Köy Enstitüleri Dosyası (Türk Rönesansı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.407
Gösterim
Adı:
Köy Enstitüleri Dosyası
Alt başlık:
Türk Rönesansı
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053114338
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Köy Enstitülerinin Kuruluşu
Köy Enstitüleri Bünyesinde “Yaşayarak ve Üreterek” Eğitim
Köy Enstitülerinde Tiyatro
Köy Enstitülerinde Müzik
Köy Enstitülerinde Tarih Öğretimi
Köy Enstitülerinde Kızların Eğitimi
Köy Enstitülerinin Kapatılması
Köy Enstitülerinin Türkiye’nin Kalkınmasındaki Etkisi
Hümanist Bir Aydınlanmacı: Hasan Âli Yücel
Bir Aydınlanma Neferi: İsmail Hakkı Tonguç
Köy Enstitülerimizden Mezun Dört Büyük Yazar
Köy Enstitüsü Mezunlarının Anıları
Köy Enstitülerinin Yurtiçinde Yankıları
Köy Enstitülerinin Yurtdışında Yankıları
Köy Enstitülerinden Fotoğraflar
264 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Nutuk'tan sonra Türk Tarihi adına beni en çok etkileyen kitap oldu . İmkansız gibi görünen bir proje. Dünyada emsali yok. Yüzlerce yıldır derebeylik rezilliğinin altında ezilmiş Anadolu insanı. Hiçbir modernizmin olmadığı , yollarının olmadığı , hatta yiyecek ekmeğin bile olmadığı köylerimiz ve köylülerimiz. ''Milletin efendisi'' olması gereken köylülerimiz.Bu ideal ile kurulan ''Köy Enstitüleri'' .
Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından hayata geçirilen , devrimci bir öğretmen , bir deha İsmail Hakkı Tonguç ( Tonguç Baba ) tarafından tüm detayları şekillendirilen ve yönetilen proje.
Bir okul düşünün ki içerisinde her türlü pozitif bilimin uygulamalı olarak gösterildiği ;
Bir okul düşünün ki içerisine tarım ve hayvancılığın öğrenciler tarafından yapılıp , üretim yapılıp kendi ihtiyaçlarını ve hatta çevre köy ihtiyaçlarını karşıladığı ;
Bir okul düşünün ki keman , mandolin ya da piyano çalmaksınız mezun olunulmadığı ,
Bir okul düşünün ki Anadolu'da Antik Yunan'dan sonra yapılmış ilk Amfitiyatronun öğrenciler tarafından yapıldığı ,
Bir okul düşünün ki Shakespeare oyun ve piyeslerinin oynandığı ,
Bir okul düşünün ki tüm yerli ve yabancı klasiklerin okutulduğu, kitap okumak için uyumak istemeyen öğrencilerin olduğu ,
Bir okul düşünün ki mezun olacak öğrencilerin en büyük gayesinin tüm öğrendiklerini köylerine dönüp oradaki öğrencilere ve tüm köye aktarmak için yanıp tutuştuğu.
Bütün bunların 2. Dünya Savaşı'nın yaşandığı sırada binbir zorlukla hayata geçirildiğini unutmayalım.
Okurken hem çok gururlandım , hem de yer yer içim kan ağladı. Böyle bir proje sadece 14 yıl ayakta kalabildi. İktidar hırsı uğruna Türkiye'nin geleceğine kilit vuruldu.Çok değil 20 sene daha dayanabilse idi ''Köy Enstitüleri'' , tüketen değil üreten toplum olmuştuk . Unesco tarafından örnek gösterilmiş Enstitüler yaşasa idi, şu anda dünyanın en güçlü ülkelerinden birisiydik.
Vatanhaini kimdir öğrenmek istiyorsanız , bu kitabın içinde adları ile mevcut. Türkiye Cumhuriyeti'nin altına dinamit koyanlar ''Köy Enstitüleri'' ni kapatan ve kapanmasına destek verenlerdir.
Bu kitabı mutlaka okuyun .
264 syf.
''Köy Enstitüleri ayçiçeği gibiydi. Güneşe bakardı. Kardelen çiçeğini andırırdı. Karanlığı delerdi.'' (Mevlüt Kaplan)

Osmanlı'da askeri ve teknik okullardaki eğitimi hariç tutarak bir araştırma yaptığımızda sivil okullardaki eğitimin kötünün de altında olduğunu ve taşradaki halkın eğitimsiz bırakıldığını söyleyebiliriz. Bundan dolayı da Osmanlı'nın son yüz yılına baktığımızda tüm devrimlerin yine bu askeri ve teknik okullardan çıkanlar tarafından gerçekleştirildiğini, Cumhuriyet'in de bu aydın zümrenin üzerinden inşa edildiğini görürüz. ( Sayfa 13 )

Cumhuriyet aydınlanmayı köylerden başlatmak istemiştir. Fikir babası Atatürk olan Köy Enstitüleri çalışmaları İnönü döneminde netice vermiştir. Enstitüler 1940 yılında yasalaşmış; yaşayarak, üreterek öğrenme prensibinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır. Kültür dersleri, zirai ve teknik dersler adı altında eğitimler yapılmıştır. Sistemin en büyük kurucuları dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'tur. Köylü halkın bilinci artırılarak sömürülmeleri engellenmek istenmiştir. Doğal olarak da geleneksel feodal sistem bu aydınlanma hareketinden hep rahatsız olmuştur. Chp'nin içindeki sağ kanadın güçlenmeye başlaması ve 1950 seçimlerinde iktidarın Demokrat Parti'nin eline geçmesi ile karanlık yola girilir.

Sonrasında Unesco tarafından gelişmekte olan ülkelere örnek gösterilen Köy Enstitüleri 1954 yılında kapatılır. Dünya Klasiklerinin okutulması, karma eğitim yapılması gibi nedenlerle çeşitli iftiralara uğrayan enstitüler fakir anadolu çocuklarının , buna paralel olarak da tüm toplumun yararına olmasına rağmen nihai sona ulaşılır. Yani Ruhi Su' ların ders verdiği, içinden Fakir Baykurt' ların çıktığı aydınlanma ocakları yok olur.

Kitapta tüm bu olayların başından sonuna detaylı anlatımları, son bölümde ise enstitülülerin anıları ve fotoğrafları mevcut. Dili de son derece sade...

Güftesi Behçet Kemal Çağlar'a, bestesi Adnan Saygun'a ait Köy Enstitüleri Marşı'nı da bu kısma ekleyerek kitabı okumanızı öneriyorum...

https://www.youtube.com/watch?v=89MG-sgrbf4
Köy Enstitüleri Dosyası" kitabını okuyorum. Daha yeni başladım. Kitap hakkında, (bilgisine ve zekâsına hayran olduğum gazeteci) bir arkadaşımla sohbet ederkerken, yazarın burada Türk Rönesansı diyerek yanlış bir terim kullandığını konuştuk. Türk Rönesansı demek yerine "Türk aklı, Türk mucizesi ya da Türkün en özgün eğitim programı" dese daha uygun olurdu sanki. Çünkü Rönesans kategorik ve sınıfsal olarak doğru bir tanım değil. Rönesans fakir adamı alıp dönüştürmüyor ki. Burjuvazinin beslediği himayesine aldığı sanatçılar ile gelişen bir yapıdır Rönesans. "Köy enstitüleri, Türk Rönesansı değil! Türkün en özgün eğitim programı" olmalıydı sevgili yazar bey ;)
264 syf.
·10/10
kapatılmalarında söylenenler yapılanlarla, mezunlarına çektirilenlerle sağ iktidarların en büyük ayıpları olarak anıtlaşan uygarlık yuvaları. ha bu gün bu düzeyde geçersiz bir kurumdur, ama o zamanın köylüsününün ne halde olduğunu bilmek isteyen yaşar Kemal'in romanlarını okusun. özellikle bu diyar baştan başa adlı gezi yazılarını. öyle insanın umudu enstitüdür. ama enstitülüyü görmüş insan artık şıhın önünde diz çöküp el etek öpmez, ağanın önünde el bağlayıp boynu bükük dikilmez. bu yüzden Mustafa Kemal'in bizi şerlerine karşı uyardığı şeyhler, dervişler, müritler, sonra paragöz ağalar, toprak sahipleri, işlerine gelmeyen, köleleri olmuş köylüyü ellerinden alacak, özgür kılacak bu sistemden çok korktular. aşiret düzeninden, cemaat düzeninden oy uman dp'deki yardakçılarının oluşturduğu baskı ile ve evet, maalesef inönü yönetiminin dirayetsizliği ile, karalama kampanyalarıyla bu güzelliği sildiler. arkasından bize, atatürk için söylediğimiz bir lafı bu okulların kurucuları için de söylemek kaldı: "sen bu halka fazlaydın ismail hakkı Tonguç, sen bu millete fazlaydın hasan ali yücel!"
264 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Köylü milletin efendisi olacakken çeşitli yollarla engellenmeye çalışılmış. Okumaktan keyif aldığım ve aynı zamanda yaşananlardan dolayı da beni üzen, bir kitap. Herkese tavsiye ediyorum. Özellikle öğretmen arkadaşlarım okusun :)
264 syf.
·Beğendi·9/10
Ben kapattırdım köy enstitülerini. Ben toprak ağasıyım. 200' e yakın köyüm var. Bu köylerdeki halk bana tapar. Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı. Ama köy enstitüleri açıldıktan sonra 5 köyüme köy enstitüsü mezunu geldi ve bu köylerden artık kimse bana gelip danışmamaya başladı. Ben düşündüm, 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu gelirse benim ağalığım ne olur, sıfıra düşer! Böyleyse benim harekete geçmem gerekir dedim ve doğudaki bütün ağalara telefon ettim, onları topladım. Bir de batıdan buldum, Eskişehir' den Emin Sazak. Sonra Menderes' le pazarlığa gittik. (Yıl 1950 seçimlerin zaman) Dedik ki köy enstitülerini kapatırsan şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve batıdan Emin Sazak' ın oyları sana. Kapatmazsan oy yok ve Menderes' te 1950' de iktidara gelir gelmez köy enstitülerinin temelini sarsmaya başladı.
(Van milletvekili Kinyas Kartal)

Kitabı bitirince kendi düşüncelerimi belirten bir yorumum olacaktı elbette. Ta ki kitabın sonlarında yer alan, o dönemin Van milletvekili Kinyas Kartal' ın bir gazeteciye verdiği röportajı okuyana kadar. Köy enstitülerinin ne olduğunu, kimlerin neden bu kurumlardan korktuklarını hiçbir cümle, hiçbir yorum Kinyas Kartal' ın üstteki açıklamaları kadar net açıklayamazdı.
Gazeteci sorar. " Köy enstitüleri komünist yetiştirdiği için mi kapatıldı?
Kinyas Kartal: "Hayır. Beni babam Moskova Üniversitesinde okuttu. Komünizmin ne olduğunu ben gayet iyi biliyorum. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu. "

Daha önce de hep dediğim gibi aydınlanmaktan korkuyorlar. Bilgiden, bilinçli nesillerden korkuyorlar. Köy enstitüleri devam etseydi bugün ne derebeylik sistemi kalacaktı doğu bölgelerinde, ne terör olacaktı ne de köylü cahil ve yoksul kalacaktı. Bunların hiçbiri kader olmayacaktı.

Ve iki büyük eğitim neferi İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel. Atatürk' ten sonra bu ülkenin gördüğü en büyük devrimcilersiniz. Gönlümdeki yeriniz çok büyük. Sizlere minnettarım...
264 syf.
Şu sözü hep desteklemisimdir.
"Siyasetin Okulda,Kışlada, camide yeri yok" .Bu kitabı bitirince de bu sözün yanlış olmadığını bir kez daha ispatlamış oldum beynimde..
Köy enstitüleri Türkiye Cumhuriyet'inin kalkınmasında ve kalkinabilmesinde en büyük etkendi.Lakin biz kalkınmayı kaldiramadik.Bugun yurtdisinda ki ulkelerin ornek aldigi bir sistemi biz kendi ulkemizden kaldirmak icin turlu turlu bahaneler,ahlaksizca iftiralara basvurduk.
Oysa üreten bir eğitim sisteminden kendimizi yoksun bıraktık.
Keşke Ismet Inönü politika yerine eğitimi seçmiş olsaydı da enstitüler kapanmasaymis.
Bu konuda Ismet Inönü ye kırmamak elde değil.
Eğitim vazgeçilmezdir.
Bir ülke için ,insanlık için çağdaş ve özel eğitim vazgeçilmez olmalıdır..
Köy enstitülerinin en büyük fikir babaları ve destekçisi olan Hasan Ali Yücel ve Ismail Hakkı Tonguc u rahmetle aniyorum.
Ahmet Özgür Toren'e aratirip böyle bir konuyu kitap haline getirdiği için minnettarım.Kalemine sağlık güzel insan.
Eğitimin zirvede olduğu bir ülke olmak dileğiyle
264 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Maalesef ki yakın tarihimizin eğitimdeki en acı kıyımı..Yıl olmuş 2018 memleketimiz cahil, eğitimsiz, üretimsiz, vasıfsız, yozlaşmış bir durumdaysa, en büyük sebeplerinden biridir enstitülerin kapatılması... Bu kitap okunmalı hatta çocuklarımıza da miras bırakılmalı! Çünkü içinde Türkiye'nin geçmiş ve geleceğinin nasıl karartıldığı anlatılıyor.
264 syf.
·Beğendi·10/10
"Köy Enstitüleri ayçiçeği gibiydi. Güneşe bakardı. Kardelen çiçeğini andırırdı. Karanlığı delerdi."
M. Kaplan

Geleceğimizin ışığının siyasi çıkarlar uğruna nasıl söndürüldüğünü ve kendini düşünmeden ülkesine faydalı olmak uğruna, Mustafa Kemal Atatürk'ün değerlerini Eğitim de idame ettirmeye çalışan değerli öğretmenlerimizin emeklerinin hebası, ziyanı ve iftiralara maruz kalışları kaynaklarla anlatılmıştır.
Köy Enstitüleri öğrencilerinden Osman Sakallı'nın da söylediği gibi "Bu konularda bize yapılan haksızlıkları ben affetsem Allah affetmez." diye!!!
264 syf.
·Beğendi·10/10
Adı gibi hakikatten "Türk rönesansı" okuduklarımın arasında en çok etkilendiğim ilk 5 kitaba koyabilirim yerini. Zor dönemde imkansızlıklar içinde eğitimde yapılanlar insanın aklı almıyor keşke diyorum keşke devam etseydi günümüze kadar emin olun eğitim düzeyimiz çok farklı olurdu.
Sabahattin Ali ler
Fakir Bayburt lar
Aşık Veysel ler
İsmail Tonguç lar
Hasan Ali Yücel ler
Bu isimlerin kimi mezun kimi orada öğretmenlik yapmış kimi kurucu olmuş. Hafızamda en çok yer eden bir bölümü yazacağım aşağıya ve okumadıysanız kesinlikle okuyun kaybınız olmaz ama kazancınız pahabiçilemez.

Sene 1891 İzmir Buca'nın Kızılçullu bölgesinde bir okul kuruluyor. Amerikan koleji. Misyonerlik faaliyetleri ile bilinen ilerleyen yıllarda da bir mezun verilecek. Kim midir?
Adnan Menderes.
Fakat cumhuriyet ilan ediliyor. Atatürk bu... Durmuyor. Kolej binası satın alınıyor, kapatılıyor. Ve sanki emperyalizme nispet yaparmışçasına bu bina köy enstitüsü oluyor. İşte karşınızda Kızılçullu köy enstitüsü... Atatürk devrimlerinin etkisini ege bölgesine bir ışık gibi yayıyor. Ta ki Menderes gelene kadar...
Daha sonra köy enstitülerini kapatacak olan Menderes, zaman kaybetmeden vefalı bir mezun olduğunu kanıtlıyor. Binayı NATO' ya yani Amerikalılara geri veriyor. Bu da yetmiyor... Kızılçullu isminin komünizmi çağrıştırdığı gerekçesiyle ve Amerikalı abileri rahatsız olmasın diye bölgenin adını Şirinyer olarak değiştiriyor.
O gün bugündür Şirinyer deki NATO karargahının önünden ne zaman geçsem Amerikan koleji mezunu Menderes in sadakatini hatırlarım.
264 syf.
·8/10
Bir Köy Enstitü, Öğretmen Okulu mezunu olarak yazıyor olmak gurur verici.

Ahmet Özgür Türen adını duydunuz belki de. Tarih Tarih adında bir sayfa ve dergisi de var. Editörlüğünü yürüttüğü.

Bu son eseri. Köy Enstitüleri’ni 12-13 başlık halinde inceleme yoluna gitmiş. Her başlıkta başka bir ismin imzası mevcut.

Açıklayıcı, soruları giderici. En güzel yanı ise Köy Enstitüleri hakkında yazılan birçok kaynakçaya ulaşacak olmanız.

Okuyunuz efendim
264 syf.
·5 günde·Puan vermedi
" Köy Enistitü kurucuları bir yenik ordunun yiğit komitanmalarıdır komutanlarıdır, öğrenciler ise yenik ordunun adsız askerleridir. Köy Enistütülerinin kurulduğu yerlere bugün birer " Meçhul Öğretmen Anıtı " diksek ve her 17 Nisan'da bu anıtın önünde saygı duruşunda bulunsak acaba devlet ve toplum olarak ,bu öğretmenlere çektirdiğimiz acıları, bir gün için bile olsa unutabilir miyiz?"
Uğur Mumcu

Bir gazeteci ile röportajda toprak ağası Kinyas Kartal şunları söyler:
Gazeteci: "Köy enstitüleri kominist yetistirdigi için mi kapatıldı?"
Kinyas Kartal : Hayır. Beni babam Moskova Üniversitesinde okuttu. Komünizmin ne olduğunu ben gayet iyi biliyorum. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu.
Gazeteci:"Peki, karma eğitimden dolayı mı kapatıldı?"
Kinyas Kartal:Hayır. Bu da değil bütün dünyada okullar karma eğitim kız – erkek birlikte okuyor.
Gazeteci:" Peki ya neden?"
Kinyas Kartal: "Ben kapattırdım köy enstitülerini. Ben toprak ağasıyım. 200’e yakın köyüm var.
Bu köylerdeki halk bana tapar. Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı. Ama Köy Enstitüleri açıldıktan sonra 5 köyüme köy Enstitüsü mezunu geldi ve bu köylerden artık kimse bana gelip danışmamaya başladı. Ben düşündüm 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu gelirse benim ağalığım ne olur, sıfıra düşer !
Böyleyse benim harekete geçmem gerekir dedim ve Doğudaki bütün ağalara telefon ettim onları topladım. Bir de Batı’dan buldum Eskişehirden’den Emin Sazak. Sonra Menderes’le pazarlığa gittik. (Yıl 1950 seçimlerin olacağı zaman)
Dedik ki “Köy Enstitülerini kapatırsan şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve batıdan Emin Sazak’ın oyları sana. Kapatmazsan oy yok!” ve Menderes de 1950’de iktidara gelir gelmez köy enstitülerinin temelini sarsmaya başladı.
*****
Demokrat Parti iktidara geldikten sonra 27 OCAK 1954’te çıkarılan kanunla KÖY ENSTİTÜLERİ KAPATILARAK günümüze ve geleceğe ışık saçacak güneşimiz resmen batırıldı.

İçiniz acıyarak zaman zaman öfke dolarak okunan bu kitapta Namık Kemal'in "Vatan çalışkan insanların omuzları üstünde yükselecektir. " sözünü yaşama prensibi haline getirmiş Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve daha pek çok ömrünü vatan yolunda, devlet yolunda, eğitim ışığı yayma gayesiyle feda etmiş kahramanları yakından tanıma fırsatına erişeceksiniz.
"Bir öğrenci köy enstitülerine başladığında , ona iki cümle öğretilirdi : "Aldığını, işin bitince yerine koy" ve "Girdiğin yeri bulduğun gibi bırak." Öğrenciler eğitimlerinin sonuna kadar bu iki cümleyi rehber edinirdi. "
Sene 1891.
İzmir Buca'nın Kızılçullu bölgesinde
bir okul kuruluyor.
Amerikan Koleji.
Misyonerlik faaliyetleri ile bilinen bu
okul ilerleyen yıllarda bir mezun verecek.
Kim midir?
Adnan Menderes!

Fakat Cumhuriyet ilan ediliyor.
Atatürk bu…
Durmuyor.
Kolej binası satın alınıyor, kapatılıyor.
Ve sanki emperyalizme nispet yaparmışçasına bu bina Köy Enstitüsü oluyor.
İşte karşınızda Kızılçullu Köy Enstitüsü…
Atatürk devrimlerinin etkisini
Ege bölgesine bir ışık gibi yayıyor.
Ta ki Menderes gelene kadar…

Daha sonra Köy Enstitülerini kapatacak olan Menderes, zaman kaybetmeden vefalı(!) bir mezun olduğunu kanıtlıyor.
Binayı NATO'ya yani Amerikalılara
geri veriyor.
Öğrenciler dört bir tarafa dağıtılıyor.
Bu da yetmiyor…
Kızılçullu isminin komünizmi çağrıştırdığı gerekçesiyle ve Amerikalı abileri
rahatsız olmasın diye bölgenin adını Şirinyer olarak değiştiriyor.

O gün bugündür Şirinyer'deki NATO Karargahının önünden ne zaman geçsem Amerikan Koleji mezunu Menderes'in sadakatini hatırlarım.
Köy Enstitüsünde öğretmenlik yapmış Seyfi KORYÜREK, Köy Enstitüsü öğrencilerine Türkçe dersi bitirme sınav sorusu olarak şu soruyu sorar:
'' Beş yıl önce ancak ilkokulu bitirmiş bir köy çocuğu olarak geldiğin bu müesseseden bugün cemiyetin ileri saflarında tarihi rol almış bir eleman olarak ayrılıyorsun. Bu yetişme zamanı içinde kendinde ne gibi değişiklikler görüyorsun ve tarihi rolün tam yapabilmek için ne gibi vasıflara lüzum hissediyorsun? Bunlardan sende olanlar hangileridir? ''

Gelen bir cevapta şu yazılıdır:

'' İşte okuyup kendimi kurtarmak için buraya geldim . Muhteşem binaların içinde yaşıyorum. Fakat gene dağarcık donluların (köylülerin) ekmeğiyle beslenmekteyim. Kendimi kurtaracağım deyince şimdi nasıl utanmayayım? Milyonlarla kendi göbeğim arasındaki bağı nasıl keseyim? Onları nasıl unutuvereyim? Bu memleketin efendisinin sürünmesine nasıl razı olayım? ''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Köy Enstitüleri Dosyası
Alt başlık:
Türk Rönesansı
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053114338
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Köy Enstitülerinin Kuruluşu
Köy Enstitüleri Bünyesinde “Yaşayarak ve Üreterek” Eğitim
Köy Enstitülerinde Tiyatro
Köy Enstitülerinde Müzik
Köy Enstitülerinde Tarih Öğretimi
Köy Enstitülerinde Kızların Eğitimi
Köy Enstitülerinin Kapatılması
Köy Enstitülerinin Türkiye’nin Kalkınmasındaki Etkisi
Hümanist Bir Aydınlanmacı: Hasan Âli Yücel
Bir Aydınlanma Neferi: İsmail Hakkı Tonguç
Köy Enstitülerimizden Mezun Dört Büyük Yazar
Köy Enstitüsü Mezunlarının Anıları
Köy Enstitülerinin Yurtiçinde Yankıları
Köy Enstitülerinin Yurtdışında Yankıları
Köy Enstitülerinden Fotoğraflar

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • İbrahim Can
  • Haticezz
  • Esra ülçetin
  • Erkut Demircioglu
  • Kronik Kitapkolik
  • isa bekki
  • Mahmut
  • Utku
  • göksu
  • Serdar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.8 (22)
9
%31.9 (15)
8
%19.1 (9)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%2.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0