Fotoğraflı Klasikler

Michael Kohlhaas

Heinrich Von Kleist
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Fakat adalet duygusu, onu haydut ve katil yaptı”
Puan vermedi·120 syf.·
2022 41. kitabı
DİPÇE : Hans Kohlhase(1500-1540) yılları arasında yaşamış,  bir Sakson asilzadesinin keyfi bir uygulaması sonucu haksızlığa uğradığından, adaleti kendi sağlamak üzere Saksonya eyaletine karşı mücadeleye girişmiş bir tüccardır... Yazar H.V. Kleist bu gerçek hikayeyi Michael Kohlhaas adıyla 1800'lü  yıllarda  kaleme aldığında adalet kavramı aynı sancıları yaşıyordu ve biz şimdi bu satırları okurken de adaletin bir toplumsal olgu olarak sosyal hayatın her merhalesinde aynı dikenli tellere takıldığını görmekteyiz. Keyfiliğin, paranın, gücün ve vicdansızlığın... Hal böyle olunca 1500'lü yıllarda Hans'ın( Michael Kohlhaas) adalet sağlayıcılar tarafından  teslim edilmeyen hakkını;  yakıcı bir intikam hırsıyla, kendi yöntemleriyle almak istemesi ne derece yadsınabilir, sorununu kendi çağının da ötesinde bir soru olarak sorduğunu görürüz. Eserin odağı bu sorgulamadır. Toplum sözleşmesi bir kere ihlal edildiğinde bireylerde ortaya çıkan vahşi doğanın sorumlusu kimdir? Asilzade'nin hukuk sistemindeki akraba, dost ve arkadaş kayırmalarına takılan Kohlhaas; tüm yasal yollardan çevrilirken,  kabaran öfkesini hangi dini öğreti ile dizginleyebilir? Değil midir ki tüm inançlarda öncelikle adaletin sağlanması  salık verilsin. Michael Kohlaas en başından adaletin sağlanması uğrunda fedakarlıklarla kayıplarla yol alır.Bu onun itkisi, kamçılayıcısı olur. Fakat bir yerde kopuş yaşar. Kentin ve halkının hayatına  yakıcı dokunuşlardan kendini alamaz.Bu ziyan tablosu içinde, halkın Elektör'e (yöneticiye) karşı gelinebilineceğini de gösterir. Sivil itaatsizliğin  boyutlarına dikkat çeker, sonuç tahmin edilse de bu algının varlığı belki bir ışık doğurur. Bu gerçek hikayeye yazarın kendi dokunuşları çok güzeldir. Evet, geçen asırlar adalet kavramının güncelliğini yüceltirken değişen toplum
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20181,068 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2023 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 08:01
Kleist ile Locarno Dilencisi adlı kitabı ile tanışıp çağının çok ötesinde bulmuştum.En son okuduğum kitap(Kırmızı Hap) da Kleist'ten sık bahsedince bunu da okuyayım dedim ve çok sevdim. At taciri Kohlhaas 1532'de Leipzig Panayırı'na giderken bir soylu atlarına el koyar. Kohllhaas önce hukuk yoluyla hakkını aramaya kalkar, bu çabası sonuçsuz kalıp da ağır da bir bedel ödeyince isyan eder ve etrafına topladığı adamlarla yakıp yıkmaya başlar. Haktan ve adaletten yana bir adamı suçluya dönüştüren müthiş bir eleştiri. Zenginden yana düzeni, adalet çarkının kırık dişini, hukukun keyfiliğini gözler önüne seriyor. Kohlhaas'ın müthiş ve kararlı mücadelesine hayran oluyorsunuz. Daha o yıllarda adaletin kimin için uygulandığını ortaya koyuyor. Martin Luther'in bir karakter olarak eserde yer alması ayrı bir sürprizdi. Eser gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış. Ben çok beğenerek okudum ve bazı şeylerin günümüzde de aynı olduğunu görmek çok üzücü. Hem bu kitabı hem Locarno Dilencisi'ni çok çok tavsiye ediyorum. Kleist çok daha fazla okunması gereken bir yazar, çağının çok çok ötesinde.
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20181,068 okunma
3/10
·120 syf.··
2024 9. kitabı
·
91 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2024 23:33
Kitap çok güzel başlayıp, biraz vasat bitti bence.. İnce bir kitap olmasına rağmen, duraklamalar olmadığı için çok zor okudum. İlk 50 sayfayi aynı gün okudum, fakat araya biraz zaman geçince çok zorladı. Ki hikaayenin anlatımında da - zaten karakterlerin isimeri ve unvanlari karışıkken- bir sayfada ismini söylerken diğer sayfada unvanını söylüyor. Anlatımını hiç beğenmedim. Fakat özetle konusu şöyle: bir adam haksızlığa uğruyor ve hakkını almak için mücadele ediyor.
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20181,068 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 01:16
Derste hocamın bu kitaptan bahsetmesiyle bu kitabı okumaya karar verdim. Okuduğum bölümle alakalı olması beni bu kitabı okumaya yöneltti. Kitap Michael Kohlhaas isminde bir at tacirinin başından geçenleri anlatıyor. Bu at taciri dürüst, haksever, ailesiyle sakin bir yaşantısı olan bir adam. Günün birinde atlarını da yanına katıp başka memlekete atlarını satmaya giderken görkemli bir şatonun sahibi tarafından atlarının alıkonulması ve kendisinin isteği dışında yardımcısına ve atlarına eziyet edilmesiyle başlayan bir adalet mücadelesini anlatıyor kitabımız. Bu adalet arayışında öncelikle hukuki yolları deneyen Kohlhaas ilerleyen süreçte karısını da kaybedince etrafında topladığı insanlarla kendi adaletini sağlamaya çalışıyor. Zulmediyor, yakıp yıkıyor... Devamında bütün adamlarını dağıtıp affedilmesi sözüyle teslim oluyor. Kitap bu eksende ilerliyor. En sonunda atlarının alıkonulması ile ilgili olan davasını kazanıyor lakin yaptığı zulüm ve zorbalıkların sonucu olarak idam ediliyor. Kitapta geçen bir cümle bütün olayın özeti aslında: Adalet duygusu, onu haydut ve katil yaptı. Okumanızı önerebileceğim, akıcı ve insanı okurken yormayan bir kitap. Şimdiden keyifli okumalar dilerim :))
Edebiyat
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20181,068 okunma
9/10
·120 syf.··
2020 12. kitabı
Bu kitabı hukukun mutfağında, eğitiminde yer almaya başladığım günlerde okumuş olmak benim için talihli bir şeydir. Öğrencilerime mutlaka tavsiye edeceğim. Olay çok sıradan görünebilir ancak etkisi oldukça fazla. İnsanlar toplumun bir ferdi olarak var olduklarında vazgeçtikleri karşılığında beklentileri de vardır. Şüphesiz bunların en önemlisi haklarının gözetilmesidir, adaletle muamele edilmektir. Bir toplumda adaletten ufak bir sapmanın dahi ne denli ciddi sonuçlara yol açabileceği başarılı bir şekilde anlatılmış.
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20181,068 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:40
Michael Kohlhaas Michael Kohlhaas, 16. yüzyıl Avrupa’sında yaşamış Alman bir tacirdir. Çiftliğinde yetiştirdiği atları şehir şehir dolaşarak satar, kazandığı parayla da onurlu bir hayat sürerdi. Çiftlikte eşi, çocukları ve onu seven sadık çalışanlarıyla huzurlu bir yaşam kurmuştu. Yine bir gün atlarını satmak üzere Leipzig Panayırı’na doğru yola çıkar. Her zamanki güzergâhından geçerken, yolu bir Sakson soylusunun şehrine düşer. Burada haksızlığa uğrar: Giriş ücreti, her zamankinden çok daha yüksek ve fahiştir. Kohlhaas bu haksız parayı ödemek istemez, hakkını arar fakat sonuç alamaz. Çaresiz, para yerine iki sağlıklı atını ve bir çalışanını soylunun kalesine rehin bırakıp panayıra gider. Geri döndüğünde ise korkunç bir manzara ile karşılaşır. Çalışanı kaleden kovulmuş, atları ise yoğun çalıştırılıp bakımsız bırakıldıkları için perişan hâle gelmiştir. Hayatını onur ve emeğiyle var ederek sürdüren Kohlhaas, bu duruma kayıtsız kalamaz. Soylunun karşısına çıkar, hakkını ister; fakat yine sonuç alamaz, kapı dışarı edilir. Adalet arayışını daha yüksek mercilere taşır; ama bozuk düzende her zaman olduğu gibi güçlü olanın arkasını sağlam bulan düzen, onun sesini görmezden gelir. Bu süreçte kaleden dayak yiyip kovulan işçisi de ölünce Kohlhaas’ın öfkesi doruğa çıkar. Onun adalet arayışı, kısa sürede bir isyana dönüşür. Silahlı bir mücadele başlar; Kohlhaas, kendisini mağdur eden soylunun kalesini yakar, şehrini harap eder. Onuruyla sakin bir hayat yaşayan bu adam, uğradığı haksızlıkların ağırlığıyla çileden çıkmıştır. Adaletin yalnızca güçlüden yana işlediği bir coğrafyada, kendi adaletini sağlamak için düzeni karşısına alır ve kan döker. Alman edebiyatının en etkileyici yazar ve şairlerinden Heinrich von Kleist’in, ilk kez 1810 yılında yayımlanan Michael Kohlhaas adlı uzun
Edebiyat & Roman
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
Naçizane tavsiyem fevkalâde bir eser
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
HEINRICH VON KLEIST ..... MICHAEL  KOHLHAAS Adalet meleği işte böyle gökten iner ..... “…Bir erdemi aşırıya vardırmasaydı, dünya onun hatırasını saygıyla anacaktı. Fakat adalet duygusu onu haydut ve katil yaptı.” .... Alman at yetiştiricisi Michael Kohlhaas adil, dürüst ve çalışkan bir kimsedir. Eşi, çocukları ve yardımcıları ile güzel bir hayat sürmektedir. 1532 yılında Michael Kohlhaas panayıra doğru yola revan olur . Maksadı kıymetli atlarınısatabilmektirElbe Nehri kıyısına varır ve Saksonya topraklarındaki bir şövalye şatosunun önünde onu durdururlar . Bekçiden yolu açmasını ister. Bekçi, bu geçiş imtiyazının efendisine (genç Alman soylusu Tronka) hükümdar tarafından tanındığını söyler. Mecbur kalan kahramanımız istenen parayı öder ve gitmek üzereyken bu kez kâhya tarafından tekrar durdurulur. Geçiş belgesi olup olmadığı sorulur. O da daha önce geçiş belgesi olmadan rahatlıkla seyahat ettiğini söyler. Ona bir şartla geçebileceğini söylerler.Şartları şudur;atlarından iki tanesini yani en güzellerini orada bırakmak koşuluyla. Michael Kohlhaas bu şartı mecburen kabul eder. İki atını ve kahyasını orada bırakarak  yola çıkar Döndüğünde kahyası feci halde dövülmüş ve atları çalışamayacak hale gelmiş durumdadır.Aç bırakılmış ve dövülmüşlerdir. ..... Çok üzülen ve sinirlenen  kahramanımız hakkını aramaya çalışır  lakin beyhude... Bu süreçte çok sevdiği eşini kaybeder(mızrakla haksız yere göğsünden vurulur) .... Artık ,Kohlhaas için intikam vakti gelmiştir Çünkü adalet onun için işlemez ne yazık ki... Ahhh o da taş üstünde taş bırakmaz,yakar yıkar Devletin ona sunmadığı adaleti kendisi sağlamaya çalışır. ..... Okurken çok üzüldüm ve kızdım Hani nerede hak ,hukuk dedim Sonuna kadar kahramanımızın tarafında oldum Kitabın sonuna kadar Kohlhaas’ın adalet arayışı devam eder.
Edebiyat
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
10/10
·96 syf.·
2017 29. kitabı
Vicdanı temiz, dingin bir hayat yaşarken ve yine bu şekilde devam eden alışılmış işlerini görürken karşılaştığı haksızlığı "Belki de, acaba, yoksalarla" araştırıp iyice emin olduktan sonra yapılması gerekenleri adım adım yaparken geçen süreçte; kanunların, adalet sağlayıcılarının dolayısıyla ülkesinin kendisine tutumunu görüp ve yine bu çabasında karşılaştığı yeni haksızlıklar, acılar nedeniyle kendisinin adalet kustuğu bir adamın hikayesiydi. Masum olmanın en büyük acısıydı "Adalet için tek başına yeterli olamamak."
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Palet Yayınları · 20141,068 okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 23:12
Michael kohlhaas yaşadığı dönem olan derebeylik Almanyasında, at yetiştirerek ticaret yapan bir tüccardır. Yaşadığı feodal dönemde uğradığı haksızlığa karşı savaş vererek, adaletin tesisini sağlamış ve bu uğurda kendi canından da olmuştur. Topluma sağladığı en büyük katkı, hakkınızı sonuna kadar arayın ve bu uğurda geri adım atmayın şeklinde özetlenebilir. 1800 lerde yazılan roman farklı senaryolarla film haline getirilmiştir.
Edebiyat
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2021 19:09
"...Kısacası, bir erdemi aşırıya vardırmasaydı, dünya onun hatırasını saygıyla anacaktı. Fakat adalet duygusu, onu haydut ve katil yaptı." Şair ve yazar Heinrich Von Kleist'in Michael Kohlhaas isimli eserinden alıntıladığım bu cümle, aslında kitabın da bir özeti mahiyetinde. Eski bir vakayinamedeki bilgilere dayandırılan Michael Kohlhaas isimli eserimiz, 16. Yy. Alman topraklarında geçmekte. Kohlhaas, ailesine bağlı, dürüst ve haktanır bir at taciri iken, başından geçen uğursuz bir hadiseyle korkunç bir intikam savaşçısına dönüşür. Haksızlığa uğrayan, uğradığı haksızlık sonucu besili kara yağız atları bir deri bir kemik hale gelen, güvenilir uşağı ölümlerden dönen Michael Kohlhaas, hakkını hukuki zeminde aramaya koyulur. Fakat tüm çabalarına ve aylar süren girişimlerine rağmen bir şekilde önüne engeller çıkarılır. Üstelik hakkını hukuki yollardan aramasına yardımcı olan karısının da bozuk ve çürümüş bürokrasi eliyle ölümü sonucunda Kohlhaas gözünü tamamen karartır. Öyle bir karartır ki, deyim yerindeyse taş üstünde taş bırakmaz. Heyecanlı bir intikam öyküsü olması yanı sıra, kitabı bence asıl değerli kılan, devlet kademelerindeki kokuşmuşluğu gözler önüne sermesi ve adaletle ilgili getirdiği bakış açılarıydı. Kohlhaas, Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi’nde belirttiği “ilk ve doğal haklar”ına kavuşmuştur. Yani Kohlhaas'ın yasalarla bağlı olduğu devlet, Kohlhaas'ın hakkını savunmak şöyle dursun, hak arayışını bile engelleyerek onu toplum dışına itmiştir. Hâl böyle olunca Kohlhaas, Rousseau'nun Toplum Sözleşmesinde bahsettiği "ilk ve doğal haklar"dan aldığı yetkiyle, kendi yasasına göre kendi adaletini sağlamayı kendine hak görmüştür. İsim ve unvan bolluğundan yer yer kafam karışsa da çok severek okuduğum (öyle ki, ilk altmış sayfayı üç, dört kez okumuşumdur) bir eser
Edebiyat
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma

Yazar Hakkında

Heinrich Von KleistYazar · 10 kitap
Bir şair, oyun yazarı, roman ve öykü yazarı olan Heinrich von Kleist 1777 yılında Frankfurt'ta doğdu ve 1811 yılında öldü. Yetersiz ve kısa bir eğitim hayatından sonra 1792 yılında Prusya ordusuna girdi ve 1799 yılında teğmen rütbesiyle ordudan ayrıldı. Ardından Viadrina Üniversitesinde hukuk ve felsefe eğitimi aldı. 1800 yılında Berlin’de Maliye Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başladı. Ertesi yıl Kleist'ın düzensiz umursamaz ruh halı onu Paris'e ziyaret etmeye sürükledi ve sonrasında İsviçre'ye yerleşti. Orada yakın arkadaşlar edinen Kleist onlara ilk tragedyası olan Schroffenstein Ailesi adlı eserini okudu 1802 yılının sonunda Almanya’ya dönen Kleist Goethe, Shiller ve Wieland’ı Weimar’da ziyaret etti. Leipzig ve Dresden’de kısa bir süre kaldıktan sonra Paris’e geri dönen Kleist ardından Berlin’deki görev yerini Königsberg’teki bir devlet dairesi olarak değiştirdi. 1807 yılında Dresden’e giderken Fransız askerleri tarafından ajan suçlamasıyla tutuklandı. Cezaevinden çıktıktan sonra Dresden’e giden Kleist'ın yolu Heinrich Müller ile kesişti ve birlikte 1808 yılında Phöbus gazetesini çıkardılar. Kleist 1809 yılında Prag’a gitti ve en sonunda Berlin'e yerleşti. Orada Berliner Abendblätter gazetesini çıkardı. O sıralar ümidini kaybetmiş ve hayata küsmüş olan Henrietti Vogel'in entelektüel ve müzik konularındaki başarılarına kendini kaptıran Kleist onunla birlikte ölmeyi kabul etti ve 1811 yılında 21 Kasımında Potsdam yakınlarındaki Wannsee nehri kıyısında Vogel'e ateş edip öldürdükten sonra kendisi de intihar etti. Kleist’ın bütün hayatı ideal ve hayali mutluluğu bulmaya çabalamakla geçti ve bu onun çoğu eserine yansıdı. Kleist kuzey Almanya’nın şu ana kadar gelmiş geçmiş en önemli Romantik dönem Dramacısı olarak sayılmaktadır.