Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 23:57
Stefan Zweig’in bu çok az sayfalı ama hissetterdiği yoğun duygulu ve sürpriz sonlu kalemini gerçekten seviyorum. Yazardan okuduğum 4.kitabı oldu. Bittiklerinde hepsinde bana hissettirdiği ortak duygu, insanın iç dünyasının bu kadar güzel yansıtılmasıydı. Yakıcı sır kitabında bir çocuğun ruh dünyasında gezinirken bu kitabında da bir kadının ihtiras ve arzularının sonucu olarak yüzleşmek zorunda kaldığı her şeyi kaybetme korkusunun onu nasıl derinden sarstığını ve hatta onu ölümü istemeye itmesine tanık oldum. Bence, Zweig’i Zweig yapan da bu: Yani, bilinçaltının zihne oynadığı oyunları ve ruhsal çalkantıları kahramanların kimlik ve cinsiyetleri fark etmeksizin onlarla bütünleşircesine tüm çıplaklığıyla gösterme ustalığı.
KorkuStefan Zweig · Alfa Yayıncılık · 2021124,8bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap duyguların betimlemelerin yoğunu olduğu insanı şaşırtabilecek kadar iyi geçişler yapabilecek bir kapasitedeydi.Okurken okumanın ötesinde insanı derinden etkileyebilecek kadar mükemmeldi.Aynı zamanda okurken kendinizi fazlasıyla kaptırmanızdan dolayı sayfaların nasıl bittiğini bile anlayamıyorsunuz.Size kitapta etkilendiğim cümlelerden birini söyleyeyim:Sence...Sence her zaman sadece korktukları... Korktukları için mi konuşmuyorlar?Bunun sebebi... Utanç olamaz mı?Pek çok insanın önünde işledikleri suçtan bahsetmek,kendilerini ifşa etmek onları utandırıyor olamaz mı? Bu cümle beni gerçekten düşündüren ve etkileyen bir cümle oldu. KorkuKorku Stefan ZweigStefan Zweig
Duygu ve Düşünce
KorkuStefan Zweig · Alfa Yayıncılık · 2021124,8bin okunma
9/10
·104 syf.··
2026 13. kitabı
Korku'nun baş karakteri Irene, Allah'ın şanslı kullarından biridir. Genç ve güzeldir; zengin, saygın ve onu seven bir adamla evlidir; iki de çocuk... Ancak herkesten gizlediği bir sırrı da vardır: Kocasını aldatmaktadır, yasak bir aşkı vardır. Bir gün, yasak aşkının evinden çıkarken, bir kadın tarafından yolu kesilir ve sırrının ifşa olması ile tehdit edilir. Para vererek kurtulmayı dener. Ancak kurtuluşu bu kadar kolay olmayacaktır. Kadının gitgide artan talepleri, eşinin olan biteni öğreneceği endişesi Irene'i büyük bir korku girdabının içine sürükler. Bir yandan da o güne dek sahibi olduğu ama kıymetini bilmediği şeylerin anlamını sorgılamaya başlar. Hayatının artık bir karabasandan farkı kalmaz. ******** Kitap oldukça kısa ve sürükleyici. Yazar, korku, pişmanlık ve panik duygularını o kadar iyi vermiş ki, acaba sonunda ne olacak diye resmen bir çırpıda okudun. Ayrıca Irene'den hiç hoşlanmadığımı söylemiş miydim?
KorkuStefan Zweig · Alfa Yayıncılık · 2021124,8bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2025 61. kitabı
KORKU Stefan Zweig’in Korku adlı eseri, insan ruhunun en zayıf noktalarına inen güçlü bir psikolojik anlatıdır. Düzenli ve saygın bir hayat süren Irene Wagner, yaşadığı yasak ilişkinin ardından yakalanma endişesiyle kendi zihninde kurduğu bir korku dünyasının içine hapsolur. Zweig, korkuyu dışsal bir tehditten çok, suçluluk duygusunun beslediği yıkıcı bir güç olarak ele alır. Irene’in her ayrıntıda tehlike araması, korkunun mantığı nasıl felç ettiğini açıkça gösterir. Akıcı ve yoğun anlatımıyla eser, okuru karakterin iç çatışmasına ortak eder ve korkunun insanı yavaş yavaş ele geçiren, kaçışı olmayan bir duygu olduğunu çarpıcı biçimde hissettirir.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum.
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2021 17:11
Nasıl olsa onlar zamanı gelince yaptıklarıyla kendilerini tanıtıyorlar... (Paul Auster) !! Dönemimizi ve okuduğum bu kitabı bir cümlede anlat deselerdi; "Herkesten her şeyi bekle ama kimseden birşey bekleme" olurdu. !! Dönemimizde en tehlikeli şey nedir diye sorsalar; doyumsuz bir erkek kadar doyumsuz bir kadın derdim. !! Peki bir insanı vicdanıyla baş başa bırakmanın en iyi yolu nedir diye sorsalar; ya affedin derim ya da affetmeyin, silip atın derim. !! İhanet yalanla birleşmiş iki günahın toplamıdır. Bu ihanet kendisiyile korkuyu da beraberinde getirir. Ya kaybetmek istemediklerinden ya da kaybettiklerindendir bu korku. Yalanın fazlası kaybetmeye götürür insanı, ihanetin ağırlığı korkuya taşır sizi. Peki korkunun fazlası intihara sürüklemez mi? !! İhanet bulaşıcı bir hastalık gibi. Zavallı insanlara özel bir yetenek. Mutluluk katlanarak artar, yalan katlanarak artar, ihanet saklandıkça ağırlaşır öyle değil mi? Stefan zewig'ten öğrendiğim şey bu. İhanetin bilerek bilmeyerek topluma sürülmesi. Bilmeyerek yapılan ihanet ve bilerek yapılan ihanetin arasındaki fark nedir biliyor musunuz? Kaybettiklerinizdir. Bilmeyerek yapılan bir ihanet sizi seven insanı kazanmadan kaybetmektir ve bilerek yapılan ihanette şerefini ve karakterini bir yalana satan insanın, kendini seven insanı kazanıp kaybetmesidir. Hangisinin size daha acı verdiğine siz karar verin. Peki neden hep Stefan'ın kitaplarında ihaneti ve sevgiyi, boşluğu okuyorum bilmiyorum ama kitaplarını okurken, sevipte kaybettiğin insanların eşyalarını toplamaya çalışmak gibi hissettirdiği duygu. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda bir adamın bilmeden yaptığı ihaneti kaleme almış ve Korku kitabında bir kadının bilerek yaptığı bir ihaneti kaleme almış. Okumak istediğiniz karakter size kalmış. Bir insan hayatınızı
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 22. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 22:50
Korku nedir? Bir tehlike karşısında duyulan kaygı, üzüntü mü? Hayır, hayır... Bu kitapta korku; çaresizlik, suçluluk, utanç ve vicdan azabından sonra gelen, insanı esir alan bir paranoya... Bir hata, peşini bırakmayan sonsuz bir azaba dönüşebilir mi? Irene, yasak aşkın ardından uğradığı şantaj nedeniyle, zihninde cehennemle yaşamaya mahkum olur. Irene' in bu trajedisini çarpıcı kılan ise, eşi Fritz' in temsil ettiği duygularından arınmış, soğukkanlı dünyası. Fritz, evdeki o kusursuz varlığıyla Irene üzerinde öyle mesafeli bir gölge olmuştur ki Irene içinde yaşadığı korku, utanç ve itiraf etme çıkmazı arasında sıkışıp kalmıştır. "Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmamışa kıyasla ceza, daha az ürkütür." İşte; KorkuKorku böylece insanın özgürlüğünü elinden alan, onu kendi vicdanının mahkumu kılan sessiz bir cellattır.
KorkuStefan Zweig · Yordam Kitap · 2017124,8bin okunma
10/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2025 15:30
Zweig’in Korkusu, insan ruhunun görünmez dehlizlerine inen kısa ama sarsıcı bir yolculuk gibi. Benim için bu kitap, “vicdan” kelimesinin ağırlığını yeniden hissettirdi. Irene’nin yaşadığı korku sadece bir suçun değil, insanın kendine yabancılaşmasının yankısıydı. Zweig, bir anlık hatanın nasıl tüm benliği esir alabileceğini öyle ustaca anlatıyor ki, sayfaları çevirirken ben de karakterle birlikte nefesimi tuttum. Korkunun, dışarıdaki bir tehditten değil, içeride büyüyen pişmanlıktan beslendiğini fark ettim. Bu hikâyi okurken en çok düşündüğüm şey şu oldu: İnsanı tüketen olaylar değil, kendi zihninde kurduğu hapishanedir. Irene’nin korkusu aslında hepimizin içinde bir yerlerde duran, bastırılmış bir gerçeğe ayna tutuyor. Kısacık bir novella olmasına rağmen, Zweig her satırında insan doğasının karmaşıklığını anlatıyor: gurur, suçluluk, utanç ve o bitmek bilmeyen vicdan sesi… Son sayfayı kapattığımda, sessizlik bile biraz ağır geldi.
Alıntı
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 56. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2021 12:20
Kitap ilk sayfasından itibaren sürükleyici. Daha ilk sayfada karşılaştığınız bir kadınla aynı anda aynı heyecanı hissetmeye başlıyorsunuz. Kolaya indirgediğimiz ya da çok çok abarttığımız duygularla ve durumlarla karşılaşıyoruz her gün. Kocasını aldattığı için başka bir kadın tarafından tehdit edilen parası istenen varlıklı bir kadının hisleri sizin için her gün her yerde okuduğumuz belki duyduğumuz , dinlediğimiz basit olaylar olabilir. Ama kitap bize bu işin çok daha derin olduğunu klasik olayların aslında çok da klasik olmadığını o duyguların en çok da korkunun nasıl özel ve her hissedilişinde ,dibine kadar inildiğinde vurucu belki de yıkıcı bir karmaşa olduğunu seriyor gözler önüne. Hayatımızın kıymetini ne kadar biliyoruz ya da nasıl biliyoruz çok daha başka bir soru hayatımızın kıymetli olduğunun farkında mıyız? Elimizdekilerin önemini korkularımızla yüzleşmeden kaybetmemek uğruna kendimizi kaybetmek istediğimiz noktaya gelmeden önce anlayamaz mıyız? Tüm bu soruları ve cevaplarını bu kitapla bir kere daha düşünebiliriz.
KorkuStefan Zweig · Parodi Yayınları · 2018124,8bin okunma
Korku; insanı diri tutar derler ama...
8/10
·70 syf.·
2020 62. kitabı
-Spoiler içermez- Korku; kendini en fazla hissettiren duygulardan biridir nazarımda. Şaşkınlık gibi kısa sürmez, aşk gibi parlayıp sönmez, üzüntü gibi unutulup gitmez... Yıllarca aynı frekansla korkabilir bir insan. Korkmaya uykusunda bile devam edebilir. Korku rüyalara bile sirayet edebilir. Korkuyu alt etmek zordur, öğrenmemiz gereken şey onunla birlikte yaşamaktır belki de. Şayet korkuyla nasıl baş edeceğini bilmezse insan onun tutsağı olur. Artık hayatının geri kalanına kendisi değil korkuları hükmeder. Huzurunu kaybeder, iradesini kaybeder, muhakeme yeteneğini, özgüvenini, neşesini kaybeder. İşte korkunun ne denli güçlü olduğunu bilen Zweig, kitabının merkezine bu duyguyu oturtmuş, ortaya kısa ama etkili bir eser çıkarmıştır. Kocasını aldatan Irene, sevgilisinin metresinin uyguladığı şantajlar karşısında utanmayla karışık korkuya kapılır. Bu korku onu ele geçirir ve şantajcısına boyun eğer. Her isteğini yerine getirmesine rağmen şantajcı her seferinde daha fazlasını ister. Çünkü bir kere boyun eğmiştir artık. Korktuğunu göstermiş, onu cesaretlendirmiştir. Böylece günden güne hem maddi hem de manevi kayıplar yaşamaya başlamıştır. Sokağa çıkamaz, kocasının her hareketinde ve konuşmasında ima arar olmuştur, kendini neşeli göstermeye çalıştıkça hareketleri sunileşmiştir, değişmiş ve bu değişimi herkes tarafından farkedildiği için üzerinde baskı hissetmeye başlamıştır. Üstelik kocasının kendine karşı şefkatli davranışları ona kendini daha kötü hissettirmiştir çünkü bu onun çektiği azapları azaltmak yerine artırmıştır. İtiraf etmek, af dilemek istemiş ancak bu gücü kendinde bulamamıştır. Korkuyla yaşamayı da beceremeyince son çare olarak ölüme başvurmuştur ve devamında ne olduğunu söyleyerek spoiler vermeyeceğim merak etmeyin. Irene'nin kocası Fritz... Bu karaktere
1000Kitap
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Zihnin Mahkemesi
Puan vermedi·70 syf.··
2025 11. kitabı
Zweig’in Korku’sunu okurken en çok zihnin kendi kendine kurduğu tuzaklara takıldım. İnsan, işlediği bir hatayı dışarıdan kimse bilmediği hâlde kendi içinde bin kere cezalandırıyor. Suçluluk, vicdan ve korku öyle bir üçgen kuruyor ki, karakterin yaşadığı baskıyı okurken, ben bile daraldım. Belki de asıl mahkeme dışarıda değil, insanın kendi içinde kuruluyor. Kitap bana, bazen en ağır yargıcın kendi zihnimiz olduğunu hatırlattı.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.