaşında olanlar vatana ve halka karşı inkar ve ilhadın (dinsizliğin) en asil bir medeniyeti felsefesi adeta bir teselli telakki olduğu bir devirde doğduk yaşadık ve okuduk..." Yazarın hikayeleri yukarıdaki hayat görüşü altında yazılmış hikayeler. İkdam da 1913...1922 arası yayımlanmış hikayelerinden oluşan bir kitap. İfadeleri gayet detaylı bazı kelimeler anlaşılmakta zorlanılsa da bir zerafet ifade üslup da bir güzellik var. Yoksulluk işgal ve kurtuluş günlerinde topluma ayna tutan bir yapıda. Bir yanda vatanperver insanların mücadelesi Anadolu insanının malından canından vazgeçerek çektiği acılar, diğer yanda hot bin serseri Batı aşığı bir yaşantı .Bu çerçeveden ibretle okunması gereken hikayeler. İlk hikayede Bulgar köyündeki hiçbir millete mal edilemeyecek ve Aslı olmayan iffetsiz bir adet çok yakışıksız olmuş. O yıllara ait toplumu tanımak isteyenlerin keyifli okuyacağı bir kitap.
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2022 20. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun içinde 20 tane hikaye bulunduran kitabıdır. Kitabın dili çoğunlukla Osmanlıca’dır. Okurken yanınızda bir sözlük bulundurmanız iyi olur. Bu nedenle Sabahattin Ali’nin kitapları kadar akıcı gitmez. Ama anlaşılamayacak hikayeler değil aksine her bir hikaye birbirinden daha da güzeldir. Şehit oğlunun ölüm haberini doğurmak üzere olan gelinine haber veremeyen ve düşmüş gibi yapıp “ah oğlum” yerine “ah ayağım” diye tüm gece ağıtlar yakan Zeynep Kadın hikayesini oldukça beğendim. Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” kitabı ile devam edeceğim .
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
7/10
·166 syf.··
2021 4. kitabı
Başlıyorsunuz bir hikayeye, içinde kendinizden bir parça buluyorsunuz. Milletini iyi tanıyıp, iyi yansıtan usta bir kalemin içinden çıkmış farklı parçalardan oluşan bir eser. Okuyup hiç değişmemişiz dediğim bir eserdi.
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2022 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2022 16:35
Bu yazarın okuduğum ilk kitabı. * Kitapta 20 tane öykü bulunmakta. * Öykülerin hepsi hayatın içinden, okuduğumuz her öykü yaşadığımız toplumu, çevreyi yansıtıyor. * Kitapta çok fazla eski kelime kullanılmış. Bu da kitabı okurken ara ara okuyucunun kopmasına sebep oluyor. Ben okuduğum alan gereği çok fazla zorlanmadım fakat eski kelimelere yabancı olan kitap severler için bu kitap biraz sıkıcı olabilir.
HikâyelerYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2012174 okunma

Yazar Hakkında

Yakup Kadri KaraosmanoğluYazar · 29 kitap
27 Mart 1889´da Kahire´de doğdu. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa´da başladı. 1903´te İzmir İdadisi´ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır´a döndü, öğrenimini İskenderiye´deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908´de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi´ni bitirmedi. 1909´da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916´da tedavi olmak için gittiği İsviçre´de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı´nı destekledi. 1921´de Ankara´ya çağrıldı ve bazı görevler verildi.  1923´te Mardin, 1931´de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. Kadro Dergisi 1932´de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934´te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935´te Prag, 1939´da La Haye, 1942´de Bern, 1949´da Tahran ve 1951´de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960´tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. 13 Aralık 1974´te Ankara´da öldü.  Yazı Hayatı: Karaosmanoğlu yazarlığa Ümit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap gibi dergilerde başladı. Fecr-i Âticiler´in `sanat şahsî ve muhteremdir` görüşünü paylaştığı ve `sanat için sanat` yaptığı bu ilk döneminde Nirvana adlı bir oyun, makaleler, denemeler, düzyazı şiirler ve öyküler yazdı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin durumu, sanat anlayışını değiştirmesine yol açtı. Türk toplumunun çeşitli dönemlerdeki gerçekliğini sergilemek istediği için bir ikisi dışında eserlerinde belli tarihi dönemleri ele aldı. Kiralık Konak I. Dünya Savaşı öncesinin, Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet´in, Sodom ve Gomore Mütareke döneminin, Yaban Kurtuluş Savaşı yıllarının, Ankara Cumhuriyet´in ilk on yılının, Bir Sürgün II. Abdülhamid döneminin işlendiği romanlardır. Panorama 1923-1952 yıllarını kapsar. Karaosmanoğlu 1920´lerden sonra iyimser bir devrimci görünümündeyken, sonra umutlarını yitirerek romancılığını devrimci yönde kullanmaktan vazgeçmiştir. 1955´ten sonra da anı kitaplarından başka bir şey yazmamıştır.Romanları arasında en ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban´dır. Nur Baba Nur Baba, Karaosmanoğlu´nun ilk romanıdır. 1922´de kitap olarak çıkmadan önce gazetede yayımlanmıştır. Ama yazılışı ondan sekiz dokuz yıl öncesine gider. O yıllar Karaosmanoğlu´nun Eski Yunan ve Latin edebiyatıyla ilgilendiği ve Çamlıca´daki bir Bektaşi tekkesine devam ettiği dönemdir. Nur Baba´yı Euripides´in Bakkhalar´ından esinlenerek ve tekkedeki gözlemlerine dayanarak yazmıştır. Roman, öykü ve makaleleri ile Türk toplumunun Tanzimat’tan bu yana geçirdiği değişiklikleri anlatmış bir yazardır. Asıl ününü romanları ile sağlayan yazarın en ünlü romanları Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban'dır. Edebiyat yaşamının başında Fecr-i Ati edebiyat topluluğunun kurucu üyeleri arasında yer almış; daha sonra bireyci düşüncelerden uzaklaşarak toplumculuğu kabul etmiş bir yazar olarak değerlendirilir. Milli Mücadele yıllarında ve sonrasında etkin bir siyasal yaşam sürmüştür. Milli Mücadeleden itibaren Atatürk’ün yakın arkadaşları arasında yer almış; TBMM II., IV., XII. dönemlerde milletvekilliği yapmıştır. Kadro Dergisi'nin kurucularındandır. Dergi, devrin yöneticileri ile fikir ayrılığına düşüp Kemalizm’i değiştirmekle suçlanarak kapanmasından sonra diplomat olarak yurtdışında çeşitli görevlerde bulunmuştur. Anadolu Ajansı'nın kurucularındandır, ömrünün son yıllarında ajansın yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.