Kurbağa Yağı SatıcısıAkira Kurosawa

·
Okunma
·
Beğeni
·
552
Gösterim
Adı:
Kurbağa Yağı Satıcısı
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9944916315
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Something Like An Autobiography
Çeviri:
Deniz Egemen
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Akira Kurosawa, "Raşomon", "Yedi Samuray", "Ran", "Kagemuşa" ve "Düşler" adlı filmleriyle 20. yüzyılın dev sinemacıları arasında eşsiz bir yere sahip olan ve kamerasını her zaman "insanlığın büyük serüveni"ne çeviren nadir yönetmenlerden. Kendisinin "otobiyografi gibi bir şey" diye nitelediği bu kitabındaysa, hayatının başlıca dönüm noktalarını, onu sinemanın büyülü evrenine sokan ağabeyiyle ilişkisini, ilk ustası bildiği Yamomoto"dan öğrendiklerini, kurbağanın ayna kaplı bir kutuya konduğunda kendi görüntüsünü değişik açılardan seyrederken hayretler içinde salgıladığı sıvının 3,721 gün bir söğüt dalıyla karıştırılarak kaynatılmasıyla elde edilen "harika iksir" kıvamında diye tanımladığı sinemasını bir masal tadında anlatıyor...

İkinci Dünya Savaşı'nı kaybedeceğini anlayan bir ulusun, toplu harakiriyle "Yüz Milyonun Onurlu Ölümü"ne hazırlandığı bir ülkede büyüyüp, "Ağustos'ta Rapsodi" gibi hümanizm başyapıtları çıkartan bir yönetmenin hikâyesi...
Kurosawa'nın hiçbir filmini izlemeden bu otobiyografiyi okudum. Kitabı okurken filmlerinin çekim setlerinde bulunmuşum gibi hissettim. Yazarın hatırladığı ilk anısından, onu uluslararası sinema camiasıyla tanıştıran, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan kazandıran Raşomon filmine kadar geçen anılarını okumak oldukça eğlenceliydi. Dili samimiydi. Kitaba ismini veren kurbağa yağının hikâyesi de ilginç. Kurosawa bu hikâyeyle otobiyografisini yazma fikri arasındaki bağlantıyı çok iyi kurmuş. Sinemayla daha yakından ilgilenenlerin okuması gereken bir kitap.
Neden birçok insana hayatı boyunca bir aptal damgası vurulur ve bu damganın silik gölgesinden başka bir hayat şansı sunulmaz.Hayat hiç kimseye aynı adalette ve şartlarda değil çoğu insan geriden koşmaya başlıyor istemese de azim etmek çabalamak zorunda kalıyor.İtilip kakılıyor köşeden köşeye savruluyor.Kendisinin elde edebileceği bir başarıya ulaşması engelleniyor ve bu yolda sadece bir merdiven görevi görüyor... Başkalarının elleri ceplerinde tırmanıp zevk ve sefaya ulaşacaklar bir merdiven...

Kimseye aynı şartları sunmuyor hayat ve kimseye aynı merhametle yaklaşmıyor kimi lanet ediyor yaşamına kimisi de ölmemek için direniyor ve yollar arıyor...

Geriden başlıyor evet birçok kişi ve lehine çevirmeyi başarıyor nadiren olsa da işte KUROSOWA'nın ki de böyle bir hikaye hayata bir sıfır geride başlangıç ve zor bir çocukluk hararetli bir gençlik ve son olarak ihtişamlı bir zafer ve başarı.
Herkesin okuması gereken bir otobiyografi...
Bir çocuğun elinden şekerlemesini alırsanız, o geriye kalanları da fırlatır. insanların derinlikleriyle oynamayın.
An­cak yedi yaşımdayken, toplumdan dışlanmış bir şekilde kendi kabu­ğum içinde yapayalnızlığın acısını o kadar çok çektim ki, farkında ol­madan o çocuğun ağzından bunları yazdım...
Egoizm, insanoğlunun doğuştan gelen ve kefareti en güç ödenen günahıdır.
Akira Kurosawa
Sayfa 192 - Agora Kitaplığı - 2. Basım, Temmuz 2006, Çeviri: Deniz Egemen (e-pub)
Bir gün bir köylüyü ziyarete gittiğimde, deniz kabuklarıyla pişirilmiş, fasulye soslu sebze çorbası ve balık ikram etti. Yemekle saki içerken, o kendine özgü lehçesiyle, "Bunun gibi bir harap kulübede yaşamak ve böyle bir bulaşık suyu içmek, bize nasıl olup da ilginç geliyor diye merak etmiş olabilirsin. Ben sana söyleyeyim. Hayatta olabilmek ve yaşamak çok ilginç, onun için." dedi.
Akira Kurosawa
Sayfa 63 - Agorakitaplığı
Gerçek, gerçektir: Bir saat sadece bir saattir.
Akira Kurosawa
Sayfa 135 - Agora Kitaplığı - 2. Basım, Temmuz 2006, Çeviri: Deniz Egemen (e-pub)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurbağa Yağı Satıcısı
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9944916315
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Something Like An Autobiography
Çeviri:
Deniz Egemen
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Akira Kurosawa, "Raşomon", "Yedi Samuray", "Ran", "Kagemuşa" ve "Düşler" adlı filmleriyle 20. yüzyılın dev sinemacıları arasında eşsiz bir yere sahip olan ve kamerasını her zaman "insanlığın büyük serüveni"ne çeviren nadir yönetmenlerden. Kendisinin "otobiyografi gibi bir şey" diye nitelediği bu kitabındaysa, hayatının başlıca dönüm noktalarını, onu sinemanın büyülü evrenine sokan ağabeyiyle ilişkisini, ilk ustası bildiği Yamomoto"dan öğrendiklerini, kurbağanın ayna kaplı bir kutuya konduğunda kendi görüntüsünü değişik açılardan seyrederken hayretler içinde salgıladığı sıvının 3,721 gün bir söğüt dalıyla karıştırılarak kaynatılmasıyla elde edilen "harika iksir" kıvamında diye tanımladığı sinemasını bir masal tadında anlatıyor...

İkinci Dünya Savaşı'nı kaybedeceğini anlayan bir ulusun, toplu harakiriyle "Yüz Milyonun Onurlu Ölümü"ne hazırlandığı bir ülkede büyüyüp, "Ağustos'ta Rapsodi" gibi hümanizm başyapıtları çıkartan bir yönetmenin hikâyesi...

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Nedim Karakuş
  • Umut
  • Fatih AYSÖNDÜ
  • Nedim Kaya
  • Mehmet A.
  • Ayse Aksy
  • Gutenberg Galaksisi
  • Tuba Korkmaz
  • Mert Uzun
  • Deniz okan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%44.4 (4)
8
%44.4 (4)
7
%11.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0