Kurbağa Yağı Satıcısı

8,4/10  (8 Oy) · 
14 okunma  · 
9 beğeni  · 
500 gösterim
Akira Kurosawa, "Raşomon", "Yedi Samuray", "Ran", "Kagemuşa" ve "Düşler" adlı filmleriyle 20. yüzyılın dev sinemacıları arasında eşsiz bir yere sahip olan ve kamerasını her zaman "insanlığın büyük serüveni"ne çeviren nadir yönetmenlerden. Kendisinin "otobiyografi gibi bir şey" diye nitelediği bu kitabındaysa, hayatının başlıca dönüm noktalarını, onu sinemanın büyülü evrenine sokan ağabeyiyle ilişkisini, ilk ustası bildiği Yamomoto"dan öğrendiklerini, kurbağanın ayna kaplı bir kutuya konduğunda kendi görüntüsünü değişik açılardan seyrederken hayretler içinde salgıladığı sıvının 3,721 gün bir söğüt dalıyla karıştırılarak kaynatılmasıyla elde edilen "harika iksir" kıvamında diye tanımladığı sinemasını bir masal tadında anlatıyor...

İkinci Dünya Savaşı'nı kaybedeceğini anlayan bir ulusun, toplu harakiriyle "Yüz Milyonun Onurlu Ölümü"ne hazırlandığı bir ülkede büyüyüp, "Ağustos'ta Rapsodi" gibi hümanizm başyapıtları çıkartan bir yönetmenin hikâyesi...
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2006
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9944916315
  • Orijinal Adı:
    Something Like An Autobiography
  • Çeviri:
    Deniz Egemen
  • Yayınevi:
    Agora Kitaplığı
  • Kitabın Türü:
Ferdi Bişkin 
 21 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kurosawa'nın hiçbir filmini izlemeden bu otobiyografiyi okudum. Kitabı okurken filmlerinin çekim setlerinde bulunmuşum gibi hissettim. Yazarın hatırladığı ilk anısından, onu uluslararası sinema camiasıyla tanıştıran, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan kazandıran Raşomon filmine kadar geçen anılarını okumak oldukça eğlenceliydi. Dili samimiydi. Kitaba ismini veren kurbağa yağının hikâyesi de ilginç. Kurosawa bu hikâyeyle otobiyografisini yazma fikri arasındaki bağlantıyı çok iyi kurmuş. Sinemayla daha yakından ilgilenenlerin okuması gereken bir kitap.