Adı:
Mrs.Dalloway
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752473140
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nora Kitap
Mrs. Dalloway bütün büyük romanlar gibi bir çöküşün romanıdır!

Yüz yıl önce yayınlanan bu muhteşem yapıt, aristokrasinin, bürokrasinin, burjuvazinin, parlamenter demokrasinin, emperyalizmin ve bunların taşıyıcısı olan insanların ekonomik, siyasi, etik, ahlaki ve estetik çöküşünü, yozlaşmışlığını resmeder. Dâhiyane bir biçimde tek bir günün, bir ülkenin, bir toplumun içinde bütünü tasvir eder... Artık evrensel hale gelmiş olan bu kokuşmuş yapıyı hem içerden hem de dışardan ifşa eder Woolf, olağanüstü öngörüsüyle! Ölüm aracılığıyla.

Mutlaka Okuyun…

(Tanıtım Bülteninden)
200 syf.
İngiliz Edebiyatının feminist yazarı Virginia Woolf, her zaman ilgimi çeken bir yazar olmuştur. Gerek yazdıklarıyla gerekse hayatıyla dikkat çeken bir isim. Çocukluğundan itibaren psikolojik bunalımlar yaşayan Wollf, hayatı boyunca manik depresif ruh halinden kurtulamamıştır. 22 yaşından itibaren 3 defa intihara kalkıştı. Hayatının son zamanlarında iyice psikolojik bunalımlara yenik düşen yazar, yazma yeteneğini kaybettiği ve artık yeni bir fikir üretemeyeceği düşüncesiyle sık sık boğuştu. Bu düşünceler, bu stres onun ruhsal bunalımlara savrulmasına sebep oldu ve bu düştüğü buhrandan, bataklıktan çıkamadı malesef.


“Canım, yine deliriyorum, eminim bundan. O berbat dönemlerden birine daha tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum. Bu kez iyileşmeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum, dikkatimi toplayamıyorum. Bu yüzden en iyisi neyse onu yapacağım… Daha fazla mücadele edemem. Senin hayatını mahvettiğimi biliyorum, ben olmazsam sen çalışabilirsin. Çalışacaksın da, biliyorum bunu. Görüyor musun, şunu bile doğru dürüst yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek istiyorum… Beni kurtarabilecek biri olsaydı, o kişi sen olurdun. Her şeyimi yitirdim, bir tek senin iyi biri olduğuna inancım kaldı geride.“ 59 yıla sığdırılmış yaratıcı bir hayatın son cümleleriydi bunlar. Bu satırları yazan Wollf, 59 yaşındayken eşine hayatını daha fazla mahvedemem diye seslendiği satırları ardında bırakarak evinden ayrıldı. Evinin yakınındaki nehre ilerledi, cebini taşlarla doldurdu ve kendini soğuk nehrin sularına bırakıp, defalarca başarısız olduğu intihar eylemini bu defa başarıyla sonlandırdı.


Virginia Woolf ' un bilnç akışını en iyi uyguladığı kitaplardan biridir Mrs. Dalloway. Peki nedir bilinç akışı tekniği? Karakterlerin kendi iç seslerine kulak vermemizi sağlayan, onların düşüncelerini okuyabileceğimiz bir çeşit monologtur. Ama bir iç monolog. İşte kitabında karakterin düşünme biçimini olduğu gibi iç diyaloglarla aktarma şekli olan bilinç akışı tekniğini uygulayıp edebiyata farklı bir soluk getiren Wollf, edebiyata katkısını bu akımla arşa çıkardı.


1923 yılında geçen kitapta Mrs. Dalloway' ın tek bir günü anlatılıyor. Hatta tam birgün bile değil. Ama sık sık geçmişe gidildiği için, hikaye biraz uzamış. Kitabın tek birgünde geçmesini özellikle vurguladım. Çünkü tek bir günü anlatan kitabın temalarından biri zaman. Hatta kitabın kahramanlarından biri de İngilteredeki meşhur saat kulesi Big Ben. Big Ben' in her çalışında başka bir karaktere geçiş yapılıyor kitapta.


Kitaptaki temalardan biri zaman demiştim. Diğer bir tema ise ölüm. Ölümden yani hepimizin kaçınılmaz sonu olandan korkmamak gerektiğini vurguluyor, hayatının her döneminde ölmek için çırpınan, sürekli intihara teşebbüs eden yazarımız. Kitapta ölüm ve yaşam iç içe geçmiş vaziyette. Aynı zamanda akıp giden anın, zamanın nasıl da her karakter tarafından farklı farklı algılandığını da görüyoruz.


Kitabın temalarından bahsettik, zaman ve ölüm diye. Ama önemli olan ana tema ve kitabın ana teması seçimlerimiz ve sonucunda vazgeçişlerimiz. Hayatlarının akışını değişerecek seçimler yapan karakterlerimiz, nelerden vazgeçtiklerinin, kendileri için doğru olduğunu sandıkları tercihlerden ne kadar emindiler, memnundular acaba?


Kitapta çok fazla olay örgüsü, derin bir hikaye yok. Başta da dediğim gibi bilinç akışı tekniği uygulandığından bolca karakterler ve onların iç dünyasına ait düşünceleri okuyacaksınız. Yazarın kaleminden bahsetmeye gerek yok. Çünkü hemen hemen her okur Virginia Woolf ' un nasıl başarılı bir anlatıma sahip olduğunu biliyordur.


Nihayet bir Virginia Woolf kitabı okumanın mutluluğunu yaşıyorum. :) Tam beklediğim gibi depresif bir ruh haliyle yazılmış, başarılı bir romandı. Her şey tek birgün içerisinde düzenlenen bir partinin hazırlıkları sırasında geçen yaşamdan, ölümden, tercihlerden, seçimlerden ibaret. Kitapta da dendiği gibi; " Her seçim bir vazgeçiş... "
200 syf.
·1/10
Kitabı okudum zoraki bitirdim. Uzak veya yakın birbiriyle alakası olan veya olmayan bir sürü karakteri amaçsızca bir araya toplayıp bir roman yazmışlar. Bilinç akışı teknigiyle yazılmış ancak anladım ki bilinç akışı tekniği benlik bir teknik degilmis. Anlatımı edebi yönden çok güzel ancak kendi adıma beğenmedim. Konusu olmayan kitaplar hoşuma gitmiyor. Ama bu tarzı sevenler için ideal bir kitap
200 syf.
·11 günde·7/10
Virginia Woolf'un diğer eserlerine nazaran daha kolay okunabilen bu eseri baş karakter Clarissa Dalloway'dan adını almaktadır.

Clarissa Dalloway'ın parti vermeyi düşündüğü bir gününü konu edinen eser bilinçakışı tekniğiyle yazılmıştır. Eser belli bir olay örgüsü olmadan, hayatları geçmişe doğru giderek ele alır ve belirtilen güne etkilerini inceler...

Eser büyük bir bölümünü katıldığı savaşta psikolojisi bozulan Septimus karakterine ayırır. Onun gözündeki dünyayı, onun dünyasına göre hayatı şekillenen karısı Rezia'nın dünyası ve bunların Clarissa Dalloway'ın gününe etkilerini işler...

Eserde belli bir olay örgüsü yok. Birçok konuya değinilir; geçmişte verilen kararların şekillendirdiği dünyalar, eşcinsellik (kadın-kadın) -bu sadece duygu olarak ele alınır- ruh sağlığı bozuk bir kişinin penceresinden dünya olgusu, inanç, aşk vb.

Virginia Woolf'u okumayı düşünenler "Kendine Ait Bir Oda" dan sonra Mrs. Dalloway'ı okuyabilirler...

bu arada dün iki saat uğraşıp detaylı bir şekilde hazırladığım "incelemeyi kaydet" sırasında oluşan hatadan dolayı kaybetmemin oluşturduğu can sıkıntısı devam etmektedir :)..
200 syf.
Bilinç akışı tekniği kullanılarak ,ölüm&hayat ve kadın&evlilik konuları hakkında yazılmış sıkı bir roman okudum.
Bu romanda yazar, Clarissa'nın bir gününü anlatıyor. Mrs.Dalloway yani Clarissa evinde bir parti verecektir, ve ona hazırlanıyordur.
Sonra Clarissa'nın gözünde verdiği tüm partiler birden anlamsızlaşır. Kadın kendini ve hayatı sorgulamaya başlar.
Mesela düşünür, 'aşık olduğum kişiyle evlenseydim daha mı mutlu olurdum?'
Sonra bakar ki , ne eski aşklar şimdiki aşk, ne eski sıkı dostlar şimdiki dost...
Herkes hayat rüzgarına kendini kaptırmış ve oradan oraya savrulmuş. Tanıdığı insanlar "Asla yapmam" dedikleri şeyleri yapmış, inandıkları çoğu ülkünün yerini başka işler almış...
Sonra bir de savaştan olumsuz etkilenmiş genç var ,Septimus, bir de onun mutsuz İtalyan eşi...
Bir de halden anlamayan , ilaç yazmayı iş bilen bir doktor.
Bu kitap kesinlikle çok iyi yazılmış. Lakin kitap öyle otobüste, serviste okunacak kitap değil, bu kitabı okumak isteyenlere tek tavsiyem, her gece bu kitap için "kesintisiz" yarım saat ayırın ve sabırla okuyun. Göreceksiniz ki , ayırdığınız zamana değecek. Okurken yazarın anlattığı doğayı zevkle izleyecek, parklarında gezecek ve Septimus'u göreceksiniz , onunla sohbet edeceksiniz....
ve sonraki gün onun evine gittiğinizde ona şöyle sesleneceksiniz: "Septimus seni alıyorum, seni anlıyorum tut elimi, in o pencereden..."
200 syf.
·Beğendi·8/10
Mrs. Dalloway- Virginia Woolf

Okuduğum en ilginç romanlardan biriydi. Birkaç kez okumayı bıraktım, okuması çok zor gelmişti. Sessiz ortamda sakince okunması gereken bir roman olduğuna karar verdim ve sonunda bitirdim. :)


Roman aslında kitabın arkasındaki yazılanlar gibi. Tek bi gün anlatılıyor hatta birkaç saat. Mrs. Dalloway'in vereceği bir parti ve ansızın şehre gelen ilk aşkı ile karşılaşması. Bu karşılaşmadan sonra canlanan mazi. Yazarın ölümle ilgili düşünceleri yine bir iki karakter üzerinden işlenmiş. En çok ilgimi çeken yerlerdi bu düşünceleri.
Romanda karakter cümbüşü var desem yeridir. Bilinçakışı tekniği kullanılmış. Bu kadar uzun sürede ve zor okumamın sebeplerinden biride bu sanırım. "Kim kimdi? ne yapıyordu?" Diye defalarca önceki sayfalara dönüş yapmışımdır.

Tüm karakterlerin bir şekilde zihnine girip ruhunu yaşıyorsunuz. Sanırım romanı anlatabileceğim en iyi cümle bu.

İnsanın hissettiği tüm duygular yansıtılmış, aşk, sevgi, ego, nefret, kıskançlık,özlem ve dahası.Gündelik bir hayatta aklımızdan bir çok his geçer dilimize dökmediğimiz, bu romanda hissettiğim buydu. Okurken karakterlerin ruhuna büründüğümü hissettim.
Okumaya ilk başladığım zaman zorlanmış olsamda diline alıştıktan sonra benimsedim. Dalgalar isimli romanı merak ettiklerim arasında. Yakında onu okumayı düşünüyorum.
200 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Bilinç akışı olduğu içi doğal olarak anlaşılması çok zor bir roman. Ama o kadar sürükleyici ki, 50 sayfa okuduğumu bile anlamıyordum. Bir roman hem bu teknikle yazılıp, hem nasıl sürükleyici olabilir diyorsunuz. Kitabın olay örgüsünü anlamayı beklemeyin ama konu bariz belli kitabın arkasında yazdığı gibi. Peter Walsh yani ilk aşkı beklenmedik bir şekilde çıkıp gelir. Ve ikisi arasında geçecek olayların ve o olaylara bağlı zincirleme bir sürü olay. Araya girerek (Yazar bu romanda intihar edeceğini sayfa 198'de ciddi ipuçlarını veriyor bence) Emily Brönte'den bahsetmesi'de çok hoştu. Kitapta o kadar çok karakter var ki, bir an karakter denizinde yüzüyorum zannettim. Gerçekten o kadar karakteri tahlil etmek çok zor. Kim kimdi ne yapar ne eder bunları anlamak imkansız diyebilirim. Başta dediğim gibi bir çırpıda okunabilecek bir roman değil Mrs. Dalloway. Ama atmosferi şahane. Kelimelerin hepsi belkide yıllarca düşünülüp yazılmış. İkili ilişkileri ne kadar güzel anlatmış Mrs. Woolf. Sadece bunları okumak bile size yetebilir kanısındayım. Sonuç olarak anlaşılması zor ama harika bir roman okudum. 1001 kitap içinde olması da sizi heyecanlandırır düşüncesindeyim. İyi okumalar. !
208 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Virginia Woolf'un bilinç akışı tekniği ile yazdığı romanlarının en iyi örneklerinden birisi Mrs. Dalloway. Kendine Ait Bir Oda'dan sonra okuduğum ikinci Virginia Woolf kitabı. Bu kitabında biraz zorlandım, bilinç akışı tekniği olması dolayısıyla zor bir kitap olacağını düşünüyordum öncesinde de. Peki nedir bilinç akışı tekniği ona bakalım. Karakterin düşünme eylemi olduğu gibi yansıtılmaya çalışılır. İç diyalog şeklinde görebiliriz. Yazar kahramanın, hayatı, nesneleri, etrafında gördüğü şeyleri nasıl algıladığını, bir bilinç yansıması eşliğinde aktarır. Cümleler genellikle derin ve soyut ifadelerden meydana gelir.

İnsanların duygularını anlamayı, onların ruh hallerini çözümlemeyi seve okurlar için çok iyi bir anlatım şekli. Ben de seviyorum karakterlerin derinliklerine inmeyi. Ancak Mrs. Dalloway da bu durumu yaşayamadım ne yazık ki. Bilinç akışı tekniğe baktığımızda daha derin anlatımlar okuyacağımı düşünmüştüm ama beklediğimi bulamadım. Nedeni hiç kuşkusuz çok fazla karakterin olmasıydı. Clarissa Dalloway caddede yürürken veya bir parkın önünden geçerken gördüğü bir kişi bile bir anda kitaba dahil oluyor ve onu tanımaya başlıyoruz, sonra başka bir karakter çıkıyor onu okuyoruz anlamaya çalışıyoruz. Hal böyle olunca çoğu karakter yüzeysel kaldı.

Kitabın konusu Clarissa Dalloway'ın akşam vereceği davete kadar düşüncelerini, geçmişe dönüşlerini, hatıralarını içeren bir günü. Clarissa'nın ilk aşkı Peter Walsh ve arkadaşları Sally'nin gelişi Clarissa'yı geçmişe götürüyor. Yaptığı seçimleri, vazgeçişleri, şimdiki evliliğini, eşini, hayatını gözden geçiriyor. Bunun yanında ölüm ve aşk üzerine düşüncelerini de aktarmış Virginia Woolf.

Clarissa'nın duyguları onu şimdiki yaşadığı sıkıcı hayata sürükleyen seçimlerini okumak keyifliydi. Ayrıca iki karakterin konuşmasında birbirlerine söylemedikleri iç konuşmalarını duymak da güzel ve farklı geldi bana. Sadece çok fazla parantez içinde anlatılan bölümler dikkatimi çekti. Beni sıktı çünkü cümlenin ortasında kullanılan parantezli anlatımlar okuduğum cümlelerde kopukluklara neden oldu. Bilinç akışı tekniğinde mi böyle kullanılıyor bilemiyorum ancak beni rahatsız etti.

Kitap hakkında genel bir kanıya varamayacağım. Okurken gerçekten keyif aldığım yerler de oldu, beğenmediğim noktalar da oldu. Olay ağırlıklı kitapları seven okurlara tavsiye etmiyorum, merak edenlerin okuyup kendi yorumlarını yapmalarını, bir fikir edinmelerini tavsiye ediyorum.
208 syf.
·3 günde·8/10
"Mrs.Dalloway çiçekleri kendisinin alacağını söyledi." Kitap işte bu meşhur cümleyle başlıyor ve bütün bir gün boyunca Mrs.Dalloway'in gününe, saatlerine tanıklık ediyoruz. (Kitabın ismi bu yüzden zaman kavramında geçtiği için saatler olarak kalacakmış ama sonradan değiştirilmiş.)
Anlatimi bakimindan karışık ve biraz da zor bir kitap Mrs.Dalloway. Yapilan yorumlardan anlayacagimiz üzere tam olarak zaman, mekan, karakter kavramı oturmadigindan, farklı zamanlarda geçtiği ve bir diğer zamana geçişte belirgin herhangi bir sey olmadığından sanırım pekte sevilmemiş. Evet bazi noktalarda hak veriyorum ama tam olarak da öyle düşündüğüm söylenemez, Mrs.Dalloway'in düşüncelerine paralellik gösteren düşüncelerim ve hareketlerim beni kitaba bağlamakta hiçte zorlamadi:) Her okur bir olmadigindan dolayi kitap benim icin gayet de akiciydi. Kitap bittikten sonra araştırma yaparken de karşıma bir film çıktı. Virginia Woolf'un Mrs.Dalloway kitabını yazarken ki sürecini anlatan bir film:The Hours(Saatler). Kitabı okuduktan sonra üzerine bu filmi izlemek kitapla ilgili sahip olduğum boşlukları doldurmada bana oldukça yardımcı oldu. Yanlış anlaşılma olmaması için tekrar belirteyim kitabın filmi değil,bu kitap yazılırken ki Virginia Woolf'un yaşamını anlatıyor, düşüncelerini ve hislerini yansıtıyor. Ama eğer kitabı okursanız ardından mutlaka filmi izleyin derim çünkü kitapta farklı zamanlarda geçen konu kafanızda tam yer etmediyse, bazı taşların yerine oturması açısından film çok çok yardımcı oluyor. Size tavsiyem kitabi okudum ama anlam veremedim diyorsanız mutlaka filmi izleyin.. İzleyin ki Virginia'yı anlayın.. Virginia.. Virginia ve kitabı bitirdikten sonra ki o hazin sonu... Ceplerine taş doldurup kendini göle bırakması... Kocasına bıraktığı o mektup... Ben burada noktalıyorum. Benim yazacaklarımın devamını Virginia'nın mektubu tamamlasın...
"Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."
256 syf.
·5 günde·9/10
Eğer Virginia Woolf seviyorsanız, uzun cümlelere, art arda geçişlere ve feminizme alışkın olmanız gerekiyor.
Karmaşık kişilerin hayatta ne kadar zor tutunduğunu fark ettim okurken. İnsanların bencil olduğunu da. 1923 yılında Londra'yı da gezmiş oldum.
200 syf.
·4/10
Kadının sadece 1 günlük yaşamını 200 sayfaya sığdıran pek becerikli kızımız Virginia. Bir an ölüyorum dediğim mecburen okuduğum bir romandı neyse ki bitti:)))
200 syf.
·Beğendi·8/10
Mrs. Dalloway, Woolf okumaya başlamak ve bilinç akışı tekniğiyle tanışmak için çok uygun bir kitap. Kitaba kendinizi kaptırıp içine girebilirseniz okurken adeta Virginia Woolf oluyorsunuz, onun beyniyle düşünüyorsunuz. Ama bilinç akışı tekniği okumaya alışkın olmayanlar için biraz zorlayıcı bir kitap olabileceğini de belirtmek isterim.
200 syf.
·Puan vermedi
Clarissa Dalloway’in parti verdiği bir günü anlatan pek konusu olmayan, kitaptaki kişilerin içsel konuşmalarıyla geçen ve okunması zor olan bir kitap.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mrs.Dalloway
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752473140
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nora Kitap
Mrs. Dalloway bütün büyük romanlar gibi bir çöküşün romanıdır!

Yüz yıl önce yayınlanan bu muhteşem yapıt, aristokrasinin, bürokrasinin, burjuvazinin, parlamenter demokrasinin, emperyalizmin ve bunların taşıyıcısı olan insanların ekonomik, siyasi, etik, ahlaki ve estetik çöküşünü, yozlaşmışlığını resmeder. Dâhiyane bir biçimde tek bir günün, bir ülkenin, bir toplumun içinde bütünü tasvir eder... Artık evrensel hale gelmiş olan bu kokuşmuş yapıyı hem içerden hem de dışardan ifşa eder Woolf, olağanüstü öngörüsüyle! Ölüm aracılığıyla.

Mutlaka Okuyun…

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 962 okur

  • Zeynep

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları