Eski Bir Gerçek Yaşamöyküsünden

Michael Kohlhaas

Heinrich Von Kleist
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Adalet; su gibi duru ve nettir.
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2021 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 09:23
Her şeyden önce şu belirtmek gerekir ki ; Michael Kohlhaas adaletin herkes için her zaman gerekli olduğunu en iyi anlatan örneklerden biridir. Adalet; Platon un da dediği gibi "en yüce erdem ve devletin varlık nedenidir." Kohlaas kendi halinde zengin bir tüccar iken haksızlığa uğradığı çok basit bir olaydan dolayı temel bir hak arayışına girer , haklılığını kanıtlamak ve adaletin gerçekleşmesini sağlamak için deyim yerinde ise "pire için yorganı yakar." Her şeyini feda eder. Okuyunca inanamadım adam resmen adalet için her şeyi yerle bir etti. Kohlaas’ın bizlere anlatmak istediği şudur: Adalet birilerine göre değildir, herkes içindir, aksi halde toplum sözleşmesi ihlal edilmiş olur. Kısa ama içerik olarak dolu dolu bir kitap. Tavsiye ederim.
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Cumhuriyet - MEB Tıpkıbasımları · 19991,068 okunma
Kleist: Saf bir adalet
7/10
·142 syf.··
2021 13. kitabı
Branderburg'lu bir at tüccarı olan Kohlhaas, Tanrı 'dan korkarak basit ve haksever bir yaşam sürmektedir. Günün birinde atlarından ikisini Saksonya soylularından biri alır ve çok kötü hırpalar. Kohlhaas mahkemeye başvurur; fakat akraba oldukları için soyluların birbirlerini korumasından dolayı hakkını alamaz; üstelik can sıkan bir yaratık diye nitelenir, çok sevdiği karısını da bu uğurda yitirir. Bundan sonra hakkını aramak için başına adamlar toplar ve Luther zamanının azılı bir haydudu olur; adil bir mahkeme önünde hakkını alınca yaptığı haydutluklar yüzünden darağacında hoşnut ve içi rahat olarak can verir. (Önsözden ) 18 yy'da Almanların önemli bir şair yazarından 16 yy'da yaşanmış önemli bir hikaye kurgusu. Ünlü #goethe 'ye göre bir öyküde şaşkınlık yaratacak biçimde birbirine girmiş dış rastlantılar ve olaylar, uyumlu olarak ortaya konmalıdır ki, çağdaşı Kleist bu durumu ruhsal yaşamın özel, sorunlu olayları içinde yapar. O ülkesinde psikolojik öykünün yaratıcısı hatta gerçekçiliğin öncüsü olmuştur. Tüm oyun, şiir ve öykülerinde dayanamadığı tek konu, haksızlık ve adaletsizlik olmuştur tıpkı bu öyküsünde olduğu gibi. Anlatım #stendhal 'in eserleri gibi oldukça yoğundur, dil berraktır. Hepimiz gibi aşk acısı, açlık ve hastalık çekmiştir ama pek çoğumuzda olmayan duyarlılık ve söz vermiş olma olgusu; onu günün birinde önce sevgilisini sonra kendisini öldürmesiyle, henüz 34'ündeyken dünyamızdan ayırmıştır. Tarihin tozlu sayfalarından toz değmemiş saflık ve iyi bir film senaryosu tadında #puşkin 'in Dubrovski'si gibi, güzel bir öykü klasiği, okuyun...
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Cumhuriyet - MEB Tıpkıbasımları · 19991,068 okunma
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Hikaye 16. Yüzyıl'da geçer. Bir at tüccarı olan Michael Kohlhaas, bir soylunun toprağından geçebilmek için iki atını, bir uşağıyla beraber rehin bırakır. Dönüşte atlarını hoyratça kullanılmış, uşağını ise ağır biçimde dövülmüş bulur. Uğradığı zararın tazmini için mahkemeye ve valiye başvurur, fakat soylular birbirini kolladığı için sonuç alamaz. Sonunda doğrudan hükümdara ulaşma girişimi felaketle sonuçlanınca, Kohlhaas evini barkını satar, adamlarını silahlandırır ve eşkıyalığa başlar. Michael Kohlhaas, inatçı ve gözü kara bir adalet arayışının öyküsü. Hakkını önce yasal yollarla arayan Kohlhaas, devletteki yozlaşma nedeniyle sonuç alamayınca şiddete başvurur. İlk başta Kohlhaas'ın isyanına hak versem de, şiddetin seviyesini arttırdıkça "İki at için değer mi?" diye düşünmedim de değil. Tabii ki isyanın toplumsal ve siyasal boyutu da var. İsyan, bir süre sonra Kohlhaas'ın kişisel meselesi olmaktan çıkıp, toplumun genel adalet talebi olarak yankı bulur. Adalet ve hukukun işleyişi, devlet otoritesi, hak arayışı ve isyan, şiddetin ne zaman meşru olduğu üzerine düşündüren, okunması gerektiğini düşündüğüm klasik bir eser.
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Cumhuriyet - MEB Tıpkıbasımları · 19991,068 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:40
Michael Kohlhaas Michael Kohlhaas, 16. yüzyıl Avrupa’sında yaşamış Alman bir tacirdir. Çiftliğinde yetiştirdiği atları şehir şehir dolaşarak satar, kazandığı parayla da onurlu bir hayat sürerdi. Çiftlikte eşi, çocukları ve onu seven sadık çalışanlarıyla huzurlu bir yaşam kurmuştu. Yine bir gün atlarını satmak üzere Leipzig Panayırı’na doğru yola çıkar. Her zamanki güzergâhından geçerken, yolu bir Sakson soylusunun şehrine düşer. Burada haksızlığa uğrar: Giriş ücreti, her zamankinden çok daha yüksek ve fahiştir. Kohlhaas bu haksız parayı ödemek istemez, hakkını arar fakat sonuç alamaz. Çaresiz, para yerine iki sağlıklı atını ve bir çalışanını soylunun kalesine rehin bırakıp panayıra gider. Geri döndüğünde ise korkunç bir manzara ile karşılaşır. Çalışanı kaleden kovulmuş, atları ise yoğun çalıştırılıp bakımsız bırakıldıkları için perişan hâle gelmiştir. Hayatını onur ve emeğiyle var ederek sürdüren Kohlhaas, bu duruma kayıtsız kalamaz. Soylunun karşısına çıkar, hakkını ister; fakat yine sonuç alamaz, kapı dışarı edilir. Adalet arayışını daha yüksek mercilere taşır; ama bozuk düzende her zaman olduğu gibi güçlü olanın arkasını sağlam bulan düzen, onun sesini görmezden gelir. Bu süreçte kaleden dayak yiyip kovulan işçisi de ölünce Kohlhaas’ın öfkesi doruğa çıkar. Onun adalet arayışı, kısa sürede bir isyana dönüşür. Silahlı bir mücadele başlar; Kohlhaas, kendisini mağdur eden soylunun kalesini yakar, şehrini harap eder. Onuruyla sakin bir hayat yaşayan bu adam, uğradığı haksızlıkların ağırlığıyla çileden çıkmıştır. Adaletin yalnızca güçlüden yana işlediği bir coğrafyada, kendi adaletini sağlamak için düzeni karşısına alır ve kan döker. Alman edebiyatının en etkileyici yazar ve şairlerinden Heinrich von Kleist’in, ilk kez 1810 yılında yayımlanan Michael Kohlhaas adlı uzun
Edebiyat & Roman
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
Naçizane tavsiyem fevkalâde bir eser
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
HEINRICH VON KLEIST ..... MICHAEL  KOHLHAAS Adalet meleği işte böyle gökten iner ..... “…Bir erdemi aşırıya vardırmasaydı, dünya onun hatırasını saygıyla anacaktı. Fakat adalet duygusu onu haydut ve katil yaptı.” .... Alman at yetiştiricisi Michael Kohlhaas adil, dürüst ve çalışkan bir kimsedir. Eşi, çocukları ve yardımcıları ile güzel bir hayat sürmektedir. 1532 yılında Michael Kohlhaas panayıra doğru yola revan olur . Maksadı kıymetli atlarınısatabilmektirElbe Nehri kıyısına varır ve Saksonya topraklarındaki bir şövalye şatosunun önünde onu durdururlar . Bekçiden yolu açmasını ister. Bekçi, bu geçiş imtiyazının efendisine (genç Alman soylusu Tronka) hükümdar tarafından tanındığını söyler. Mecbur kalan kahramanımız istenen parayı öder ve gitmek üzereyken bu kez kâhya tarafından tekrar durdurulur. Geçiş belgesi olup olmadığı sorulur. O da daha önce geçiş belgesi olmadan rahatlıkla seyahat ettiğini söyler. Ona bir şartla geçebileceğini söylerler.Şartları şudur;atlarından iki tanesini yani en güzellerini orada bırakmak koşuluyla. Michael Kohlhaas bu şartı mecburen kabul eder. İki atını ve kahyasını orada bırakarak  yola çıkar Döndüğünde kahyası feci halde dövülmüş ve atları çalışamayacak hale gelmiş durumdadır.Aç bırakılmış ve dövülmüşlerdir. ..... Çok üzülen ve sinirlenen  kahramanımız hakkını aramaya çalışır  lakin beyhude... Bu süreçte çok sevdiği eşini kaybeder(mızrakla haksız yere göğsünden vurulur) .... Artık ,Kohlhaas için intikam vakti gelmiştir Çünkü adalet onun için işlemez ne yazık ki... Ahhh o da taş üstünde taş bırakmaz,yakar yıkar Devletin ona sunmadığı adaleti kendisi sağlamaya çalışır. ..... Okurken çok üzüldüm ve kızdım Hani nerede hak ,hukuk dedim Sonuna kadar kahramanımızın tarafında oldum Kitabın sonuna kadar Kohlhaas’ın adalet arayışı devam eder.
Edebiyat
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
10/10
·96 syf.·
2017 29. kitabı
Vicdanı temiz, dingin bir hayat yaşarken ve yine bu şekilde devam eden alışılmış işlerini görürken karşılaştığı haksızlığı "Belki de, acaba, yoksalarla" araştırıp iyice emin olduktan sonra yapılması gerekenleri adım adım yaparken geçen süreçte; kanunların, adalet sağlayıcılarının dolayısıyla ülkesinin kendisine tutumunu görüp ve yine bu çabasında karşılaştığı yeni haksızlıklar, acılar nedeniyle kendisinin adalet kustuğu bir adamın hikayesiydi. Masum olmanın en büyük acısıydı "Adalet için tek başına yeterli olamamak."
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Palet Yayınları · 20141,068 okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 23:12
Michael kohlhaas yaşadığı dönem olan derebeylik Almanyasında, at yetiştirerek ticaret yapan bir tüccardır. Yaşadığı feodal dönemde uğradığı haksızlığa karşı savaş vererek, adaletin tesisini sağlamış ve bu uğurda kendi canından da olmuştur. Topluma sağladığı en büyük katkı, hakkınızı sonuna kadar arayın ve bu uğurda geri adım atmayın şeklinde özetlenebilir. 1800 lerde yazılan roman farklı senaryolarla film haline getirilmiştir.
Edebiyat
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2021 19:09
"...Kısacası, bir erdemi aşırıya vardırmasaydı, dünya onun hatırasını saygıyla anacaktı. Fakat adalet duygusu, onu haydut ve katil yaptı." Şair ve yazar Heinrich Von Kleist'in Michael Kohlhaas isimli eserinden alıntıladığım bu cümle, aslında kitabın da bir özeti mahiyetinde. Eski bir vakayinamedeki bilgilere dayandırılan Michael Kohlhaas isimli eserimiz, 16. Yy. Alman topraklarında geçmekte. Kohlhaas, ailesine bağlı, dürüst ve haktanır bir at taciri iken, başından geçen uğursuz bir hadiseyle korkunç bir intikam savaşçısına dönüşür. Haksızlığa uğrayan, uğradığı haksızlık sonucu besili kara yağız atları bir deri bir kemik hale gelen, güvenilir uşağı ölümlerden dönen Michael Kohlhaas, hakkını hukuki zeminde aramaya koyulur. Fakat tüm çabalarına ve aylar süren girişimlerine rağmen bir şekilde önüne engeller çıkarılır. Üstelik hakkını hukuki yollardan aramasına yardımcı olan karısının da bozuk ve çürümüş bürokrasi eliyle ölümü sonucunda Kohlhaas gözünü tamamen karartır. Öyle bir karartır ki, deyim yerindeyse taş üstünde taş bırakmaz. Heyecanlı bir intikam öyküsü olması yanı sıra, kitabı bence asıl değerli kılan, devlet kademelerindeki kokuşmuşluğu gözler önüne sermesi ve adaletle ilgili getirdiği bakış açılarıydı. Kohlhaas, Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi’nde belirttiği “ilk ve doğal haklar”ına kavuşmuştur. Yani Kohlhaas'ın yasalarla bağlı olduğu devlet, Kohlhaas'ın hakkını savunmak şöyle dursun, hak arayışını bile engelleyerek onu toplum dışına itmiştir. Hâl böyle olunca Kohlhaas, Rousseau'nun Toplum Sözleşmesinde bahsettiği "ilk ve doğal haklar"dan aldığı yetkiyle, kendi yasasına göre kendi adaletini sağlamayı kendine hak görmüştür. İsim ve unvan bolluğundan yer yer kafam karışsa da çok severek okuduğum (öyle ki, ilk altmış sayfayı üç, dört kez okumuşumdur) bir eser
Edebiyat
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
Hakkaniyet ülküsü ve öç alma dürtüsü
Puan vermedi·141 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 21:29
Bu kitabı yaklaşık 5 yıl önce Genel Devlet Teorisi dersinde; bürokrasi, kurumsallaşma ve modern devletin unsurları konularında yorum yapmak amacıyla üzerinde durmuş ve özetini okumuştuk. Uzun zamandır okuma listemde bulunan bu kitabı çocuk kitapları kategorisinde bulmak biraz şaşırttı. Konusu ve kavramları itibariyle yetişkinlere yönelik olan bu öyküde- kitaba da ismini veren başkarakter- Michael Kohlhaas; kendi halinde yaşayan, iki çocuk sahibi, yoğun bir hak ve adalet ülküsüne sahip bir at tüccarıdır. Haksızlığa ve keyfiliğe karşı müthiş bir kin ve öfke besler. Atlarını komşu kentte satmak için götürdüğünde yaşadığı haksızlıklar, mesnetsiz ve adaletsiz muameleler ile olaylar gelişir. Michael en temel beklentisi olarak bu hususta haklı ve adil çözümler aramak için mahkemeye başvurur. Ancak karşısında modern anlamda kurumsallaşmış, keyfiliğin olmadığı, öngörülebilir, tarafsız bir yargı erki yoktur. Aksine güçlü kişiler ve onların etrafındakilerin buyruklarına bağlı bir yasama ve yargı olduğundan hakkını alamaz. Üstelik karısı da bu uğurda haksız yere öldürülür. Karakterin beyhude çabaları zamanla ölçüsüz ve zalimce öç alma eylemlerine yerini bırakır. Michael bu noktada devlete, hukuka, sisteme ve soylulara bağlılık ve güvenini yitirdiğinden kendince hak ve adaleti tesis etmek ve düzeni yeniden kurmak niyetiyle birçok cinayet işler, haydutluk eder ve sivillerin canına malına kıyar. Neticede idama mahkum edilir. Michael yaptıklarının karşılığını canıyla öder ama soylunun da hapis cezası almasından ve başından beri talep ettiklerinin de karşılığını bulmasından sebep ölüme giderken dahi hakkını almış olmanın rahatlığıyla gözlerini kapar. Kitabı okurken karakterin varlıklı oluşunu da nazara alarak bazı bazı 'iki at, biraz zedelenmiş itibar ve hakkaniyet duygusu uğruna
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · MEB Yayınları · 19911,068 okunma
Michael Koohlhaas
Puan vermedi·128 syf.··
2022 20. kitabı
16.yy’da yaşamış olan Michael Kohlhaas dürüst,güvenilir ve haksever bir at taciriydi.Etrafındaki kişiler tarafından örnek olarak gösterilebilecek bir kişiliğe sahipti.Bir erdemi aşırıya vardırmasaydı dünya onun anısını saygıyla anacaktı.Fakat adalet duygusu onu bir haydut ve katil yaptı.Her şey atlarını satmaya gitmek isteyen at tacirinin atlarına Sakson asilzadesinin koyduğu keyfi bir uygulamadan dolayı el konulmasıyla başlar.At taciri atlarını bırakmak zorunda kalır fakat geri döndüğünde atlarını bıraktığı gibi bulmaz atları bakımsız ve zayıf bir hale gelmiştir.Atlarının tarlada çalıştırıldığını ve uşağının da saraydan şiddetle atıldığını öğrenen at taciri bu haksızlık karşısında öfkeden deliye döner.Uğradığı haksızlık karşısında adalete başvurmak ister.Ne yazık ki Sakson asilzadesinin uyguladığı hukuk sisteminde adalete erişmek o kadar kolay değildir.Asilzadenin akrabaları ve arkadaşları kayırmaların olduğu bu sistemin içindedir.At taciri doğrudan Hükümdara ulaştırması gereken dilekçeyi hiçbir yoldan ulaştırmayı başaramaz ve sürekli olarak red alır.Adaleti bulamayacağını anlayan at taciri kendisini toplumdan dışlanmış bir birey olarak görür.J.J.Rousseau’nun Toplum Sözleşmesindeki ilk ve doğal haklardan yetki alarak kendi yasasını koymayı ve adaletini uygulamayı kendisine hak görür.Kendi adaletini uygulamaya başlamasıyla yıkıcı bir politika izler ve bu durumdan dolayı suçsuz insanlarda kaybedilir.Kendisini suçsuz konumdan suçlu bir konuma getirmeyi anlatan bir serüven aslında bu kitap.Kitapta burada ortaya çıkan bir karakter var:Martin Luther bence Luther’in buradaki varlığı dini inançtan ziyade insan vicdanını uyandırmaktır.Adalet uğruna büyük fedakarlıklar veren Kohlaas eşini de kaybeder ve kitabın sonunda istediği adalete kavuşan Kohlhaas’ın idamı ile kitap
1000Kitap
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma

Yazar Hakkında

Heinrich Von KleistYazar · 10 kitap
Bir şair, oyun yazarı, roman ve öykü yazarı olan Heinrich von Kleist 1777 yılında Frankfurt'ta doğdu ve 1811 yılında öldü. Yetersiz ve kısa bir eğitim hayatından sonra 1792 yılında Prusya ordusuna girdi ve 1799 yılında teğmen rütbesiyle ordudan ayrıldı. Ardından Viadrina Üniversitesinde hukuk ve felsefe eğitimi aldı. 1800 yılında Berlin’de Maliye Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başladı. Ertesi yıl Kleist'ın düzensiz umursamaz ruh halı onu Paris'e ziyaret etmeye sürükledi ve sonrasında İsviçre'ye yerleşti. Orada yakın arkadaşlar edinen Kleist onlara ilk tragedyası olan Schroffenstein Ailesi adlı eserini okudu 1802 yılının sonunda Almanya’ya dönen Kleist Goethe, Shiller ve Wieland’ı Weimar’da ziyaret etti. Leipzig ve Dresden’de kısa bir süre kaldıktan sonra Paris’e geri dönen Kleist ardından Berlin’deki görev yerini Königsberg’teki bir devlet dairesi olarak değiştirdi. 1807 yılında Dresden’e giderken Fransız askerleri tarafından ajan suçlamasıyla tutuklandı. Cezaevinden çıktıktan sonra Dresden’e giden Kleist'ın yolu Heinrich Müller ile kesişti ve birlikte 1808 yılında Phöbus gazetesini çıkardılar. Kleist 1809 yılında Prag’a gitti ve en sonunda Berlin'e yerleşti. Orada Berliner Abendblätter gazetesini çıkardı. O sıralar ümidini kaybetmiş ve hayata küsmüş olan Henrietti Vogel'in entelektüel ve müzik konularındaki başarılarına kendini kaptıran Kleist onunla birlikte ölmeyi kabul etti ve 1811 yılında 21 Kasımında Potsdam yakınlarındaki Wannsee nehri kıyısında Vogel'e ateş edip öldürdükten sonra kendisi de intihar etti. Kleist’ın bütün hayatı ideal ve hayali mutluluğu bulmaya çabalamakla geçti ve bu onun çoğu eserine yansıdı. Kleist kuzey Almanya’nın şu ana kadar gelmiş geçmiş en önemli Romantik dönem Dramacısı olarak sayılmaktadır.