Çevirmen:
Serdar Yüce
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ruhun Karanlık Labirenti: Korku
Puan vermedi·78 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:40
Stefan Zweig’ın Korku adlı eseri, insanın kendi vicdanıyla girdiği o amansız savaşın, ruhun karanlık dehlizlerinde yankılanan sessiz çığlığıdır. Bu kısa ama sarsıcı novella, sadece bir aldatma hikâyesi değil; insanın kendi eliyle inşa ettiği hapishanesinin, yani suçluluk duygusunun anatomisidir. ​Kitabı elinize aldığınızda, huzurlu bir hayatın nasıl bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu hissedersiniz. Irene Wagner, her şeye sahip görünürken, bir anlık heyecan uğruna girdiği yolda aslında sahip olduğu her şeyi kaybetmenin eşiğine gelir. Ancak Zweig bize şunu hatırlatır: En büyük ceza yakalanmak değil, yakalanma ihtimalinin gölgesinde yaşamaktır. ​Kitapta geçen şu cümle, insanın içindeki o bitmek bilmeyen fırtınayı ne güzel özetler: ​Korku, cezadan çok daha beterdir; çünkü ceza bellidir, ağır veya hafiftir; ama korku ucu bucağı olmayan bir belirsizliktir. ​Bu alıntı, eserin kalbidir. Irene için şantajcı kadın sadece dışarıdan gelen bir tehdit değil, aslında kendi iç sesinin vücut bulmuş halidir. Ceza, bir kez çekilir ve biter; oysa korku, her köşe başında, her kapı gıcırtısında, her sabah uyanışta yeniden başlar. İnsan, kendi suçunun gölgesinden kaçamaz. ​Zweig, Irene’in kalabalıklar içindeki derin yalnızlığını işlerken bizi de o hüzne ortak eder. En yakınındaki insana, eşine en uzak olduğu anlar, suçluluk duygusunun aralarına ördüğü o görünmez duvarlardır. Kitapta bu durum şöyle dile getirilir: Bir kez yalan söylenince, insanın gerçeği söylemesi ne kadar güçleşiyordu. ​Bu satırları okurken, insanın kendine dürüst olamadığı bir dünyada, başkasına dürüst olmasının imkânsızlığını hissederiz. Yalan, ruhu bir sarmaşık gibi sarar; önce sesi kısılır insanın, sonra ruhu solar. ​Eserin sonuna doğru yaklaşırken, hüzün yerini bir tür kabullenişe bırakır. İnsanın
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Eksik Parça Yayınları · 2018124,8bin okunma
10/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 15:16
ilk incelememi zweigin kitabina yapmam cok gurur verici Kitapta bircok duyguyla karsilastim Çok sinirlendiğim yerlerde oldu üzülüp sevindiğim yerler de  ve isminden de anlaşilacagi uzere korktuğum yerler. Olaylar o kadar guzel anlatılmış ki Kendimi resmen kitabin içindeymişim gibi hissetim. Ve sanirim bir süre daha kitabin etkisinden çıkamam çünkü sonu beni çok şaşırttı hiç beklemiyirdum kessinlikle okunması gereken bir kitap
KorkuStefan Zweig · Eksik Parça Yayınları · 2018124,8bin okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2021 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 13:04
"Korku cezadan daha beterdir, çünkü cezanın ne olduğu bellidir ve ister ağır ister hafif olsun, daima dehşet verici belirsizlikten, bitmek bilmez gerilimden daha iyidir." Kitabı okumaya başladığınız andan itibaren olayın ortasında buluyorsunuz kendinizi. İrene hayat dolu, enerjik bir kadındır. İrene'in sevgilisinin dairesinden çıkarken karşılaştığı o kadınla beraber korkusu da başlamıştır. Onun için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hayatına devam ettiği süre boyunca bu korku hissi onu bir gölge gibi takip eder. Güneşli günlerde gölgemizin kaybolması gibi İrene'in de korkusu şantajcısına istediğini vermekle bir süre kaybolur fakat gene de rahatlayamaz, uykuları bölünür, davranışları değişir. Kocası Fritz bu durumun farkındadır. Eşinin üstüne gitmez, onun durumu anlatmasını ister. Aslında İrene'in bu yaşadıkları kocasının bir oyunudur ve intihar etmeyi planladığı gün herşeyi anlar. Kocası bu oyunu planlarken eşinin bu kadar etkileneceğini düşünemez ve o da artık yaptığından pişmandır. İrene, bu yaşadıklarından sonra hayatın daha da farkına varır ve artık eskisi gibi değildir...
KorkuStefan Zweig · Eksik Parça Yayınları · 2018124,8bin okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2019 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2019 15:47
Ah stefen ... Bir insana verilebilecek en büyük ceza kendi vicdanıyla baş başa bırakmak demişsin ama artık öyle manevi değerleri yüksek insanlar yok . İyi ki yaşadığın zaman bu zamana denk gelmemiş. Okuyun , okutun !
KorkuStefan Zweig · Eksik Parça Yayınları · 2018124,8bin okunma
5/10
·78 syf.··
2020 28. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 00:13
Kitabın başındaki Pelin Özer'in Gaipten Gelen adlı 3 sayfalık sunuş kısmını okumasanız da olur. İnsanların romana ve romanın okunmasına hiçbir katkıda bulunmayan kendi yazılarını neden bu kadar önemseyip romanın başına koyduklarını anlamıyorum. "Arkadaşlar yazar burda bir kitap yazmış ama siz önce benim yazdıklarımı okuyun" duygusundan kurtulalım artık, insanların sizin yazdığınızı çok merak ettiğini düşünüyorsanız siz de başka bir kitap yazın onu okusun isteyen. Zaten okuyacağınız Zweig kitabı yeterince size Zweig'ın karakter analizinde ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Ayrıca karakterlerin duygudan duyguya geçişleri de satır satır okuyucuya yaşatılıyor. Hem de edebi bir yazı kaleme alayım diye okumayı hepten zorlaştırmayan bir Türkçeyle.
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Eksik Parça Yayınları · 2018124,8bin okunma
Korkusu Giderek Kangren Olan Bir Kadının Dramı
9/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Korkunun nefesini her attığı adımda ensesinde hisseden bir kadın... Karısının halet-i ruhiyesinden endişe eden bir koca... Yaşananlardan haberi olmayan çocuklar... Avusturyalı yazar Stefan Zweig Korku adlı yapıtıyla ne kadar usta bir yazar olduğunu ve neden günümüzde en çok kıymete binen yazarlar arasına katıldığını kanıtlıyor okura. Eksik Parça Yayınları’ndan çıkan Korku 78 sayfalık küçük bir öykü kitabı. Kitabın içinde İranlı ressam Hemad Javadzade’nin içinde öyküden sahneler barındıran resimleri bulunmakta. Kitaba “Gaipten Gelen” başlıklı sunuş yazısıyla Pelin Özer de katkıda bulunmuş. Çevirmen Serdar Yüce kitabın hakkını vermiş, çok düzgün ve anlaşılır bir Türkçeyle kitabı Türkçeye kazandırmış. Oysaki çevirinin bu kadar iyi olacağını hiç düşünmemiştim kitabı satın aldığımda. Çünkü kitabın fiyatı ucuz gelmişti. Bu fiyata düzgün bir çeviri olmaz diye düşünmüştüm. Ama sayfaları çevirdikçe düşüncelerimde yanıldığımı anladım. Serdar Yücel’e helal olsun, bu işi kotarmış gerçekten de. Zweig bu yapıtında korkunun cezadan daha beter olduğu fikrini işliyor öykü boyunca. Kocasını aldatan Irene’nin karşısına çıkan şantajcı kadından sonra değişen ruh hâlini olabildiğince gerçekçi bir anlatımla sunan yazar, gözlem ve düş gücünün büyüklüğünden dolayı okurda hayranlık uyandırıyor. Zweig insanlardaki ruhsal gerilimleri, gelgitleri çok iyi tahlil edip en ufak ayrıntısına kadar anlatabiliyor. Irene’yi baştan sona saran korkuyu başka hiçbir yazar bu kadar etkileyici bir şekilde anlatamazdı herhalde. Korku’da kocası Fritz’i aldatan Irene’nin bir şantanjıyla karşılaşmasından sonra berbat olan hayatı, ruhuna derinlemesine nüfuz eden ve bir ahtapotun kollarında boğuluyormuş hissi veren pişmanlıkları anlatılıyor. Irene, kocasını aldatmanın verdiği pişmanlığı ve şantajcının gelip
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Eksik Parça Yayınları · 2018124,8bin okunma
3/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2018 19:00
Okuduğum ilk Stefan Zweig kitabıydı. Klasik bir hikaye, ustaca işlenmiş. Çerezlik niyetinde diyebilirim.Beni çok fazla etkilemedi fakat okunup ders alınması gerekir mi, bence evet.
KorkuStefan Zweig · Eksik Parça Yayınları · 2018124,8bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2025 61. kitabı
KORKU Stefan Zweig’in Korku adlı eseri, insan ruhunun en zayıf noktalarına inen güçlü bir psikolojik anlatıdır. Düzenli ve saygın bir hayat süren Irene Wagner, yaşadığı yasak ilişkinin ardından yakalanma endişesiyle kendi zihninde kurduğu bir korku dünyasının içine hapsolur. Zweig, korkuyu dışsal bir tehditten çok, suçluluk duygusunun beslediği yıkıcı bir güç olarak ele alır. Irene’in her ayrıntıda tehlike araması, korkunun mantığı nasıl felç ettiğini açıkça gösterir. Akıcı ve yoğun anlatımıyla eser, okuru karakterin iç çatışmasına ortak eder ve korkunun insanı yavaş yavaş ele geçiren, kaçışı olmayan bir duygu olduğunu çarpıcı biçimde hissettirir.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum.
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2021 17:11
Nasıl olsa onlar zamanı gelince yaptıklarıyla kendilerini tanıtıyorlar... (Paul Auster) !! Dönemimizi ve okuduğum bu kitabı bir cümlede anlat deselerdi; "Herkesten her şeyi bekle ama kimseden birşey bekleme" olurdu. !! Dönemimizde en tehlikeli şey nedir diye sorsalar; doyumsuz bir erkek kadar doyumsuz bir kadın derdim. !! Peki bir insanı vicdanıyla baş başa bırakmanın en iyi yolu nedir diye sorsalar; ya affedin derim ya da affetmeyin, silip atın derim. !! İhanet yalanla birleşmiş iki günahın toplamıdır. Bu ihanet kendisiyile korkuyu da beraberinde getirir. Ya kaybetmek istemediklerinden ya da kaybettiklerindendir bu korku. Yalanın fazlası kaybetmeye götürür insanı, ihanetin ağırlığı korkuya taşır sizi. Peki korkunun fazlası intihara sürüklemez mi? !! İhanet bulaşıcı bir hastalık gibi. Zavallı insanlara özel bir yetenek. Mutluluk katlanarak artar, yalan katlanarak artar, ihanet saklandıkça ağırlaşır öyle değil mi? Stefan zewig'ten öğrendiğim şey bu. İhanetin bilerek bilmeyerek topluma sürülmesi. Bilmeyerek yapılan ihanet ve bilerek yapılan ihanetin arasındaki fark nedir biliyor musunuz? Kaybettiklerinizdir. Bilmeyerek yapılan bir ihanet sizi seven insanı kazanmadan kaybetmektir ve bilerek yapılan ihanette şerefini ve karakterini bir yalana satan insanın, kendini seven insanı kazanıp kaybetmesidir. Hangisinin size daha acı verdiğine siz karar verin. Peki neden hep Stefan'ın kitaplarında ihaneti ve sevgiyi, boşluğu okuyorum bilmiyorum ama kitaplarını okurken, sevipte kaybettiğin insanların eşyalarını toplamaya çalışmak gibi hissettirdiği duygu. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda bir adamın bilmeden yaptığı ihaneti kaleme almış ve Korku kitabında bir kadının bilerek yaptığı bir ihaneti kaleme almış. Okumak istediğiniz karakter size kalmış. Bir insan hayatınızı
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 22. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 22:50
Korku nedir? Bir tehlike karşısında duyulan kaygı, üzüntü mü? Hayır, hayır... Bu kitapta korku; çaresizlik, suçluluk, utanç ve vicdan azabından sonra gelen, insanı esir alan bir paranoya... Bir hata, peşini bırakmayan sonsuz bir azaba dönüşebilir mi? Irene, yasak aşkın ardından uğradığı şantaj nedeniyle, zihninde cehennemle yaşamaya mahkum olur. Irene' in bu trajedisini çarpıcı kılan ise, eşi Fritz' in temsil ettiği duygularından arınmış, soğukkanlı dünyası. Fritz, evdeki o kusursuz varlığıyla Irene üzerinde öyle mesafeli bir gölge olmuştur ki Irene içinde yaşadığı korku, utanç ve itiraf etme çıkmazı arasında sıkışıp kalmıştır. "Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmamışa kıyasla ceza, daha az ürkütür." İşte; KorkuKorku böylece insanın özgürlüğünü elinden alan, onu kendi vicdanının mahkumu kılan sessiz bir cellattır.
KorkuStefan Zweig · Yordam Kitap · 2017124,8bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.