Seçme Öyküler

Kırlangıçlar

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır
Puan vermedi·140 syf.·
2020 112. kitabı
2019 senesinde öldürülmesinin üzerinden 70 yıl geçtiği için kitaplarının telif hakları vasilerinin elinden alınıp, ortalık Sabahattin Ali eserleriyle dolduruldu. Kızı Filiz Ali her ne kadar itirazda
Edebiyat
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
kırlangıçlar
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
Merhabalar :) Bugün, bende yeri çooook ayrı olan bir yazarla, Sabahattin Ali ile geldim. Biliyorsunuz uzun süre yazarımızın eserleri Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkıyordu. Sonrasında yazarın ölümünün üzerinden yetmiş yıl geçince, artık tüm yayınevleri eserlerini basmaya başladı. Kırlangıçlar da böyle bir kitap. Sabahattin Ali'nin çeşitli öykü kitaplarından seçilmiş on öykü bulunuyor içinde. Ve bu öyküler yazarımızın yazma sırasına göre yani kronolojik olarak düzenlenmiş. Oldukça akıcı ve yalın bir dille yazılmış olan öykülerde, genel olarak Anadolu insanının yoksulluğu, ezilmişliği, saflığı anlatılmış. Her ne kadar bazı öyküleri tebessüm ederek okusam da (Beyaz Bir Gemi ve Konferans'da olduğu gibi) geneli çok hüzünlüydü. Ayran, Kamyon, Apartman, Arabalar Beş Kuruşa, Ses öyküleri içimi parçaladı resmen. :( Ve sondaki Sırça Köşk'te ise, siyasi anlamda bir eleştiri söz konusu. Okuduğunuzda siz de anlayacaksınız ki, bazı şeyler hiç değişmemiş maalesef... Yazıların puntosu, sayfa düzeni, zevkli resimlemeler açısından, çocuklarımızın da rahatlıkla Sabahattin Ali'yi okuyabileceği bir öykü kitabı olmuş. Her öykünün sonunda, bazı kelimeler için açıklamalar yapılması da ayrı bir incelik. Ben beğendim açıkçası. Umarım siz de seversiniz. Sabahattin Ali'yi herkes okusun, bu güzel insanın, güzel yüreğin eserlerini herkes bilsin istiyorum. Sanatla, kitapla ve sevgiyle kalın dostlar.
Öykü
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
9/10
·140 syf.·
2019 32. kitabı
Sabahattin Ali'nin öldürülmesinin üzerinden 70 sene geçince, 2019 itibarıyla yazarın eserleri teliften düşmüş oldu ve böylece onlarca yayınevi, herhangi bir izin almaksızın onun kitaplarını basmaya başladı. Bu ayrı bir tartışma konusu elbet, ancak Doğan Egmont, onun farklı kitaplarında bulunan 10 hikayesini Kırlangıçlar adıyla kitaplaştırıp basmış. Hepsini daha önce okumuş olsam dahi, tekrar okumak adına bu yeni oluşturulmuş kitabı aldım. İyi de yapmışım... Kitapta Kırlangıçlar'dan başka, Kamyon, Apartman, Arabalar Beş Kuruşa, Ses, Bir Konfrens, Ayran, Sırça Kökş, Bir Aşk Masalı ve Beyaz Bir Gemi hikayeleri var. Ali'nin çok başarılı bir öykücü olduğunu tekrar etmeye lüzum görmüyorum. Buradaki Kamyon, Apartman, Arabalar Beş Kuruşa ve Ayran hikayeleri insanı hüzünlendiren ve öte yandan dönemin Anadolu'sundaki koyu fakirliği gözler önüne seren eserler. Etkilenmemek, dahası o şartları hissetmemek elde değil. Diğer öykülerin de çok başarılı olduğunu ifade etmem lazım. Bilhassa Sırça Köşk, bugünün Türkiye'sini dahası iktidar hallerini anlatan ilginç bir öyküydü bana göre.
Edebiyat
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
kırlangıçlar
Puan vermedi
Kırlangıçlar öyküsü okumaktan bıkmadığım ve gerçekmişçesine her okuduğumda içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan bir öyküdür.Kim bilir belki gerçektir? Kırlangıç deyip geçmeyin tüm gece uçuyorlar,belki içerisindeki bitmek bilmeyen duygulardan kaçmak için gece boyu uçmak tek yoldur? Uyutmuyor diye sesinden şikayet ettiğimiz kırlangıçların hangi derdini böylesine uzun anlattığını hiç düşündünüz mü? İki sene oldu bu hikayeyi keşfedeli hala okursam da dinlemezlerse diye korkup sevdiklerime okuyamıyorum.Sabahattin Ali kırlangıçların gözünden masum bir aşkı anlatıyor bu öyküde.Geçirilen değerli vakitlerin kıymetini bilmeyi,bir daha yaşanamayabildiğini anlatıyor.Tatlı sohbetlerini ve munzur utangaçlıklarını.Bende uyandırdıkları ise bundan çok daha fazlası...
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
Kırlangıçlar- Sabahattin Ali
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Sabahattin Ali'nin kısa bir biyografisiyle başlıyor kitap. Özellikle bu biyografinin önemli olduğunu düşünüyorum. Yazarların hayatı hakkında az çok bilgi sahibi olunca hikayeler metinler daha anlamlı hale geliyor. Sonrasında öykülere geçiliyor. Öyküler zaman akışına önem verilerek dizilmiş. Yani aslında bir nevi Sabahattin Ali'nin öykülerinin akışını, gelişme evrelerini, üslup ve dil gelişimlerini daha iyi görebiliyor ve kavrayabiliyorsunuz. Güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. :) Merve YilmazMerve Yilmaz KırlangıçlarKırlangıçlar Sabahattin AliSabahattin Ali
Edebiyat
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2020 347. kitabı
Yine Sebahattin Ali yine nitelikli güzel bir kitap daha İnsan okudukça satırlarına satırlarının arasındaki inci mercanlara hayran oluyor. Bitirdiğinizde de bir muhasebe içinde kalakalıyorsunuz Var olun
Edebiyat
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
8/10
·140 syf.·
2021 18. kitabı
Kitapta kısa ama anlamlı birkaç hikaye var ve çoğunu diğer kitaplarında zaten okumuştum. Bu şekilde olması biraz can sıkıcı. Kitabı alırken, içindeki hikayelerin de neler olduğunun başlıkları keşke belirtilseymiş. Bir Aşk Hikayesi dışındakilerin hepsini farklı başlıklarla basılmış seçme öyküler adı altında kitaplarında zaten okumuştum. Bu yüzden benim için hayal kırıklığıydı ama yine de tekrar okumak bende güzel bir tat bıraktı diyebilirim. Kalemi, anlatım tarzı, üslubu çok güzeldi ve hikayelerin çoğunda bizden birilerini bulmak okurken içine alıyor.
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2023 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2023 22:00
Sabahattin Ali’nin birkaç eserini okusam da öykülerini sadece üniversitedeki hocamın bahsettiği kadarıyla biliyordum. “Sırça Köşk” ve “Ses” öykülerinin konularına okumadan da hakimdim ancak özellikle “Sırça Köşk”ün ne kadar başarılı bir öykü olduğunu okuduktan sonra daha iyi anladım. “Kırlangıçlar” öyküsündeki alegorik anlatım epey hoşuma gitti. “Konferans” öyküsü de gerek iğneleyici dili gerek mizahi yönüyle sevdiğim öykülerden biri oldu.
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
Aşk
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
Aşkı yaşayan insanlar yaşadıkları için şanslıdırlar. Ancak her aşkı yaşayan ilişkisinde başarılı olamaz, kimisi bir noktada sevdiği insana kavuşamaz. Kimisine de hayat engel olur. Ama yinede o aşkı yaşadığı için şanslı olduklarını bilirler.
Alıntı
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2023 34. kitabı
Sabahattin Ali’nin ilk öykü kitabı. Ben normalde öykü kitabı okumayı sevmiyorum, bana nedense çok kopuk geliyor. Tam alışmışım hikâye bitmiş. Öyle bir eksiklik. Ama konu Sabahattin Ali olunca bir şans vermek istedim. Ve gayet başarılı bir esermis
KırlangıçlarSabahattin Ali · Doğan Egmont · 2019846 okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.