·
Okunma
·
Beğeni
·
3.865
Gösterim
Adı:
İzlanda Balıkçısı
Baskı tarihi:
1961
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
208 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yine kalbimi bıraktım satırlarına Pierre Loti. Başlarda kişileri oturtmaya çabaladım, konudan uzaklaştım, bütünleşemedim. Ama yarıdan sonrasında içine çekti, bırakamadım elimden. Ne naif bir aşk hikayesi, ne dokunaklı yiten hayatlar... Sonunda gözyaşım pıt etmedi desem yalan olur.
*
Proust amca daha önce de Pierre Loti'den bahsetmişti ve rastgele iki kitabını alıp birini okumuştum. Son okuduğumuz Mahpus kitabında ise şans eseri aldığım İzlanda Balıkçısı'nın adı geçti ve kızlara okuyalım dedim ama sabredemedim onları beklemeden okudum. Affınıza sığınıyorum canlarım.
*
Denizle evlenen, evlenmek zorunda kalan ve sonunda yitip giden herkese Allahtan rahmet dilerim.
*
Dinlendirici, yormayan ama duygu yüklü güzel bir kitaptı. Arayışta olanlara tavsiyemdir.
208 syf.
Öncelikle yeşilçam filmlerindeki kadar sıcak, samimi, duru ve çok naif bir aşk hikâyesi olduğunu belirtmek istiyorum. Kafanız dolu iken kışın soğukta sıcacık evinizde kahvenizi yudumlarken güzel bir aşk filmi izler gibi okuyabilirsiniz kitabı. "Yann ile Gaud"; çok yakışıklı ama fakir balıkçı Yann ile çok güzel ama zengin Gaud'un hikâyesi. Ve buna eklenen muhteşem ötesi betimlemeler...
Kitabı okurken deniz, yosun, tuz ve balık kokusu duyuyorsunuz... Denizi hissediyorsunuz.
Kitapta çok fazla betimleme olmasına rağmen hiç sıkmadı. Dili çok akıcıydı. Zaten bir süre sonra betimlemelere öyle alışıyorsunuz ki ortamı merak etmeye başlıyorsunuz.
Hikâyenin içinde ayrıca "gece yarısı güneşi görebilmek" kuzey denizindeki yaz boyunca batmayan güneş ile bütün kış boyunca hep karanlığın olması Yann tarafından Gaud'a öyle basit öyle güzel anlatılmıştı ki alıntı yapmadan da geçemedim o satırları (sanırım ben de bana bu kadar basit anlatılmasını isterdim )
Ve beni en çok etkileyen bölüm ise "denizle evlenme" oldu.
176 syf.
·2 günde·6/10 puan
Öncelikle şunu anladım ki ... bir kitabı okurken kaliteli yayın ve çevirmenden okunması gerektiğini sonuna kadar kanıtlayan bir kitaptı. Kitap sürükleyici insanı sıkmıyor fakat beni dört dörtlük etkilemedi. Bunun nedeni ise yayınla alakalı diye düşünüyorum. Buna rağmen okunmayı hak eden bir kitap.
208 syf.
·Beğendi·10/10 puan
SPOILER ALERT
-------------------------------------
Ben elbet bir gün evleneceğim diyen ama memleketten biriyle evlenmeyeceğim ben denizle evleneceğim diyen deniz sevdalısı Yann elbet bir gün memleketten birine sınıf farkı olduğu birine aşık olur. Ama biat ettiği gibi de denizle nikahini kıymıştır ( deniz onu kucaklayip bogmustur denizin olmuştur artık kayıptır ) sevdicegi onun bir balık avi mevsiminde yollarını gozlerken . Ve her zaman kazanan deniz olacağı gibi bu aşk da da kazanan deniz....
176 syf.
·Puan vermedi
Kalpleri burkan bir roman... Sevdiğini açık denizlere gönderirken geri gelip gelmeyeceğine duyulan evham ve tedirginliğin yanında yoksulluk, sis ve karanlık içinde geçen bir aşkın hikayesi...
208 syf.
·7 günde
İzlanda balıkçısı hem bir aşk romanı hem de denizcilerin yaşam öyküsüdür.Bu kitap Yann ile Gaudun yaşadığı aşkı ve aşkı için bekleyişi sabrı ögretir aynı zaman da Yvonne ninenin yaşam hikayesini ardı arkasını gelmeyen ızdırabı anlatıyor bize.Pierre loti bu kitapda insan yüreğinin en derin duygularına büyük bir ustalıkla seslenmiştir.
194 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Yere serilmiş yüzlerce kitabın arasindan seçip aldığım, okuma listesinde biraz geride kalsada çok isteyerek,merak ederek başladığım bir kitap. İsminden anlaşılacağı gibi bir balıkçı kasabasindaki heyecanı, gerginliği, bir aşk hikayesini, savaşı trajik bir şekilde, fırtınalı bir denizin ortasındaymış hissiyle ,vurucu bir şekilde anlatıyor.

Mükemmel olmasada okunulası bir kitap..
194 syf.
·6 günde·5/10 puan
Kitap izlandalı gemicilerin hayatını sabırlı bir aşk üzerinden anlatan yaşam öyküsü. Kitap hakkında beklentimin fazla olmasından mı bilmem ama incecik kitabı zorla bitirdim. Özet olarak beni yoran hayal kırıklığına uğratan ortalama bir eser olduğunu söyleyebilirim.
208 syf.
·7 günde·Puan vermedi
İnstegramda bir sahaftan aldım kitabı 1951 yılında basılmış. Kitabın sarı sayfalarını koklaya koklaya okudum.
Aşk varsa hüzün mutlaka yanı başındadır ve evet denizlerin denizciye olan aşkı hep daha büyük olmuştur...
208 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Gaud ve Yann’ın aşkını anlatan kitap. Üzgünüm spoiler vereceğim. Son paragraftaki bir kaç satır, yıllardır bu kitabı unutamama sebebim oldu. “Gaud, ümitle Yann’ın gemisinin dönmesini beklerken; Yann’ın, kara sevdalısı denizlerle nikahının çoktan kıyıldığından habersizdi... “ böyle birşeydi sanırım. İçinde bir çok duyguyu gercekçi ele alıp, aynı zamanda her bekleyişin, emeğin, sevginin ve hatta hak etmenin daima mutlu sonla bitmediğini üzücü bir şekilde vuruyor yüze. Aynı hayat da böyle değil mi?

Bir gün mutlaka okuyun!
İnsanların ve hayvanların delice öfkeleri çok çabuk geçer...
Cansız şeylerin nedensiz, amaçsız, hayat ve ölüm gibi gizemli öfkeleri ise çok uzun sürer...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İzlanda Balıkçısı
Baskı tarihi:
1961
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi

Kitabı okuyanlar 273 okur

  • Pagos

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0