William Shakespeare'in ünlü eserlerinden Macbeth'in çizgi roman uyarlamasını büyük bir merakla okudum. Çizgi roman deyince aklımıza genelde DC ve Marvel evreninin süper kahramanları ya da eskilerden Kızıl Maske, Tenten, Zagor gibi isimler gelir. Edebi bir eser nasıl çizgi roman olabilir diye düşünürken korktuğum başıma gelmedi ve hem eğlenerek, hem öğrenerek kısa sürede bitirdim. Macbeth'i okumadım henüz ancak tiyatroda izlemiştim, çok güzel oynamıştı oyuncu arkadaşlar yani hikayesinden haberim var. Şimdi kitaplar filme uyarlanınca genelde kötü çıkıyor ve eksik kalıp ruhu kayboluyor, acaba aynı şey çizgi romanda da olabilir mi diye aklıma geldi. Ntv yayınları gayet güzel iş başarmış hem çeviri güzel hem çizimler ve baskı kaliteli. Okurken tiyatrosu gözümün önüne geldi ve aynı tadı yakaladım diyebilirim. Tabi böyle eserleri orijinal halinden okumak gerekir ama başarılı uyarlamalar da öğrenmeye yardımcı oluyor. Ntv güzel bir iş yapmış ve çizgi romana hem önsöz, hem de sonuna Shakespeare ve Macbeth hakkında güzel yazılar eklemiş. Bu yönüyle de kutlamak lazım yazarı ve eseri iyice kavratma amacı içeriyor. Konudan bahsetmeyi gerekli bulmadım çünkü ünlü bir eser ve biliyorsunuzdur çoğunuz. Zaten çok uzun süren bir eylem değil çizgi roman okumak, alın okuyun ve görün sadece. Çocuklar adına faydalı diye düşünüyorum, normal kitap okumazlar ama çizgi romana hayır demezler bu da edebiyat sevdirmek adına güzel bir araç. Kuşe kağıt çok güzel mis gibi kokuyor.
Shakespeare'i her ne kadar 2 aydır tanımış ve henüz 6 eserini okumuş olsam da; kendisi favori yazarlarımdan ve alıntı makinem. 500 yıl önce yazdığı eserleriyle, günümuzde hâla değerini koruyor ve korumaya devam edeceğini de umuyorum.
Macbeth'i ilk kez sınav döneminde okudum; okurken bir çok yerde kafam karıştı ( her ne kadar zor bir eser olmasada, sınav zamanı işte böyle oluyor ) ve internetten yardım alma gereği duydum. Kitabı öyle böyle bitirdim ve o zor zamanlara rağmen sevdim; ama içimde kötü bir his kaldı; tekrar okusam çok çok iyi olurdu, ama daha yeni bitirdiğim için de pek istekli değildim. Napalım,o zaman çizgi romanı var hazırda, bende onu okurum !
Çizgi romanı bitirmemle birlikte, o kötü his de gitti. Çok mutluyum! Anladım sonunda eseri!
Öncelikle, Joh Haward çizimlemeyi olabilecek en iyi şekilde yaparken, John Mcdonald da eserin edebi değerlerini kaybettirmeden uyarlamayı çok güzel bir şekilde başarmış. Kim ne derse desin ; Çizgi romanı, eserin kendisinden daha çok sevdim.
Romeo ve Juliet yada Hamlet uyarlansa kesinlikle bu kadar sevmezdim. İkiside duygu yüklü ve duyguyu üstad size eserlerinde gayet güzel bir şekilde aktarmış, ama Macbeth'te Cadı, Hekate, Bonque'in Hayaleti gibi karakterler yer aldığından ve hikayede uyarlamaya müsait olduğundan;
İyi ki de uyarlamışlar !
Öncelikle çizimleri çok beğendim. Kitabın kalitesi de iyi ve gayet rahat okunuyor.
Macbeth, soylu ve korkusuz olarak bilinen cesur bir generaldi. Her zaman Kral'ın övgüsünü alan, savaşlarda en önde çarpışan cesur mu cesur biri. Savaştan döndüğü sırada karşısına cadılar çıkıyor ve Macbeth hakkında kehanetlerini dile getiriyorlar.
Bu kehanetlerden bahsetmeyeceğim... Ama Macbeth'in hayatı tamamen değişiyor.
Daha fazla bilgi verirsem, kesinlikle spoiler olacaktır. O yüzden kitabın içeriği hakkında yazmak istemiyorum.
Bir de şunu belirtmek de fayda var. Macbeth' in karısı, karanlık güçlerle haşır neşir olarak yansıtılmış.
Ve yine gördüm ki "Kadın" lar... ah Kadınlar demek istiyorum. Hayatları nasıl değiştiriyorsunuz...
Nasıl akıllarını başlarından alıyorsunuz...
Tabii ki suçlu aramıyoruz ama %99'unuz karışmadan duramıyorsunuz :) Macbeth in hayatı da karısı yüzünden değişiyor. Söylediğim gibi bilgi vermek istemiyorum, zaten kısa kitab okuyun ve neler neler başına geliyor...
Öyle entrikada yok "Game of Thrones" beklemeyin :)))
Artık toparlarsam kadınlar ne kadar etken olsa da en büyük suç yine Macbeth'in. Hırsın, insanı nasıl perişan bir hale getirdiğini bir kez daha gördüm.
Çizgi roman sevenler veyahut farklı bir şeyler okumak isteyenler, kaçırmayın cidden çok keyifliydi...
Çok güzel çizimleri olan, değerli bir eser.
Bu eseri çizgi roman olarak okumak çok eğlenceliydi. Shakespeare'den okuduğum 2. Eser oldu. Umarım Romeo ve Juliet'i de en kısa zamanda okurum. Esenle kalınız.
Böyle bir eseri çizgi-roman şeklinde ilk kez okudum. Çizimler gayet güzeldi, farklı bir hava katmış. Fakat Macbeth'i daha önce okumamıştım, konuşma metinlerini aktarırken o şiirsellik bozulmuş mudur bilemiyorum, bana biraz bozulmuş gibi geldi. Yine de çizgi-roman şeklinde okumak farklı bir deneyim, tavsiye edilir.
Aç gözlü ve batıl inançlara sahip olan Macbeth'in kral olurken neler yaşadığını görüyoruz. İnsan hangi mevkiye gelirse gelsin o kişi hep aynı kalıyor. Shakespeare bile eserlerinde bunu bolca işlemiştir. Kendi sonunu kendi getiren İskoç kralı olan ve daha sonra kral olmamak için özel çaba harcayan Macbeth en sonunda istediğine yaşamından olarak ulaşıyor. Aptallık ve aç gözlülük yüz yıllar boyu insana hata yaptırmıştır. Günümüzde de mevkine bakılmaksızın Macbeth gibi olan sayısını bilmediğimiz kadar insan var.
Daha önce okumadığınız bir eserse, güzel bir başlangıç olabilir. Ya okumuş yada oyununu izlemişseniz, çizgi romanını da okuyup o etkileyici replikleri tekrar etmenizi tavsiye ederim;
“ACI ÜSTÜNE ACI,
KAN ÜSTÜNE KAN;
KAYNA KAZANIM KAYNA,
YAN ATEŞİM YAN.”
Esas oyuna oldukça sadık kalarak çizimleriyle de insanı etkileyen güzel bir çizgi roman. Sadece Macbeth oyunu değil çizgi romanın sonunda verdiği bilgiler bile gayet yerinde ve merak uyandırıcı olmuş. Daha önce kitabını okuduğum sonrasında YouTube/Akilfikirgezegeni kanalında youtu.be/pZWWOAjNr5w?si=...
İncelediğim Macbeth, çizgi formunda da çok iyi geldi. Öneririm
Macbeth’in çizgi roman uyarlamasını okurken kendimi zaman zaman bir okuyucudan çok, sahnede repliğini bekleyen bir oyuncu gibi hissettim. William Shakespeare’in Diyaloglarının o yoğun, şiirsel ve tiyatral yapısı resmen bu çizgi romanı diğer çizgi romanlardan ayıran en büyük özellik olmuş. Bu anlatım tarzı karakterlere daha hızlı bağlanmamı sağladı ama dürüst olayım, yer yer epey yorucuydu. Sanki oyundaki bütün rolleri tek başıma ben canlandırıyormuşum hissi verdi.
Hikâyedeki kraliyet entrikaları o kadar uzun ve karmaşık ilerliyor ki bazı anlarda “Acaba konu saçma sapan bir yere mi gidecek?” diye düşünmeden edemedim. Neyse ki William Shakespeare orada da ustalığını konuşturuyor ve hikâye asla raydan çıkmıyor. Aksine, güç hırsının insanı nasıl adım adım değiştirdiğini, bir tacın ve eşine duyulan kör bir sevginin bir insanın gözünün nasıl kör olabileceğini çok net gösteriyor. Macbeth’in dönüşümünü izlemek rahatsız edici ama bir o kadar da etkileyici.
Bu hikâyeden bana kalan en net şey şu oldu: Hayatına aldığın insanlar çok önemli. Güç, para ya da hırsla gözü dönmüş biri yanında olduğunda, fark etmeden sen de karanlığa çekilebiliyorsun.
Kısacası Macbeth, sadece bir trajedi değil; insan doğasının zayıf noktalarına tutulmuş karanlık bir ayna. Okuması kolay değil ama kesinlikle iz bırakıyor.
İyi okumalar.
Shakespeare'in oyunlarını çok severek okurum. Macbeth'de öyle oldu. Hep aynı konular üzerine tekrara düşmesi kötü olsa da kesinlikle iyi bir yazar Shakespeare. Bir çok dile çevrilen bir çok sahne uyarlaması yapılmış eseri yine bir ihaneti barındırıyor bünyesinde. Keyifli okumalar dilerim
İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu. Çoklukla İngilizce dilinin en büyük yazarı ve dünyanın en iyi dram oyun yazarı olarak anılır. İngiltere'nin ulusal şairi ve "Avon'un Ozanı" olarak da bilinir. Günümüze ulaşan eserleri, bazı ortaklaşa yazılanlarla birlikte 38 oyun, 154 sone, iki uzun öykü şiir ve birkaç diğer kaynağı belirsiz şiirlerden oluşur. Oyunları bütün büyük dillere çevrildi ve diğer bütün oyun yazarlarından daha çok sergilendi.
Shakespeare, Stratford-upon-Avon'da doğdu ve büyüdü. 18 yaşında, Anne Hathaway ile evlendi ve üç çocuğu oldu: Susanna, ikizler Hamnet ve Judith. 1585 ile 1592 arası, Londra'da bir aktör, yazar ve Lord Chamberlain's Men (sonraki adı King's Men) adında bir tiyatro şirketinin sahibi olarak başarılı bir kariyere başladı. Ölmeden 3 yıl önce 1613'te, 49 yaşındayken Stratford'da emekli olarak görüldü. Shakespeare'in kişisel yaşamına dair bazı kayıtlar günümüze ulaşmıştır. Fiziksel görünüşü, cinsel yönelimi, dini inançları, ve başkaları tarafından yazılıp ona atfedilen eserler olup olmadığı hakkında önemli tahminler yürütülmüştür.
Shakespeare, bilinen eserlerinin çoğunu 1589 ile 1613 yıllarında üretti. İlk oyunları çoğunlukla komedi ve tarihîydi, bu türlerle 16. yüzyıl sonunda kültür ve sanatın zirvesine yükseldi. Daha sonra 1608'e kadar trajedilere yöneldi, İngilizce'nin en iyi ürünlerinden bazıları kabul edilen Hamlet, Kral Lear, Othello, ve Macbeth'i bu dönemde yazdı. Son aşamasında, dram olarak da bilinen trajikomedilerini yazdı, ve diğer oyun yazarlarıyla iş birliği yaptı.
Oyunlarının birçoğu hayatı boyunca değişik kalitede ve doğrulukta basında yayımlandı. 1623'te, Shakespeare'in iki arkadaşı ve aktör dostu John Heminges ve Henry Condell, şimdi Shakespeare'in olduğu bilinen iki eser dışındaki tüm dramatik eserlerini içeren bir derleme baskıyı, Birinci Folyo'yu yayımladı. Önsözü Ben Jonson'ın bir şiiriydi, şiirde ileri görüşle Shakespeare için "bir döneme değil, tüm zamanlara ait" şeklinde bahsedilmiştir.
Shakespeare yaşadığı zamanda saygın bir şair ve oyun yazarıydı, ama ünü 19. yüzyıla kadar günümüzdeki yüksekliğine erişmedi. Özellikle romantikler, Shakespeare'in dehasını çok beğenmiş ve Victoria döneminde yaşayanlar Shakespeare'e George Bernard Shaw'ın "bardolatry" (Shakespeare hayranlığı) olarak tabir ettiği bir hürmetle tapmışlardır. 20. yüzyılda, eserleri bilim ve tiyatrodaki yeni akımlar tarafından defalarca benimsendi ve yeniden keşfedildi. Oyunları bugün popülerliğini büyük ölçüde sürdürmektedir ve sürekli olarak incelenmekte, sergilenmekte ve tüm dünyada farklı kültürel ve politik bağlamlarda yeniden yorumlanmaktadır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/William_Sh...