Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.··
2023 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 20:35
#Okudum #KitapYorum #Mürebbiye #HüseyinRahmiGürpınar #TürkKlasikleriSerisi #PusluYayınları #Roman #222sayfa Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Türk klasikleri serisi'nden, diliçi çevirisi Özlem Gündoğduya ait Puslu Yayınlarından çıkan Hüseyin Rahmi Gürpınarın "MÜREBBİYE" isimli romanını tanıtmaya çalışacağım. Gürpınar eserlerinde 19 ve 20’nci Yüzyıl başındaki İstanbul yaşamını gerçekçi bir biçimde yansıttı. 1894’te İkdam gazetesine geçti. Kendisine büyük ün sağlayan ilk eseri “Mürebbiye” ile “Metres”, “Tesadüf” ve “Nimetşinas” bu gazetede tefrik edildi. Küçük tanıtımdan sonra bende bıraktığı hisleri paylaşmak isterim: Hiiiiçç bitmese dediğim bir kitaptı. Nasıl eğlendim! Nasıl güldüm! Nasıl heyecan duydum anlatamam. Tek kelimeyle mükemmeldi. Aslında trajikomik bir eser. Ama bilirsiniz ağlanacak halimize gülme hususunda birinciyiz. Gürpınarın dili öylesine tatlı ki! Sizi sarmaşığın dalları gibi sarıp sarmalıyor. Okuyucu da zaten dünden bülbülün güle olan serenatını büyük bir şevkle dinlemeye gönülden hazırdır bile. Bir kere romanda şiveler, söz dizimleri hiç orjinalinden kopmadan okuyucuya bire bir aktarılmış. Sanki kitaptaki tüm kahramanlar oturduğunuz odada. Bunu sağlayan mahir kalemiyle Hüseyin Rahmi. Sanki doğuştan yazar doğmuş adam. Sen otur kalemi, kâğıdı al, yıl 2023 olsun, milleti ağzı açık, hayran bırak kendine diye bir misyonla dünyadan geçmiş ol. İnanın işlerimi çabucak bitireyim de şu Mürebbiye'yi okuyayım diye gün içinde kendimle yarışır hale geliyordum. İşte bunu yakaladınız mı, Mina Urganın bir kitap okuma düsturu var o gelir aklıma der ki: “Karpuzu kestin, baktın ki kabak. gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?” canım Fethi Naci'nin bu cümlesinden sonra başladığım her ne ise, hoşlanmadığım yerde bırakmaya karar verdim. Kitabı da, insanı da." bu ilke
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
KİM NAMUS VE AHLAK ŞÖVALYELİĞİ YAPIYORSA ,BİLİN Kİ EN NAMUSSUZU O’DUR!
6/10
·172 syf.··
2021 22. kitabı
- Kitapta Hüseyin Rahmi’nin yapmayı sevdiği üzere yine bir konakta yerimizi alıyoruz yine içinde toplum ve ahlak eleştirisi ve olmazsa olmaz yanlış batılılaşma var . İlk olarak Fransa’ya gidiyoruz ve kitabı daha iyi anlamak için “ Mürebbiye “ Anjel’in hayatına bir bakış atıyoruz .Anjel bir seks işçisinin çocuğu , babasını bilmiyor , uğraşmasına rağmen öğrenememiş ; Kaderi de annesiyle aynı oluyor ve o da gayrimeşru bir bebek dünyaya getiriyor ; çocuğun babası bebeği kabul etmiyor ; Anjel de paraya ihtiyacı olduğu için bir yazarla yakınlaşmaya çalışıp bebeğin ondan olduğuna ikna etmeye çalışmakta buluyor çareyi . Aldığı parayla metreslikten metresliğe koşan Anjel en sonunda tüccar bir sevgili bulunca kendini İstanbul’da buluyor , sevgilisi burda başka birisiyle aldatınca beş parasız ; bir başına İstanbul sokaklarında bir çıkış yolu aramaya koyuluyor , bulduğu Fransız bir ailenin de referansı ile “ Dehri Efendi “ konağına mürebbiye olarak işe başlar daha önce hiç mürebbiyelik deneyimi olmayan Anjel burda Dehri Efendi’nin iki küçük çocuğuna Fransızca ve edebiyat öğretmek üzerine dersler vermeye başlıyor fakat bu mürebbiye’lik Anjel’e göre bir şey değil : konağın diğer erkekleri de ayrı ayrı mesajlar yoluyla Anjel’e olan sevgilerini iletince mürebbiyemiz başka bir işe daha girişiyor bir aşk / tutku oyununa , fakat birisinin kalbiyle oynamak ne kadar uzun sürebilir ve bunun sonucu nereye varır? Sonunu tahmin ettiysem de yine de sonunu okuyunca bir tebessüm oluştu yüzümde , iyi okumalar
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
Bir kitabın daha sonuna geldim Fransa'da fahişelik yaparak geçinen Anjel ...Sevgilisiyle İstanbul 'a gelir ama rahat durmaz ..Anjel sevgilisini aldatır ve yakalanır.Otel odasından sevgilisi tarafından kovulur. Zengin bir konakta mürebbiye olarak işe başlar..Efendi baba mürebbiye ye çok değer verir evdeki herkes saygı gösterir.. hayrandır... Evdeki çocuklara Fransızca eğitimi verir.Amaci masum bir eğitmenlik değil ailedeki erkekleri kendisine aşık etmek ve bir yolunu bulup hanım olmaktır. Evin büyük oğlu, damatları ve Amca bey mürebbiye ye gönüllerini kaptırmış tır. Hiçbirinin diğerinden haberi yoktur .Mürebbiye üçünü bir idare ediyor... Okurken arada çok güldüm..Eve ,Barka mürebbiye almamak lazım Sonunda sendemi Efendi baba dedim Tebessüm ederek okuyabilceginiz bir kitap .. Devamı ve daha fazlası kitapta okuyunuz.okutunuz. @pusluyayinlari yayınevinin basımına bayıldım tavsiye ederim.
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
Neler, neler...
6/10
·224 syf.·
2024 9. kitabı
Sokağı edebiyata taşıyan yazar, Hüseyin Rahmi. Tanzimat adı altında "Batılılaşmayı" çok önemli sanan insanların öyküsü. O zamana kadar bastırılmış tüm duyguların, davranışların ortaya çıkmasını sağlayan yegane ortam. Ve zaman ne kadar değişirse değişsin erkekler yine bildiğimiz gibi. Okurken o dönemin bütün ruhunu hissedeceğimiz ironik bir kitap. Ve cidden erkolar kapatılsın:)
Duygu ve Düşünce
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
6/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
Bitti !! Fransa’da dikiş tutturamayacak, İstanbul’a gelen bir ailenin konağına mürebbiye olarak giren Anjel’in öyküsüdür. Önceleri düzenli bir yaşantısı olan konağın erkekleri, Anjel’in gelişiyle baştan çıkarılır ve düzen bozulur. Kitabı konusu itibariyle beğendim. Ama yazım hataları, içindeki yabancı kelimelerin fazlalığı ve uzatılmış yerler beni sıktı. Daha iyi bir yayınevinden okursanız belki seversiniz. 6/10
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
Merhabalar daha önceleride sizlere Türk klasiklerini okumaya başlayamayı çok istediğimden bahsetmiştim. Sevgili yazarımız Hüseyin Rahmi Gürpınarın eğlenceli ve alaycı kalemiyle başladım. Şimdi bir klasik kitabın nasıl eğlenceli olduğunu soruyorsunuzdur şöyle ki; Ana karakterimiz Anjel'in ele avuca sığmaz yaptıkları ve fettanlığı okurken beni benden aldı. Tek isteği yaşadığı fakirlikten kurtulmak olan Anjel türlü oyunlara başvuruyor. İstanbul da bir ailenin yanında #mürebbiye olarak işe başlıyor. Kitaptaki diyaloglar o kadar eğlenceliydi ki. Anjel huyundan vazgeçemediği için iş için girdiği evide karıştırmayı başarır. Anjel'e ne oldu? Dehri Efendi'nin konağında neler yaşandı? Kitabın sonu tamamen ters köşe bir sürpriz ile bitiyor. Olayların akışı ve birbirinden hiç kopmayan hikayesi ile kitap benden tam puan aldı. Umarım sizlerde benim kadar keyif alırsınız. Herkese iyi okumalar dilerim...
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
2026 4. kitabı
MÜREBBİYE Hüseyin Rahmi GÜRPINAR Fransa’da tutunamayan Anjel, İstanbul’a gelir ve bir Osmanlı konağına mürebbiye olarak girdiği anda dengeleri altüst eder. Dışarıdan bakıldığında kendi hâlinde ve uyumlu görünen konak düzeni, Anjel’in varlığıyla birlikte yavaş yavaş çözülür. Konağın erkekleri, ahlak ve ağırbaşlı hallerini kolayca bir kenara bırakırlar. Bu noktada romanın asıl eleştirdiği şeyin kişilerden çok, görünürdeki aile ahlakı olduğu ise açıkça hissedilir. Yazarımız, romanında dönemin Batılılaşma hevesini hedef alarak özellikle zengin ailelerin çocuklarına Avrupai bir eğitim verdirmek uğruna sorgulamadan yabancı mürebbiyeler tutmasını iğneleyici bir üslûpla ele alıyor. Parisli olduğu için otomatik olarak kültürlü, eğitimli ve iffetli olacağı varsayılan Anjel’in aslında bambaşka bir hayatın içinden gelmesi, yazarın en güçlü hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor. Buradaki mesele aslında Anjel’in kimliği değil; hayranlık duyulan batının olumsuzluklarının hiç düşünülmemesi… Roman ilerledikçe entrikalar giderek yoğunlaşıyor ve aynı kadının farklı erkeklerle kurduğu ilişkiler, gizlenen gerçekler, yanlış anlamalar ve kıskançlıklar konağı içten içe çürütüyor. Okurken “bu kadar da olmaz” diye düşündüğüm, bir taraftanda karakterlerin ikiyüzlülüğü karşısında rahatsız edici bir gerçeklikle karşı karşıya kaldığım anlar oldu. Finalde yaşanan büyük yüzleşme ise, kitabımızın başından itibaren adım adım örülen ahlaki çöküşün kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Mürebbiye, ilk bakışta güldüren bir roman gibi görünse de aslında oldukça sert bir toplumsal eleştiri barındırıyor. Hüseyin Rahmi, mizahı bir perde gibi kullanarak dönemin toplumsal zaaflarını, ahlak anlayışını ve Batılılaşma sancılarını cesurca gözler önüne seriyor. Aradan geçen onca yıla rağmen de romanın
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
𝙈𝙪̈𝙧𝙚𝙗𝙗𝙞𝙮𝙚 Herkese Merhabalar... Sizlere harika bir kitap ile geldim. Evet yine okumaya biraz geç kaldığım bir kitap diyebilirim. Ama elbette ki her zaman her kitabın bir okuma zamanı vardır diyenlerdenim. Bu kitabı da nasipte bu zamanlar okumak varmış. Okurken sade, yalın ve son derece içimizden bir anlatım vardı. Hikâyeden önce günümüz Türkçe'sine enfes çevirisi, dipnotları ile çok güzel diliçi çevirisi için Özlem hanımı tebrik ediyorum. Ve Mürebbiye üzerine bir kaç not olarak ekledikleri de kitap ile başlamadan önce bilgilendirilmiş olmak üzerine harikaydı. Yazıldığı dönemin özelliklerini taşıması, o dönem düşünülüp, hissedilerek okunması oldukça önemlidir diye artı notunu ayrıca sevdim. Ve kesinlikle o hisler ile başlayıp, okudum. Matmazel Anjel şimdilerde Dehri Efendi'nin konağında mürebbiyelik yapmaktadır. Fransa'dan Türkiye'ye gelmesi ise epey bir çalkantılıdır. Son derece namuslu ve iffetli olarak kendini tanıyan Anjel aslında bir fahişedir. Babasının kim olduğunu bilmeyen annesine kızarken tıpkı annesi gibi olan Anjel, hamile kalıp bebeğine bir baba ararken işin içinden çıkamaz doğduktan sonra ise annesine bırakıp yeni bir sevgili ile işi icin Türkiye'ye gelir. Ama ruhunda olan o çalkantı ile geldiği adamı aldatınca sokağa atılır. Fransa'dan gelip Tükiye'ye yerleşen köklü bir aileden yardım ister ve onlara mürebbiyelik yapmak istediğini söyler. Aslında bir yandan da kendine tek düze ve sakin bir hayat düşler. Dehri Efendi konağına gelir burada pek aradığını bulmayacak gibi olsa da sonunda kendini avutacak şeyler bulur. Alışmış kudurmuştan beterdir derler ya hani Anjel de tam olarak öyle yapıyor. Ve bu bulduğu şeyler nelere yol açar, neler olur tabi orasını siz okuyup bulacaksınız. Okurken insan o zaman ile bu zaman arasında olan farklılığı bilse de roman
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Puslu Yayıncılık · 201911,2bin okunma
9/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar / Mürebbiye İnsan şartlarını değiştirse de zihniyetini değiştirmezse neyse odur. Gürpınar #Mürebbiye kitabıyla hayatını değiştirmek için bir fırsat yakalayan ama yine özüne dönen bir kadının yaşadıklarını ve yaşattıklarını anlatıyor. Fransa’da yaşayan Anjel, annesinden miras gibi aldığı fahişelikle yaşamını sürdürüyordu. Tüccar bir adamla beklenenden uzun süren ilişkisi sayesinde fırsat olarak gördüğü İstanbul’a onunla kısa bir süreliğine gelir. Aldatırken adama yakalanıp beş parasız kapı dışına atılır. Saygın bir Fransız ailesinin kapısını çalıp kendini namuslu ve mağdur olarak gösterir. Mürebbiyelik yapmak amacıyla geldiğini söyleyip bir hikaye uydurur. Ailenin yardımıyla, saygın ve zengin biri olan Dehri Efendi’nin çocuklarına eğitim vermek için mürebbiye olarak işe başlar. Hem daha fazla kazanır hem de eğlenirim düşüncesiyle mürebbiye olarak başladığı işinde evdeki tüm erkeklerin kalplerini kazanmayı hedefler. Aşkın insanları nasıl kör ettiğini ve nasıl birbirine düşürdüğünü anlatan trajikomik bir konusu var. Adamların saflığına mı ya da kadının şeytanlığına mı daha çok sinir olduğumu bilemiyorum. Konu Anjel gibi karakterler olunca finalde pek süpriz olmuyor. Yeşilçam tadında, akıcı ve güzel bir eserdi. Keyifli okumalar…
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Baş Belası Mürebbiye
8/10
·164 syf.·
2026 14. kitabı
Mürebbiye, Türk yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1897 yılında yayımlanan romanı. Osmanlı’nın son dönemlerinde geçen romanda Batılılaşma çabalarının toplum üzerindeki etkisi görülüyor. Fransız bir hayat kadını olan Anjel, varlıklı bir ailenin yanında mürebbiye olarak çalışmaya başlar. Anjel, zamanla cazibesini kullanarak ailedeki tüm erkekleri baştan çıkarır ve birbirlerine düşürür. Kitap, dönemin toplumsal ve kültürel yapısını iyi resmetmiş. Güldürürken düşündüren bir anlatımı var. Keyifle okudum. Klasik Türk edebiyatını sevenlere tavsiye ederim. Mürebbiye Hüseyin Rahmi Gürpınar
Edebiyat
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...