Körduman

Kemal Tahir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·531 syf.··
2020 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2020 03:25
Hikaye Çankırı kırsalında geçse de o zamanlarki Anadolu'nun hemen her yerinde yaşananlar fazlasıyla benzerdir diye düşünüyorum. Türlü köy kurnazlıkları , hasetlikler , cahilane düşmanlık sebepleri ve hitap tarzlarındaki kabalık pes dedirtti doğrusu. O derece kapalı bir toplumda el altından her türlü terbiyesizliği , riyakarlığı ve hainliği yapabilen bu insanlar ekseninde dönemin Anadolusunun genel bir tasviri yapılmış. Kemal Tahir büyük bir yazar doğrusu. Saygıyla ellerinden öpüyorum.
KördumanKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 1971529 okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 00:33
“Körduman“, “Sağırdere“ sonrası serinin ikinci kitabı. “Sağırdere“de bizi Çankırı’nın Yamören köyünde yaşayan 15 yaşındaki Mustafa, can-ciğer arkadaşı Pelvan Vahit, akıl hocaları hırsız Topal İsmail ve 50 hanelik bu köyün diğer sakinleri ile tanıştırmıştı Kemal Tahir. Gurbete giden Pelvan Vahit ile Mustafa köye geri dönmüşlerdi. “Körduman“da bu gençlerin köydeki yeni maceralarını takip ediyoruz. Pelvan Vahit şanssız bir kaza sonrası gurbetten eli boş dönerken, iyi yürekli ustası sayesinde hem bir zanaata, hem de paraya kavuşan Mustafa köye havalı bir giriş yapıyor. Niyeti, sadece kışı köyde geçirip inşaat sezonu açılınca tekrar şehre dönmek. Ancak içine doğduğu o gelenek-görenek ve kökleri onu, aynı bir bataklık gibi, içine çekecek. 16 yaşına gelmiş delikanlılarının kanı hala kaynıyor tabii ki. Yine köylü kızların peşindeler. “Sağırdere“ye göre daha sürükleyici ilerleyen bu ikinci romanda, Mustafa’nın eskiden sevdiği, yenilerde yaşlı bir adamın talihsiz ikinci karısı olan Ayşe ile ilişkisi, hikayenin can alıcı merkezini oluşturacak. Köye şehir havası yutmuş ve hayatı tecrübe etmiş birinin bilgeliğiyle dönen Mustafa’nın tekrar adım adım eski cahilliğine dönmesini çok güzel resmediyor Kemal Tahir. Bir yandan arkadaşları, bir yandan babasının basit hırsları, eh bir de ergenlik, başlardaki o parlak resmi yavaş yavaş karartıyor. Sonunda akıl, aşk, ahlak, namus kenara atılacak ve Gustave Dore’nin Cehennem’i gibi kapkara bir delik kalacak geride… Bir köylü güzellemesi yapmak değil amacı Kemal Tahir’in. “Ah bu cahiller!” diye yakınmak da değil. Olanı olduğu gibi; yeri geldiğinde güzellikleri, yeri geldiğinde can acıtıcı zalimlikleri ile, olduğu gibi aktarıyor. Cumhuriyet’in iddialı ve içten hedefine neden ulaşamadığının ipuçlarını da gizliyor hikayesine: Köylünün silkinip
Edebiyat
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019529 okunma
Puan vermedi·482 syf.··
2020 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 16:22
Sağırdere romanının devamı olan kitapta 15 yaşında oğlan çocuklarının erkek, 12-13 yaşındaki kız çocuklarının kadın olduğu oruç bozmanın, evli kadınların taze gelinlerin arkasında dolanmaktan, evli kadının zorla yatağına girmekten daha günah sayıldığı Kardeşin kardeşi, akrabanın akrabayı, komşunun komşuyu çekemediği Kadının ahırdaki hayvandan çok daha değersiz olduğu, Ahlaksızlığa tüm köyün çanak tuttuğu bize yıllarca anlatılan mert anadolu köylü masallarını yerle bir eden bir köy romanı. Tek bir kitapta anlatılabilecek hikaye aynı şeyler tekrar edilerek 2 kitap olarak yazılmış. Yaklaşık 20 yıl önce okumuştum. Bir çok okuduğum kitabı unutmuşken bu kitap tüm canlılığı ile hafızamdaydı. 20 yıl önce nasıl şaşkınlıkla okuduğumu hatırladım.
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019529 okunma
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2022 00:08
Küçük hesapların, hasetliğin, aç gözlülüğün, eğitimsizlik ve cahilliğin buram buram hissedilmesi... Olaylar, hesaplar karşısında Mustafa'nın abisi Murat gibi durun etmeyin, yapmayın derken buldum kendimi. Başlarına bir iş gelince Kuran'ın gösterip adalet bekleyenler, müslümana yakışır bir biçimde yaşamaktan ar ediyorlar. Ne yazık ki bu cahilliğin var olduğunu bilmek sizi kahredecek. Sağırdere romanını ve devamı olan bu kitabı okumanızı tavsiye edebilirim. Insan bilmediğine gerçekten düşman.
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019529 okunma
Sağırdere Kemal Tahir’in Anadolu’ya Aynası
10/10
·448 syf.·
2025 46. kitabı
Kemal Tahir’in Sağırdere romanı, Anadolu köylüsünün hem yoksulluğunu hem de iç dünyasını derin bir gözlemle işleyen unutulmaz bir eserdir. Roman, sadece bir aşk hikâyesini değil, aynı zamanda Anadolu insanının değişmeyen yazgısını, geleneklerin ve cehaletin altında ezilen hayatları anlatır. Romanın merkezinde Kulaksız Mustafa vardır. Mustafa’nın Ayşe’ye duyduğu tutkulu ama imkânsız aşk, köy yaşamının dar kalıpları içinde biçimlenir. Bu aşkın karşısında yalnızca kader değil, köyün kendi iç düzeni, ahlaki ölçüleri ve baskıcı geleneği vardır. Mustafa’nın Ayşe’ye ulaşmak için gösterdiği çaba, aslında Anadolu insanının kendi yazgısına direnme çabasıdır. Ancak her çaba, sonunda duvara çarpar; tıpkı köyün adının çağrıştırdığı gibi, Sağırdere kimsenin sesine kulak vermez. Romanın karanlık yüzü Topal İbrahimdir. O, köyün şeytanı, düzenbazı, halk arasında kurnazlıkla bilgeliğin karışımı olarak görülen bir tiptir. Onun Mustafa’ya verdiği yarasa kemiği, Anadolu’daki büyüye, batıl inanca, çaresizliğe tutunmanın sembolüdür. İnsanlar yoksuldur; bilgiye değil, hurafeye inanarak kaderlerini değiştirmeye çalışırlar. Bu durum, Kemal Tahir’in toplumsal gerçekçiliğinin en güçlü yansımalarından biridir. Mustafa’nın gurbete çıkışı, romanın dönüm noktasıdır. Köyden kente açılan bu yolculuk, hem fiziksel hem de ruhsal bir değişimi temsil eder. Köyde “tembel” görülen Mustafa, taş ustası olarak geri döner. Üstündeki şehir kokusu, cebindeki para, köyün kadim düzenini sarsar. Fakat bu sarsıntı yeniliği değil, yıkımı getirir. Köy, kendi iç kapanıklığını sürdürür; şehirden gelen hiçbir nefes, bu durağan havayı değiştiremez. Ayşe’nin küçük kardeşine duyulan yeni ilgi, Mustafa’nın tutkularının bitmediğini gösterirken; babasının intikam arzusu, köy ahlâkının ne kadar çarpık temeller üzerinde
Edebiyat
KördumanKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 2022529 okunma
Puan vermedi·428 syf.··
2020 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 04:15
Yamören'in ergen delikanlısı Mustafa.. Ankara'da taş ustası olup gurbetten köyüne dönmesiyle başlayan ve Sağırdere'nin devamı niteliğinde olan bu romanda 2. Dünya savaşı henüz başlamamıştır. Kadınlara bulundukları ithamlarla ve cahillikleriyle okurun dikkatini üzerine çekmiştir. Tam bir taşra romanı olan bu kitabı severek okudum sizlere de tavsiye ederim iyi okumalar :) Kadınlar için söylenen bazı bölümleri sizlerle paylaşmak isterim. "On birinde bir yar sevdim/Taze açılmış güle benzer/On ikide şeker şerbet/Oğul vermiş bala benzer. Karı öküzden iyidir.Kağnının çıkmadığı yere çıkar. Inmediği derelere iner.Nal istemez,mıh istemez.
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019529 okunma
10/10
·440 syf.··
2025 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 17:11
Yeni kitaplarda pek görmediğimiz bir şey, devam kitabının ilki kadar iyi olması. Büyük yazarların büyüklüğü de buradan geliyor sanırım. Kulaksızın Mustafa Ankara'da taşçı ustası olsa da köyü Yamören'i özler. Aklında köyün kızları, cebinde parası olunca döner tabii gerisin geri baba ocağına. Ama giderken aklında götürdüğüyle döndüğünde kalbine düşürdüğü aynı kız olur mu? Köylük yerin derdi başka, köylü insanın kurnazlığı, oyunları başka başkadır. Mustafa yüz akıyla çıkar mı bu işten, onun cevabı da Körduman'da. Tavsiyedir. =)
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019529 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2020 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 01:03
Bin dokuz yüz otuzlarda yamören köyünde geçen bir taşra romanı. mustafa, pelvan vahit, topal ismail ve mustafa'nın ergenliğinden beri göz koyduğu ayse romanın en dikkat ceken kahramanları. kitap konu olarak oldukça ilgi çekici ve sürükleyici ancak kitabın okuyucuyu rahatsız edecek bir yönü var ki o da kadın karakterlere karşı aşırı derecede aşağılayıcı cümleler barındırması. (-karı öküzden iyidir. kağnının çıkmadığı yere çıkar inmediği yerlere iner nal istemez mıh istemez. -kışın karı beslemek öküz beslemekten kolaydır yalnız bir kötülüğü vardır ölürse gönü satılmaz kesersin eti kavurma olmaz. -o yüreksizdir karı gibi. -karının küçükken oynağı erbabına makbul. gibi daha birçok cümle okurken göze batıyor zaten görüyoruz ki romandaki erkeklerin tek derdi köydeki kadınları varsa yoksa aşağılamak mal gibi görmek evli ya da değil farketmeksizin baştan çıkarmaya çalışmak) taşra romanı olması nedeniyle normal bir durum çünkü bilindiği üzre ülkemizde özelikle küçük yerlerde kadına olan bakış açısının nasıl olduğunu hepimiz biliyoruz. en acısı da bunca yıl geçmiş olmasına rağmen erkeklerin gözünde özelikle küçük yerlerde hala aynı bakış açısının devam ediyor oluşu. bunca karakter içinde hikayede en nefret edilesi erkek karakter benim için kesinlikle mustafa oldu. daha yirmili yaşların başında olan mustafa'nın özelikle bir erkeğe yakışmayacak derecede yalan ve oyunlarla çocuk yaştaki fadik'i kandırmaya çalışması bu da yetmezmiş gibi yine aynı taktiklerle evli bir kadın olan ayse'yi yoldan çıkarması bu karakteri oldukça itici kılmış.
KördumanKemal Tahir · Adam Yayınları · 1991529 okunma
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2023 123. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 23:24
Hepimize hayırlı mutlu huzurlu geceler diler, haftanın ilk gününde erken kalkıp işe gidecek olan tüm emekçilerimize şimdiden kolaylıklar ve dinlendirici geceler dilerim.. Köyler ve burada yaşanan entrikalar üzerine Kemal Tahir özelinde farklı mekanlarda bile geçse benzer romanlar okuyoruz. Buna rağmen her seferinde köy hayatında nasıl bu kadar olay olabilir diye şaşırıyorum. Düşünüyorum ve bunlar genelde büyük şehirler iş hayatında yaşanan sorunlar ve insanların geçimsizliğinin birbirlerini çekememe ve birbirine haset etmelerini biliyoruz. İş hayatında olan her arkadaşımız bu konunun farkında ve kimse kimseyi çekemiyor. Köyü düşününce ise herkes bir şekilde geçim telaşında, tarlasında bağında bahçesinde ormanda ne bileyim hayvanlarıyla uğraşıyor düşünceleri aklıma gelmesine rağmen kırsal bölgelerde sürekli mahkemelik olan kardeşleri düşününce aslında o kadar da olmadığı, oralarda da çok sorunlar yaşandığını anlıyoruz. Diğer yandan kitap başka bir romanın devamı niteliğinde. Bağımsız olarak okunmasının bir zararını görmedim sadece bazı hususlara olan merakım artıyor ama onları da ilerleyen süreçte öğrenmek mümkün. Mesela Mustafa karakteri köye döndü, neden döndü nasıl döndü derken çok zengin dönüyor bunu görüyoruz. Büyükşehirde çok yoksul kalmış ve başarısız olmuş ve köye dönmüş deniliyor ama köye çok zengin geliyor. Tamam diyorum bir olay yaşanmış, uzun bir süreç mutlaka olmuş. Sağırdere romanını bulduğumda o kısımları da öğrenirim, bu kitap onun devamı niteliğindeymiş diyorum. Böyle ilerliyorum. Dikkatimi çeken nokta ise bir kadın (Ayşe) yüzünden bir adamın (Mustafa) yaşadıkları ve işin sonunda ortaya bir ölüm çıkması. Bu benim hoşuma gitmeyen ama sık yaşanan bir durumdur. Nasıl? Bir kadın veya erkek, beraber olduğu insanı aldatır kandırır veya onu ölüme kadar
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019529 okunma
Anadolu Gerçekleri
10/10
·440 syf.··
2025 69. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 10:28
Adından da anlaşılacağı gibi bir sis gibi yayılan, insanın iç dünyasını bulanıklaştıran hatta karartan bir köy romanı daha. Bildiğimiz Kemal Tahir tarzı yani. Ankara'ya çalışmaya giden Mustafa'nın köye geri dönmesi ile başlayan olaylar. Döner dönmez kendine güveni artmıştır ama bu özgüven köydeki ilişkilerini altüst ediyor. Taşra hayatı, köy kültürü ve Anadolu geleneği gibi detaylar net bir zemin oluşturuyor, yani hiç bir şey doğruluktan kopmamış, her köy sakini gerçek bir karakter. Bölümler arası geçiş müthiş, her bir detay ve diyalog harika. Gerçekten film senaryosu yazmış diyebiliriz aslında Kemal Tahir için. Kitap tam bir toplumsal portre: İstediğini almak için geri dönen adam ve ona karşı toplumun ölçülü tepkisi… Bir anda aşk, kıskançlık ve intikam iç içe giriveriyor. Kısacası: Kemal Tahir, Anadolu insanını hiç şişirmeden, ince ince dosdoğru anlatıyor. Okurken “bu adam gerçekten müthiş” hissi hakim oluyor. Okuyunca köyün sisinden çıkıp ve Kemal Tahir'in diğer kitabıyla da birleştirip diyorsun ki Anadolu gerçeği, toplum gerçeği bu. Şişirme yok, aldatma yok..
Roman
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019529 okunma

Yazar Hakkında

Kemal TahirYazar · 68 kitap
F. M. İkinci, Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı müstear isimleriyle kitapları bulunmaktadır. 13 Mart 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir'dir. Babası, II. Abdülhamit'in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit'in kızı Naile Sultan'ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım'dır (Saraydaki adı "Hubser" idi). Ailenin en büyük çocuğu idi. Babasının görevleri nedeniyle ilk öğrenimini imparatorluğun değişik yerlerinde sürdürdü. Ailenin 1923'te İstanbul'a yerleşmesinden sonra eğitimine Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Annesinin 1926 yılında veremden ölümü ve babasının ikinci bir evlilik yapması üzerine öğrenimini 10. sınıfta iken bıraktı; önce İstanbul'da avukat kâtipliği, sonra Zonguldak'taki kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Sol düşünceyi benimsemesi 1932'de İstanbul'a döndü, Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazarı, çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. 1933'de Kenan Şahabettin, İdris Ahmet, Ziya İlhan, Yakup Kadri, Nuri Tahir, Ertuğrul Şevket, Fakih Özden ve Arif Nihat Asya gibi yazar ve şairlerle "Geçit" adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Geçit Dergisi kadrosundan Ertuğrul Şevket (Avaroğlu), Babıali'de tanıştığı Kerim Sadi Türkiye Komünist Partisi üyesi olan komşusu "Sarı" Mustafa Börklüce ve onun aracılığı ile tanıştığı şair Nazım Hikmet gibi sosyalist aydınlarla arkadaşlığı sonucu sosyalist fikirleri benimsedi. 1934-1936 arasında Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yaptı. Varlık ve Ses dergilerinde takma adlarla şiirler yayımladı, Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk kitapları İlk kitabı, 1936'da yayımladığı "Namık Kemal için Diyorlar ki" adlı kitapçık oldu. Kitapçık, Namık Kemal hakkında yaptığı yedi soruluk ankete çeşitli şair ve yazarlar tarafından verilen yanıtlardan oluşmaktaydı. Falih Rıfkı Atay, Vâlâ Nureddin, Hüseyin Cahit Yalçın, Peyami Safa, Ercüment Ekrem Talu, Sadettin Nüzhet Ergun, Kerim Sadi Cerrahoğlu, Dr. Fuad Sabit, Nâzım Hikmet, Hüseyin Avni Şanda ve Suat Derviş'in yanıtlarını ve Kemal Tahir'in onlar hakkındaki saptamalarını içeren kitapçık, edebiyat dünyasında geniş yankı buldu. 1937'de ikinci kitabı olan "Bir Çalgıcının Seyahati" adlı romanı yayınlandı. İstanbul'un tanınmış gazeteciler arasına giren Kemal Tahir, 1937'de İzmir'de öğretmenlik yapan Fatma İrfan Akersin ile ilk evliliğini yaptı; bu evlilik Kemal Tahir'in 1938'de hapse girmesi nedeniyle devam etmedi ve 1940 yılında boşanma ile sonlandı. Donanma Davası Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber "askeri isyana tahrik ve teşvik" suçlaması ile 13 Haziran 1938'de tutuklandı. Suçlanmasının nedeni astsubay olan kardeşi Nuri Tahir'e Sabahattin Ali'nin bir kitabını vermek idi. "Donanma Davası" veya "Bahriye Olayı" diye adlandırılan bu dava nedeniyle Donanma Komutanlığı Mahkemesi'nde yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevi yılları Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde 12 yıl hapis yattı. Hapishanedeki yıllarını okuyarak ve "sarı defterine" yazarak geçirdi. Takma isimle mizah öyküleri ve polisiye romanlar kaleme alan yazar, 1954 yılına kadar "Kemal Tahir" adını eserlerinde kullanamadı "Göl İnsanları"'na alacağı iki öyküsünü hapisteyken Cemalettin "Mahir" takma adıyla Tan'da yayımladı. Hapishane yıllarında Fatma İrfan Hanım'a yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'den Fatma İrfan'a Mektuplar" adıyla; Nazım Hikmet'in kendisine yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar" adıyla basıldı. Cezaevinden çıktıktan sonraki yaşamı Yazar, 1950'de çıkan aftan yararlanıp serbest kaldı. Cezaevinden çıkar çıkmaz ikinci eşi Semiha Sıdıka Hanım ile evlendi. Çiftin evliliği Kemal Tahir'in 1973'teki vefatına kadar sürdü; çocukları olmadı 1950'li yıllarda Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinci, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı gibi takma isimle kitaplar yayımlamayı sürdüren Kemal Tahir'in Amerikalı yazar Mickey Spillane'den çevirdiği "Mayk Hammer" dizisi büyük ilgi gördü. Orijinal kitapların tamamını çevirdikten sonra "Mayk Hammer'in Yeni Maceraları"'nı yazmaya devam etti; böylece Kemal Tahir'in kaleminden dört yeni Mayk Hammer romanı ortaya çıktı. 6-7 Eylül olayları sırasında bir kez daha tutuklandı, Harbiye Cezaevi'nde 6 ay yattı. 14 ay kadar Aziz Nesin ile birlikte kurdukları Düşün Yayınevi'ni yönetti. Metin Erksan, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz ile senaryo çalışmaları yaptı. Kemal Tahir'in ilk önemli eseri olan 4 bölümlük Göl İnsanları uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955'te kitap olarak basıldı. Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı. Romancılık dönemi Göl İnsanları'nı yayımladığı 1955 yılında bir köy romanı olan Sağırdere romanı da yayımlandı. Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman'da (1957) Çankırı'nın Yamören köyünden Mustafa'nın serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarından koparmadan sergiledi. Mütareke dönemi İstanbul'unu konu alan Esir Şehrin İnsanları'ndan (1956) sonra yayımlanmış olan Körduman'ı; eşkıyalık olgusuna eğildiği Rahmet Yolları Kesti (1957), Çorum bölgesi insanlarını anlatan roman üçlemesinin ilk iki kitabı Yediçınar Yaylası (1958) ve Köyün Kamburu (1959) izledi (Üçlemenin son kitabı, 1970'de yayınlanan Büyük Mal adlı romandır ). 1960'tan sonra tüm dikkatini Osmanlı tarihi ve toplum yapısına yönelterek, devlet, Doğu-Batı çatışması, Batılılaşma ve mülkiyet gibi sorunları derinden kavramaya uğraştı; araştırmaları sonucu resmi tarih söyleminin karşısında, Osmanlı Devleti'nin kültürel ve siyasi mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi. Kemal Tahir'in kendisiyle, Osmanlı Devleti, Cumhuriyet ve Batılılaşma ile hesaplaşmasının sonucu olarak 1965 yılında Yorgun Savaşçı adlı romanı ortaya çıktı. Resmi tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi. 1980 yılında romanın TRT tarafından filme çekilmesi ile yeniden gündeme gelen eleştiriler, 1983'te filmin başbakan Bülent Ulusu'nun emri ile yakılmasına yol açtı. 1965 yılının Nisan ayında Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edilen Bozkırdaki Çekirdek romanı, Kemal Tahir'in çok tartışılan eserlerinden birisi oldu. Bu eserde Köy Enstitülerinin tepeden inmeci bir yaklaşımla kuruluşunu eleştirerek iktidarla ters düştü. 1967'de en önemli eserlerinden birisi olan Devlet Ana yayımlandı. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu ele aldığı bu romanda "kerim devlet" kavramını ortaya attı. Batılılaşmayı eleştirdi. Yerli bir sosyalizm oluşturmaya çalışarak Marksistlerin tepkisini çekti. 1968'de Yorgun Savaşçı ile Yunus Nadi Armağanı'nı, Devlet Ana ile Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı. Kemal Tahir, 1968'de aldığı davet üzerine SSCB'ye gitti. 1970'de akciğer ameliyatı geçiren Tahir, 21 Nisan 1973'te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi, Sahrayıcedit Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra Yazarın "Namuscular", "Karılar Koğuşu", "Esir Şehrin İnsanları", "Dam Ağası", "Bir Mülkiyet Kalesi" romanları ölümünden sonra yayımlandı. Kemal Tahir kitaplarının yayının devam etmesi için ölümünden sonra eşi tarafından "Kemal Tahir Vakfı" kurulmuş; Kadıköy'deki hayatının son yıllarını geçirdiği ev, ziyarete açılmıştır. Yazarın kitapları Halit Refiğ, Metin Erksan, Atıf Yılmaz gibi yönetmenler tarafından sinemaya aktarılmıştır. Düşünceleri Düşüncelerindeki çıkış noktası Marksizm ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye'de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksizmin sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı batılılaşmaya ilişkin yargısı da Marksizmi yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizm, "Türkiye'de 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu" olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksizmin, hem de batılılaşmanın ürünü olan cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerinin temel noktası oldu. Marx ve Engels'in doğu toplumlarıyla ilgili görüşlerini araştırdı. Cumhuriyet dönemi resmi ideolojilerinin dışında kalan Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ, Halil İnalcık, Niyazi Berkes, Şerif Mardin gibi bilim adamlarının eserlerinden vardığı sonuca göre, Osmanlı-Türk toplumu, Marksizmin toplumların sosyo-ekonomik süreçte birbirini izleyen zorunlu aşamalar olarak gördüğü ilkel topluluk / kölecilik / feodalite / kapitalizm sürecinde yer almaz. Kendi kültürel ve sosyal yapısından kaynaklanan çok daha özel bir gelişme süreci, dinamikleri ile yapısal farklılıkları vardır. Bu nedenle batılılaşma, gerekli altyapısı olmayan bir topluma, soyut ve biçimsel bir üstyapı getirme çabasından başka bir şey değildir. Köklü bir ekonomik ve toplumsal devrim yapılmadan başlatılan tepeden inme uygulamalar taklitçiliktir. Bu ana fikir çerçevesinde eserlerinde Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Romanlarında da "Türk insanı ve Türkiye özeli" olgusunu ortaya çıkarmaya çalışmadı. Roman tamamen içinden çıktığı toplumun yapılanmasına bağımlıdır. Romanı diyalektik bir tür olarak anlamak ve insan muhayyilesine katkısını kavramak, romanın dünyayı belirlemek için sarfettiği çabaların biçimsel gerçekçilik tekniklerinin kullanımına bağlı olduğunu da anlamaktır. Don Kişot' un şövalye romanlarının kahramanlarına benzeme teşebbüsünün gülünçlüğü sadece model imkânsızlığı ışığı altında kavranabilir. Tam bu noktada Kemal Tahir'in önemi belirir. Zira Türk romanında bu meselenin taşını kaldıran ilk romancıdır. Romanları, Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kuruluşundan XX. yüzyıla kadar Türk toplumunda bir Osmanlı sürekliliği arayışıdır. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Bilhassa Orta Anadolu Türkçesini dilinin odak noktasına koydu. Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı. Roman Esir Şehrin İnsanları (1956) -1 Esir Şehrin Mahpusu (1962) -2 Yol Ayrımı (1971)-3 Yediçınar Yaylası (1958) -1 Köyün kamburu (1959) -2 Büyük Mal (1970) -3 Hür Şehrin İnsanları (1974) Sağırdere (1955) - 1 Körduman (1957) -2 Rahmet Yolları Kesti (1957) Kelleci Memet (1962) Yorgun Savaşçı (1965) Bozkırdaki Çekirdek (1967) Devlet Ana (1967) Kurt Kanunu (1969) Namusçular (1974) Karılar Koğuşu (1974) Damağası (1977) Hikaye Göl İnsanları (1955) Senaryo Haremde Dört Kadın (1965, Halit Refiğ ile birlikte) Mektup Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar (Nazım Hikmet'le yazışmaları)