Öncelikle belirtmeliyim ki bu kitap tüm önyargılarımı yıktı.
İrademle savaştığım, zamanımı yönetemediğim, yapmam gereken şeyleri devamlı aksattığım kısacası verimsiz geçen günlerime bir faydası dokunur, belki bir şeyler öğretir diyerek başladığım bir kitaptı (faydası dokunmasa bile okursam düzelir diyerek kendimi avutuyordum işte:) fakat daha önce bir iki kez başlayıp bıraktım. Devam ettirememe sebebim aceleci davranmam ve zaten bildiğim şeyleri anlattığını düşünmemdi.
Son denememde zorda olsa ilerlemeye, ilerletmeye çalıştım ve zaten bildiğimi sandığım o metinleri idrak ederek okumaya gayret ettim. Açık konuşmak gerekirse ilk iki denememde okuyamama sebebim aslında “sadece okumuş” olmamdı. Okuma eylemini çoğu zaman yanlış algılıyoruz “okumak” İrade Terbiyesin’de de çokça geçtiği üzere derin bir tefekkür ve idrak gerektirir. Bu hususta bende her cümleyi derin bir tefekkür ile okuyup acele etmemeye, her cümlenin üzerine kendi çapımda notlar alıp sizlere sorduğum kimi sorular ile kendi fikrimi müspet ölçüde aydınlatmaya çalıştım.
Bu kitaptan sadece irade terbiyesi değil..
-“Elalem” ne der? safsatası
-Cehalet ve sebepleri
-Tembellik ve nefse düşkünlük
-Mutlu hayat için vermemiz gereken çaba
-Toplumca kabul görmüş normların geçersizliği
-Erkeklik ve kadınlığın kalıpların dışına çıkıp toplum görüşlerinin değişmesi gerekti görüşü
-Tefekkür
-Dilin gücü
-Eğitim sistemindeki aksaklıklar
-Ve dahi beden sağlığı, uyku problemi gibi daha nice konulara değinilmiş. Farklı bakış açılarından bakıp, düşünme açısını genişletici ve sorgulatıcı bir anlatım yöntemi kullanılmış.
Bazı görüşlere katılmasam dahi bu beni memnun etti çünkü her zaman için aynı görüşlerden değil farklı görüşlerden de bir şeyler öğrenebilmeliyiz.
Ben alabileceğim faydayı en üst düzeyde alıp, hayatımı rayına