(Spoiler içerir !)
Tiyatro türünde yeni bir okuyucu olarak kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitap akıcılığı, olay örgüsüyle kendisine çekiyor ve merak uyandırıyor. Hayal kurmayı sevenler için tiyatro izliyormuş gibi bir ortamın içine giriyorsunuz. Hatta kitabı okurken kendimi tiyatro sahnesinde gibi heyecanlı ve gergin hissettim. (Spoiler) Özellikle delirme sahnelerinin büyüsü çok iyiydi. Duygu aktarımını birebir hissettim bu sahnede. Edebi açıdan baktığımda da zevk aldım. Eğer yeni başlayan biriyseniz, uzun ve zor cümleler okurken zorlanıp edebiyatta boğulmamak istiyorsanız, bu kitap tam size göre. Karışık olmayan cümlelerle bu kadar iyi edebiyat, uzun ve anlamakta zorlandığımız kitapları yavaş yavaş alışmak ve anlamak için faydalı hale getiriyor. Kısacası bu tiyatro kitabı benim için olay örgüsü olsun, akıcılık olsun, edebi açıdan olsun doyurucu bir kitaptı.
(Spoiler)
Konuya gelicek olurcak, kitap çok kısa ve zevk almanız için çok az bir şey söyleyebilirim. Macbeth'in kral olma yolunda yaşadıkları, vazgeçtikleri ve değişimi. Kitabın asıl olayının bu yolda hissettirdiklerinde olduğunu düşünüyorum.
Hatta bu kitabın hissiyatından sonra bir sonraki okuyacağım tiyatro kitabını William Shakespeare 'dan tercih edeceğim.
Shakespeare okumaya, salt kendi düşüncelerimle okumak adına hiçbir ön okuma yapmadan Macbeth ile başladım. İlk sahneden cadıların girmesi beni şaşırtmıştı, doğaüstü varlıkların olmasını beklemiyordum. Okurken, cadı gibi doğaüstü varlık ekleyerek gerçekten kopukluk yaratmadan bu tragedyayı işlese daha iyi olurdu, düşüncesi vardı. Ama oyunun geneline baktığımızda cadıların önemli bir yeri var. Cadıların Macbeth'e kral olacağını bildirmeleriyle, öncesinde diğer karakterlerin övgüyle bahsettiği bir kişiliği olan Macbeth'in, içindeki hırs ve istekler gün yüzüne çıkar. İradesi ve taht ihtirası arasında psikolojik bir mücadele gerçekleşir. Lady Macbeth'in mücadelesi ise kıvılcımın yangına dönüşmesine neden olur ve kralı öldürür ve daha sonra nicelerini. Kötü başlayan şeyler kötülüklerle güçlendi Macbeth'in deyişiyle ve kan içinde ilerlerken o kadar çok açıldı ki artık dönmesi öbür yana ulaşması kadar zor oldu.
Macbeth oyunun başında, Lady Macbeth tarafında şu şekilde anlatılır: "Ama kişiliğinden korkuyorum: En kestirme yolu tutamayacak kadar insanlık sütüyle beslenmişsin. Yükselmek istiyorsun, içinde tutku yok değil ama onunla birlikte bulunması gereken kötülük eksik. Gönlünün çektiği yüksekliğe günah işlemeden erişmek istiyorsun; sahtekarlık yapmak istemiyorsun ama hakkın olmayan yere de sahip olmak istiyorsun." Oysa kitabın sonunda Macbeth, taht hırsı yüzünden tamamıyla kötülüğün esiri olmuştur ve kendisi için şöyle der: "Kanlı düşüncelerime yoldaş olan kötülük beni artık hiç ürpertmiyor."
Macbeth ve Lady Macbeth istediklerini ele geçirdiklerinde asla tam mutluluğa erişemediler. Çünkü Lady Macbeth'in dediği gibi: "İstediklerimize eriştiğimizde gönül rahatlığıyla bir sevinç duyamıyorsak hiçbir şey kazanılmamış, her şey yitirilmiş demektir."
Belki Macbeth kehaneti
MacbethWilliam Shakespeare · Cumhuriyet Yayınları · 199929,5bin okunma
Shakespeare'in bu meşhur eserinde zaten başarılı bir kumandan iken karşılaştığı üç cadının telkinlerinin etkisinde kalarak içine iktidar hırsı çöken Macbeth'in ve eşi Lady Macbeth'in bu hırsın kurbanı oluşları anlatılıyor. İktidar emellerine varmaları da onlara huzur getirmiyor ve iktidarlarını korumak uğruna yaptıkları kötülükler gün geçtikçe kendilerini tüketiyor. Hırsın, gücü elde etme ve bunu elde tutma çabasının iki insanı ve çevresindekileri nasıl yok ettiğini gösteren trajedi Shakespeare'in en kısa eserlerinden biri. Ama bence Hamlet çok daha etkileyici bir eserdi, Macbeth'i ona kıyasla utanmadan daha sönük buldum :)
MacbethWilliam Shakespeare · Cumhuriyet Yayınları · 199929,5bin okunma
“İnsanın içinden geçenler yüzünden okunabilseydi!
Nerde! Öyle bir sanatımız yok.” (sayfa 15)
1. Kısaca Shakespeare ve Eserlerine Bir Bakış
1606 yılında yazıldığı düşünülen Macbeth, William Shakespeare’in en çok okunan ve oynanan oyunlarının başında geliyor. İskoçya ve İngiltere arasındaki ilişkiler üzerine yazan Shakespeare’in her oyununda olduğu gibi bu oyununda da insan denen garip canlının sayısız duygu durumlarını elinden geldiğince sanatıyla yeniden yorumlamasını okuyoruz. Gözlem yeteneğinin üst düzey olduğu her edebiyatsever tarafından kabul edilen William Shakespeare’in trajik olayları resmetme başarısı aradan geçen 400 yılda okurlar nezdinde halen daha saygı uyandırmayı başarıyor.
Oyunlarında birçok farklı konuyu bir arada işlese de, her zaman birine daha fazla ağırlık verdiğini ve eserini o tema üzerine inşa ettiği bilinir Shakespeare’in. Romeo ve Juliet’te salt aşk kavramı ağır basarken, Othello’da ana tema kıskançlıktır. Hamlet’te daha çok intikam üzerinde duran yazar, Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda insanlar arasındaki çarpık ilişkilere odaklanır.
Kral Lear, II. Richard, Julius Caesar, Titus Andronicus, Atinalı Timon, Antonius ve Kleopatra gibi konusunu İngiltere ve dünya tarihinden alan önemli oyunları da bulunan Shakespeare’in en önemli yapıtlarından biri olarak anılan Macbeth'te ise hırs teması ağır basıyor. Politik bir atmosferde seyreden oyun, hırs duygusunun insanı nerelere sürükleyebileceğini gözler önüne seriyor.
Macbeth'in Shakespeare'in eserleri içinde en kalabalık karakter sayısına sahip oyunlarından biri olduğunu da ek bilgi olarak söylemek gerek. Fakat buna rağmen ana olayların Macbeth ve eşi ekseninde ilerlediğini görmekteyiz. 5 perdeden oluşan oyunun son perdesinin ilk 4 perdeye oranla daha hızlı gelişip sonuca bağlandığını da bir eleştiri olarak eklemek mümkün. Bir acelecilik seziliyor ve sahneler art arda
Harika bir ev , büyük başarılar , herkes tarafından takdir edilme , ünlü olma , olabildiğince zengin olmak ve bunların getirdikleriyle beraber rahat bir yaşama kavuşma... Bunlar gibi büyük hayaller belirli dönemlerde veya şimdi bile aklımızı kurcalayıp bizi mutlu edenin bunlar olduğunu düşündüğümüz ama aslında bize kalıcı mutluluğu getirmeyecek olanlardır. Belki de hep daha fazlasını , daha iyisini istemek yerine sahip olduğumuz mutlulukların farkına varmamız gerekir . Mükemmel bir evimiz olsun ama içinde samimi olmadığımız bir insanla yaşayalım , büyük başarılar elde edelim ama o zirvenin yalnızlığında boğulalım , herkes bizi takdir etsin ama arkamızdan türlü oyunlar çevirip dedikodumuzu yapsın , ünlü olalım ama biri görücek diye rahatça markete bile gidemeyelim ... Bu şartlarda hala mutlu olabileceğinizi düşünüyor musunuz ?
Macbeth : Dürüst , güvenilir , iyi kalpli bir insanken yükselme , makam mevki hırsı, onu yüreksiz , acımasız bir insan yapar . Eskiden sakındığı her şey onun için artık sıradan olaylara dönmüştür. Çevresinde olan herkes gibi o da kendinden , yaptıklarından ve düşündüklerinden nefret eden bir insana dönüşür . Öyle bir duruma gelir ki bir çocuğun öldürülmesine bile karşı çıkmaz. O uğruna onca fedakarlık yaptığı krallık bile artık umurunda değildir .
Sarayda orta düzeyde bir mevki diyebileceğimiz bir konumda olan Macbeth 'in yaşadığı olaylar onun kral olma isteğini karşı konulamaz hale getirir . Eşi olan Lady Macbeth ile birlikte kralı öldürme planı yapıp bunu başarır ve böylelikle cinayetler silsilesini başlatmış olur . Kral ve kraliçe olmakla mutlu olacaklarını zanneden çift aslında bu yaptıklarıyla gerçek mutluluklarını yitirmiş , rahat uykularını kaçırmış , hayatlarında huzurdan zerre bırakmamışlardır . Öldürdükleri insanların hayaletleri
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma